14 endişe sinyali

14 sektörden gelen “tehlike sinyallerini” araştırdık.

1.09.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
14 endişe sinyali

KONUTTA GÖZLER FAİZDE
Ekonominin lokomotif sektörlerinden inşaat ve gayrimenkul, sadece bir değil birkaç göstergeyi birden takip ediyor. Şu günlerde onlara alarm verdiren en ciddi veri ise konut kredilerindeki artış. “Tatiller, hava koşulları, dolar kuru, konut faizlerindeki hareket gibi birçok faktör satışları etkiler” diyen Soyak CEO’su Emre Çamlıbel, şöyle devam ediyor: “Kredi faizlerinin seyri bizim için çok kritik. Faizlerin yüksek olduğuna dair algı, tüketicinin satın alma kararını direkt etkiliyor. Örneğin, bu yılın başında yüzde 0,79 seviyesinde olan konut kredi faizleri, mayısta yüzde 0,69 seviyesine inmesine karşın şu anda tekrar yüzde 0,80’e yükseldi. Yükselişin yıl sonuna kadar devam etmesi bekleniyor. Aylık konut kredi faiz oranında psikolojik sınırın yüzde 1, bir sonraki sınırın ise yüzde 1,5 olduğunu düşünüyoruz. Faiz oranları bu seviyenin üzerine çıkınca tüketicide ‘faizler yükseldi’ algısının oluştuğunu gözlemledik. Konut kredi faiz oranlarında 120 ay için aylık yüzde 0,60-0,80 bandı ideal seviyedir. Biz ayrıca konut kredisi hacmini takip ediyoruz.”

EVA Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı da Erkut Soyak ile aynı fikirde: “Sektörde en endişe verici somut ve ölçülebilir durum aslında kredi faizlerindeki artış. Faizler artınca konut kredisi kullanabilen kesimin toplam hak içindeki payı azalıyor ve pazar daralıyor. Özellikle sabit gelirli kesim artan kredi faizleriyle erişebilir konut kredisi aylık taksitlerini karşılayamaz durumu geliyor. Kredi faizleri şu anda yüzde 0,85-90 bandında ama yüzde 1’e doğru koşuyor.”

ALIŞVERİŞ SEPETİ KÜÇÜLÜYOR
Her türlü dalgalanmaya anında tepki veren perakende sektörü de şu günlerde tüm göstergeleri izliyor. “Gıda tarafından henüz negatif sinyal yok. Ama ileride sıkıntı olabilecek konu, dövizdeki yaşanan ani artış” diyen Carrefoursa Genel Müdürü Mehmet Nane, pazardaki endişeleri ise şöyle özetliyor: “Petrol ürünlerindeki fiyat artışı, nakliye fiyatlarını ve dolayısıyla maliyeti artıracaktır. Diğer konu da dövizli kiraladığımız yerlerdeki kira artışları. Bu yükselişin sürmesinin etkisi, ithal ürün veya hammaddeye de yansıyacaktır. Ani talep durması yaşamamak için bu artışları tüketiciye yansıtmak mümkün değil. Dolayısıyla kârlılıklar negatif etkilenecek.”

Beğendik’in icra kurulu başkanı Hacı Duran Beğendik de benzer düşünüyor: “Gıda, aslında krizlerden en son etkilenen segment. Çünkü, temel ihtiyaç. Ama tüketicide bir fren görüyoruz. Müşteri sayısında azalma yok ama büyük marketlerden küçüklere yöneliş var. İnsanlar fazla harcama yapmamak için çok büyük konseptli yerlere gitmiyor. Bence bu durum büyük oyuncuların müşteri sayısını olumsuz etkiliyor. Satışlardaki düşüş ise tüm sek-
törde dikkat çekici. Alışveriş sepet değerinde yüzde 30’a varan azalmalar olduğunu söyleyebiliriz.”

Perakende sektörünün deneyimli yöneticilerinden Servet Topaloğlu’nun yorumları ise şöyle: “Mevcut
konjonktürde özellikle metrekareye düşen satışlarda reel olarak ciddi bir gerileme var. Bu gösterge, maliyetleri artan bir şirket için çok olumsuz. Genel olarak ciro ve dolayısıyla brüt kâr artışı eskisine göre oldukça sınırlı. Ancak operasyonel maliyetler yükselmeye devam ediyor. Sektör yöneticilerimiz şirketlerini daha farklı yönetmeleri gerektiğinin farkında. Ancak ‘nasıl’ sorusunun cevabı henüz bulunmuş değil.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz