Değer artışı

Capital’in 32 firmayı kapsayan araştırması, iş dünyasının markalı ihracat performansını ortaya koyuyor. 32 şirket, toplam 90 ana markayla dünya pazarlarında boy gösteriyor...

10 KASIM, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Değer artışı

Yasemin Erdoğan

yerdogan@capital.com.tr

Aslında yıllardır her platformda markalı ihracatın yarattığı katma değer anlatılıyor. Türkiye’nin ihracatında markalı ürünlerin artması gerektiği dile getiriliyor. Ancak pek çok sektör, markasız ihracatla öne çıkıyor. Kasım 2004’te “ulusal bir strateji” olarak devreye alınan Turquality Destek Programı da işte bu gerçekten hareketle doğdu. 13 yıl önce yola çıkıldığında programın hedefi, “10 Yılda 10 Dünya Markası” yaratmaktı. Tekstil ve hazır giyim, programın pilot sektörü olarak belirlenmişti. 2004’ten bu yana da önemli mesafeler kat edildi. Fakat rakamlar, daha gidilecek çok yol olduğunu gösteriyor. Öyle ki “pilot sektör” olan tekstil ve hazır giyimde bile markalı ihracat oranı ancak yüzde 15’e taşınabildi. 1,9 milyar dolarlık halı ihracatında da markalı oranı yüzde 15 düzeyinde. 3 milyar doların üzerinde ihracatı olan ev tekstilinde ise toplam ihracatın yüzde 50’si markalı yapılıyor. Peki markalı ihracat oranları neden düşük kalıyor? Şirketlerde durum nasıl? Stratejiler ne yönde? 

4 SEKTÖRDE ÇOK DÜŞÜK

Markalı ihracat oranlarının en düşük olduğu sektörler tekstil, hazır giyim, ev tekstili ve halı. Bu durumun ardındaki dinamikler ise çeşitli. Hazır giyim ve tekstilde, çok güçlü küresel rakipler, üreticinin elini zorluyor. Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon eksikliği ise diğer nedenler. 17 milyar dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının yüzde 15’i, yani 2,5 milyar dolarlık kısmı, markalı ürünlerden oluşuyor. İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, “Dünyanın 7’nci büyük hazır giyim tedarikçisi olarak elbette yeterli görmüyoruz. Markalı ihracatın oranını yükseltmeliyiz. Ancak bu şekilde sıçrama yapabiliriz” diyor. Halı sektöründeki markalı ihracat oranı da yüzde 15. İstanbul Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Uğur Uysal, bu oranın artması gerektiğini vurguluyor. Öncelikli hedefin bu olduğunu belirten Uysal, yeni fikirler bulmanın aciliyetine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Artık farklı ürünler, yeni fikirler üretmemiz gerekiyor. Hedefimiz, bu ihracatı markalı ürünlerle gerçekleştirmek.” Benzer bir handikap, Türkiye’nin çok güçlü olduğu ev tekstili sektöründe de görülüyor. Türkiye, ev tekstili ihracatında dünya 4’üncüsü, Avrupa bölgesinde ise birinci. Ancak üretimin yarısı private label olarak farklı markalar adına gerçekleştiriliyor. Markalı ihracat oranı ise yüzde 50 düzeyinde. TETSİAD Başkanı Ali Sami Aydın, “İlk hedefimiz mevcut durumu korumak. İkincisi markalı ürünlerle 2023 hedefimize ulaşmak” diye konuşuyor. 

NE KADARI MARKALI? 

Şirketler bazında bakıldığında rakamlar, sektör ortalamalarından biraz daha parlak. Araştırmamıza katılan 32 büyük şirketin, toplam 90 ana markayla dış pazarlarda varlık sergilediği görülüyor. 10 büyük şirkette ise ihracattaki markalı oranı yüzde 70’in altında kalıyor. Örneğin Zorlu Tekstil, 4 markasıyla dünya pazarlarında boy gösteriyor. Yıllık ihracatı 200 milyon doları bulan şirket, bu rakamın sadece yüzde 30’unu kendi markalarıyla gerçekleştiriyor. Arbel, Sanko, Sarar gibi başka büyük gruplar da markalı ihracat oranı açısından yüzde 70 barajının altında kalıyor. Örneğin Sanko’nun ihracatında markalı payı yüzde 60 düzeyinde. Bu oranı, holdingin yönetim kurulu başkanı Zeki Konukoğlu da yeterli bulmuyor. “Faaliyette olduğumuz tüm alanlarda kendi markalarımızla büyüyeceğiz” diyen Konukoğlu, hedefin yüzde 75’e ulaşmak olduğunu söylüyor. 5 farklı markayla dünya pazarlarında boy gösteren Sarar Giyim ise ihracatının yüzde 50,2’sini kendi etiketiyle gerçekleştiriyor. Sarar Giyim İhracat Müdürü Tuğrul Okuş, orta vadede Sarar markalı ürünlerin ihracatını yüzde 60’ın üzerine çıkarmayı planladıklarını belirtiyor. Şirketin uzun vadeli hedefinde, markalı ihracat payını yüzde 70’e yükseltmek var. Deri sektörünün önemli oyuncularından Desa, ihracatının yüzde 10’unu kendi markasıyla gerçekleştiriyor. Desa Genel Müdürü Burak Çelet, “Orta vadeli hedefimiz bu oranı yüzde 75’in üzerine çıkarmak” diyor. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz