Neden düşük?

Capital’in 18 ihracatçı sektörü kapsayan araştırması, “en değerli” kategorilere dair çarpıcı veriler ortaya koyuyor...

11 OCAK, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Neden düşük?

Yasemin Erdoğan

yerdogan@capital.com.tr

Geçtiğimiz yılı 143 milyar dolarlık ihracatla kapatan Türkiye, hazır giyimden mobilyaya, plastikten tekstile kadar birçok sektörde, önemli bir tedarikçi. Ancak “en çok kazandıran” kategoriler açısından bakıldığında işin rengi değişiyor. Capital’in Türkiye ile dünyadaki kilo başı ihracat fiyatlarını kıyaslayan araştırması, birçok kategoride, oyun dışı kaldığımızı ortaya koyuyor. İhracatçı birliklerinden ve uzmanlardan alınan verilere göre Türkiye, bu yüksek değerli kategorilerde üretim yapmasına rağmen fiyat konusunda oldukça gerilerde. Araştırmaya dahil edilen 18 sektörün 13’ünde, en değerli kategoride dünya fiyatları, Türkiye’nin en az 2 katı. Bazı sektörlerde ise fiyatlar, Türkiye’nin 9-10 katına kadar çıkabiliyor. Peki Türkiye, neden dünya fiyatların gerisinde kalıyor? Daha da önemlisi Türkiyeli üreticiler, bu yarışa dahil olabilmek için ne yapmalı? 

TÜRKİYE’Yİ KATLAYANLAR

Kilo başı ihracat değeri açısından bakıldığında hububat, makine aksamları, çelik, mermer, tekstil gibi sektörlerde, en yüksek fiyatlı kategorilerde Türkiye, küresel rakiplerin oldukça gerisinde. Fiyat yarışında öne çıkan ülkeler ise Almanya, Japonya, Hollanda ve İtalya. Bu alandaki en çarpıcı örnek hububat sektöründe gözleniyor. Hububatta, hem Türkiye’de hem dünyada kilo başı ihracat değeri en yüksek kategori sebze tohumları. Fiyat, özellikle hibrid tohumlarda ciddi biçimde yükseliyor. Pazarın lideri ise Hollanda. Türkiye’nin sebze tohumu ihracatında kilo başı fiyatı 11,8 dolarken, Hollanda da tam 9,5 katına çıkarak 112,5 dolara ulaşıyor. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, “Sebze tohumlarında Hollanda lider konumda. Onu Japonya ile ABD izliyor” diyor. Makine ve aksamları sektöründe ihracat değeri en yüksek kategori büro makineleri. Bu kategoride Türkiye’nin kilo başı ihracatı 41,2 dolarken, Almanya’nın fiyatı Türkiye’nin tam 5,8 katı. Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, “Türkiye bütün ürün gruplarında üretim gücüne sahip. Ancak birim fiyatlarımız maalesef Almanya’ya kıyasla daha düşük” diyor. Çelik ve mobilyada da dünya pazarına hakim olan ülkelerdeki fiyatlar, Türkiye’yi en az üçe katlıyor. Örneğin, mobilyanın en değerli kategorisi olan oturma grupları, yatak odaları ve salon takımlarında Türkiye’nin kilo başı fiyatı 6 dolar civarında. Dünyadaki en yüksek fiyatlı rakipler olan İtalya ve Almanya’da ise fiyatlar 20 doları aşıyor. MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, “İtalya tasarım, Almanya ise mühendislik anlamında yaptıkları yatırımlarla mevcut durumlarına ulaşmış durumda” diyor. 

EN ZAYIF HALKALAR

Dünya genelinde yüksek ihracat değeriyle öne çıkan bazı kategorilerde ise Türkiye’nin ya çok zayıf olduğu ya da hiç söz sahibi olmadığı görülüyor. Bir anlamda “oyun dışı” kalınan bu kategorilerden bazıları çelik sektöründe. Çelikte dünya pazarında en yüksek fiyata sahip kategoriler paslanmaz çelik, levha, ağır profil ve dikişsiz boru. Ancak Türkiye bu alanlarda üretim yapmasına rağmen söz sahibi değil. Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, bunun nedenlerini şöyle açıklıyor: “Türkiye’nin çelik ihracatı kilogram başına ihracat değeri nispi olarak daha düşük ürünler üzerine yoğunlaşmış durumda. Daha yüksek fiyatlı vida/cıvata/somun, yassı kaplama, inşaat aksamı, alaşımlı yassı gibi ürünlerin üretimini gerçekleştirsek de bu ürün grupları genel ihracatımızdan istenilen kadar önemli bir pay alamıyor. Ayrıca kilogram başına fiyatı yüksek olan paslanmaz çelik, levha, ağır profil, dikişsiz boru gibi ürünlerde ise yeterli üretim gerçekleştirilmiyor.” Süt ürünlerinde de benzer bir durum söz konusu. Türkiye, en değerli segment olan parmesan grubunda söz sahibi değil. Teksüt Yönetim Kurulu Üyesi Arda Aksaray, “Parmesanın maliyeti yüksek ve tüketimi az olduğundan butik olarak kalıyor” diye konuşuyor. Çimentoda ise en değerli kategori, global piyasada tonu 350 doları bulan kalsiyum aluminat. Türkiye’nin bu kategoride üretimi var ama çok düşük. Dünya Çimento Birliği Başkanı Emir Adıgüzel, “Sektörümüzde kilogram başına en kârlı ürünler kalsiyum aluminat ve beyaz çimento/ klinker. Kalsiyum aluminat çimentosu bazında ülke olarak çok az bir pazar payına sahibiz. Beyaz çimento ve klinkerde ise söz sahibiyiz” diyor. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz