"Ekonominin sıcaklık derecesi"

Ekonomide aşın ısınma olup olmadığı tartışması iktisatçılar arasında hala sürüyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonominin sıcaklık derecesi
3-4 aydır ekonomideki yavaşlamaya dikkat çekmekte olduğumuz için bizim bu tartışmadaki yerimiz belli. Ekonominin ikinci çeyrekteki performansının netleşmeye başlamasıyla bu tartışmanın ortadan kalkacağını düşünüyorduk ama tam tersine hiç ummadığımız isimler de tartışmaya girdi. Yalnız aşırı ısınma derken herkesin aynı şeyden mi bahsettiği konusunda şüpheye kapılmış durumdayız. Galiba, Türkiye'deki güncel tartışmalarda çok alıştığımız kavram kargaşalarından birini de bu alanda yaşıyoruz. Bu nedenle bu yazıda aşırı ısınma konusu üzerinde etraflıca durmak istiyoruz.

AŞIRI ISINMA NEDİR?
Ekonomide aşırı ısınma denilince genellikle mevcut büyüme hızının potansiyel büyüme hızının üzerine çıkması kastediliyor. Mevcut büyüme hızı, bildiğiniz gibi, reel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'da (GSYİH) gerçekleşen değişim anlamına geliyor. Potansiyel büyüme hızı ise ekonominin mevcut üretim faktörleri (emek ve sermaye) ile mevcut teknoloji düzeyini kullanarak ulaşabileceği büyüme oranı olarak tanımlanıyor. Kısa dönemde üretim faktörlerinin aşırı kullanımıyla (işçilerin mesaiye bırakılması, makinelerin bakımının ertelenmesi vb) gerçekleşen büyüme hızı potansiyel büyüme hızının üzerine çıkabiliyor ama bunu uzun bir süre devam ettirmek pek mümkün olmuyor. Çünkü bu durumun enflasyona ve Türkiye gibi cari açık veren ülkelerde de dış dengeye olumsuz yansımaları oluyor. İşte bu nedenle ekonomide dengeleri zorlayan bu durum aşırı ısınma olarak tanımlanıyor. Bir ekonomide aşırı ısınma olup olmadığının tespit edilmesi, ekonomi politikalarının yürütülmesi açısından büyük önem taşıyor. Aşırı ısınmanın zamanında tespit edilip önlemler alınması olumsuz sonuçlarının ortaya çıkmasını önleyebiliyor.

POTANSİYEL BÜYÜME
Yalnız burada potansiyel büyüme hızının doğrudan gözlenebilen bir değişken olmaması önemli bir sorun oluşturuyor. Potansiyel büyüme hızının bazı istatistiksel veya ekonometrik yöntemler kullanılarak hesaplanması gerekiyor ama bu hesaplar da her zaman bir hata payı içeriyor. Potansiyel büyüme hızının yanlış hesaplanması ekonomiye yanlış bir aşırı ısınma teşhisi konulmasına yol açıp da ekonomi politikaları buna göre değiştirildiğinde, gereksiz maliyetlerle karşılaşılıyor. Tersi durumda ekonomi aşırı ısınmış iken ısınmamış olduğu sonucuna varıldığında ise bu kez önlem almakta geç kalınması işleri berbat ediyor. Bu nedenle bir ekonomi için aşırı ısınma teşhisi koymadan önce kılı kırk yarmak şart. Bunun için potansiyel büyüme hızının en az hatayla hesaplanması yanında dikkat edilmesi gereken birkaç faktör daha var. Birincisi, resesyon dönemlerini takip eden dönemlerde ortaya çıkan yüksek büyüme hızlarının aşırı ısınma göstergesi olmadığını bilmek gerekiyor. Çünkü bu dönemlerdeki yüksek büyüme hızları genelde resesyon sırasında atıl hale gelen üretim faktörlerinin kullanılmasıyla ortaya çıkıyor. Dolayısıyla aşırı ısınma, atıl kapasitelerin ortadan kalktığı normal dönemlerdeki yüksek büyüme hızlarıyla ilgili bir konu. İkincisi, milli gelir verilerinin belli bir gecikmeyle yayınlandığı dikkate alınarak, bu verilere dayanılarak değil, içinde bulunulan döneme ve de mümkünse geleceğe ilişkin tahminler yapılarak buna göre teşhiste bulunmak daha doğru. Üçüncüsü, çeyrek dönemlik milli gelir verilerindeki yıllık büyüme oranlarına bakmak ekonomideki gerçek durumu görmeyi engellediğinden, mevsimsel düzeltilmiş verilerdeki önceki döneme göre büyümeye odaklanmak gerekiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz