Tehlikeli rakamlar

Birçok sektör bugün iş yapmakta zorlanıyor...

12 ARALIK, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Tehlikeli rakamlar

Nilüfer Gözütok Ünal

[email protected]

Son birkaç ayda ekonomide büyüme hızı düştü, enflasyon arttı, yükselen döviz kurları şirketlerin borçluluk seviyesini yukarı çekti, değişen finansal dengeler vadelerin uzamasına ve iş yapış süreçlerinin sekteye uğramasına neden oldu. Önümüzdeki yıl da büyüme hızının düşmeye devam etmesi bekleniyor. Enflasyondaki tırmanış sürerken, kurların hala istenen seviyeye gerilememiş olması üretim maliyetlerini artırmaya devam ediyor. Bu tablo da tüm sektörleri kaygılandırıyor. Ancak mevcut durumla mücadele eden sektörlerin asıl kaygısı bir sonraki adımda işlerin daha da kötüye gidip gitmeyeceği... Her sektör için iş yapmayı daha da zorlaştıracak kritik rakamlar söz konusu. Örneğin otomotiv sektörü için önümüzdeki yıl pazardaki satışların 250 binin altına düşmesi kötü senaryonun da ötesinde bir durum yaratacak. Sıfır araç pazarı birkaç yıldır 950 bin adetlerde iken bu yıl pazarın döviz krizi ve tetiklenen faiz artışlarıyla ciddi bir dip yaptığını dile getiren Okar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı ve OYDER Yüksek İştişare Kurulu Üyesi Sami Nacaroğlu, “Pazar yüzde 70’e yakın oranda daralmaya gitti. Gelecek yıl iyi beklenti 400 bin adet, kötü beklenti ise 250 bin adet. Ama 250 binin altına düşülürse bu, sektör için çok kötü olur” diyor. Beyaz eşya sektörü de bu yıl yurt içinde yüzde 20-25 arasında daraldı. Buradaki sıkıntının daralmanın sürekli olmaması olduğunu dile getiren Farel AŞ Genel Müdürü Haluk Akçalı, haftalar arasında yaşanan adet dalgalanmasının verimli üretimi engellediğini söylüyor. Akçalı’ya göre önümüzdeki süreçte yurt içi pazardaki daralmanın yüzde 30 sınırını aşması da önemli bir sıkıntı oluşturacak. 

4 SEKTÖRDE NELER OLUYOR?

Sadece pazar daralması değil, kârlılıktaki ve kapasitelerdeki düşüşün devam etmesi de sektörlerin en büyük korkusu. Mobilya sektörü brüt kârlılığın yüzde 20’lerin altına düşmesinden endişe ediyor. Brüt kârlılığın 10 yıl önce yüzde 40’ın, 5 yıl önce de yüzde 30’un üzerinde olduğunu hatırlatan MOBSAD (Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği) Başkanı Nuri Gürcan, bugün yüzde 20’lere yaklaşıldığını söylüyor. “Brüt kârlılık yüzde 20’nin altına inince alarm zilleri çalar” diyor. Kimya sektöründe de kapasiteler alarm veriyor. Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD) Başkanı Haluk Erceber, kapasitelerin bu yıl temmuz ayından sonra belirgin düşüş gösterdiğini kaydediyor ve ekliyor: “Kapasite kullanım oranı, kimyasalların üretimi sektöründe yüzde 83,89’dan yüzde 79,13’e, kauçuk ve plastik sektöründe ise yüzde 76,16’dan yüzde 72,6’ya geriledi. Üretimin yavaşlama oranı kapasite kullanımında yüzde 70-75 olup yüzde 60-70 aralığı ise ciddi durgunluk olarak değerlendirilebilir.” Çelik sektöründe kredi faizleri işi azaltıcı önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Hasçelik Yönetim Kurulu Başkanı Naci Faydasıçok, “Bugün TL kredi faizleri yüzde 32- 38 arasında ama erişim kısıtlı. Yüzde 30- 31’den fazla olan kredi faizleri olmamalı” diyor. Yem sektöründe de talep düşüşü sektörü endişelendiriyor. Talepte yüzde 30 civarı bir düşüşle karşılaştıklarını belirten Matlı Genel Müdürü Önder Matlı, talepte yine yüzde 30 düşüşün sektörü bir çıkmaza sokabileceğini ifade ediyor. Hazır giyimde 4,5 TL’nin üzerindeki dolar kuru kârlılıklara zarar veriyor. Faik Sönmez Genel Müdürü Mete Sönmez, yüzde 15 kârlılığı yakalamanın sağlıklı büyüme için önemli olduğunun altını çiziyor, “Zor zamanlarda bu rakam yüzde 10’lara kadar geçici olarak tolere edilebilir” diyor. Ayakkabı sektöründe de yüksek faizler ve dolar kuru tüm oyuncuları negatif etkiliyor. Elle Shoes CEO’su Mete Akar, dolar kurunun 6,5 TL ve üzeri olması, yıllık faiz oranının yüzde 20’ye çıkmasının çok riskli olduğunu ifade ediyor. 

STOK ARTIŞININ ETKİSİ

Öte yandan birçok sektör korktuğu rakamlarla yüzleşiyor. İlaç, medikal ve kozmetik kişisel bakım sektörlerinde faaliyet gösteren Kurtsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aylin Kurt, “Özellikle ilaç şirketimizde devletin belirlediği 2,70’lik Euro kuruyla fiyat alırken, 6,60 TL ile hammaddelerin ithalatını yapmak çok zor” diyor ve ekliyor: “Kârlılık dibe vurmuş durumda.” Vadelerde ve kârlılık konusunda tıkanıklık yaşayan züccaciye sektöründe de kâr marjları son 5 yılın en düşük seviyesinde seyrediyor. “Bugünün maliyetleri üzerinden kârlılık yüzde 15-20 ile en alt seviyede ve sınırda” diyen ZÜCDER Başkanı İsmail Erdoğan, sektör olarak daha fazla fedakârlık yapılmasının mümkün olmadığını ifade ediyor. Traktör sektöründe endişe verici en kritik gösterge stok miktarı. Erkunt Traktör Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Erkunt, üreticiler 3 aylık talepten fazlasını stok olarak taşımaya başlarsa bu durumun tehlikeli olduğunu ama üreticilerdeki ve bayilerdeki stokların 4 aylık üretimi geçmesi durumunda artık üretimi durdurmak gerektiğini dile getiriyor. “Bugünkü durumda ise maalesef herkesin elinde 7-8 aylık stok var” diye konuşuyor. Lojistik sektöründe de boş dönen araçların oranı kritik seviyeyi geçmiş durumda. Ekol Türkiye Ülke Müdürü Murat Kavrar, Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin verilerine göre boş dönen araçların oranının yüzde 35’lerin üzerine çıktığını söylüyor. “Gerçek verimlilikten bahsedebilmemiz için bu rakam geçen yılın seviyesi olan yüzde 10’un altına düşmemeli” diyor. 

SEKTÖRÜ ZORLAYAN YÜKLER

Peki sektör yetkilileri endişe verici rakamların gerçek olması halinde ne olacağını düşünüyor? Matlı Genel Müdürü Önder Matlı, talepte yeniden yüzde 30’luk bir düşüş sonrasında sektörün karşılaşacağı durumu şöyle açıklıyor: “Zaten yüksek kredi maliyetlerine katlanmak zorunda kalan sektör direkt olmasa da süt ve et piyasasında batan şirketlerin getireceği yükleri taşıyamayıp daha da zorlanacak. Kârsızlık problemi yaşayan sektörün bu dalgaları göğüslemesi mümkün değil.” Kurtsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aylin Kurt, devlete 2,70 Euro kuruyla satış yapmanın sürdürülebilir olmadığına dikkat çekiyor. “Ar-Ge’nin çok önemli olduğu ilaç sektöründe şu anda şirketler Ar-Ge yapamaz duruma geldi” diye konuşuyor. MOBSAD Başkanı Nuri Gürcan, brüt kârın yüzde 20’nin altına düşmesiyle çoğunluğu KOBİ ölçeğinde olan şirketlerin kapanma ya da birleşme baskısıyla karşı karşıya kalacağını söylüyor. ZÜCDER Başkanı İsmail Erdoğan, züccaciye sektöründe de kârlılığın yüzde 15’in altına düşmesi durumunda perakende ayağında sektörde bir küçülme, mağazalaşma sayısında azalma olacağını ifade ediyor. Traktör sektöründe stokların satılabilenin çok üzerinde artması karşısında nakit akışında sıkıntılar bekleniyor. Zeynep Erkunt, bunun özellikle bayi tarafında iflasa sürüklenme anlamına geldiğini belirtiyor, “Kapasite kullanımının yüzde 40’ın altına düşmesi de kadro fazlasını ortaya çıkarır. Devlet kısa çalışma gibi çözüm sağlayacak önlem almazsa işten çıkarılma kaçınılmaz olur” diyor. Securitas Ülke Başkanı Murat Kösereisoğlu, tahsilatların gecikmesinin güçlü bilançoları olmayan şirketleri zor durumda bırakacağını söylüyor. “Batıkların yaşanması zincirleme bir problem yaratabilir” diye ekliyor. 

ENDİŞELENDİREN SONUÇLAR

Otokoç Genel Müdürü Görgün Özdemir, endişe verici rakamların otomotiv sektörü için zaten ortaya çıktığını söylüyor. “Pazar eylül ayında yüzde 68 daraldı. Bu tablo bu şekilde devam edecek olursa 100 adede yakın yetkili satıcı bir showroom’u açmak için gerekli masrafları karşılamayacak duruma gelebilir” diyor. Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk de ihracatta Euro kurunun kârlı olmaktan çıkmasıyla birlikte, artan kredi maliyeti ve diğer maliyetler nedeniyle şirketlerin nakit akışının sürdürülemez hale gelebileceğini dile getiriyor. Hasçelik Yönetim Kurulu Başkanı Naci Faydasıçok, kredi faizlerindeki artışla birlikte küçülmenin kaçınılmaz hale geleceğini ifade ediyor. Elle Shoes CEO’su Mete Akar, dolar kurunun 6,50 seviyesine gelmesiyle birlikte ayakkabı üretiminin imkansız hale gelebileceğini söylüyor. “Sektör bloke olabilir ve konkordato talepleri artabilir” diye konuşuyor. Lila Group Genel Müdürü Alp Öğücü, temizlik kağıdı fiyatlarındaki yeni artışların kapasite kullanımını düşüreceğini, sektörde birçok şirketin zarar görüp küçülmesine neden olacağını anlatıyor. Farel Genel Müdürü Haluk Akçalı, beyaz eşyada pazar daralmasının yüzde 30’u aşması durumunda verim kaybı olacağını, tüm bunların da şirketlerin toplam rekabetçiliğine ciddi zarar vereceğini dile getiriyor. Unico Sigorta CEO’su Cenk Tabakoğlu, döviz kurundaki artışla birlikte kasko ve zorunlu trafik sigortası maliyetleri içinde yer alan yedek parça maliyetlerinin arttığını, bu durumun sektörün kârlılığı için önemli baskı oluşturduğunu ifade ediyor. Ekol Türkiye Ülke Müdürü Murat Kavrar da boş dönen araç yüzdesinin normal seviyelere dönmemesi durumunda sürdürülebilir bir hizmet sunma şansının kalmayacağına dikkat çekiyor, “Yıllardır düşen kâr marjı nedeniyle zaten zayıf sermaye yapısı olan lojistik sektöründe kapanmalar ve küçülmeler hızla artarak piyasa daha da rekabetçi olan yabancı plakalı araçların kontrolüne girecektir” diyor. 

B PLANINDA NE VAR?

Korkulan tablonun hayata geçmemesi ya da etkilerinin azaltılması için şirketler ve sektörlerin B planı hazır. Otokoç Genel Müdürü Görgün Özdemir, bu ortamda zorunlu ve yatırımlar dışındaki harcamaları yapmadıklarını söylüyor. “Stoklarımızı minimum seviyede tutmaya çalışıyoruz, alacaklarımızı öncü göstergelerle çok yakından takip ediyoruz” diyor. Kimya sektörü ithal ikame üretimiyle kur baskısını hafifletmeye çalışıyor. Sianji Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır, turizm sektörünün karşılaşacağı zorluklardan kaçınmak için sezonu 12 aya çıkardığına dikkat çekiyor. Çakır, “Tesisi 8 ay para kazanabilir hale getirdik. Şimdi sağlık turizmini ön plana alacağız” diyor. Zeynep Erkunt, bugün itibarıyla uygulanabilecek en sağlıklı B planının ihracatı artırmaya çalışmak olduğunu ifade ediyor. Cenk Tabakoğlu, döviz bazlı maliyetlerindeki artışı “hedge” etmeye yönelik yatırım politikaları benimsediklerini belirtiyor. İnşaat malzemeleri sektörü adına konuşan İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan ise ihracat pazarlarına odaklanmanın, stokları minimize ederek nakit pozisyonu güçlendirmenin önemli bir önlem olduğunu söylüyor, “Aynı zamanda finansal riskten korunmak için teminatların artırılması, vadelerin düşürülmesi gibi önlemler de sektörün risklerini en aza indirecektir” diyor. 

KONTROLLÜ KÜÇÜLME GÜNDEMDE 

Sektörlerin bazıları ise şimdiden kontrollü küçülmeye gideceklerinin sinyallerini veriyor. Elle Shoes CEO’su Mete Akar, B planlarının öncelikle kontrollü küçülme olduğunu belirtiyor, ihracatla hacmi artırmanın da en önemli stratejileri olacağını söylüyor. Sami Nacaroğlu da tüm sektör oyuncuları olarak küçülme planları yaptıklarını ifade ediyor. “Bir kısım sektör mensupları bekleyelim görelim diye düşündü ancak düzelmeyle ilgili hiç ışık görülmüyor” diyor. Önder Matlı, stokları düşürerek stok maliyetlerini azaltmaya çalıştıklarını anlatıyor, “Gelecekte sektörümüzde ciddi bir konsolidasyonun yaşanacağını öngörerek hazırlıklarımızı yapmaya çalışıyoruz” diyor. Sabri Ünlütürk, uzun süredir katma değerli ürün üretmek için uğraştıklarını ve marjlarını koruduklarını belirtiyor, “Ayrıca nakit akışı bu dönemde en öncelikli konumuz” diye konuşuyor. Lila Group ise yeni pazarlara açılmaya ve mevcut yurt dışı müşterileriyle bağlarını kuvvetlendirecek adımlar atmaya gayret gösteriyor.


“RASYONEL BOYUTTA İYİLEŞTİRME YAPILMALI”
ÜMİT KARAARSLAN / SUZUKİ TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

YÜZDE 70 DÜŞÜŞ
Pazarda geçen yıla göre yüzde 70 düşüş var. Otomobil kredi maliyetleri de yüzde 1,6’dan 2,40’a çıkarken bankaların kredi plasmanları da daralınca çifte etki oldu. Bu durumun 2019 ve 2020’yi etkilememesi için vergilerde rasyonel boyutta iyileştirme yapılmalı, kredi maliyetleri iyileştirilmeli, yatırım ortamının iyileştirilmesi için yapısal önlemler alınmalı.
MÜŞTERİ ODAKLI AKTİVİTE Bu dönemde şirket olarak nakit akışını sağlamak, dağıtım kanalımız olan bayilerle birlikte etkin iletişimle mevcudu korumak adına kur riski önlemleri, müşteri memnuniyeti ve bağlılığa odaklı aktiviteleri yürütmeye çalışıyoruz.



“KAZANIMLARI KAYBETME TEHLİKESİ”
NURİ ÖZTAŞKIN MOSDER BAŞKANI

“KÜÇÜLME DEVAM ETTİ”
İlk 9 ayda sektörde küçülme devam etti. Hammadde zamlarında da yüzde 50’lik artış sektörü tüm kazanımlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Buna ek olarak yakın pazarlarımızın kapanması sektörümüz için endişe verici rakamların oluşmasına yol açtı.
TELAFİ YÖNTEMİ İç pazardaki daralmayı ve taleplerin ertelenmesiyle birlikte azalan satışları Amerika ve Çin gibi uzak pazarlara açılarak telafi etmeyi hedefliyoruz. Uzak pazarlara açılabilmek için kaliteli ve tasarımsal yönüyle öne çıkan ürünler sunmalıyız. 2017 yılında uygulanan ve yaklaşık 8 ay süren KDV indirimi sektörümüze can suyu olmuştu. KDV indiriminin yeniden gündeme alınmasıyla mobilya sektöründeki küçülmenin önüne geçileceğini düşünüyoruz.



“YURT DIŞI HİZMETLERE AĞIRLIK VERİLİYOR”
MİTHAT YENİGÜN / TÜRKİYE MÜTEAHHİTLER BİRLİĞİ BAŞKANI

HIZLI ARTIŞLAR 
Son dönemde inşaat malzemeleri, enerji fiyatları ve döviz kurunda yaşanan hızlı artışlar, inşaat sektörünü önemli oranda etkiliyor. Yapım işlerinde ağırlıklı olarak kullanılan çimento, boru, akaryakıt, demir gibi malzeme fiyatlarında özellikle son iki yıldır yaşanan öngörülmesi mümkün olmayacak denli yüksek artışlarla kurlardaki ciddi yükseliş ve petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle inşaat şirketleri zorluklar yaşıyor.
ALTERNATİF Sektörümüz, iç pazardaki bu sıkıntılı döneme alternatif olarak, uluslararası enerji fiyatlarındaki yükseliş ivmesini bir avantaj olarak kullanabilmek amacıyla yurt dışı müteahhitlik hizmetlerine daha fazla ağırlık vermeye başladı. Belirgin düzeyde artış ivmesi kazanan enerji fiyatları ve Sahra Altı Afrika başta olmak üzere potansiyel pazarlardaki fırsatlar göz önüne alındığında yıl sonunda yeni iş tutarının yeniden 20 milyar dolar bandına ulaşması bekleniyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.