"Projeksiyon"

Faktoring Yılı Yüzde 32 Büyüyerek Kapadı Faktoring sektörü 2007 tahmini verilerine göre 2006’ya oranla yüzde 32 büyüme gösterecek. Bu oran bir önceki yılın artış oranına nazaran daha düşük. Ancak ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Projeksiyon

Faktoring

Yılı Yüzde 32 Büyüyerek Kapadı
Faktoring sektörü 2007 tahmini verilerine göre 2006’ya oranla yüzde 32 büyüme gösterecek. Bu oran bir önceki yılın artış oranına nazaran daha düşük. Ancak sektörün işlem hacminde artış gözleniyor.

2007 yılı faktoring şirketleri için yeniden yapılanma yılı oldu. 2006’da düzenleme ve denetleme yetkisinin BDDK’ya devredilmesi sektörde değişiklik yaşanmasına neden oldu. Sektörün faaliyetlerini düzenleyen tebliğ, tek düzen hesap planı, karşılıklar kararnamesi gibi çeşitli yönetmelikler çıkarıldı. Şirketlerin de çıkarılan tebliğlere intibak etmeleri istendi. Bu doğrultuda sektörde 87 şirket faaliyet gösteriyor. İntibaklar sonucu sektöre gerçek anlamda hizmet veren kuruluşlar faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Ancak faktoring adı altında başka hizmetlerde bulunan firmaların faaliyetlerine son verildi.

Faktoring Derneği Başkanı ve TEB Faktoring/Leasing/Operasyonel Kiralama Koordinatör Üst Yöneticisi Mehmet Çınar, bu düzenlemeyi şöyle yorumluyor: “Sektöre düzen gelecek, haksız rekabet engellenecek. Kambiyo rejiminde yapılacak liberalleşmelerle yurtdışı faktoring işlemlerinin artması da beklentiler arasında. Ancak kredi sigortasının yoğun uygulanması konusunda herhangi bir gelişme görülmüyor.” Çınar, kredi sigortasına işlerlik sağlanabildiği takdirde sektörün önünün çok açık gözüktüğünü, aynı şekilde KOBİ’lere yansımasının da son derece olumlu olacağını belirtiyor.

Bu yıl sektördeki yapılanmanın sürmesi bekleniyor. Faktoring sektörünün faaliyetlerinin çerçevesini belirleyen kanunun gündeme geleceği tahmin ediliyor.

Oluklu Mukavva Türkiye’den Hızlı Büyüyecek
Oluklu mukavva çok çeşitli sektörlerde kullanılan bir ürün. Avrupa Birliği ülkelerinde özellikle meyve ve sebze ihracatında yoğun olarak kullanılıyor. Oluklu mukavva sektörünün gelişmesine yönelik en büyük beklenti ise AB’ye giriş sürecinde ihracat yaparken oluklu mukavvayı kullanmanın zorunlu tutulacağının düşünülmesi. 2007 yılına ilişkin kesin rakamlar henüz belli olmamasına karşın sektörün bir önceki yıla göre yüzde 6 oranında büyüyeceği öngörülüyor. 2007 yılında ilk 9 aylık büyüme yüzde 5,1’di. Sektörün büyüklüğü ise 1,5 milyar dolara ulaştı. Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Haluk Yücesoy, sektördeki gelişmelerle ilgili şu bilgileri veriyor: “Sektörün gelişmesindeki en önemli etkenler olarak, AB uyum yasalarının etkinliği, oluklu mukavvanın hijyenik ve tamamen geri dönüşen bir malzeme olduğunun daha sık fark edilmesi, yaş meyve ve sebze sektörünün yeterli olmamakla beraber biraz daha oluklu mukavva kutu kullanımına yönelmesi ve ülke ihracatının olumlu yönde gelişmesi sayılabilir.”

Sektörde yıllık tüketim ve kişi başı tüketim rakamlarının son 3 yıldır artış trendinde olması da sektörün gelişimine destek olacak. 2005’te 1,1 milyon ton olan tüketim, 2007’de 1,4 milyon tona çıktı. Kişi başı tüketim ise aynı süre içinde 15,8 kg’dan 19 kg’a yükseldi.

2008 yılı için sektörün Türkiye ekonomisinin büyüme hızından 1-2 puan daha fazla büyüyeceğini öngörülüyor.

İnşaat 2008 İçin Umutlu
İnşaat sektörü hem kamu yatırımları hem konut talebiyle büyüyen bir sektör. Bu iki kalemde de güven ortamının oluşması çok önemli. Türkiye’de en son üçüncü çeyrekte yaşanılan seçim döneminin yarattığı rahatsızlık o ana kadar yüzde 16,1 ile giden sektörün büyüme hızını yüzde 5 azaltarak yüzde 11,4 seviyesine çekti. Yapı-Endüstri Merkezi Genel Koordinatörü Barış Onay, bu büyümeyi düşük olsa da güzel bir büyüme olarak algıladığını belirtiyor. Sektör 2005 yılında yüzde 21,5, 2006’da yüzde 19,4’lük büyüme gerçekleştirdiğine ve sektörün büyüme hızının Türkiye’nin büyüme hızından üç katından fazla olduğuna dikkat çekiyor. Onay değerlendirmesine şöyle devam ediyor: “Bence sektör şu anda bir hazım dönemine girdi. İnşaat sektörünün sinüzoidal büyüme eğrileri çizmesi zaten olağandır. Burada dikkat edilmesi gereken dip büyüme rakamıdır. Büyüme yavaşlamış olabilir ama yine de yüzde 11,4 büyümeden bahsediyoruz. AB ortalaması olan 2,8 ile karşılaştırılamayacak derecede yüksek olduğuna dikkatinizi çekmek isterim.”

İnşaat sektörü 2000 yılında kamu altyapı yatırımları, konut inşaatları, konut dışı bina yatırımları ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde 17,5 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahipti. Bu rakam 2004’te 29,6 milyar dolar iken 2005’te 48,3 milyar dolara, 2006’da 63,7 milyar dolara ulaştı. Onay, “Bu büyüme trendleri devam ettikçe de sektörün herhangi bir küçülme göstermeyeceğine inancımız tam” diyor.

2004’te başlayan büyüme trendi geçen yıl da devam etti. Uzmanlara göre yapı sektöründeki büyüme 2008’de de sürecek.

Çimento

2007’de Beklentiler Yakalanamadı
Geçen yıl GSMH ve GSYİH 2007 yılı ilk 9 aylık dönemde yüzde 4 ve yüzde 3,8 oranında büyüdü. Söz konusu dönemde en fazla büyüme yüzde 11,5 oranıyla inşaat sektöründe yaşandı. Sanayi sektörü yüzde 5, ticaret sektörü yüzde 3,4, ulaştırma ve haberleşme sektörü yüzde 4,4 oranında büyüdü. Sonuç olarak inşaat sektörünün GSMH içindeki payı, 2007’nin ilk 9 ayında 2006’nın aynı dönemine göre yüzde 4,7’den yüzde 5’e çıktı. Diğer taraftan, TÜİK verilerine göre ise 2006 yılı kasım ayı ortalama çimento ton fiyatı 122,20 YTL iken aynı ayın 2007 fiyatı 120,47 YTL oldu. Buna göre, çimento fiyatında yıllık bazda yüzde 1,42 oranında düşüş meydana geldi. 2007 yılının ilk 3 ayında özellikle kış aylarında yaşanan uygun hava şartlarının katkısıyla yüksek büyüme hızını sürdüren sektör, ikinci 3 aylık dönemde erken seçim kararının etkisiyle hız kesti. Sektörde genel beklenti seçimlerin ertesinde iç talebin eylül-ekim aylarından itibaren yeniden yükselişe geçmesiydi. Ancak sonbahar aylarında da beklenen büyüme gerçekleşmedi ve sektörün yıl sonundaki büyüme seviyesi ancak yüzde 5 seviyesinde kaldı. 2007 yılında çimento sektörünün ihracat rakamlarının 5-6 milyon ton mertebesinde kalması bekleniyor. “2008’deyurtiçi talebin ise yüzde 4-5 oranında büyüyeceğini tahmin ediyoruz” diyen Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği yetkilileri sektörle ilgili şu ayrıntıyı da veriyor: “Özellikle Rusya pazarından gelen yüksek talebe rağmen, ihracatta beklenen artış olmadı. Bölgesel arz ve talep durumuna bağlı olarak üretim açığının karşılanabilmesi için yapılan klinker ithalatı, 2007 yılında da devam etti. Diğer taraftan yılın ilk 9 aylık döneminde klinker ihracatı yüzde 8,5 oranında düştü.”

Beklenen büyüme 2007 yılında gerçekleşmedi. Devreye alınacak yeni üretim kapasiteleriyle 2008 yılından itibaren klinker ve çimento ihracatının tekrar 10 milyon ton seviyelerine ulaşması bekleniyor. Tahminler sektörün bu yıl yüzde 4-5 büyüyeceği yönünde.

İplik

Yeni Pazarlarda Çözüm Arıyor
Türkiye’de iplik sektörü, eğirme kapasitesi ve yatırımlarıyla oldukça önemli. Sektörde iplik eğirme konusunda 1995-97 ve 2002-2005 yılları arasında yoğun yatırımlar yapıldı. 1993 yılından 2005 yılına kadar Türkiye’nin ring iplik eğirme kapasitesi yüzde 54 oranında, open-end rotor kapasitesi ise yüzde 188 oranında arttı. Son 10 yılda ağırlıklı olarak open-end iplik makinelerine yatırım yapıldığından, Türkiye’deki open-end iplik eğirme makineleri ring iplik eğirme makinelerine kıyasla daha modern. Uluslararası nitelikli raporlar, Türkiye’nin iplik sektörüne yatırım yapmaya devam ettiğini ve kapasitesini artırdığını gösteriyor. Türkiye’de bir sanayi envanteri bulunmadığı için kaç firmanın faaliyet gösterdiğini söylemek güç olmakla birlikte iplik eğirme tesisleri GAP (Kahramanmaraş dahil)  ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşmış durumda. Sonuç olarak bugün Türkiye 1 milyar dolar değerinde iplik ihracatı yapabilen bir ülke konumunda. 2006 yılında pamuklu, sentetik ve suni olmak üzere en temel iplik gruplarında miktar bazında yüzde 11, değer bazında ise yüzde 15 oranında artış söz konusu oldu. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Birliği'nin (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle geleceğe ilişkin hedefleri şöyle anlatıyor: “Türkiye’de iplik sektöründe önemli bir iç pazar büyüklüğü de var. Ancak bunu çok net rakamlarla ifade etmek mümkün değil. Sektörel olarak bizim üzerinde yoğunlaştığımız konu ise yeni pazar girişleri. İtalya, Almanya gibi ana pazarlarımızın yanında moda ve hacim üreten tüm potansiyel pazarlara giriş birliğimiz sektörümüzün asıl hedefi. Fakat bize göre asıl önemli olan Türkiye’nin kalite ve tasarım üreten bir ülke olarak kendi markasını yaratması. Bu alanda bir ‘Türkiye Markası’ yaratılması için her platformda çalışıyoruz.”

İplik ihracatı 2007’de dolar bazında yüzde 15 artarak 1 milyar doların üzerine çıktı. Ancak dünyada rekabetin fiyat merkezli bir noktaya gelmesi ve ithal ürünlerin ucuz fiyatları yerli üreticileri zorluyor.

Yumurta

Olumsuzluklara Rağmen Büyüdü
Geçtiğimiz yıl yumurta üreticileri açısından bazı olumsuzluklara rağmen iyi geçti. İhracat 2006 yılında 18 milyon dolar iken 2007’de yüzde 260 artarak 68,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2005 ve 2006 yıllarında kuş gribi salgınına bağlı olarak beklenmedik şekilde küçülen sektör, 2007 yılında büyüdü. Yumurta sektörü 2005 yılında 500 milyon dolar, 2006’da 650 milyon dolar ve geçen yıl 1,5 milyar dolar büyüklüğe ulaştı. Sektörü etkileyen en önemli üç faktör yem fiyatları, salgın hastalıkların görülmesi ve pazarlama. Yumurta sektörünün en büyük girdisi yem. Üretim maliyetlerinin yaklaşık yüzde 70’ini yem oluşturuyor. Öte yandan en önemli yem hammaddesi olan hububatın (mısır ve buğday) gıda ve yem dışında bioyakıt ve etanol üretiminde kullanımının artması hububat fiyatlarının artmasının nedenlerinden biri. Ayrıca küresel ısınma nedeniyle üretimin düşmesi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hububat fiyatlarını yükselten bir unsur. Bu durumdan yumurta sektörü de etkilendi. Öte yandan bazı tavuk hastalıklarının zaman zaman Türkiye’de görülmesi nedeniyle bazı ithalatçı ülkeler yumurta satışımıza engeller koydu. İhracatın azalması ise iç piyasada yumurta fiyatlarının düşmesine ve zararına satışlara yol açtı. Son 1,5 yıla bakıldığında sektörün hem üretim hem ihracatta ciddi gelişme kaydettiği görülüyor. Yum-Bir Başkanı Derya Pala, bu gelişmenin önemli bir nedenini şöyle anlatıyor: “Birliklerin kurulması, özellikle ihracatın yüzde 55’inin birlikler aracılığıyla yapılmış olmasının hem ihracat rakamlarının çok ciddi artış göstermesini, hem düzenli ihracat sayesinde iç piyasa fiyatlarında istikrar elde edilmesini sağladı. 2005 ve 2006 üretim rakamlarıyla 2007 karşılaştırıldığında sektörün büyüdüğünü ve üretimin arttığını gözlüyoruz.”

Sektördeki üretim artışının bir kısmı atıl kümeslerin dolması, bir kısmı da yeni yatırımlar sebebiyle oldu. “Bu artış ihracat sayesinde yakalanan istikrarlı iç piyasa fiyatlarının sonucudur” diyen Pala, şöyle devam ediyor: “Ancak bu kontrolsüz büyüme önümüzdeki dönemlerde sektörün krize girme sebebi de olabilir ki önceki yıllarda olan da budur. Dolayısıyla yapılması gereken en önemli şey sektörün üretim ihtiyacının belirlenmesi ve üretim planlamasının üretici birlikleri aracılığı ile yapılmasının sağlanması.”

2005 ve 2006 yıllarında kuş gribi salgınına bağlı olarak beklenmedik şekilde küçülen sektör, 2007 yılında büyüdü. Hammadde pazarındaki ciddi fiyat artışları maliyetlere de olumsuz yansıyacak. Tüm bunlar göz önüne alındığında 2008’de bir miktar büyüme bekleniyor.

Hande Yavuz
hyavuz@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz