Sıçrama planları

Tüm sektörler büyüme peşinde...Ancak büyümenin mevcut iş yapış tarzları ve koşullarda kolay olmayacağı da aşikar...

10.10.2016 17:29:540
Paylaş Tweet Paylaş
Sıçrama planları
TURİZM NASIL BAŞA ÇIKACAK? 
Turizm sektörü, özellikle sınırlı sayıda pazara bağlı olmanın sıkıntılarını bugünlerde daha fazla yaşıyor. Rusya ile yaşanan politik kriz sektörün resort turizmi ayağındaki en büyük pazarını kaybetmesine neden oldu. Limak Turizm Grubu Başkanı Kaan Kavaloğlu da turizm sektörünün sadece iki pazara bağımlı kalmasının sonuçlarıyla zor bir şekilde yüzleştiklerini belirtiyor. “Rusya ile yaşadığımız uçak krizi ve Avrupa ile yüz yüze kaldığımız siyasi kriz, Rusya pazarını neredeyse tamamen kaybetmemize Batı Avrupa pazarının ise yüzde 30 düşmesine sebep oldu” diyor. Son 10 yıldaki tüm kazanımların neredeyse bu iki pazardan elde ettiklerini ifade eden Kavaloğlu “Kârlılık oranlarımız uzun süre 2014- 2015 rakamlarına ulaşamayacak” diye konuşuyor.
Bu durum turizmcileri yeni pazarlar bulmaya ve daha düşük ölçekli pazarlarını büyütmeye itmiş durumda. Yüzünü Ortadoğu ve doğuya yönelten sektör, bu pazarları büyütmeye çalışıyor. Kavaloğlu, bu noktadaki beklentilerine ilişkin şöyle konuşuyor: “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından arz talep dengesinin oturabilmesi için en az 3 yıl yeni otel yatırımlarına belirli bölgelerde izin verilmemesini istiyoruz. Tüm bunlar yapılırsa 2016 yılında yüzde 50 azalacak olan kârlılıklarımız 2017 yılında yüzde 30 azalır.” Özdoğan Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ali Özdoğan ise sektörün nasıl gelişeceğine dair şunları söylüyor: “Turizm tesisleri yüzde 95 yerli girdiyle, yüzde 100’e yakın yabancı döviz girdisi sağladıkları düşünülürse ihracatçı sayılmalı ve ilgili teşviklerden yararlandırılmalıdır. Turizm alanlarında altyapı eksikleri tamamlanmalı, çevre ve sürdürülebilirlik ile ilgili dünyada ses getirecek projeler devreye sokulmalı. Tanıtımda klasik yöntemlerin dışına çıkılarak ülkemizin farklı değerlerini konu alan dünya çapında porejeksiyonlar yapılmalı, lobicilik ve uluslararası kulis faaliyetlerine önem verilmelidir. Uluslararası ses getirecek etkinlikler yapılmalıdır. Kapasite artışları daha planlı ve sınırlı yapılmalıdır. Sektör vergisel sıkıntılardan arındırılmalıdır.”


“İNŞAAT VE BORU SEKTÖRÜNÜN İHTİYAÇLARI”

İnşaat malzemeleri sanayicileri 2023 yılına kadar 20 milyar dolar seviyelerinde olan ihracatlarını 2-3 katına çıkarmayı istiyor. Bu isteğin bir hayal olmadığını belirten İMSAD Başkanı Fethi Hinginar, “İnşaat malzemesi sektörünü yarınlara AR-GE ve inovasyon taşıyacak. Sürdürülebilir gelişim, yenilikçilik ve AR-GE çalışmalarının payının artması, yenilikçi ürünlerin teknik onayı, nanoteknolojik çalışmalar sektöre ivme kazandıracak” diyor. Çelik Boru sektörü 2015’te 4,5 milyon ton üretim ve 1,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek Avrupa ülkeleri içinde en üst sırada yer aldı. Borusan Mannesmann Genel Müdürü Semih Özmen sektörün daha da ilerlemesi için yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor: “En kritik faktör, borunun hammaddesi olan sıcak sacın uygun koşullarda temin edilmesi. Yerli sıcak sac imalatında hammadde ihtiyacı ithalatla karşılanıyor. Bazı özel alaşımlı saçlar ithalat ediliyor. Bu yüzden ithal hammaddeye uygulanan yüzde 9 oranında gümrük vergisinin kaldırılması çok önemlidir.” Özmen, hurdadan üretim yapan tesislerin cevherden üretime geçişleri sağlanmadan, ülkemizin rekabetçi olmasının mümkün olmadığının altını çiziyor. Özmen şöyle devam ediyor: “Avrupa ve Kuzey Amerika ülke pazarlarına girebilmek için gelişmiş üretim teknolojisine sahip makinalar, odağına müşteriyi konumlandırmış iş süreçleri ve yeni ürün AR-GE’sine adanmış insan kaynağı.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz