"Mortgage Hayat Katacak"

Türkiye’de sigortacılık gelişiyor, ancak her branşa etki aynı ölçüde gerçekleşmiyor. Hayat da bunlardan biri. 2004 yılında 6.6 milyar YTL olan prim üretiminden hayata sadece 1.2 milyar YTL düştü.&n...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Mortgage Hayat Katacak

Türkiye’de sigortacılık gelişiyor, ancak her branşa etki aynı ölçüde gerçekleşmiyor. Hayat da bunlardan biri. 2004 yılında 6.6 milyar YTL olan prim üretiminden hayata sadece 1.2 milyar YTL düştü.  Ancak, bu tabloya rağmen şirketlerin yakın gelecekten beklentileri fazla. Çünkü, konut kredisi pazarında devrim yaratacak “mortgage” sisteminin, sigortaya da canlılık getireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Nedeni de, kredi alanlar için zorunlu olan hayat sigortası poliçeleri.

Sigorta sektörü 2004 yılını 6,6 milyar YTL’lik prim üretimi ile kapattı. Bu üretimin yaklaşık 1,2 milyar YTL’lik bölümü de hayat sigortaları aracılığıyla elde edildi. Ortaya çıkan tablo,  hayat sigortasında dünya ortalamalarının çok altında olduğumuzu bir kez daha kanıtladı. Çünkü, hali hazırda hayat sigortalarının milli gelire oranı binde 3 düzeyinde. Bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 10’larda.

Ancak, hayat sigortası pazarında faaliyet gösteren şirketler gelecekten umutlu. Bunun da en büyük nedeni, enflasyon ve buna bağlı olarak faiz oranlarında yaşanan düşüşün kredi cephesini ciddi oranda hareketlendirmesi. Çünkü, kredilerle hayat sigortaları arasında direkt bir bağlantı var.

Bunun en büyük nedeni de kredileri sağlayan bankaların alacaklarını güvence altına alma ihtiyacı. Bu konuda sağlanan en önemli güvencelerden biri de kredi alanın hayatının sigorta ettirilmesi. Sonuçta banka, kredi alan kişinin vefatı halinde, uzun sürebilecek hukuksal bir sürece girişmeksizin alacağını tahsil edebiliyor. Üstelik vefat eden kişinin ailesi de ek bir sıkıntı altına girmemiş oluyor.

Kredi cephesindeki hareketlenmenin yanı sıra, mortgage konusundaki yasanın da çıkmak üzere olması sigortacıların beklentisini bir hayli artırıyor. Bu konuda sektörün elinde kesin bilgiler olmamasına rağmen, yapılan tahminler kredi kaynaklı hayat sigortalarının toplam prim üretimi içindeki payının yüzde 1,2-1,4 arasında değiştiği yönünde.

Risk sigortaları artacak

2004 yılı sonunda, hayat sigortalarındaki prim üretimi bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 oranında arttı. Yıl sonu enflasyonu göz önüne alındığında bu branşın reel olarak büyüdüğü net olarak görülüyor. Aslında bu sonuçlar da 2005 yılı beklentilerinin iyimser olmasında bir hayli etkili oluyor.

hedAnadolu Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Mustafa Su, birikimli hayat sigortalarının uzun vadeli yatırımlar olduğu için ekonomik istikrar ortamında daha fazla önem taşıdığına dikkat çekiyor. Buna neden olarak da güven ortamının kişilerde yatırım yapma talebini artırmasını gösteriyor. Tabii bu süreç de hayat sigortalarına olumlu yansıyor. Mustafa Su, “Düşen faiz oranlarıyla birlikte bankaların verdiği kredilerdeki artış da hayat sigortalarının büyümesine önemli destek olacak” diye konuşuyor.

Uzun vadeli düşünme zamanı

Yapı Kredi Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Bülent Eriş ise, 2003 yılı yaz aylarında faizlerin ve enflasyonun düşmesiyle başlayan olumlu havanın 2004 yılında da devam ettiğini hatırlatıyor. Buna bağlı olarak da 2004 yılında tüketici kredilerinin yüzde 114 oranında artarak yaklaşık 13 milyon YTL mertebesine ulaştığına dikkat çekiyor. Kredi veren kuruluşların geri ödemelerini, müşterilerinin yaşam kaybı riskine karşı güvence altına almak istemeleri ve kredi kullanımının artmasının hayat sigortalarına olumlu yansıdığını söylüyor. Bülen Eriş sözlerini şöyle sürdürüyor:

“2005 yılında iyileşen ekonomik şartlar nedeniyle insanlarımız daha uzun vadeli planlar yapmaya ve karşılaşabilecekleri risklere karşı daha duyarlı olmaya başladı. Bu durum da hayat sigortası şirketlerinin müşteri ihtiyaçlarına yönelik risk ağırlıklı ürünleri daha fazla satmaya başlayacaklarının en önemli işareti. Bu nedenle kredi hayat sigortası ürünlerinin kredi pazarının büyümesine paralel olarak gelişeceğini ve yeni hayat sigortası satışlarının ağırlıklı olarak bu ürünlerden oluşacağını tahmin ediyoruz.”

Mortgage’la yüzde 20 yakalanır

Kredi piyasasındaki canlanmanın yanında hayat sigortacılarını heyecanlandıran bir başka konu ise 2005 yılının sonuna doğru başlaması beklenen mortgage sistemi. Bildiğiniz gibi mortgage (Uzun vadeli konut finansmanı) sayesinde kişilere kira öder gibi konut sahibi alma hakkı veriliyor. Ancak, bu sistemin tam olarak başlaması için öncelikle yasanın çıkması gerekiyor. Hükümet yetkilileri yıl sonunda mortgage yasasının çıkmış olacağını söylüyor. Bu da hayat sigortasına yeni bir ivme kazandıracağa benziyor. Yapılan tahminler, önümüzdeki 10 yıl içinde kredi kaynaklı hayat sigortalarının toplam prim üretimindeki payının yüzde 20’yi aşabileceği yönünde.

Yapı Kredi Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Bülent Eriş, mortgage sistemi ile risklerin iyi bir şekilde kontrol altına alınması durumunda, yurtdışı ve yurtiçi yatırımcılardan sisteme büyük destek sağlanacağını söylüyor. Bu durumun da konut kredilerine dayalı “mortgage hayat sigortası” ürünlerinin gelişmesine olumlu etkide bulunacağını ifade ediyor.

Konut talebi hızlı gelişiyor

Yapı Kredi Emeklilik’ten Bülent Eriş, sistem öncesi bankaların faiz oranlarını düşürmesi ve vadeleri uzatmasının konut kredisi taleplerini 2003 yılına göre yüzde 200 artırdığına dikkat çekiyor. Bunun hayat branşına olumlu etkilerinin 2004 yılında görülmeye başlandığını ifade ediyor. Bülent Eriş’e göre, kredi sektöründe asıl patlama sisteme uzun vadeli kaynakların girmesi ve yıllık faiz oranlarının tek haneli oranlara düşmesi ile gerçekleşecek. Bu göz önüne alındığında da hayat branşı için ciddi potasiyel mortagage sisteminin gelişmesi ile olacak.

Axa Oyak  Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Olgun Küntay ise, mortgage sistemi öncesinde bankaların özellikle konut kredilerinde vadelerini 20 yıla kadar çıkardığını hatırlatıyor. Bu durumun da uzun süreli birikimsiz sigortalara olan talebi artırdığını ve bu amaca yönelik ürünlerin piyasaya sunulması sonucunu doğurduğunu ifade ediyor. Küntay’a göre, son iki yıl hayat sigortacılığı için gerek yeni iş yaratma gerekse de kârlılık açısından kayda değer katkıların sağlandığı bir dönem oldu. Bu süreç de mortgage ile birlikte devam edecek.

Bankalarla çalışmalar başladı mı?

İşte bu nedenle mortgage konusundaki çalışmalar hayat sigortası pazarında da yakından takip ediliyor. Sigorta şirketleri bir taraftan grup bankalarıyla, diğer taraftan da sektördeki diğer bankalarla mortgage ile ilgili yeni projeler hazırlamaya başladı. Garanti Emeklilik Genel Müdürü Gökhan Erün, pazarın potansiyeli nedeniyle bu konuyla ilgili bir süredir Garanti Bankası ile birlikte bir proje üzerinde çalıştıklarını söylüyor.

Anadolu Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Mustafa Su da başta İş Bankası olmak üzere, bankalarla hem Türkiye’de yeni başlamış olan bir sistem olan bireysel emeklilik hem de uygulanması planlanan mortgage sistemi ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini anlatıyor. Mustafa Su, “Bu çerçevede sisteme destek olacak nitelikte yeni ürün paketlerinin geliştirilmesi ile ilgili de çalışmalar yapıyoruz” diye konuşuyor.

Axa Oyak Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Olgun Küntay ise şirket olarak Oyakbank’ın yanı sıra, konut, taşıt ve ihtiyaç kredisi temin eden BankEuropa, Finansbank, A-Leasing ve diğer bazı finansal kurumlar ile  işbirliği içinde bu alandaki sigortacılık hizmetini yürüttüklerini söylüyor. Kredi sağlayan kurumun tercihleri doğrultusunda farklı ürün ve hizmet tasarımları gerçekleştirdiklerini belirten Küntay, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu çerçevede, genel eğilim, borcun azalmasına paralel olarak sağlanan vefat teminatının da azaldığı ve bu şekilde primlerin makul seviyelerde tutulabildiği ürünlere ağırlık vermektir.  Bununla birlikte önümüzdeki yıllarda işsiz kalma ya da hastalık nedeniyle kredinin geri ödenmesinde zafiyete düşüldüğü durumlarda devreye girecek ürünler de gündeme gelecektir.”

UZUN VADEYİ DAHA RAHAT GÖREBİLECEĞİZ

KONUT KREDİSİ KULLANILMIYOR Merkez Bankası'nın 17 Aralık 2004 tarihinde açıkladığı verilere göre, ülkemizde toplam tüketici kredileri 9 milyar dolar, konut kredileri ise 1,8 milyar dolar seviyesinde. Tüketici kredilerinin toplamı GSMH’nin yüzde 3,4'ünü oluşturuyor. Konut kredilerinde ise bu oran binde 5. Türkiye’de de konut kredilerinin GSMH’ye oranı bazı gelişmekte olan ülkeler gibi yüzde 5’e çıkması halinde, sektörde yaklaşık 70 milyon YTL’lik bir prim artışı sağlanması olasıdır. Mortgage sisteminin yaygınlaşmasıyla da sektöre daha yüksek katkılar sağlanacaktır.

HİZMETLER ÇEŞİTLENECEK Mortgage finansman modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte ipotek kredisi sağlayan kuruluşların, kendilerini güvence altına almak amacıyla sigorta yaptırma yoluna gitmeleriyle sigorta sektörünün sunduğu hizmetlerin çeşitlenmesi kaçınılmaz. Zaten şirketler de mortgage sistemine yönelik ürünlerini hazırlamaya ve reasürans anlaşmalarını yapmaya başladı.

BORÇLU TEMİNAT ALTINDA Konut piyasasında da bir hareketlenme başladı. Biz de kredi teminatı olarak hayat sigortası satıyoruz. Hayat sigortalarının buradaki fonksiyonu, borcu alan kişinin teminat altına alınmasıdır. Genellikle aile gelirini de sağlayan bu kişinin ölümü veya sakatlığı durumunda en az borç tutarı kadar olan tazminat, krediyi veren kuruluşa ödenerek, geride kalanların maddi zorluk çekmeleri engellenmiş oluyor.      

RİSKLER ÖLÇÜLEBİLECEK Uzun vadeli ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin piyasamızda işlem görmesi, piyasa aktörlerinin uzun vadelerde önlerini görebilmelerini ve riskleri ölçebilmelerini sağlayacak. Piyasanın bu şekilde gelişmesi, emeklilik fonlarının ve hayat sigortalarının ihtiyaç duydukları uzun vadeli yatırım araçlarına ulaşabilmelerine de olumlu etki gösterecek.

2005’TE 100 MİLYON YTL’LİK KREDİ İŞLEMİ YAPARIZ

KREDİLERİN ETKİSİ HİSSEDİLECEK Enflasyon ve bağlı olarak faizlerdeki düşüş trendinin devam etmesiyle konut, taşıt ve ihtiyaç kredilerine yönelik talebin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor. 2005 yılında 1,5 milyar YTL mertebesinde bir büyüklüğe ulaşması beklenen hayat sigortacılığı pazarında kredi hayat sigortalarının da 100 milyon YTL tutarını aşacağı öngörülebilir.

AMAÇ PARA BİRİKTİRMEK Bu değerlere bakıldığında, bir an için, kredi hayat sigortalarının toplam hayat sigortacılığı içinde kapsadığı yer önemsizmiş gibi algılanabilir. Ancak hayat sigortası ürünleri temel olarak birikimli ve birikimsiz (vefat / maluliyet) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Birikimli sigortalar esas itibariyle para biriktirme amacına dönük ve içeriğinde genellikle cüzi bir tutarda vefat teminatı bulunduran sigortalardır.

RİSK TEMİNATLARI AĞIRLIKTA Bu tip ürünlerde primin çok önemli kısmı tasarrufa yönelik olup, vadesi geldiğinde getirisi ile birlikte hak sahibine iade edilecek tutardan oluşur. Sigorta şirketleri bu tip ürünlerde fon gelirleri üzerinden bir pay almakla birlikte faaliyetin esasını oluşturan alan risk teminatları ve sigortalarıdır. İşte, risk sigortalarının bir parçası olan kredi hayat sigortalarının sağladığı vefat teminatları payının, toplam teminatlar içinde yüzde 60 oranını aştığı tahmin ediliyor.

MORTGAGE YENİ PAZAR YARATACAK Önümüzdeki dönemde, özellikle mortgage sisteminin de devreye girmesiyle birlikte, ülkemizde kredi garantörlüğü anlamında sağlanacak  sigortaların ağırlığının önemli ölçüde artmasının beklenmesi doğaldır. Bazı araştırmalarda, mortgage yaygınlığının yüzde 60’a varan oranlara ulaşabileceğinden bahsediliyor. Bu oranda bir yaygınlığı yakalamanın kolay olmayacağını düşünmekle birlikte gerek hayat sigortacılığı için yeni pazarlar yaratacak olan mortgage sistemi gerekse de mevcut banka kredilerinin ulaştığı düzey, sigortacıların geleceğe daha heyecanla bakmasına neden oluyor.

BELGİN BAYIR LEVENT
blevent@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz