Devlerin ajandası

Risklere ve sıkıntılara da dikkat çeken CEO’lar, her şeye rağmen büyüme planı yapıyor...

15 OCAK, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Devlerin ajandası

Hande Yavuz

hyavuz@capital.com.tr

Türkiye ekonomisi 2017’yi beklentilerin üzerinde bir büyümeyle geçiriyor. 2017’ye yüzde 3-3,5 arasındaki büyüme beklentileriyle girmiştik ama şimdi gerçekleşme yüzde 5’i aşacağa benziyor. Hükümet bunun 2018’de de devam edeceğini ve ekonominin yüzde 5,5 büyüyeceğini öngörüyor. Peki holdingler cephesinde durum nasıl? Kasım ayında CEO Club Toplantıları kapsamında gerçekleştirilen “CEO Ajanda” buluşmasında bir araya gelen Türkiye’nin 6 büyük holdinginin kaptanı, 2017 yılını masaya yatırdı. CEO’ların ortak görüşü, 2017’nin her şeye rağmen iyi bir yıl olduğu yönünde. Ancak riskleri ve zorlukları da göz ardı etmeyen CEO’lar, 2018 yılından ise daha umutlu. Yeni yılda ekonominin büyümeye devam edeceğini, yatırımların süreceğini, büyümede yeni açılımlar yakalayacaklarını açıklayan CEO’ların ajandasındaki ilk konuları yatırımlar, dijitalleşme ve yeni rekabet oluşturuyor. Öte yandan risklere dikkat çeken grup kaptanları, gelişmelere göre gardını da alacak. 

“ORTADAKİ REKABETTE OLMAYIZ”

Borusan Holding CEO’su AGAH UĞUR, hükümetin aldığı tedbirlerin de etkisiyle iyi bir yıl geçirdiklerini belirtiyor. “Borusan Grubu olarak da bu yıl dolar bazında yüzde 12 büyüyeceğiz. Tarihimizin en yüksek kârını elde edeceğiz” diyor. Genel olarak ekonomiyi değerlendirdiğinde ise Uğur, sorunlu alanın KOBİ’ler olduğuna dikkat çekiyor. “KOBİ’lerde sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin ana müşteri, üretim kaynağı onlar. Dolayısıyla o alanda bir hassasiyet ve kırılganlık olduğuna yüzde 100 inanıyorum” diyor. Uğur, 2018 ve sonrasında neler yapacaklarını şöyle anlatıyor: “Hem boru hem yassı çelikte özellikle gücümüzü devam ettirecek daha artıracak daha teknolojiye götürecek bir yatırım programımız var. Kuluçka şirketlerimizi büyütmeye devam edeceğiz. İlgilendiğimiz 18 proje var. Yeni bir alan düşünmüyoruz ama kendi bulunduğumuz yerlerde farklılaşmak istiyoruz. 80’inci yılımız olan 2024 vizyonumuzda nerede olmalıyız diye vizyon çizdik. Biz B2B grubuz ve her müşterinin ihtiyaç spektrumunun en sofistike ve az sofistikesinde olacağız. Ortadaki büyük rekabette olmayacağız. Bunu yapabileceğimiz hangi sektör olacaksa orada olacağız. Buna göre kasımızı güçlendiriyoruz. Averaj performans sergilediğimiz sektörlerde olmayacağız.” 

“ORGANİK BÜYÜME YILI OLACAK”

Doğuş Holding CEO’su HÜSNÜ AKHAN, Kredi Garanti Fonu’nun devreye girmesi ve bu kapsamda yaklaşık 200 milyar TL gibi bir rakamın bankalar eliyle piyasaya enjekte edilmesi nedeniyle 2017’nin gayet olumlu geçtiğini söylüyor. 30 Eylül’e kadar sürdürülen bir KDV ve ÖTV indirimleriyle de büyümenin canlandığını ifade eden Akhan, yılın sonunda ekonomideki büyümenin yüzde 5,5-6 civarında olacağını düşünüyor. Gruplarının da enflasyonun üzerinde büyüdüğünü ifade ediyor. Bu olumlu tablonun yanında Akhan da olumsuzlukları göz ardı etmiyor. Enflasyonun çift haneli rakamlara geldiğini, jeopolitik risklerin zaman zaman iç piyasaları da olumsuz etkilediğini ve daha kırılgan bir piyasayla karşı karşıya kaldıklarını dile getiriyor. “Bunları engellemek için birtakım yapısal tedbirler hızlı şekilde gündeme alınmalı ve uygulanmalı” diyor. Akhan 2018 için umutlu. Büyümenin orta vadeli büyüme planındaki hedeflere uygun gerçekleşeceğini düşünüyor. Yeni dönem ajandasını şöyle paylaşıyor: “Dijital dönüşüm bizim için kaçınılmaz. Teknolojik altyapı yatırımlarımız devam edecek. Galataport tüm hızıyla devam ediyor. Hedefimiz, 2019 sonunda tüm alanı işletmeye aldırmak. Türkiye’de oluşturduğumuz markaları yurt dışına taşımayı amaçladık. 2018 bizim için organik büyüme yılı olacak.” 

YENİ YOL HARİTASI 

Sabancı Holding CEO’su MEHMET GÖÇMEN’e göre 2017, Türkiye ekonomisi için iyi yıllardan biri oldu. Büyüme rakamlarının da bunu ortaya koyduğunu belirten Göçmen, hemen ardından da ekliyor: “Ama büyümemize rağmen yüksek bir enflasyon söz konusu. Türkiye’nin daha sürdürülebilir tedbirlere ihtiyacı var. Gençler arasındaki işsizlik neredeyse yüzde 20’lerin üzerine çıkmış vaziyette. Hem grubum hem Türkiye için 2017 önemli bir yıl olarak anımsanacak. Ama yine de bu değişim gelişim ve sürdürülebilirlik adımlarının atılmasını da gölgeleyecek bir iyimserlik yaratmamalı.” Göçmen’e göre Türkiye’de 2018 yılını 2017’nin devamı şeklinde okumak lazım. İç pazarın da iyi yönetilmesi gerektiğini ifade eden Göçmen, yeni yılda küresel finans çevrelerinde yaşanacak gelişmelerin yarattığı kırılganlıkların olabileceğini düşünüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Tüm bunların içinde bence başarı öykümüz, son iki unsuru nasıl yönettiğimiz ve buradan ne kadar az etkileneceğimize bağlı. Giderek her şirketin her şirketle rekabet ettiği bir ortam oluşuyor. Bu da ister istemez bizim daha çok hizmet sektörü gibi görünmemize sebep oluyor. Çok daha çevik, çok daha esnek ve çok daha çoklu iş birliklerine açık olmalıyız. Ve yeni iş modelleri geliştirmek gerekecek. 2018’de yeni strateji ve yeni yol haritasını sahaya indireceğiz. Buna dijital yol haritası da dahil.” 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz