Yeni tesis hesapları

Son 10 yılda Türkiye’de çok az sektörde sıfırdan yeni bir tesis hayata geçti. Yapılan mevcut yatırımlar ise ağırlıklı kapasite artırımı ve yenilemeye gitti...

5 EKİM, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Yeni tesis hesapları

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

Sanayede yapılacak her yatırım hem Türkiye’nin küresel rekabetteki gücünü hem içeride hassas karnı olan istihdamı iyileştirme noktasında kritik önem taşıyor. Ancak sektör yetkililerine göre son 10 yılda üretimde sıfırdan yeni tesis yatırımı konusunda Türkiye’nin performansı çok parlak değil. Birçok sektör uzmanı son 10 yılda kendi sektörlerinde önemli bir yatırım olmadığını ifade ediyor. Örneğin beyaz eşya sektörünün en büyük tedarikçilerinden Farel’in genel müdürü Haluk Akçalı, beyaz eşyada son yıllarda öne çıkan yatırımları “Whirpool’un Indesit’i satın alması, Vestel ve BSH’nın kapasite büyütmesi ve Arçelik’in Romanya ve Hindistan başta olmak üzere küreselleşme atakları” olarak sıralıyor. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, tekstil sektöründe büyük bir yatırım olmadığını dile getiriyor. Doğtaş Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan da mobilyada gözlemledikleri kayda değer bir yatırım olmadığını belirtiyor. Yapılan yatırımlara bakıldığında ise bütçelerin genellikle yenileme ve kapasite artırmaya gittiği gözleniyor. Ünlütürk, son yıllarda tekstil sektöründeki tüm şirketrin 5-10 milyon dolar aralığında kapasite ve yenileme yatırımı yaptıklarını anlatıyor. Davut Doğan da mobilyada hayata geçen bazı yatırımları şöyle anlatıyor: “Kelebek Mobilya Düzce tesislerinde 12 bin metrekarelik kapalı alan ve teknoloji yatırımı yapıldı. İzmirli Konfor Mobilya yeni yatırım hazırlığı içinde. Üretim tesislerini yeni alana taşımak istiyorlar.” Plastik sektöründe ise 2012-2016 yılları arasında 4 yılda 821 milyon dolarlık makine ve teçhizat yatırımı gerçekleştirildi. Seramik sağlık gereçleri alanında Vitra, iki yıl önce üretim kapasitesini yüzde 20 artıracak bir tesis için 45,5 milyon Euro’luk bir yatırım yaptı. 

YENİ YATIRIM RİSK Mİ? 

Peki sektörlerde yeni tesis yatırımına ihtiyaç var mı? Seramik sağlık gereçlerinden, alüminyuma, çimentodan plastik boruya birçok sektör temsilcisi bu soruya “hayır” yanıtı veriyor. Hatta yeni kapasitelerin devreye alınmasını önemli bir risk olarak görüyorlar. Bunun nedeni ise mevcut kapasitelerin tam kullanılamıyor oluşu… Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı, şu anda ihtiyacın 2 kat üzerinde üretim yapabilecek tesisler olduğunu dile getiriyor. Ege Vitrifiye Genel Müdürü Merter Savaş “Mevcut şirketler bile tam kapasiteyle üretim gerçekleştirmiyor. İlave bir tesis talepten fazla arz yaratarak, ortalama kalite-fiyat dengesini bozabilir, iç piyasa rekabetini olumsuz etkileyebilir” diye konuşuyor. ÇEİS (Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası) Başkanı Tufan Ünal da sektörde kapasite kullanım oranının yüzde 87 civarında olduğunu belirtiyor. Atıl kapasite yaratmamak adına kapasite artırmaya ihtiyaç olmadığını söylüyor. GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler de kendi sektörleri açısından yeni tesis yatırımına ihtiyaç olmadığı görüşünde. “Plastik boruda üretim hacmi ihracat ve iç pazar talebini karşılamak için yeterli seviyede” diyor. Lila Kâğıt Genel Müdürü Alp Öğücü, temizlik kağıdı üretiminde ihracat ve yurt içi pazardaki büyümeye rağmen 5 yıl yetecek kadar kapasite fazlası olduğunu anlatıyor. “Kapasite kullanım oranı yüzde 72’ler düzeyinde. Bu durum rekabetin yoğun ve üreticiler için kârlılığın da oldukça düşük olmasına neden oluyor” diyor. Davut Doğan, kapasite kullanımı yüzde 70’lerde olan mobilyada yeni tesis yatımına gerek olmadığının altını çiziyor.

KATMA DEĞER PEŞİNDE 

Kapasitelerini yeterince kullanamadıkları için yeni kapasiteleri tehdit olarak gören sektörler farklı alanlarda yatırıma ihtiyaç duyuyor. Bu noktada da özellikle verimliliği artıran, modernizasyonu sağlayan, rekabette öne çıkaracak katma değerli ürün üretimini destekleyecek yatırımlar öne çıkıyor. Alüminyumda da kapasite kullanım oranının yüzde 65 olduğuna ve bu nedenle sektörde ciddi bir kapasite fazlası olduğuna dikkat çeken Saray Grup Yönetim Kurulu Üyesi Talin Saraylı Dikici, “Sektörümüzün yeni yatırıma değil, verimliliğe yönelik yatırımların ön plana çıkarılmasına ihtiyacı var” diyor. Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Eren Günhan Ulusoy, şirketlerin rekabetçi kalabilmesi için UR-GE ve AR-GE yatırımlarına ağırlık verilmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük beşinci boya üreticisi olduğunun altını çizen Jotun Doğu Avrupa ve Orta Asya’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Şükrü Ergün, bu konumun gelişmesi için pazarın ihtiyacı doğrultusunda inovasyonlar yapmak gerektiğini söylüyor. Schott Orim Cam Genel Müdürü Hakan Gerdan, beyaz eşya sektörüne yönelik cam işlemede talebin üzerinde bir kurulu kapasite olduğunu dile getiriyor. Bu durumda bu kapasitenin Avrupa’ya ihracat yönünde kullanıldığında bir miktar daha artırılabileceğini söylüyor. “Tabii mevcut kapasite artırımının yanında yeni ürünlere yönelik teknolojik yatırımlar da yapılabilir” diyor. Sabri Ünlütürk de tekstilde teknik tekstilin payını artırmak gerektiğini ifade ediyor. Bu nedenle dünyadaki üretimde yüzde 1,5 payı olan Türkiye’nin bu payını artırması için bu alanda yatırımlar gerçekleştirmesi gerektiğini savunuyor. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz