En Sevdiğim Kare ve Hikayesi

Hobi olarak fotoğrafçılığı seçen iş insanlarına bugüne kadar çektikleri ve en beğendikleri kareyi sorduk. Onlar da hem fotoğrafı, hem de hikayesini CEOLife okuyucuları için paylaştı…

9 AĞUSTOS, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
En Sevdiğim Kare ve Hikayesi


Fatoş Bozkuş

fbozkuş@ekonomist.com.tr

Son dönemde dijital makinelerin ve akıllı telefonların sağladığı kolaylıklar fotoğrafçılığa ilgiyi artırmış durumda. Öyle ki bazı iş insanları sergi açacak kadar bu işe meraklı… Fotoğraf çekmek için dünyanın farklı ülkelerini ziyaret edenler de söz konusu. Hobi olarak fotoğrafçılığı seçen iş insanlarına bugüne kadar çektikleri ve en beğendikleri kareyi sorduk. Onlar da hem fotoğrafı, hem de hikayesini CEOLife okuyucuları için paylaştı…


NURTEN ÖZTÜRK OPET YÖNETİM KURULU ÜYESİ

GÜNEŞE KOŞMAK
“Bu fotoğrafın adı: Güneşe Koşmak. Benim güneşim sevgi. Maldivler’de çektim bu fotoğrafı. Kış mevsiminde yaz özlemini gidermek için çocukları ve torunları da alarak ailece Maldivler’e gidiyoruz. Ortam öylesine büyülü ki yalnız fotoğraf çekmekle kalmayıp; ‘Denizler yarılmaz, kıtalar aşılmaz mı sevgi için, uzaklar yakın olmaz mı’ diye soruyordum kendime. Torunumun dalgalarla dansını yakalamak için çaba harcarken, güneşe doğru koştuğunu fark edip uygun anı bekledim. Neden bu fotoğrafı çektim? Çünkü o anın güzelliğini hapsedip sevdiklerimle paylaşmak istedim. Bana göre duygu yüklü eşsiz bir fotoğraf karesi.”



MEHMET H. ERBAK ULUDAĞ İÇECEK YÖNETİM KURULU BAŞKANI

UNUTULMAZ TATİL VE FOTOĞRAF

“Bu fotoğrafı 2008 yılının Mayıs’ında eşimle çıktığım Suriye seyahatinde çektim. Palmira harabelerine geldiğimizde, güneş batmak üzereyken kum fırtınasıyla tanıştık. Birdenbire yeri göğü kırmızı, sarı bir renk kaplamıştı. Güneşin kızıllığını kum zerrecikleri perdeliyordu. İşte o anda hayal meyal eşim Hülya’nın sol tarafımda, siluetini gördüm. Yüzünü koruyan örtüsü fırtınaya kapılmış yelken misali kopacak gibiydi. İşte o anda arka arkaya deklanşöre dokundum. Niçin bu resim benim için özel? Fenikelilerin Suriye’sini çok sevmiştik. Göremediğim yerleri keşfedebilmek için buraya kesin bir daha gitmek istiyordum. İlk defa hayatımızda çölde, kum fırtınasına yakalanmış ama hiç korkmamıştık. Tarihe ve arkeolojiye çok düşkün olduğumdan Palmira’yı görebilmek beni çok heyecanlandırıyordu. Yıllarca hayal etmiştim Palmira’yı, hele bir de kum fırtınası, güneşin batmasına bir saat kala, yanımda da hayat arkadaşım… Bu resim unutulur mu? Umarım 5-10 yıl sonra, her şey biter, onarılır, akan kanlar temizlenir, gidenler geri gelir, Halep’te baklavacı Semiramis tekrar açılır ve hayat arkadaşımı bir daha fotoğraflarım, Palmira’da.”



TURGUT GÜNEY CARDTEK HOLDİNG CEO’SU

“EN KEYİFLİ FOTOĞRAFIM”
“Bu fotoğrafı Eylül 2016’da Norveç’te Undredal isimli küçük, 100 kadar kişinin yaşadığı, sessiz, iki tepenin arasında, içinden geçen nehrin denize döküldüğü, muhteşem fiyort manzaralı, kahverengi keçi peyniri ile ünlü bir köyde çektim. ‘Norveç en güzel karavan ile gezilir’ dedi arkadaşlarımız, çok tavsiye ettiler. Biz de 3 aile 3 karavan kiraladık. En keyifli ve unutulmaz tatillerimizden birini yaptık. Bir fotoğrafın benim için özel olmasının sebebi, o karenin güzelliğinden öte, beni alıp o fotoğrafı çektiğim ana götürebilmesi. Sabah güneş doğarken, karavandan çıkıp tripodumu kurup muhteşem manzarayı izlerken çektiğim 30-40 kareden birinin bu fotoğraf olduğunu çok net hatırlıyorum. Fotoğrafı çektikten sonra makineyi bırakıp, bir süre daha izlemeye devam ettim hatta. Beni mutlu, huzurlu, dingin hissettiren bir enerjisi vardı oranın. Bu benim çektiğim en güzel fotoğraf olmayabilir. En beğendiğim, keyif aldığım fotoğraf olduğu kesin.”



CENK KIVILCIM CISCO TÜRKİYE CEO’SU

HER ZAMAN YANINDA TAŞIYOR
“7 Ocak günü Amerika’da mutlaka katılmam gereken bir toplantı öncesinde İstanbul’a bir metreden fazla kar yağınca, Demirciköy’deki sitemizde mahsur kaldık. Bir arabamızın şoförde olması sayesinde, uzun uğraşlar sonunda şoför siteye varabildi. Ancak ulaşması o kadar zorlu ve geç olmuştu ki artık uçağı yakalamama imkan yoktu. Neyse ki Cumartesi seferi iptal oldu. Pazar uçağına yer bulma stresi ile uğraşırken, küçük kızımız Alis çok ciddi hastalandı. Onu acilen hastaneye götürmemiz gerekti. Stresli bir hastane seyahati sonrasında, çocuğa verilen ilaçlarla sakinleştiğini görüp rahatlamış bir şekilde eve geri dönerken, bu fotoğraftaki manzarayı görünce, gün içinde yaşadığımız onca strese rağmen, dünyamızın ne kadar güzel olduğunun ve aslında İstanbul’da yaşamanın ne kadar harika olduğunun farkına varıp o anı sonsuzlaştırmak istedim. Yıllarca yurt dışında yaşayıp İstanbul’a hep özlem duymuştum. Burada yaşarken o özlediğim güzelliklerin farkına varamadığımın bir uyarısı olarak bu fotoğrafı cep telefonumla çektim ve her zaman yanımda taşıyorum.”



ÖMER BURHANOĞLU FARPLAS YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE CEO’SU

KARA KITANIN ÖZETİ

“En iyi fotoğraf kategorisinde bir fotoğrafım yok. Zira bir fotoğrafçının ‘Bu benim en iyi fotoğrafımdır’ demesi pek mümkün değildir. Çektiğiniz fotoğrafın size bıraktığı anıdır sizde kalan. Yaşadığım güzel, değişik anlardan bir tanesi Afrikalı çocuğun fotoğrafını çektiğim andır. İyi bir portre, iyi bir kompozisyon, aynı zamanda da anlam yüklü olması bu tercihi bana yaptırdı. Johannesburg’da sokakta dans eden bu çocuğu gördüğümde, elimdeki büyük SLR makine ile fotoğrafını çekmek üzere yaklaşınca, çocuk çekme der gibi elini kaldırdı. O sırada yüzünde bir gölge oluştu, ben de cebimdeki compact digital makineyi çıkarıp, üst hizadan bu fotoğrafı çektim. O anın spontane gelişiminin heyecanı… Esas makine ile değil basit bir makine ile çekmiş olmam, kompozisyonun makineden daha değerli olduğu an… Plan dışı gelişimin tadı… Afrikalı siyahi bir portrede daha da siyah gölgenin oluşması ve kendini boyadığı beyaz lekelerle tezat oluşturması… Ve o gölgenin içinden yine de parlayan gözlerin görünmesi… Bu fotoğraf kara kıtanın bir özeti. Bütün bunlar bu fotoğrafı benim için özel kılan detaylar...”



ASLAN DOĞAN ETİYA KURUCU ORTAĞI VE CEO’SU

FARKLI DÜNYALARA AÇILAN KAPILAR

“Bu fotoğrafı birkaç yıl önce, çok merak ettiğim ve nihayet yoğun iş temposundan fırsat bulup gittiğim Hindistan’da çektim. Yılda en az bir kez yurt dışına, sadece güzel fotoğraflar çekebilmek amacıyla seyahat ediyorum. Bu da ‘güzel bir fotoğraf’ ile dönmezsem, çok üzüleceğim seyahatlerimden biri olacaktı. Fotoğraf Hindistan’ın Unesco Dünya Miras Listesi arasında yer alan Hümayun Türbesi’nde çekildi. Yapıyı özellikle Tac Mahal’in prototipi olarak tanımladıkları için merak etmiş ve ziyaret etmek istemiştim. Hindistan ziyareti benim için, bildiğimiz hayatın ‘tek’ olduğu yanılgımı yıkmamı sağlayan, farklı hayatların yaşandığı deneyimini elde ettiğim bir gezi oldu. Bu fotoğraf da bazı kapıların farklı dünyalara açıldığını simgelemesiyle benim için anlam taşıyor.”



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz