Dijitalleşerek büyüme planı

Operasyonel kiralama pazarı, 20 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en genç sektörlerinden. 2017 sonu verilerine göre pazardaki toplam araç sayısı 365 bin 782’ye ulaştı...

29 AĞUSTOS, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Dijitalleşerek büyüme planı

Yasemin Erdoğan

yerdogan@capital.com.tr

Türkiye’de geçen yıl satışı yapılan her 5 yeni araçtan biri, operasyonel kiralama şirketlerinin filosuna katıldı. Sadece bu veri bile, filo kiralama pazarının potansiyeline dair bir fikir veriyor. Pazarın büyüklüğüne dair diğer rakamlar da çarpıcı. Operasyonel kiralama sektörünün 2017 sonu itibarıyla aktif büyüklüğü 29 milyar TL’yi, filosundaki araç sayısı ise 365 bini aşmış durumda. Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği’nin (TOKKDER) hazırladığı rapora göre sektör, geçen yılı 13 milyar 854 milyon TL tutarında yeni araç yatırımı yaparak tamamladı. Türkiye’de geçen yıl satılan yeni otomobillerin yaklaşık yüzde 20’si operasyonel kiralama pazarı filosuna dahil oldu. Operasyonel kiralama sektörü verilerine göre Türkiye’de müşteri başına düşen araç sayısı ise ortalamada 5,2. 2017’de yaklaşık 13,9 milyar TL yeni araç yatırımı yapan sektörün ülke ekonomisine katkısı da her geçen yıl artıyor. Örneğin geçen yıl sektörün ödediği toplam vergi 7 milyar TL’den fazla... Geçtiğimiz yılı yüzde 10 büyümeyle kapatan sektör, 2018’de de benzer bir performans planlıyor. Şirketlerin hedefinde teknolojiye, yeni pazarlara odaklanarak pastayı büyütmek ve sürdürülebilir kârlılığı yakalamak var. 

NEREYE ODAKLANACAK?

2009’da Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki araç sayısı 105 binken bu sayı 8 yıl içinde 3,5 kat artarak 2017 sonunda 365 bini aştı. Doğal olarak bu süreçte sektörün müşteri sayısı da büyüyerek 65 bin sınırını zorluyor. Uzmanlara göre bu büyüme, sektörün yarattığı verimliliği ve avantajları ortaya koymaya yetiyor. Tüm Oto Kiralama Kuruluşlar Derneği (TOKKDER) Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici, “Projeksiyonlar gösteriyor ki operasyonel araç kiralama yöntemi, önümüzdeki dönemde de işletmeler, hatta bireyler tarafından daha fazla tercih edilir hale gelecek” diye konuşuyor. Bu beklentinin ardındaki dinamiklerden biri sıfır araç fiyatlarındaki artışlar. Finansman maliyetlerinin daha fazla kontrol altında tutulma ihtiyacı, daralan iş hacimleri nedeniyle nakdi elde tutma eğilimi ve özkaynağın özellikle işletme sermayesi olarak kullanılmasının tercih edilmesi gibi nedenler de işletmeleri satın alma yerine kiralamaya yönlendiriyor. Ekici’nin sektörün potansiyeline ve geleceğine dair değerlendirmeleri şöyle: “Tüm bu gelişmeler çerçevesinde operasyonel araç kiralama sektörünün 2018’de yüzde 10 seviyesinde bir büyüme kaydedeceği kanaatindeyim. Pazarın büyüme potansiyeli yüksek. Dünyada da sahiplikten paylaşıma olan kayma devam ediyor. Bu da araç kiralamanın kurumlar, hatta bireyler tarafından daha fazla tercih edilmesine sebep oluyor. Teknoloji de mobilite çözümleri için artan oranda kullanılıyor. Önümüzdeki dönemde operasyonel araç kiralama sektörünün gündeminde maliyet optimizasyonu ve dijitalleşen dünyada yeniliklerin takipçisi olmak gibi konular olacak.” Peki pazarın büyümesi hangi başlıklardan gelecek? Şirketlerin odaklanacakları bölgesel fırsatlar var mı? TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici’ye göre KOBİ ve OBİ düzeyindeki şirketlerde henüz yeterli farkındalık yok. Ekici, “Anadolu’da ve küçük şehirlerde sektörümüzü ve yarattığı avantajları tamamen tanımayan çok sayıda şirket var. Bulunduğumuz nokta kötü değil ancak daha ilerlenebilecek çok yol var. Sektörü ve yararlarını zaman içinde daha etkili şekilde anlatabileceğimizi düşünüyoruz” diyor. 

FLEETCORP’UN HEDEFİ YÜZDE 20 

Pazardaki bu büyüme iştahını sektör temsilcileri de doğruluyor. 2017’yi yüz güldüren rakamlarla kapatan ve 2018’e dönük iddialı hedefleri olan firmalardan biri de Fleetcorp. Geçen yılki iş hacmi 820 milyon TL ulaşan ve bu rakamla yüzde 45’lik büyüme gösteren şirket, 2010’da devreye aldığı sürdürülebilir büyüme stratejisine devam ediyor. 2017’deki toplam aktiflerinde 1,6 milyar TL kapanış değeriyle yüzde 5 artış yakaladıklarını belirten Fleetcorp CEO’su Barbaros Çıtmacı, 2018’e dönük planlarında da iyimser. “2018 ve 2019’un tamamına, finansal varlıkların volatilitesinin fazla olacağı bir dönem olarak bakıyoruz” diyen Çıtmacı, “Filo kiralama tarafında ise talep yaratma konusunda endişemiz yok. Ülkemizde araç parkını kredi veya peşin yoluyla satın alma tercihinde bulunan ciddi bir küme var” diyor. Barbaros Çıtmacı’nın pazarın potansiyeline olan inancı da tam. Şirketlerin sahip olduğu binek araç parkını 2,5 milyon olarak tahmin ettiklerini söyleyen Çıtmacı, pazarın geleceğine dair şu bilgileri veriyor: “Sektör şu anda 30 milyar TL aktif büyüklük ve 370 bine ulaşan yönettiği araç portföyüyle önemli bir büyüme potansiyeline sahip. Fleetcorp özelinde ise aktiflerimizi 2017 kapanışına göre yüzde 20 artırarak 1,9 milyar TL seviyesine getirmeyi düşünüyoruz. Ciro ve araç parkı, 2017 seviyelerinde gerçekleşecektir.” Şirketin bu yılki ajandasında uluslararası firmaların araç parklarına odaklanmak var. “Daimler AG’nin sahip olduğu Athlon ile dünyada 800 bin araçlık bir portföyü yönetiyoruz. Uluslararası firmaların araç parklarında daha fazla yer almak istiyoruz. Finansal mühendislik, filo kiralamanın olmazsa olmazı… Hedge dediğimiz riskten korunma, genelde döviz riski ve yönetimi olarak adlandırılır. Biz, şirket olarak bu konuda rüştümüzü ispat ettiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonraki noktada ise stratejimizi alacak ve araç parkındaki geri dönüşlere dönük çalışmalarla zenginleştireceğiz. Sermaye piyasası araçlarında iyi bir aktör olacağımızı da ekleyebilirim. Hem bono ve tahvil hem de varlığa dayalı yapılarda iyi bir hacim yakalamak ve finansmanı çeşitlendirmek 2018 planımız içinde yer alıyor.” 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz