Dijital neslin beğenilenleri

Salgınla birlikte online alışverişlerde yaşanan yükseliş tüm dünyada e-ticaret şirketlerinin değerini artırdı...

10.01.2021 18:25:000
Paylaş Tweet Paylaş
Dijital neslin beğenilenleri

 Dijitalde doğduğu için yeni dönem ihtiyaçlarına en hızlı yanıt veren bu yeni nesil şirketlerin yükselişinden Türkiye’deki e-ticaret girişimleri de nasibini aldı. Öyle ki Capital’in gelenekselleşen “En Beğenilen Şirketler” araştırmasının sonuçlarına göre bu yıl 5 “yeni nesil” şirket ilk 20 arasına girdi. Biz de bunlardan dördünün tepe isimlerine başarılarının nedenini ve yol haritalarını sorduk. Ve gördük ki hepsi organizasyonda açık iletişimi ve sürekli inovasyonu benimsiyor. Ortak gelecek projeksiyonları ise “daha geniş coğrafyalara uzanmak.”

"DÜNYA MARKASI OLMAYI HEDEFLİYORUZ"

Getir, bisküviden çocuk bezine 1500’ün üzerinde farklı ürünü, gece gündüz, dakikalar içerisinde kullanıcılarına ulaştıran bir mobil alışveriş uygulaması. Kurulduğu 2015 yılından bu yana 14 milyona yakın indirildi ve 2,5 milyona yakın aktif kullanıcısının kapısını 40 milyondan fazla kez çaldı. Getir Kurucusu Nazım Salur, dünyada bir ilki gerçekleştirerek mobil ticarette yeni bir pazar oluşturduklarını söylüyor. Salur’a göre insanların Getir’de çalışmak istemesinin nedeni sadece yapılan işin kalitesi değil iyi insanlarla çalışmayı “olmazsa olmaz” kriter haline getirmesi. Salur, bu yaklaşımı şöyle açıklıyor: “İyi insanları bir araya topladığınızda, bir de bu arkadaşlar akıllı ve çalışkan olduğunda, zaten iyi işler ortaya çıkıyor. Dolayısıyla başka gençler de bizde çalışmak istiyor. Gençlerin çoğu iyi bir hikâyenin parçası olmanın peşinde. Bu nedenle Getir onları cezbediyor.” Getir’de “açık iletişim” tercih ediliyor. Öyle ki ofisin tasarımı bile “evinde gibi hisset” mottosuyla yaratılmış. Hiyerarşik bir düzen yok. Yönetim dâhil kimsenin şahsi odası, sandalyesi, masası yok. 

GETIR, HALEN BÜYÜME SÜRECINDE... Salur, “2020 yılı başında aldığımız yatırımla Getir’i hem operasyonel hem de teknolojik anlamda daha hızlı büyütebildik. 2019 kasımından bugüne İstanbul’a ek 9 şehirde daha faaliyete başladık. Ailemizi, depo sayılarımızı, filomuzu büyüttük. Daha çok insana ulaşmaya başladık” diye konuşuyor. Salur, pandemi sürecinde ise artan talebe karşılık verebilmek, tedarik ve dağıtım sürecini de yönetebilmek için bir kriz yönetim masası kurduklarını anlatıyor. Salgının gidişatına göre sürecin günlük, hatta saatlik yönetildiğini söylüyor. Ana depolarını büyütüp, yeni araçlar aldıklarını anlatan Salur, “Halen, hem dış etkenleri gözlemleyerek hem de kullanıcı siparişlerinden elde ettiğimiz veriler ışığında bu süreci yönetiyoruz” diyor. 

 KALDIRAÇ ETKİSİ Mobil bir platform olan Getir için pandeminin en büyük etkisi müşterinin dijitalleşmeye adaptasyon sürecinin hızlanması oldu. Salur, “Pandemiyle birlikte birkaç sene içinde görmeyi beklediğimiz değişim, birkaç ay içinde gerçekleşti” diyor ve ekliyor: “Yeni normalle birlikte, online alışveriş alışkanlığı kazanan kesim bunu sürdürecek. İnternet alanında özellikle mobil olmak üzere ticaret çok daha fazla pazar payı alarak büyüyecek.” Salur zorlu pandemi sürecinin Getir’in ne kadar doğru bir model olduğunu gösterdiği görüşünde. Şirket, gelecek dönemde farklı ülkelerde başarılı operasyonlar sürdürmeyi hedefliyor. Salur, “Bu doğrultuda yurt dışında öncelik Londra olmak üzere Paris, Sao Paulo ve Mexico City’de faaliyet göstermeyi hedefliyoruz. Uzun vadede ise en büyük amacımız, Türkiye’den çıkan bir teknolojik girişim olarak Getir’in adını tüm dünyaya duyurmak” diyor.


"YÜZDE 50 BÜYÜME HEDEFİ DEVAM EDİYOR

Online yemek siparişi sitesi Yemeksepeti 2001 yılında hayata geçtiğinde henüz internet kavramı hayatımıza yeni giriyordu. O dönemde restoranlar için sadece telefonla sipariş seçeceği vardı. YemekSepeti CEO’su Nevzat Aydın, “Biz hem tüketicinin hem de restoranların karşısına yepyeni bir modelle çıktık” diyor. Şirketin başarı hikâyesini şekillendiren olaylardan biri günlük sipariş rakamının 10 bine çıktığı 2008 yılında gerçekleşti. Yemeksepeti, General Atlantic’ten ilk yatırımını aldı ve ilk kez yurt dışına açıldı. Ardından European Founders Fund’dan aldığı yatırımla Türkiye’de operasyonunu geliştirdi. 2015’te Almanya merkezli global online yemek sipariş platformu Delivery Hero tarafından Türk internet tarihinin en büyük değerlemesiyle satın alınması ise Yemeksepeti için en önemli kırılım noktalarından biri oldu. Yemeksepeti bugün Türkiye’nin ilk ve en büyük online yemek sipariş sitesi olarak 70 il ve KKTC’de, 35 binin üzerinde üye restoran ve günde aldığı ortalama 580 bin siparişle 17 milyon kullanıcıya hizmet veriyor. Aydın, şirketin hızlı gelişimini şöyle açıklıyor: “Elbette büyümemizdeki en önemli etken dijitalde doğmuş bir şirket olarak her zaman dijital inovasyonları iş yapış şeklimizin bir parçası haline getirmemizdi. Henüz e-ticaretin yeni yayılmaya başladığı 2010 yılında biz iPhone uygulamamızı yayına alarak mobil ticarete başlamıştık. 2015’e geldiğimizde ise Yemeksepeti’ne gelen mobil siparişlerin tüm siparişler içindeki oranı yüzde 50’yi geçmişti. Yine öncü bir adım olarak 2013’te Online Kredi Kartı uygulamasını başlattık. 2017 yılında Vale hizmetimizi, 2019’da da market ürünleri sipariş platformumuz Banabi’yi kurarak sektördeki lider konumumuzu bir kez daha ortaya koyduk.”

YENİ DÜNYANIN MOTORU Şirket için bir diğer dönüm noktası ise pandemi döneminin yarattığı dijital dönüşüm oldu. Salgın sürecinde insanlar evlerinde kaldıkça yemek ve market ürünlerinin online satışına talep, doğal olarak artış gösterdi. Yemeksepeti de ciddi bir ivme kazandı ve talebi karşılamaya yönelik birçok yeni uygulamayı hayata geçirdi. Aydın, “Online yemek siparişi sisteminin devamlılığı restoranların finansal olarak ayakta kalmaları için de hayati önem taşıyor. Biz de bu sorumlulukla operasyonumuza 7/24 devam ediyoruz” diyor. Aydın, pandemi sonrası dünyada artık ekonominin itici gücünün e-ticaret olduğu görü��ünde. E-ticarette başarılı olmak içinse teknolojiyle aynı hızda değişen tüketici trendlerini takip edip, işe adapte etmek gerektiğini söylüyor. Aydın’ın ajandasının en önemli maddesi Yemeksepeti’nin hızlı ticarette sağladığı öncü konumu devam ettirmek. Bu amaçla tüketici davranışlarını sürekli analiz edip, her değişikliği anında görerek ona göre aksiyon aldıklarını anlatıyor. Gelecek hedeflerini sorduğumuzda Aydın, “Yemeksepeti’nin her yıl olduğu gibi yüzde 50 büyüme hedefi devam ediyor ve önümüzdeki yıllarda da devam edecek” diyor. Banabi içinse öncelikli hedefi kısa süre içinde tüm Anadolu illerine yayılmak.

"POZİTİF ETKİYE ODAKLANDIK"

E-ticaret sitesi Trendyol daha kurulduğu ilk yıl olan 2010’da 1 milyonun üzerinde müşteriye ulaştı. Bugün ise 20 milyon aktif müşteri ve günde 15 milyon tekil ziyaretçiyle Türkiye’nin en büyük internet şirketlerinden ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından biri. Yıllık toplam ziyaretçi sayısı 6 milyara ulaştı. Platform üzerinde yer alan 80 bin satıcıyla müşterilerine yılda 300 milyon ürün ulaştırıyor. 2018 yılında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Alibaba ile kurduğu stratejik ortaklık da şirket için önemli bir dönüm noktası oldu. Ayrıca Ar-Ge merkezi Trendyol Tech, genişleyen taşıma ağı Trendyol Express ve en büyük ikinci el platformu Dolap ile hızla büyümeye devam ediyor. Trendyol İcra Kurulu Üyesi Ozan Acar, “Mobil uygulamamız Türkiye’de en çok indirilen e-ticaret uygulaması” diyor ve ekliyor: “İhtiyacı doğru tespit ederek çok çalışınca başarı da arkasından geliyor.” 

ANADOLU’YA KATKI Trendyol’un başarısının temelinde şirket kültürü ve değerleri var. Bunlar müşteri odaklılık, açık ve net iletişim, sürekli gelişim, sonuç odaklı olmak, iyi bir takım çalışması ve veri ile karar vermek. Şirket kendisine açık uçlu hedefler koymuyor. Acar, “Hangi hedefe, nasıl ve ne zamana kadar ulaşacağımızı planlayarak ilerliyoruz. Bir hedefi yakaladığımızda hemen bir adım ötesi ne olabilir diye düşünmeye başlıyoruz” diye konuşuyor. Trendyol, attığı her adımın müşterilerine ve tedarikçilerine etkisini ölçüyor. Ayrıca esnaf ve KOBİ’ler başta olmak üzere tüm tedarikçilerinin işlerini dijitalde büyütmelerine teknoloji, eğitim, pazarlama ve finansman gücüyle destek oluyor. Acar, “Türkiye’nin dört bir yanındaki tedarikçilerimizi pazaryeri modelimizle milyonlarca müşteriyle bir araya getiriyoruz. Özellikle Anadolu illeri platformumuzun bu etkisinden her geçen gün daha fazla faydalanıyor. Bu sayede ülkemizin dijital dönüşümüne ve yerel kalkınmaya da katkı sağlıyoruz” diyor. 

HIZLI BÜYÜME Pandemi tüm e-ticaret şirketleri gibi Trendyol’un da ivmesini artırdı. Acar, pandemide internetten alışverişe mesafeli yaklaşan milyonlarca insanın e-ticaretle tanışmasının yanı sıra işleri azalan perakende işletmelerinin de satışa devam etmek için e-ticaret seçeneğini değerlendirdiğini anlatıyor. Tüm bunlar sonuncunda Ocak-Temmuz 2020 döneminde Trendyol’dan alışveriş yapan müşteri sayısı yüzde 140 arttı. Platform üzerinden satış yapmak için aynı dönemde başvuran firma sayısı ise 2019 yılının tümündeki artışın 1,8 kat üzerine çıktı. Trendyol bu dönemde tüm tedarikçileri ve hizmet sağlayıcılarıyla birlikte müşterilerine kesintisiz hizmet sundu. Şirket, e-ticaretle yeni tanışan kullanıcılar ve satıcıların pandemi sonrasında da e-ticareti aktif olarak kullanmaya devam edeceğini ve sektörün büyümesinin dünyadaki eğilimlere paralel olarak önümüzdeki dönemde de hızla artacağını öngörüyor. “Türkiye’ye ve sektörümüze en fazla pozitif etki yaratan şirket olmak istiyoruz” diyen, Acar, gelecek hedeflerini şöyle özetliyor: “Bu topraklarda doğan ve büyüyen bir e-ticaret şirketi olarak Çin ve ABD arasındaki coğrafyanın lider internet platformu olmayı hedefliyoruz. Ayrıca, ülkemizdeki tüm kesimleri dijitalleşmenin sunduğu fırsatlarla buluşturacağız. KOBİ’leri büyütürken yeni istihdam olanakları ortaya çıkaracağız, bölgesel kalkınmayı destekleyeceğiz ve tüketici refahını artıracağız.”

"GENİŞ COĞRAFYALARA AÇILACAĞIZ"

20 yılı aşkın süredir faaliyette olan e-ticaret sitesi Hepsiburada, bugün 40’a yakın kategoride, 30 milyonu aşkın ürün çeşidiyle aylık 200 milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Türkiye ve bölgesinin lider e-ticaret markalarından biri olan şirket, Gebze’de 100 bin metrekare depolama alanıyla e-ticaretin en büyük operasyon merkezlerinden birine sahip. Ve teknolojik çalışmaları yürüttüğü Ar-Ge merkeziyle Türkiye’de e-ticaretin ve dijital dönüşümün gelişimine katkı sağlıyor. Hepsiburada, “Silikon Vadisi ile Kapalı Çarşı kültürünü birleştiren, veri ile tecrübeyi harmanlayan, müşteri deneyimini merkeze alan” bir anlayışa ve çalışma şekline sahip. Başarısının temelinde ise online alışveriş deneyimini uçtan uca çevreleyen bir ekosistem yaratması yatıyor. Hepsiburada CEO’su Murat Emirdağ, “Bunu kurucumuz Hanzade Doğan’ın şirketin genlerine işlediği yenilikçilik ve perakende sektörüyle birlikte büyüme vizyonundan ilham alarak sürdürmeye kararlılıkla devam ediyoruz” diyor. Emirdağ, ekosistem yaratma konusundaki çalışmalarını şöyle örneklendiriyor: “İrili ufaklı 10 binlerce işletmeyi platformumuzda buluşturan pazaryeri modelimizi büyütüp geliştiriyoruz. ‘Teknoloji Gücü’ programımızla daha fazla kadın girişimcimizi ekonomiye kazandırıyoruz. Lojistik alanında taşımacılık sektörüne yenilikçi bakış açısı kazandıran Hepsijet iştirakimizi, Türkiye ve bölgenin en büyüğü olma özelliğini taşıyan akıllı operasyon merkezimizi kuvvetlendirmeyi sürdürüyoruz. Yine iş ortaklarımıza birer dünya oyuncusu olma fırsatı sunduğumuz e-ihracat programımız Hepsiglobal ve iş ortaklarımızın kullanabileceği reklam platformumuz HepsiAd gibi farklı birçok servisimizle ekosistemimizi zenginleştiriyoruz.” 

1 MİLYAR YENİ MÜŞTERİ Hepsiburada pandemi döneminde temassız ve güvenli ödeme seçenekleri, kullanıcı dostu uygulaması, pratik teslimat ve iade süreçleri ve üstün müşteri iletişimiyle müşteri sayısını ciddi oranda artırdı. Emirdağ, “Geçen yıl e-ticaretin perakende içindeki payı yüzde 5 dolaylarında seyrederken, pandemiyle birlikte 2023 yılında gelinmesi hedeflenen çift haneli rakamlara yaklaştık” diyor. Emirdağ, Hepsiburada’nın yeni hedefinin ise daha geniş coğrafyalar olduğunu anlatıyor: “Türkiye’nin Hepsiburada’sı olarak hedefimizde Hindistan’ın batısıyla Almanya’nın doğusu arasında kalan geniş coğrafyanın en büyük teknoloji şirketi olmak var. İstanbul’dan 4 saat uçak mesafesinde yer alan 1 milyar müşteriye hitap edecek dev bir ekosistem inşa etme amacıyla yatırım ve çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu topraklardan bir teknoloji gücü ve uluslararası bir başarı hikâyesi çıkararak ülkemizi gururlandırmak istiyoruz.”



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz