Radikal dönüşüm

Yaşanan değişimlere iş modelini dönüştürerek yanıt veren şirketlerin sayısında artış var...

11.08.2021 11:44:000
Paylaş Tweet Paylaş
Radikal dönüşüm

Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

 Dijitalleşme ve tüketici talebinin değişen etkisi de bu durumu tetikliyor. Şirketler evrilip dönüşürken genellikle faaliyet alanlarını da yeniden tanımlıyor. İpragaz LPG mutfak tüpü işiyle uğraşırken kendini enerji şirketi olarak konumlamış durumda. Turkcell, GSM operatörü olarak çıktığı serüvenine teknoloji şirketi olarak devam ediyor. İşbir Yatak ise artık kendini yatak satıcısı olarak değil, uyku deneyim merkezi olarak tanımlıyor.

Philips, 125 yıl hakim olduğu aydınlatma sektörünü başarılı bir stratejik transformasyonla bırakarak sağlık teknolojileri ve tıbbi sistemler şirketine dönüştü. Dell, EMC ile birleşmesinin ardından bilgisayar şirketi olmaktan çıkıp en büyük teknoloji şirketlerinden biri oldu ve değerini üçe katladı. Fotoğraf ve film sektöründe Kodak ile aynı kaderi paylaşmak üzereyken başarılı bir değişim ve dönüşüm gerçekleştiren Fujifilm ise sağlık sektöründe önleyici teşhis ve tedavi aşamalarında ürünler üretmeye başladı. Dönüşüm geçiren başarılı şirket örneklerine yeni dönemde de rastlanıyor. Çinli AIA Group sağlık sigortası alanından sonra yaptığı stratejik ortaklıklarla dev bir wellness şirketine dönüştü. Netflix, 1997 yılında online ortamda seçilen filmlerin müşterilere kargoyla yollanması fikriyle yola çıkmıştı. Şirket bugün teknoloji devleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bahçeşehir Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elif Yolbulan Okan, evrimlerini başarıyla gerçekleştirmiş bu tür örneklere bakıldığında ortak bazı özelliklerin ortaya çıktığını söylüyor ve “Öncelikle işletmelerin varoluş amaçlarını tüm paydaşları, doğayı, insanlığı ve geleceği içeren bir amaçla birlikte değerlendirdikleri ve güncelledikleri görülüyor. Ayrıca değişimi ve inovasyonu sadece birkaç yöneticiyle değil tüm departmanlar ve tüm paydaşlarla birlikte hayata geçiriyorlar” diye konuşuyor. 

TÜPÇÜLÜKTEN ENERJİ ŞİRKETİNE

Evrimleşen şirketlerin çoğunun bulundukları sektörlerdeki tüm alanlara hitap edecek şekilde faaliyet alanlarını dönüştürdüğü görülüyor. İpragaz, ilk kurulduğu günden bugüne önemli bir evrim sürecinden geçen şirketlerden... İpragaz CEO’su Eyüp Aratay, şirketin LPG’nin tüp ve yemek pişirmeyle başlayan daha sonra endüstriyel alana uzanan hikayesinin artık neredeyse enerjiye ihtiyaç duyulan tüm alanlara yayıldığını belirtiyor. Bugün ticari iş, endüstri, ulaşım, çiftçilik, kozmetik, enerji üretimi, yemek pişirme ve ısıtma dahil 1.000’i aşkın alanda LPG kullanımı olduğuna dikkat çeken Aratay, İpragaz’ın evrimini şöyle anlatıyor: “İpragaz, Türkiye LPG sektörünün ilk şirketi olarak hayatına başladı. Tüpçülükten enerji şirketine evrildik. 2005 yılında LNG, 2012 yılında elektrik ve 2013 yılı başında da açtığımız yeni nesil yakıt istasyonu GO ile enerji şirketine dönüşümümüzü tamamladık. Türkiye’de enerjinin 4 temel segmenti olan LPG, doğal gaz, elektrik ve akaryakıt alanlarında faaliyet gösteren tek şirket haline geldik.” Aratay, enerjideki dönüşümlerini tamamlamalarının ardından 2016-2017 döneminde başlattıkları dijitalleşme sürecini bitirmek istediklerini belirtiyor ve “Dijitalleşmede ikinci faza geçerek tedarik zincirinin daha dijital bir platforma taşınması ve tüm süreçlerin bütüncül bir şekilde dijital olarak takip edilebilmesi projelerimizi tamamlamak istiyoruz. 2040 yılında sattığımız tüm ürün ve hizmetleri biyo kökenli yakıtlardan sağlamayı hedefliyoruz” diyor. 

KÜRESEL ALANA AÇILDI 

Assan Foods bir salça üreticisinden bugün gıdanın en katma değerli alanlarından soslarda dünya çapında bir oyuncuya dönüştü. Assan Foods Genel Müdürü Hakan Koçoğlu, gıda sektöründe en belirgin evrilmenin temel ihtiyaçları karşılamanın ötesine geçip beklentileri karşılamaya çalışarak gerçekleştiğini söylüyor. Koçoğlu, “Tüketiciler, kendi hayat tarzlarına ve beğenilerine hitap eden, geleneksel içerikten daha fazlasını sunan ürünlerin beklentisi içinde ve bu da küresel gıda endüstrisinde sürekli ve hızlı bir değişimi gerekli kılıyor” diyor. Koçoğlu, şirketteki dönüşümü ise şöyle anlatıyor: “Assan Foods, domatesi işleyerek salça üretmek için kuruldu. Ancak müşterilerinden gelen talepleri değerlendirip, sektörün geleceğini de görerek, Ar-Ge yetenekleri, üretim gücü ve kalitesiyle katma değeri yüksek olan soslarda da dünya çapında önemli bir oyuncuya evrildi. Evrimin bir sonraki halkasında, beklentileri hızlı karşılayabilmek, çağımızın dinamiği haline gelen belirsizlikleri ve trendleri yönetebilmek daha da öne çıkacak. Bizim için bir sonraki aşamayı, tarıma dayalı gıda endüstrisinde hammadde sürdürülebilirliğinden ürün geliştirme ve üretim süreçlerine, her aşamada teknolojiyle değer katan, küresel ölçekte fikir önderi kuruluş ve özellikle katma değerli soslar kategorisinde küresel rekabetin önde gelen markalarından biri olmak olarak özetleyebilirim.” 

TEKNOLOJİ EVRİMLEŞTİRİYOR

Son dönemde dijitalleşmenin yanına pandemi de dönüşümü tetikleyici bir etken olarak eklendi. Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın, bu denli zorlu zamanlarda her sektörün evriminin bir nevi zorunlu hale geldiğini düşünüyor. Koşullara göre değişen yeni ihtiyaçların dinamizm yaratarak farklı adımların atılmasının <önünü açtığını belirtiyor ve ekliyor: “Online dünyayı deneyimlememiş işletmeler, e-ticarete başlamayı artık ayakta kalma adımı olarak görüyor. Zorunlu hale gelen dijitalleşmenin etkisiyle sosyalleşme alanında da önemli evrilmelere tanık olduk. Çalışma şeklinin, eğitim ve sağlık hizmetlerinin uzaktan olabildiğini gördük. Online TV ve online oyun endüstrisinde büyüme kaydedildi. Tüm bunlar farklı sektörlerde yaşanan gelişmelerin en önemli göstergesi.” Yalçın, Ericsson’un telgraf ve telefonla başlayan yolculuğunun bugün bambaşka bir hale dönüştüğünü anlatıyor ve şöyle devam ediyor: “Bugün dünyanın lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketlerinden biriyiz ve 5G teknolojisine önderlik ediyoruz. Yaklaşık iki yıl önce 6G çalışmalarına başladık ve dünyada 5G yerleşme aşamasındayken biz 6G üzerine yoğunlaştık. Bu noktada iş birliğine dayalı otomatikleştirilmiş fiziksel dünya, bağlantılı akıllı makineler ve Internet of Senses yani duyuların internetiyle limitsiz bağlantı, güvenli sistemler, bilişsel ağlar ve ağ bilgi işlem yapıları üzerine çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.”

SAĞLIKLI YAŞAM TALEBİ ETKİLİYOR 

Danone Türkiye Sütlü Ürünler Genel Müdürü Hisham Ezz El-Arab, gıdada sağlık trendiyle birlikte yaşanan evrime ve pandemi etkisine dikkat çekiyor. Ezz El-Arab, “Pandemiyle beraber gördük ki sağlık kaybettiğimizde aradığımız bir şey olmaktan çıkıp en önemli gündemimiz haline geldi. Aslında en büyük evrim burada. O yüzden birçok markada sağlıklı olmak adına günlük alışkanlıkları değiştirmekle ilgili inovasyonlar görüyoruz ve görmeye de devam edeceğiz” diyor. Danone’nin sütlü ürünler şirketi olarak başladığı hayatını sütlü atıştırmalıklar şirketi olarak sürdürdüğünü belirten Ezz El-Arab, “2015 yılı itibarıyla rotamızı sütlü atıştırmalıklar ve sağlıklı alternatiflerine çevirerek odağımıza tamamen bu kategoriyi aldık ve şirketimizde güçlü bir dönüşüm başlattık. Bunun temel nedenlerinden biri, çağımızın bilinçli yetişkinlerinin hem kendileri hem çocukları için daha sağlıklı alternatif arayışında olması” diyor. Yeni dönemdeyse tüketicilerin ürünlerden fonksiyonel fayda beklentisinin arttığını söyleyen Ezz El-Arab, “Örneğin, bağışıklık sistemini destekleyen ürünlere olan ilgi, bizim de ürün yelpazemizi farklı bir yönde geliştirmemize olanak sağladı” diyor. 

İKİ SEKTÖRDEKİ DÖNÜŞÜME DİKKAT 

Yeme-içme sektöründeyse sektörü değiştiren kavram teknolojiyle birlikte hız. Domino’s Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Ciritci, pizza şirketi olarak başladıkları hayatlarını pizza satan teknoloji şirketi olarak sürdürdüklerini ifade ediyor. Artık lezzetli ürün, iyi servis ve kaliteli bir imajla müşteri sürekliliğini sağlamanın çok zor olduğuna dikkat çeken Ciritci, “Müşteri, tüm dijital platformlardan restoran içinde ve evlere serviste sipariş verebilmek, kendine özel kampanyalara ulaşmak, farklı ödeme sistemleriyle ödeme yapmak, ürüne hızlı bir şekilde ulaşmak, beklentinin üzerinde ödüllendirilmek ve en ekonomiği almak istiyor” diye konuşuyor. Sensormatic CEO’su İsmail Uzelli, güvenlik sektöründe evrimi özellikle son dönemde paylaşım ekonomisi, hizmet olarak her şey, temassızlık ihtiyacı, otomasyon, bağlanabilirlik, nesnelerin interneti gibi trendlerin zorunlu kıldığını söylüyor. 27 yıl önce başta kayıp önleme olmak üzere güvenliğin temel alanlarına hizmet eden bir elektronik güvenlik şirketi olarak kurulan Sensormatic’in zamanla elektronik güvenlik entegratörüne evrildiğini belirtiyor. Uzelli, “Bugün 12 farklı sektörün güvenlik ihtiyacını akıllı önleyici güvenlik teknolojileriyle karşılayarak hizmet sağlayan bir iş ortağı konumuna geldik. Sensormatic’in evriminde bir sonraki adım riskleri kaynağında durdurmak olacak” diyor. 

PAYLAŞIM EKONOMİSİYLE DÖNÜŞTÜ

Önümüzdeki dönemde paylaşım ekonomisi ve otonom araç gelişiminin otomotiv sektörünü ve ulaşım altyapısını kökten değiştireceği düşünülüyor. Bu değişime bugünden hazırlanan şirketler de var. Garenta ve ikinciyeni.com Genel Müdürü Emre Ayyıldız, araç kiralama şirketi olarak kurulduklarını ancak tüketici trendleri ve dijitalleşmeyle evrildiklerini söylüyor. “Bugün her iş alanında, teknolojiyi daha etkin kullanan, çevre duyarlılığı artan, bütçe kontrolünü artıran, fayda odaklı bir müşteri profili oluştu” diyen Ayyıldız, Y ve Z kuşağının satın almak yerine ihtiyacı kadar kullanmayı tercih etmesiyle oluşan paylaşım ekonomisine dikkat çekiyor. Değişen bu tüketici davranışıyla birlikte kendilerinden artık kiralamanın ötesinde akıllı hizmetler, çözümler ve çevre duyarlılığı da beklendiğini söylüyor ve şöyle anlatıyor: “2018 yılının Eylül ayında hayata geçirdiğimiz MOOV markamızla Türkiye’de araç paylaşımı ekosistemini oluşturduk. 500 bine yakın üyesi bulunan ve 135 bine yakın ikinci el otomobilin satışını tam dijital altyapıyla gerçekleştirdiğimiz bir diğer markamız ikinciyeni.com ile de geçtiğimiz yıl kullanırken sat özelliğini hayata geçirerek sektörde bir ilki daha gerçekleştirdik. 2021 yılında ‘Fırsat Araçları’ seçeneğini geliştirdik ve araç paylaşımı sektöründe kitle kaynak kullanımını farklı bir seviyeye taşıdık. Otonom araçların gelişimi gelecekte yeni ulaşım konseptlerine ve fırsatlara yol açacak. Bağlanabilirlik ve mobilite trendleri doğrultusunda araç sahipliği de giderek azalacak.” 

SEKTÖR OLUŞTURANLAR

Yatak, uzun yıllar mobilyanın bir alt dalı olarak görüldü. Günümüzde ise yaşanan dönüşümle önemli cirolara ulaşan bir sektör haline geldi. İşbir Yatak Genel Müdürü Ahmet Tokeri de bu görüşte. Tokeri, Türkiye’de yatak sektöründe özel mağazacılığın öncülerinden olduklarını söylüyor, “Yatağın insan yaşamındaki kalitesi zamanla daha da anlaşıldı. Yatak yavaş yavaş mobilya sektörünün promosyonu algısından kurtularak başlı başına bir sektör haline geldi” diye konuşuyor. Türkiye’de sektörün oluşmasına öncülük ettiklerini ifade eden Tokeri, evrimin devam ettiğini, yatakta mağazacılık konseptinin teknolojinin değişimiyle birlikte orta ve uzun vadede uyku deneyim merkezlerine dönüştüğünü söylüyor. Tokeri, bugün İşbir mağazalarının bir deneyim merkezi haline geldiğini ifade ediyor. Çağrı merkezleri de sürekli evrim geçiren sektörlerden... Teleperformance Türkiye CEO’su Tülay Doğrular, çağrı merkezi olarak kurulduklarını ve zamanla bir markayla sorun yaşandığında aranılan yer olarak akla gelmeye başladıklarını söylüyor. Bugün çağrı merkezlerinin müşteri deneyim merkezlerine dönüştüğünü belirtiyor. Doğrular, 2019’da dış kaynak kullanımlı bütünleşik çok kanallı iletişim merkezinden müşteri deneyimi yönetiminde bütünleşik dijital iş hizmetleri sağlayıcısına dönüştüklerine dikkat çekiyor ve “Gerçek zamanlı iç görüler sağlayacak teknoloji ve veri analitiği gibi yeteneklere yatırım yapmak çok önemli. Dijital dönüşümün hızıyla birlikte önümüzdeki dönemde çok daha hızlı evrimleşeceğimizi düşünüyoruz” diyor. 

DİJİTAL DİSTRİBÜTÖRE DÖNÜŞTÜ

İş makineleri distribütörü olarak dünyada önemli bir şirket haline gelen Borusan CAT, bugün artık kendini dijital distribütör olarak tanımlıyor. Borusan CAT İcra Kurulu Başkanı Özgür Günaydın, “Genel ve ağır inşaat, madencilik, enerji ve ulaşım endüstrilerindeki geniş ürün yelpazemizin ve servis ağımızın ötesinde bizi bugünkü başarıya ulaştıran temel unsurlar, proaktif iş modelimiz ve dijitalleşme çalışmalarımız” diyor. Günaydın, nasıl evrimleştiklerini ve evrimin bir sonraki adımını şöyle anlatıyor: “İş alanımızda en büyük değeri satış sonrası süreç oluşturuyor. Bu alanda şirketler reaktif bir model izliyor. Borusan CAT olarak işlerimizi reaktif yaklaşımdan, müşterilerimizin işlerinde sürekliliği önceliğine alan proaktif bir yöne çevirdik. Birinci önceliğimiz, müşterilerimizin işlerinin sürekliliğini sağlayacak çözümler üretmek oldu. Pazara getirdiğimiz en büyük yenilik, yaklaşımımızda ortaya koyduğumuz bu dönüşüm oldu. Bir anlamda oyunu yeniden tanımladık. Borusan CAT’te dönüşümü farklı alanlarda başlatırken öncelikle iş sahalarının durmaksızın çalışmasını sağlamaya odaklandık. Bunun için arızaları önceden tespit etmeye yoğunlaşan bir iş modeli ortaya çıkardık. Önümüzdeki süreçte dijitalleşme çalışmalarımızı ve proaktif iş modelimizle müşteriye değer katan diğer ürün ve hizmetlerimizi artırmaya odaklanacağız. Bizim için yolun, dijital bir şirket olmak için atacağımız yeni adımlarla durmaksızın evrilmeye devam edeceğini söyleyebilirim.”


AKARYAKIT İSTASYONUYDU FİNTEK DE OLDU
EROL VARLIK AYTEMİZ GENEL MÜDÜRÜ

TEKNOLOJİ VE DİJİTAL ETKİSİ 
Dijital dönüşümü ve yüksek teknolojiyi tüketicilerimizin hayatını kolaylaştıracak şekilde ürün ve hizmetlerimizin tam odağına koyuyoruz. Türkiye genelinde en yaygın self servis uygulamasına sahibiz. Tüketicilerin istasyonlarımızda, kimseden yardım almadan, yakıt alımı, ödeme ve belgeleme işlemlerinin tamamını kendilerinin gerçekleştirmesine olanak sağlayan self servis hizmetimiz kullanıcılarına zaman ve bütçe tasarrufu sağlıyor. Bu servisi ülkemizde yaklaşık 100 istasyonda sunmayı başaran tek şirketiz.

ELEKTRİKLİ ARACA HIZLI ŞARJ İstasyonlarımızda elektrikli araçlar için hızlı şarj adaları kurduk ve sektördeki akaryakıt istasyonu kavramını bir adım daha öteye taşıyarak enerji istasyonu kavramını da literatüre kazandırdık. Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı bir raporda, elektrikli araçların, beraberinde mobilitenin, dijital finansal hizmetlerin ve yapay zekanın geleceğin ekonomilerini dönüştürme potansiyeline sahip olduğu açıklandı.

 FİNTEKE GİRDİ Bizim de ödeme sistemlerini geliştirerek yeni pencereler açmamız, gelişen finansal teknolojileri hizmetlerimize entegre etmemiz kaçınılmazdı. Vaay projesini hayata geçirdik. Aytemiz mobil uygulamamızı geliştirerek müşterilerimize sunduğumuz yeni bireysel elektronik ödeme sistemimiz Vaay ile temassız ve avantajlı yakıt alımı hizmeti sunuyoruz. Elektrikli araç çözümleri ve akıllı otomasyon teknolojileri uzun vadede sektörümüzde iş yapış biçimlerimizi önemli ölçüde değiştirecek.



“BEYAZ EŞYA DİJİTAL DÖNÜŞÜM EVRİMİ GEÇİRİYOR”
GÖKHAN SIĞIN BSH TÜRKİYE CEO’SU

KULLANICI ETKİLİYOR 
Dijitalleşmenin de etkisiyle sektörümüz bir dijital dönüşüm evrimi yaşıyor. Elbette, bu evrimi teknolojinin gelişmesi kadar, dünyanın içinde bulunduğu pandemi süreci de tetikliyor. Kullanıcıların tercih ve beklentileri de bu süreçte evrildi. Özellikle internet, mobil genişbant, akıllı telefonlar ve uygulamaların yaygınlaşması ve gelişmesiyle sektörümüzde bu evrimi yakından gözlemleyebiliyoruz.

TEMEL İŞLEVİN ÖTESİNDE 
Artık bir buzdolabının iyi soğutması ya da bir bulaşık makinesinin tabakları iyi yıkamasının ötesinde hijyenik olması, daha az enerji kullanması, çevre dostu olması ve en önemlisi kullanıcıyla iletişim kurması gibi beklentiler ön plana çıkıyor. Bu beklentilere yanıt verebilmenin yolu da tüm iş yapış süreçlerinde dijital dönüşümden geçiyor.

YENİ STRATEJİMİZ BSH Grubu olarak beyaz eşya ve elektrikli ev eşyaları üreten ve satan bir şirket olmanın yanı sıra kişiselleştirilmiş dijital işlev, hizmet ve içerikler sunan bir şirkete evrilmek istiyoruz. Tüm stratejimizi, bir donanım plus şirketi haline gelmek üzerine kurguladık. Home Connect ürünlerimizle müşterilerimize, yenilikçi, uçtan uca bir dijital deneyim sunuyoruz. Evrimin bundan sonraki halkasında geleceğin mutfaklarıyla karşılaşacağız. Dünyanın ilk robotik mutfak çözümü olan Moley, evrimin geleceğini şimdiden gösteriyor.



“TURKCELL’İN EVRİMİNDE YENİ HALKA 5G OLACAK”
MURAT ERKAN TURKCELL GENEL MÜDÜRÜ

SESTEN DATAYA T
urkcell’de dijital dönüşüm çok önce başladı. Sesli iletişim ve SMS’le başlayan süreç MMS, WAP, GPRS, EDGE, 3G ve 4.5G teknolojileriyle sürekli evrildi. Dijitalleşme alanında katlanarak artan veri boyutları baş döndüren hızla devam eden teknolojik dönüşümler, bu talebi karşılamak için gerekli altyapı yatırımlarının sürdürülmesi gibi başlıklar bizi her zaman dinamik ve proaktif bir şirket olmaya taşıdı.

TEKNOLOJİ DEVİNE DÖNÜŞÜM
1994 yılında GSM operatörü olarak yola çıktığımızda ülkemizin en iyi iletişim altyapısını kurmayı hedefledik ve kısa zaman içinde bu hedefe ulaştık. Bugün müşterilerimize bir operatörden çok daha fazlasını sunan bir teknoloji şirketi olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Odağımız dijitalleşme olunca, teknolojiyle dönüşmeye devam ediyoruz. “

 SIRADA NE VAR? 
Sırada, günlük yaşamda teknolojinin var olduğu her alana entegre olma hedefi var. Bugün mobil cihazlar sadece iletişim kurma aracı olarak değil, mobil ödeme, online alışveriş, finans ve bankacılık işlemleri, eğlence ve iş gibi birçok farklı alanda yepyeni bir anlam kazandı. Bundan sonraki süreçte sektördeki bir diğer önemli evrim halkası, 5G’ye geçişle birlikte gelişecek.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz