4. dalga hesapları

Mart 2020’den itibaren pandemide üç dalga yaşandı. Her bir dalga sektörleri farklı etkiledi. Bazı sektörler küçüldü, kârlılığı düştü, istihdam kaybına uğradı. Bazıları geri dönülmez hasarlar aldı...

5.10.2021 09:33:000
Paylaş Tweet Paylaş
4. dalga hesapları

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

Henüz pandeminin neden olduğu kayıplar telafi edilmemişken bu kez dördüncü dalga konuşulmaya başlandı. Tüm dünyada vakaların artışa geçmesiyle ülkelerin ne tür tedbirler alacağı ya da Türkiye’de yeniden kısıtlamaların devreye girip girmeyeceği bilinmiyor. Sektörler ise şimdiden teyakkuzda. Dördüncü dalganın etkilerini hesaplamaya çalışırken, alınacak önlemleri devreye alıyorlar.

Pandemide üç dalgayı geride bıraktık. Mart 2020’de başlayıp haziran 2020’deki normalleşmeye kadar kendini hissettiren ilk dalga, tüm sektörler için hiç kuşkusuz tarihi bir belirsizliğin yaşandığı bir şok dönemi oldu. Normalleşme süreciyle geçen yaz mevsiminin ardından, eylül 2020’de bu kez ikinci dalga geldi ve 2021’in ocak ayına kadar varlığını hissettirdi. 2 aylık temkinli normalleşme sonrası üçüncü dalga nisan ayında başladı. Temmuz ayına kadar katı tedbirlerle normale dönme hazırlıkları yürütüldü. Ancak her normale dönüş sonrasında olduğu gibi üçüncü dalga sonrasındaki normale dönüşle vaka sayıları hızla tırmanarak 20 binlerin üzerine çıkınca eylül ayı itibarıyla dördüncü dalga beklentisi oluştu. Pandeminin her dalgası, uygulanan kısıtlamalar nedeniyle sektörleri farklı etkilerken en olumsuz etki birinci dalgada yaşandı. 2020 Mart-2020 Haziran arasında neyle karşı karşıya kalındığı tam olarak anlaşılmazken tüm dünya kapandı, birçok alanda üretim durdu. Bu durum sektörlerde radikal daralmalara yol açtı. Birinci dalgada turizm yüzde 99, havacılık yüzde 76, eğlence yüzde 73, otomotiv yüzde 43 daraldı. Bu süreçte kârlılık da düşüşe geçti. Havacılıkta kârlılık yüzde 74, elektrolitik bakırda yüzde 50, plastikte yüzde 40 azaldı. Bu ilk şok istihdamı da etkiledi. İlk üç aylık periyotta turizm acenteleri yüzde 62, konaklama yüzde 48, plastik yüzde 20, züccaciye yüzde 10 ve kimya yüzde 7 istihdam kaybına uğradı.

TAHMİN EDİLEMEYEN FELAKET 

Birinci dalganın sektörler üzerindeki etkisine daha detaylı baktığımızda tablo daha da netleşiyor. Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı, birinci dalganın sektörde bütün faktörlerde etkili olduğunu belirtiyor. “Özellikle büyüme ve kârlılığı oldukça negatif etkiledi. Reel sektör böyle bir felaketi tahmin etmiyordu. Büyüme yüzde 40, kârlılık yüzde 50 azaldı” diyor. Benzer şekilde havacılık sektörü de üç dalga döneminden negatif etkilendi. Sektör en derin daralmayı birinci dalgada yüzde 76’lık küçülmeyle yaşarken, kârlılığı aynı ölçüde azaldı. Özellikle pandeminin ilk zamanlarında ülkelerin sınırlarını kapatmasıyla havacılık sektörünün durma noktasına geldiğini hatırlatan Alfa Havacılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Pakır, “İlk üç dalga döneminde kârlılık görülmedi. Zarar vardı” diye konuşuyor. İlk dalgadaki kapanma ihracatı da azalttı. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, küresel ölçekte tam kapanmanın yaşandığı 2020 nisan ve mayıs aylarında ihracatlarının yüzde 50’ye kadar gerilediğini söylüyor. Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Talha Özger, 2020 Mart ayında ihracatlarının yüzde 21’e, mayıs ayında da yüzde 50’ye kadar düştüğünü dile getiriyor. Aynı dönemde ihracat ve istihdamın kayba uğradığını açıklıyor. İstanbul Kimyevi Madde ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Adil Pelister, kimya sektöründe en derin etkinin birinci dalgada kaydedildiğini belirtiyor. İlk dalgadaki daralmayı yüzde 21,7 olarak açıklıyor. 

İKİNCİ DALGADA SARSILANLAR

Bazı sektörlerse asıl etkiyi ikinci dalgada yaşadı. Örneğin ilk dalgada yüzde 25 büyüyen seramik ikinci dalgada yüzde 14 küçüldü. Kârlılığı yüzde 14 azaldı. İbrahim Polat Holding CEO’su Baran Demir, ikinci dalgadan bu kadar etkilenme nedenlerinin iç ve dış pazarlarda yaşanan kısıtlamalardan kaynaklandığını belirtiyor. Yurt içinde inşaat malzemesi satan yerlerin ve yapı marketlerin pandemi nedeniyle kapandığı bu dönemde yurt içinde satışların çok düştüğünü ifade eden Demir, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Benzer etki aynı nedenlerle dış satışlarda da görüldü. Bunun sonucu olarak sektör, üretim kapasitesini düşürdü, kapanan fabrikalar oldu.” İnşaat sektörü de ilk dalgada yüzde 3,9’luk bir daralmanın ardından ikinci dalgada yüzde 11,4’lük daha derin bir küçülmeyle karşı karşıya kaldı. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, devam eden ve potansiyel projelerin süreçten etkilendiğini, gerek yurt içi gerek yurt dışındaki projelerinin bir kısmının tamamen durduğunu söylüyor. Her dalgada değişen dengeler sektörleri farklı açılardan etkiliyor. İlk dalgada yüzde 21 daralırken ikinci dalgada yüzde 17 büyüyen ev ve mutfak sanayicileri, yüzde 17 büyüdükleri bu dönemde yüzde 50 kâr kaybı yaşadı. EVSİD Başkanı Talha Özger, böylesi bir durumun neden yaşandığını şöyle açıklıyor: “İlk dalganın ardından Asya’dan kayan talep, üreticilerimize olumlu yansıdı. Ancak bu defa diğer rakiplerimizle olan rekabet ve artan girdi maliyetleri nedeniyle kârlılıklarımız azaldı. İkinci dalgayla birlikte özellikle hammadde ve lojistik maliyetler yüzde 50’lere varan oranda arttı. Kasım döneminde maliyet artışları yüzde 100’lere ulaştı; ancak bu artışlar ihracat birim fiyatlarına yansıyamadı. Bu nedenle pandemide büyüdük ama düşük olan kârlılığımız daha da geriye gelmek zorunda kaldı.” 

İÇ TALEPLE GELEN CANLANMA

Üçüncü dalga ise sektörlerin en az etkilendiği süreç oldu. Verisine ulaştığımız 21 sektörden sadece 6’sı üçüncü dalgada daralma yaşadı. Üstelik bu daralmalar bir önceki aşamaya göre daha küçük ölçülerdeydi. Turizm, otelcilik, otomotiv, tekstil, plastik, kimya ve takım tezgahları gibi birçok sektör, diğer dalgalardan olumsuz etkilenirken üçüncü dalgada ciddi büyüme kaydetti. 2021 yılı Nisan-Temmuz dönemlerini kapsayan bu dönemde büyümenin sürmesinin nedeni ağırlıklı iç talebin canlılığı oldu. Bu dalganın etkisini PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, diğer dalgalarla kıyaslayarak şöyle ortaya koyuyor: “Birinci dalga sektörümüzü olumsuz etkiledi. Daralma yaşandı, kârlılık ve istihdam düştü, finansal yapısı yetersiz şirketlerden batanlar oldu. İkinci dalga kayıpların kapatılma ve düzelme dönemi oldu. Kârlılıklar eski seviyelerine dönmeye başladı. İstihdam stabil kaldı. Batan şirket pek yoktu. Üçüncü dalgada ise talepte ve kârlılıkta ciddi artış, istihdamda artış başlangıcı, yeni yatırımlarda küçük çaplı hareket başladı.” Küçülmeyi pandemi öncesinde yaşayan bazı sektörlerse pandemideki dalgalanmalardan çok radikal boyutta etkilenmedi. Bunlardan biri filo kiralama. Sektör birinci dalgada yüzde 5 daraldı. Intercity Yönetim Kurulu Başkanı Vural Ak, ikinci dalgada sektörün yüzde 5 büyüdüğünü ancak üçüncü dalgayla aynı oranda bir geri çekilme yaşandığını anlatıyor. Ak, “Özetle sektör küçülmeyi pandemi öncesinde yaşayıp doğal dip seviyelerine geldiği için bu üç dalganın sektöre etkileri görece sınırlı oldu” diyor. 

4. DALGA NASIL ETKİLEYECEK?

İçinde bulunduğumuz dönemde tüm dünyada vaka sayıları tırmanıyor. Pandemide dördüncü dalganın geleceği hatta dördüncü dalganın içinde olduğumuz konuşuluyor. Peki dördüncü dalga sektörleri nasıl etkileyecek? Birçok sektör yetkilisine göre yeni dalga diğerleri kadar etkili olmayacak. Dördüncü dalga dönemi olarak tanımlanan 2021 Eylül-2022 Ocak döneminde büyümenin sürmesini bekleyen pek çok sektör var. İKMİB Başkanı Adil Pelister, dördüncü dalganın sektörü çok etkilemeyeceğini ve büyümenin devam edeceğini öngörüyor. “Eylülde ihracat, istihdam ve iş yeri sayısı bakımından artışın süreceğini düşünüyoruz” diyor. İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birlikleri Başkanı Mustafa Şenocak, her üç dalgada da yüzde 15 ila 25 arasında daralan sektörde dördüncü dalgada daralma beklemiyor. “Pandemiyle mücadele konusunda önemli mesafeler kaydetmiş durumdayız. 2019 yılı ihracatımız olan 1,7 milyar doları geride bırakıp 2021 yılı sonunda 2 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşmak istiyoruz” diye konuşuyor. İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz de tekstil sektörünün çok etkilenmeyeceği görüşünde. Hatta Öksüz, 2021 yılında sektörün 12 milyar dolar değerinde ihracatla rekor kıracağını öngörüyor. Lojistik sektörü adına konuşan Sarp Intermodal CEO’su Onur Talay, sektörün tüm dalgalardan güçlü çıktığını belirtiyor. Dolayısıyla artık sektörün bir sonraki dalgada da nasıl hareket edeceğini çok iyi bildiğini ifade ediyor ve “Şartlar ne olursa olsun büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz” diye konuşuyor. 

KAYGILI SEKTÖRLER

Öte yandan daha önceki dalgalardan olumsuz etkilenen bazı sektörler kaygılı. Özellikle havacılık, turizm otelcilik, yeme içme, eğlence ve eğitim başta olmak üzere yeni bir dalga birçok sektörde onarılamaz hasarlara neden olabilir. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, sektörün artık taşınamaz hale gelen sorunları olduğunu belirtirken, “İnşaat sektörü, tek başına 2 milyon kişiyi istihdam ediyor. Olası bir yeni dalgada, inşaat sektörü ve sektörün, 200 dolayında alt sektöre doğrudan ve dolaylı etkileri nedeniyle ekonominin geneli için endişelerimiz artıyor” diyor. Orge Elektrik Taahhüt Yönetim Kurulu Başkanı Nevhan Gündüz, yeni dalganın kârlılık tarafını olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor. Yeni dalgalarla pandemi ortamının devamlılığının sektörde büyüme rakamlarında azalmaya neden olacağını ve olası daralma senaryolarını gündeme taşıyacağını ifade ediyor. 

PAZARLAMA VE LOJİSTİKTE SIKINTI

Mobilya Sanayi İşadamları Derneği (MOBSAD) Başkanı Nuri Gürcan, sektörü hammadde tedarikinin zorlayacağı görüşünde. “Hammadde üreticileri, ihracata ağırlık vermeye devam ederse ne iç pazarın ne dış pazarın ihtiyaçlarına cevap verebiliriz” diyor. Kozmetik sektörü adına konuşan Kopaş Kozmetik Genel Müdürü Gökhan Özkurt, kapanmalardan endişeli. Yeni bir kapanmanın talep daralmasını daha da artıracağını belirtiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Talepteki daralma üretim hatlarımızı, hammadde, lojistik konulardaki daralma enflasyonu negatif etkileyecek.” PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Bu noktadan sonra ciddi daralma beklentimiz yok. Olası dördüncü dalgada istihdam olduğu yerde kalır. Yatırımlar duraksayabilir” diyor. İlk dalgada tamamen kapanan AVM’ler ikinci dalgada yüzde 35, üçüncü dalgada yüzde 5 daralma yaşadı. JLL yetkilileri, dördüncü dalgada ise yüzde 5 ila yüzde 10 arasında bir daralma olabileceğini öngörüyor.

ÇÖZÜM ARAYIŞI! 

Dördüncü dalganın etkilerinden kurtulmak için her sektör ve şirketin kendi ajandası var. Pernod Ricard Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Genel Müdürü Selçuk Tümay, dördüncü dalgada büyümenin azalarak devam edeceğini düşünüyor. Aldıkları önlemleri şöyle sıralıyor: “Alacak, stok, nakit ve risk yönetimi her zamankinden daha kritik bir hale geldi. Maliyetlerimizi de çok sıkı kontrol altında tutmaya gayret ediyoruz.” Doğtaş Kelebek Grup CEO’su İsmail Doğan, mobilya ana hammaddelerinde tedarik ve buna bağlı maliyet problemleriyle karşı karşıya olunduğunu belirtiyor. Doğan, önlem olarak Ar-Ge’ye yapılan yatırım ve çalışmaların hızının çok ciddi şekilde artırıldığını söylüyor. Goldmaster Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Bora, yeni bir kapanmada pazarda doygunluk olduğu için sektörde daralma olabileceğini dile getirirken bu durumun en çok kârlılığı etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Bora, alınan önlemleri şöyle açıklıyor: “Kapasite fazlalığı olmasın diye herkes siparişlerde temkinli hareket ediyor, hedefler düşük tutuluyor.” Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, pandemi süresince gelişmiş ülkelerde üretime ara verilmesiyle birlikte özellikle kalıpçılık ve makine imalatında birçok önemli projenin Türkiye’ye kaydığını hatırlatıyor. Bunun sonucunda imalat sanayinin yüzde 20, ihracatın yüzde 35 büyüdüğünü anlatan Aydoğdu, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu büyümeleri sürdürülebilir kılmak için üretimde teknolojiyi ve robotlu otomasyonu daha fazla kullanmamız gerekiyor.” Tekstil sektörü adına konuşan BLC Group Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Balcıoğlu, pandemide e-ticaret ve sanal fuarlar konusunda sektörün oldukça yol kat ettiğini paylaşıyor. Artık artırılmış gerçeklikle sanal defileler ve fuarlar düzenlendiğini belirten Balcıoğlu, “Biz de sektör ve şirket olarak bu alanlarda varlığımızı ve etkinliğimizi daha da artırmayı amaçlıyoruz” diyor.


“BİR KAPANMAYI DAHA KALDIRAMAYIZ”

CİRONUN YÜZDE 85’İ KAYIP 
Pandemiden en olumsuz etkilenen sektörlerin başında yeme içme ve eğlence sektörleri geliyor. Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Genel Koordinatörü Vedat Dilber, pandemi dönemi boyunca işletmelerin yüzde 35’inin kapandığını belirtiyor. Sektörün artık bir kapanmayı daha kaldıramayacağını belirten Dilber, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Pandemide en çok zarar gören ve Mart 2020-Haziran 2021 arası toplam 263 gün tam kapalılık, açık olduğu günlerde de fiziki kısıtlamalar ve halen devam eden saat kısıtlamalarıyla iş yapmaya çalışan cirosunun yüzde 85’ini kaybetmiş bir sektör, tekrar kapanmayı düşünmek dahi istemiyor.

“EKSTRA ÖNLEM BULUNMUYOR” Sektörün olası bir kısıtlamaya karşı alabileceği bir ekstra önlem de bulunmuyor. Aşısızlara kısıtlama getirecek önlemlere odaklanıyoruz” diyor. BigChefs CEO’su Altan Kosova da dördüncü dalga durumunda sektörün toparlanma sürecinin ciddi zarar göreceğini dile getiriyor. “Deneyimli personel kaybı yaşanır, birçok çalışan sektör değiştirmek durumunda kalır ve sektör ciddi anlamda insan kaynağı kaybeder” diye konuşuyor.

“BİRÇOK İNSAN İŞSİZ KALDI” Canlı Müzik ve Eğlence Sektörü Derneği (TESDER) Başkanı Alp Çağrı Günal, sektörün yüzde 73 küçüldüğünü açıklıyor. Sektörün en derin etkilendiği dönemin ikinci dalga olduğunu belirten Günal, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu dönemde tamamen kapanan sektör, finansal ve psikolojik olarak büyük sıkıntıya girdi. Kısa Çalışma Ödeneği’nin kalkmasıyla birçok insan işsiz kaldı. Yeni bir kapanma sektördeki büyük küçük tüm paydaşlar için telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak. Sektörün devamlılığını sağlamak için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile temaslarda bulunarak projelerimizi paylaşmaya devam ediyoruz.”



“TEDARİK ZİNCİRİNDE FARKLI BAKIŞ AÇILARI GELİŞTİRDİK”
HAYDAR YENİGÜN OTOMOTİV SANAYİCİLERİ DERNEĞİ BAŞKANI

YÜKSEK MALİYET DÜŞÜK VERİMLİLİK
En derin etkilendiğimiz salgının birinci dalgasında sanayi üretimimiz yüzde 43, ihracatımız yüzde 52 oranında daraldı. Pandemiyle birlikte düşük seyreden kapasite kullanımı ve alınan birçok tedbirin etkisiyle yüksek maliyetle ve düşük verimlilikle bir süre üretimimizi sürdürmek durumunda kaldık. Alınan önlemler ve iç pazardaki hareketliliğin etkisiyle salgının ikinci dalga döneminde üretimimiz yüzde 7 arttı, ihraç pazarlarımızda salgının etkilerinin daha yoğun görünmesi neticesinde ihracatımız bu dönemde yüzde 12 daraldı.

STRATEJİ VE YETKİNLİK GELİŞTİRME Üçüncü dalganın yaşandığı nisanhaziran döneminde üretimimiz yüzde 66, ihracatımız yüzde 59 büyüdü. Pandemi otomotiv sanayini de özellikle tedarik zinciri açısından fazlasıyla etkiledi. Tedarik zinciri stratejilerimizde daha farklı bakış açıları geliştirdik. Nearshoringonshoring yaklaşımlarının hız kazanması, tedarikçi çeşitliliği, bağlantılı tedarik zinciri, maliyetin yanı sıra esneklik yaklaşımı, alternatif tedarik ve satış kanallarının tanımlanması gibi alanlarda strateji ve yetkinlik geliştirme hususunda çalışmalarımız devam ediyor.



“938 OKUL KAPANDI”
ZAFER ÖZTÜRK TÜRKİYE ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ BAŞKANI

YÜZDE 20’LİK ÖĞRENCİ KAYBI 
İkinci dalga sonucunda yapılan tespitlerde özel okulların yeni kayıtlara rağmen yüzde 20 civarında öğrenci kaybı yaşadığını görüyoruz. Bunun kârlılık oranına etkisinin eksi yüzde 20 olduğu değerlendiriliyor. Özel okul sayısındaki büyüme, geçen yıllara oranla yüzde 10 civarında bir daralma gösterdi. İstihdam alanındaysa kapanan 938 okuldan dolayı, 4 bin 940 öğretmen özel okullardan ayrılmak durumunda kaldı.

EN OLUMSUZ ETKİLENEN
Birinci, ikinci ve üçüncü dalga süreçlerinden en olumsuz etkilenen; özel ana okullar oldu. Dördüncü dalganın ülke genelindeki aşılanma sayısıyla doğru orantılı olacağına inanıyoruz. Hızla yaygınlaşacak aşılanmayla dördüncü dalganın kolaylıkla aşılacağı inancındayız.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz