Tamamen açık mı?

Uzmanlar ve CEO’lar, “açık kapı politikasını” yeniden gözden geçiriyor.

1.06.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Tamamen açık mı?


DHL Express Türkiye CEO’su Markus Reckling, “Telefon açarak, e-mail atarak veya randevu alarak bana kolaylıkla ulaşabilirler” diyor ve devam ediyor: “Ayrıca düzenli olarak tüm çalışanlarımızla bir araya geldiğim toplantılar düzenliyoruz, ‘Markus Cevaplıyor’ diye bir uygulamamız var. Bu uygulamayla çalışanlarımız her konuda istediği zaman bana somlarını yöneltebiliyor.”

STEVE JOBS'UN ÖRNEK STRATEJİSİ
Steve Jobs’un hayatını yazan Aspen Institute’ın CEO’su olan Walter Isaacson, kitabında Apple’ın yaratıcısının “açık kapı” stratejisini şu sözlerle aktarıyordu:
ÜZ YÜZE İLETİŞİM

Jobs daima yüz yüze yapılan toplantıları tercih ederdi. Bana, “Ağlarla örülü çağımızda fikirlerin e-postalar ve iChat ile geliştirilebileceğine dair yaygın bir inanış var. Bu çılgınlık. Asıl yaratıcılık, kendiliğinden yapılan toplantılardan ve rastgele tartışmalardan çıkar. Birine denk gelirsiniz, ne yaptığını sorarsınız ve ‘Vay canına!’ dersiniz ve o anda çeşit çeşit fikirler kafanızda fokurdamaya başlar” demişti.
PIXAR ÖRNEĞİ
Plansız karşılaşmaları ve işbirliklerini teşvik etmek için Pixar binasının tasarımını bizzat kendisi yaptırtmıştı. “Şayet bir bina bu dediklerimi cesaretlendirmiyorsa, o zaman tesadüfen ortaya dökülebilecek çok sayıda inovasyon ve hayal gücünden mahrum kalırsınız. İşte bu yüzden biz bu binayı, insanları kendi çalışma odalarından dışarı çıkaracak ve aksi halde asla karşılaşmayacakları insanlarla merkezi bir avluda birbirlerine karışacak şekilde tasarladık” demişti.
BİNALAR DA UYGUN OLMALI
Ön kapılar ve merdivenler ile koridorların hepsi bu avluya açılıyor; kafeteryalar ve posta kutuları da orada; konferans salonlarında bu avluyu görebileceğiniz pencereler var; içinde 600-kişilik bir sinema salonu ile iki küçük gösteri odası var. Lasseter, “Steve’in teorisi daha ilk günden işe yaramıştı. Orada sürekli olarak aylardır görmediğim insanlara denk geliyordum. Bunun kadar işbirliğini ve yaratıcılığı destekleyen bir binayı hayatımda görmedim” diyor.
RESMİ SUNUMU SEVMEZDİ
Jobs resmi sunumlardan nefret ederdi. Oysa pervasızca yüz yüze yapılan toplantılara bayılırdı. Resmi ajandada yer almayan fikirleri tartışmak için haftada bir üst düzey yönetici ekibini bir araya getirir ve her çarşamba öğleden sonrasını aynısını pazarlama ve reklam ekipleriyle yapmaya ayırırdı. Burada slayt gösterileri yapmak yasaktı. ‘Ben onlardan gereksiz slaytlar göstermeleri yerine sorunun kendisiyle ilgilenmelerini ve masada diğerleriyle onu yüz yüze tartışmalarını istiyorum. Ne konuştuğunu bilen insanların PowerPoint sunumlarına hiç ihtiyacı olmaz” derdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz