Tek lider!

Avantajları konusunda herkes ortak görüşte. Hızlı karar alma, tek lider modelinin en büyük artılarından biri. Özellikle kriz dönemlerinde çok da işe yarıyor...

26.11.2021 11:39:000
Paylaş Tweet Paylaş
Tek lider!

Ayçe Tarcan Aksakal

atarcan@capital.com.tr

. Ancak uzun vadede bu model güç kirlenmesi yaratıyor. Şirketin kaderini tek kişinin sırtına yüklemeyi uzmanlar sürdürülebilir bulmuyor. Bu görüşün temelinde ise günlük işlere boğulan kaptanın fırsatları kaçırabileceği gerçeği yatıyor. Buna rağmen dünyada Bank of America, American Airlines, Johnson & Johnson gibi önemli şirketlerle Türkiye’den Doğuş Holding, Kale Grubu gibi büyük gruplarda “güçler birliği” devam ediyor.

ABD’de 2005 yılında S&P 500 şirketlerinin sadece yüzde 30’unda yönetim kurulu başkanı ve CEO rolleri ayrıydı. 2019’da ise en büyük 500 Amerikan şirketinde CEO ve yönetim kurulu başkanı pozisyonunu ayıran şirket oranı yüzde 50’ye yükseldi. Ancak hala Bank of America, American Airlines, Johnson & Johnson gibi Amerikan’ın en büyük şirketlerinde yönetim kurulu başkanı ve CEO pozisyonları tek kişide. Bank of America’da yönetim kurulu başkanı olan Brian Moynihan, aynı zamanda icranın da başında ve bankanın dünya genelindeki 200 binden fazla çalışanına liderlik ediyor. 2013 yılında American Airlines’ın başına geçen William Douglas Parker ise şirkette hem CEO hem yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıyor. En eski ve en prestijli Amerikan şirketi Johnson&Johnson’ın en büyük hissedarlarından Alex Gorsky, 2012 yılında şirketin CEO’su oldu. 9,5 yıldır hem CEO hem yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıyor. Türkiye’de de hala şirket yönetimde güçler ayrılığı prensibini benimsemeyen çok sayıda büyük ve kurumsal grup var. Bunlarda yönetim kurulu başkanı, CEO veya genel müdür pozisyonları aynı kişi tarafından yürütülüyor. Yani başkan ve CEO aynı kişi… Uzmanlara göre bu durumun en önemli nedeni, aile şirketlerinin çoğunlukta olmasından kaynaklanıyor. Güçler ayrılığı prensibinin benimsenmediği modelin en önemli avantajı, hızlı karar almayı kolaylaştırması ve şirketin büyümesini olumlu yönde etkilemesi. Dezavantajları ise oldukça fazla. En önemlisi de koskoca bir şirketin kaderini tek bir kişinin eline bırakmak. 

BİR KİŞİLİK YÖNETİM 

Jeff Bezos, Amazon’u 1994 yılında kurdu. Uzun yıllar kendi kurduğu şirkette yönetim kurulu başkanı ve CEO olarak görev yaptı. Bezos, geçtiğimiz temmuz ayında CEO’luk görevini bırakacağını ve şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görev yapacağını açıkladı. CEO’luğu Andy Jassy’e bırakan Bezos, böylece şirketinin günlük yönetiminde daha az rol almayı tercih etti. Türkiye’de daha çok aile şirketleri ve daha küçük şirketlerde CEO ve yönetim kurulu başkanının aynı kişi olduğu durumlar yaşansa da son yıllarda büyük grup ve holdinglerde de güçler ayrılığı prensibinin benimsenmediği yönetim modeli görülüyor. Doğuş Grubu’nun 20 yıldan bu yana yönetim kurulu başkanlığını yapan Ferit Şahenk, 2 yıldan bu yana bu görevinin yanında CEO’luk görevi de yürütüyor. Doğuş Grubu’nda eski CEO Hüsnü Akhan ise yönetim kurulu başkan vekilli olarak görev yapıyor. Türkiye’deki şirketlerin neredeyse tamamının aile şirketi olduğunu söyleyen Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, “Kontrolü elinde bulunduran hissedarlar, çoğu zaman şirketin icrasında da tam belirleyici olmak istiyor” diyor. 

HANGİ ŞİRKETLER?

Doğuş Grubu dışında bugün bünyesindeki 19 şirkette 5 binden fazla kişinin çalıştığı Kale Grubu da tek lider modeliyle yönetiliyor. Ailenin ikinci kuşağı Zeynep Bodur Okyay, 207 milyon dolar ihracatıyla Anadolu’nun en büyük holdinglerinden Kale Grubu’nda hem CEO hem yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıyor. Grubunu yapı ürünleriyle yenilikçi büyüme alanı savunma ve havacılık ekseninde büyüten Okyay, “Türkiye’deki büyük holdinglerde genel trend işin başına aileden tek bir lideri seçmek” diyor. Yönetim kurulu başkanının aynı zamanda icradan da sorumlu olduğu yönetim modeline Erkurt Holding’den MLP Care’e, Ünlu&Co’dan Faik Sönmez’e kadar Türkiye’nin önde gruplarında da rastlanmak mümkün. MLP Care’de Muharrem Usta her iki görevi birlikte yürütürken Ünlü&Co’da Mahmut Ünlü, 9 yıldır yönetim kurulu başkanı ve CEO. Türkiye’nin önde gelen ankastre üreticilerinden Silverline’ın kurucusu Mustafa Laçin de kendi kurduğu şirketinin hem başkanı hem CEO’su olarak görev yapıyor. Cotton Box Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Nuri Turgut, yönetimde güçler ayrılığını benimsemelerinin en önemli nedeninin yurt içi ve dışındaki güçlü rakiplerine karşı daha hızlı hareket etmek olduğunu belirtiyor. Tek kişi yönetimin getirdiği risklere karşı en büyük şansının fikrini özgürce savunan yönetim kuruluna sahip olması olduğunu söyleyen Turgut, mevcut yönetim modelleri sayesinde sahayı anlık olarak okuyup çok seri pozisyon aldıklarını ifade ediyor. Turgut, “Yönetim kurulu başkanı ve CEO pozisyonlarını ayırmak için global ölçekte belli bir büyüklüğe erişmek ve buna göre yapıyı oluşturmak gerekiyor” diyor. 

GÜVEN SORUNU 

Şirkette yönetim kurulu başkanıyla CEO ya da genel müdürün aynı kişi olduğu durumlara kriz dönemlerinde daha çok rastlanıyor. Yönetim danışmanları, krizlerin patronun CEO’larla ilgili kaygısını artırdığını, bunun güven ve uyum VİZYON konularının daha fazla önem kazanmasına yol açtığını belirtiyor. Assessment Systems CEO’su Levent Sevinç, bazı patronların kriz yönetimi gerektiren dönemlerde olası tüm riskleri kendileri alıp hata yapmadan süreci tamamlamayı tercih ettiğini belirtiyor. Yönetim kurulu başkanıyla şirket CEO’sunun aynı olduğu yönetim modellerine daha çok kriz ve geçiş dönemlerinde rastlandığını belirten Management Centre Türkiye CEO’su Tanyer Sönmezer, şirketlerin yaşadığı zor zamanlarda hissedarların icraat bütünlüğü için bu yola başvurabildiğini söylüyor. Yönetim kurulu başkanıyla CEO/genel müdür pozisyonlarının ayrılmadığı durumlara şirket içi terfilerde de rastlandığını söyleyen Sönmezer, şirket içinde genel müdür yardımcılığından genel müdür ve CEO pozisyonuna yükselen yöneticilerin daha sonra yönetim kurulu başkanlığı görevini aldığını ifade ediyor. Türkiye’de kurucu hissedarın sağlık sorunu dışında ya da aile bireyleri arasında hisse satışına kadar uzayabilen bir çatışma yaşanmadıkça iktidar koltuğunu bırakmadığını söyleyen Unida İnsan Kaynakları Yönetimi Kurucu Ortağı Saide Kuzeyli, “Kendisi yönetim kurulu başkanı olduktan sonra icranın başına bir profesyonel yönetici getirse de gerçek anlamda iktidarı devretmez, ‘mış’ gibi yapar, ama kapalı kapılar arkasında son söz/ karar yine onun olur!” diyor. 

HIZ VE ESNEKLİK ARTIYOR 

Uzmanlara göre güçler ayrılığını benimsemeyen, tek liderin yönettiği şirketlerin en önemli avantajı hız, dinamizm, esneklik ve bütünsellik. Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, tek liderin yönetimde kesin bir tavır ve irade sağladığını, bundan dolayı daha etkin karar aldıklarını belirtiyor. Bir şirkette yönetim kurulu başkanının, CEO olarak icranın da başında olmasının bazı dönemlerde, sağladığı hızlı karar alma ve uygulama imkânı nedeniyle tercih edilebildiğini söyleyen MY Executive Kurucu Ortağı Müge Yalçın, bu modelin özellikle geçiş dönemlerinde hızlı karar alma gibi şirket için büyük bir avantaj yaratabileceğini belirtiyor. Öte yandan şirketlerin sürdürülebilir başarısında, kurumsal yönetim ilkelerinin güçlü bir şekilde benimsenmesi ve uygulanmasının önemli bir rol oynadığını söyleyen Yalçın, “Şirket yönetimi için uzun vadeli bir değerlendirme yaptığımızda, sürdürülebilir başarı için bu güçlerin birbirinden ayrı olması daha avantajlı” diyor. Sinoz Kozmetik Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Yasin Çörekçi, şirketin kuruluşundan bugüne her iki rolü bir arada götürdüğünü belirterek bu modelin dezavantajını hiç yaşamadığını aksine bu sayede daha hızlı karar alarak şirketini büyüttüğünü anlatıyor. Şirketin yönetim ekibini sağlam temellere oturttuğunu için yönetimi ayırmayı hiç düşünmediğini söyleyen Çörekçi, “Hızlı düşünüp hızlı karar alma, alınan kararlarda ortaya çıkan hatalar varsa bu hataları hızlı fark edip bunlardan ders çıkararak bir sonraki adımlarımızı buna göre atabilme becerisi bu konudaki en büyük avantajımız” diyor. Tek kişinin yönetim kurulu başkanı ve CEO’luk pozisyonlarını birlikte yürütmesi kişide yorgunluk da yaratabiliyor. Ayrıca şirkette günlük süreçlerin detaylarıyla ilgilenmek zaman zaman daha büyük resmi görmeyi engelliyor. Faik Sönmez Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mete Sönmez, hem icranın hem yönetim kurulunun başında olmanın uzun dönemli strateji üretmekte sıkıntı yaratabileceğini belirtiyor. Sönmez, “Günlük işlerle çok fazla meşgul olunca bazı fırsatları da kaçırmak kaçınılmaz olabilir” diye konuşuyor. Beykoz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Pınar Acar da bu modelin en önemli dezavantajları arasında, tüm paydaşlara hesap verme sorumluluğunun kalkmasını sayıyor. “Denetim mekanizmasının zayıflaması güven sorununu gündeme getirir” diyen Acar, güçler ayrılığını benimsemeyen şirketlerde kuruma karşı sorumluluğun azaldığını ve delegasyon problemlerinin ortaya çıktığını ifade ediyor.


“AYIRMAYI DÜŞÜNMÜYORUZ”
METE SÖNMEZ / FAİK SÖNMEZ YÖNETİM KURULU BAŞKANI & CEO

BÜYÜKLÜK YETERLİ DEĞİL 
Aktif ve tam zamanlı olarak işle meşgul oluyorum. Ayrıca şirket olarak yönetim kurulu başkanı ve CEO pozisyonunu ayıracak büyüklüğe ulaşmadığımız için halihazırda bu şekilde çalışıyoruz.

HIZLI KARAR ALMA Tek kişinin hem yönetim kurulu başkanı hem genel müdür olarak görev yapmasının avantajı, daha yatay bir organizasyon olmayı sağlaması. Ayrıca hızlı karar alabilmek, çıkabilecek fırsatların daha hızlı farkına varabilmek bu işin avantajları.

PANDEMİ ETKİLİYOR Kısa bir zaman içinde yönetim kurulu başkanlığı ve CEO’luk pozisyonlarını ayrıma planımız yok. Özellikle pandemi sürecinde çok değişken ve hızlı karar alınması gereken bir dönemden geçtik ve geçmeye de devam ediyoruz. Pandemi sonrası iş hacmimizin artmasıyla bu pozisyonları ayırmayı düşünebiliriz.



“BEN MERKEZCİ YÖNETİM ARTIŞTA”
DR. TAMER SAKA / TÜRKİYE KURUMSAL YÖNETİM DERNEĞİ YKB

PATRON BELİRLEYİCİ 
Türkiye’deki şirketlerde aileler hisselerin yüzde 50’den fazlasını kontrol ediyor. Bu da bizi patron kavramına ve patronlar tarafından belirlenen yönetim kurulu yapılarına götürüyor. Son yıllarda en temel sıkıntılardan biri, şirket kurucusunun veya hakim ortağın “ben merkezci” yönetim anlayışının etkisinin artması.

KONTROL SORUNU Bir işi kurmak ve geliştirmekle o işi yönetmek ve büyütmek farklı yetkinlikler gerektiriyor. Dolayısıyla yönetim kurulu başkanı, CEO veya genel müdür sorumluluklarının tek bir elde birleşmesi durumunda kontrol ve denge fonksiyonlarının yerine getirilmesi imkânsız hale geliyor.

KURUL ÇALIŞMIYOR Böyle bir ortamda oluşturulan yönetim kurullarının etkinliği de maalesef arzu edilen seviyede olmuyor. Çünkü üyeler belirlenirken şirketi zorlayacak, sistemleri sorgulayacak nitelikteki profiller pek tercih edilmiyor. Böylelikle koca bir organizasyonun kaderi bir kişinin eline bırakılıyor.



“GÜÇLER AYRILIĞI İKİNCİ PLANDA”
İBRAHİM PAKSOY/ ERGENE CONSULTING & HGA GROUP TÜRKİYE ŞİRKET ORTAĞI

TEK KİŞİ YÖNETİMİ
Karar alma süreçlerinde daha hızlı ve esnek davranmayı önemseyen şirketlerin, “güçler ayrılığı prensibini” ikinci plana aldığını görüyoruz. Bu modelde şirket yönetim kurulu başkanı, CEO veya genel müdür pozisyonlarını üstleniyor. Bu yönetim yapılanmasının şirketlere sağladığı en önemli avantaj, ekonomide baş döndüren bir hızda artan değişim ve dönüşüme uyum sağlayabilmek için gerekli kararları en hızlı şekilde almak ve şirketin risklerden yara almadan ilerlemesini sağlamak.

YÖNETİM KURULU KRİTİK Güçler ayrılığını benimsemeyen şirket yapılarında, yönetim kurulu başkanı, CEO veya genel müdürün tek başına karar alması yerine diğer yönetim kurulu üyelerinin de görüşlerini alarak değerlendirmesi ve son kararların bu doğrultuda kurgulanmasını şirket başarısı için son derece önemli buluyorum. Her tür kararın tek kişi tarafından alınabildiği bir yapı yerine, yetkilerin yönetim kurulu üyelerine dağıtıldığı bir sistem kurgulamak, şirketi geleceğe taşımada çok daha sağlıklı.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz