Yasaklı ofisler

Eller cepte yürümek, koridorda koşmak, tırnakları uzatmak, el sakası yapmak hatta taze çiçekleri ofise sokmak yasak...

1.09.2011 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yasaklı ofisler

Garanti Emeklilik İnsan Kaynakları Birim Müdürü K. Çağlayan Bakahan, "Çalışanların kurumsal kimliklerine uygun, sade bir kıyafette olması gerekir" diyor. Erdemir'de bir dönem genel müdürlük yapan Mehmet Aydın Müderrisoğlu'nun imzasıyla yayınlanan yönergede, "Ağır kokulu parfümün yanı sıra tıraş losyonları kullanılmamalı, kötü kokulardan da kaçınılmalı. Saçlar temiz ve bakımlı olmalı, kadınlar ise aşırı makyajdan kaçınmalıdır" ifadesi yer alıyordu. Sabancı Holding'de açıkça yazılı olmasa da erkeklerin açık renk kıyafetler giymeleri "hoş" karşılanmıyor. Başta bankalar olmak üzere birçok şirket kahverengi kıyafeti giyilmezler listesinin baş sırasına yazıyor. Yönetim gurusu Peter Fisk, kıyafet yasaklarına karşı. "Kıyafet kişinin kendini anlatma biçimi, bu nedenle çalışanların olabildiğince rahat olmaları gerekiyor. Yani Steve Jobs'u ya da Richard Branson'u takım elbiseleri içinde düşünsenize... Kıyafet konusu karışılmaması gereken bir konu" diyor.

DÜZEN VE İTİBAR İÇİN GEREKLİ
Peki yasaklar olmalı mı? Uzmanlar bazı sektörlerde ve yapılarda işleyişin sağlığı açısından yasakların olması gerektiği görüşünde. Yasakları kurallar bütünü olarak algılayan uzmanlar, her iş yerinde yapılmaması gereken bazı kuralların olması gerektiğini, bunun da normal karşılanması gerektiğini belirtiyorlar. Kimi yasaklar ve düzenlemeler ise kurumun itibarını ve kültürünü oluşturmak, korumak ve artırmak adına konulabiliyor. Örneğin Toyota'da "işçi" veya "mavi yaka" kelimesi kullanılmıyor. Onun yerine "üretim çalışanı" ifadesi tercih ediliyor. Danışmanlık şirketi PricewaterhouseCoopers'da (PWC) ilginç bir yasak uygulanıyor. PWC'de müdürlere ya da çalışanlara "bey" ve "hanım" ifadeleriyle hitap edilmesi istenilmiyor. Hedef, herkesin birbirine isimleriyle hitap etmesini sağlamak. Fortune Kariyer Eğitim ve Danışmanlık'ın ortağı Alper Arıduru ise gıda ya da ilaç sektöründeki şirketlerin hijyen konusunda birtakım yasaklar uygulamasının şart olduğunu söylüyor. "Bu yasaklara uyulması gerekiyor, bu tür yasaklar çalışan motivasyonunu olumsuz etkilemez" diyor. Tanyer Sönmezer de kıyafete ilişkin yasakları, "adabı muhaşeret" kuralları kapsamında değerlendiriyor ve ekliyor: "Sonuçta bankacılıkta olduğu gibi müşteriyle yakın çalışan kişilerin giyim kuralları olmalı. İlaç ve gıda üretiminde faaliyet gösteren şirketler de hijyen standartları gereği belli kuralları uygulamak durumunda." Brisa İnsan Kaynakları ve Çalışma İlişkileri Direktörü Dr. Uğurtan Doğan, fabrika sahasında cep telefonu kullanılmasına, bilgi gizliliği ve iş güvenliği gerekçeleri nedeni ile izin verilmediğini söylüyor. Telefon kullanımı için sadece tanımlanmış kişilerde fabrika içi deck telefon kullanıldığını belirtiyor. Vitra Fabrika Direktörü Mehmet Mercan, fabrikalarında iş kazalarından korunmak üzere, üretimde çalışanların takı, saat ve yüzük takmasına izin verilmediğine dikkat çekiyor. Ünlü yönetim danışmanı Dave Ulrich, "Örneğin iş yerinde sigara içilmemesi, çalışanların sağlıklı olmasını sağlıyor, ama eğer yasaklar kişisel ise çalışanlar bunu reddeder ve bu da yönetimsel bir krize yol açar" diyor.

CEZA KESENLER BİLE VAR!
Yasak kelimesini katı uygulamalar ve ceza sistemine dönüştüren şirketler de bulunuyor. Bir sigorta şirketinde, 3 kez çaldığı halde telefonunu açmayana 1 TL ceza uygulanıyor. Bu ceza, çalışandan otomatik olarak tahsil ediliyor. Dışarıdan yiyecek getirilmesi konusunda sınırları çok keskin olan şirketler de var. Bir sigorta şirketinin İK direktörü, bu şirkete yönelik olarak, "Bu yasak hamile bir kadının çantasındaki elmayı çıkarıp yemesine engel olacak kadar katı bir şekilde uygulanıyor" diyor. Abdi İbrahim'de de masalarda yiyecek içecek bulundurulması kesinlikle yasak. Birçok şirketin en yoğun bölümü olan operasyon biriminde çay, sigara ve ihtiyaç molasının saatine departman yöneticisi karar veriyor ve bu molalar anons edildikten sonra çalışanlar işlerini bırakabiliyor. Coca Cola'da da masanın dağınık olması hoş karşılanmıyor. Dağınık masaların fotoğrafları çekilerek toplantılarda deşifre ediliyor. Bazı kuruluşlar rekabeti şirkete farklı şekilde taşıyor. Örneğin Ülker şirketlerinde kahveyi "Nescafe" diyerek isteyemezsiniz, "Cafe Crown" demek gerekiyor. Coca Cola'da masraflar arasında Pepsi tüketimi yasak. Eğer böyle bir masraf varsa ödeme yapılmıyor. Peter Fisk, "Yasak olmaması şirket verimliliğini daha çok artırıyor. Onları daha kreatif yapıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz