Üç ayaklı denge formülü

Ode Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın iş dünyasının stresli ve yorucu temposınu dengelemek için özel formülü var: Kitaplar, spor ve tekne.

6 KASIM, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Üç ayaklı denge formülü

Nil Dumansızoğlu

[email protected]

İş dünyası yoğun, stresli ve yorucu… Her yöneticinin olduğu gibi Ode Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın da bu tempoyu dengelemek için özel formülü var: Kitaplar, spor ve tekne… Yılın önemli bir bölümünü seyahatlerde ve teknesinde geçiren Turan’ın bu zamanlarda yoldaşı, kitapları oluyor. Her fırsatta okumaya çalıştığını söyleyen Turan, her ay en az iki kitap bitiriyor. Öyle ki okuduğu kitapların özetini çıkararak bir kitapçık hazırlatmış ve çalışanlarına dağıtmış. “Bilginin, tecrübenin ve sevginin paylaştıkça çoğaldığına inanıyorum” diyen iş insanı, daha çok iş kitapları okumayı tercih ediyor. Kitaplar dışında spor da onun hayatının önemli bir parçası. Dört yıldır özel bir hocayla çalıştığını belirtiyor ve ekliyor: “Spor yapmadığım ve okumadığım zaman bir boşluk hissediyorum, rahatsız oluyorum.” Orhan Turan’ın en önemli kaçış noktası ise teknesi. Neredeyse tüm yazı teknesinde geçiriyor, işle ilgili kritik kararlarını burada alıyor. Ancak tüm bunların yanında ailesine yeterli zamanı ayıramadığını söyleyen Turan, en büyük eksikliğini şöyle anlatıyor: “İş hayatımda en çok neyi yapamadınız diye soracak olursanız cevabım, aileme ve dostlarıma çok zaman ayıramamak olurdu. Başarı kolay elde edilen bir şey değil, bir bedel ödemek, bazı şeylerden fedakarlık etmek gerekiyor. Ailem de bunun farkında.” Orhan Turan’la iş dışı yaşamı hakkında yaptığımız sohbet şöyle: 

  •  Sıradan bir gününüz nasıl geçiyor? Rutinleriniz nedir? 

 İş günlerinde genellikle sabah 7:00-7:30’da uyanırım. Bir saatimi gazete okumaya, maillerime bakmaya, sosyal medyadaki gelişmeleri izlemeye ve kahvaltıya ayırıyorum. Genellikle haftanın 2-3 günü ofise geliyorum. Diğer günler ya seyahatte oluyorum ya da STK’lara gidiyorum. Ofiste olduğum zamanlarda da görüşmelerimi yapıyorum. Ancak artık günde 6’dan fazla görüşme yapmıyorum, çünkü konsantrasyonum bozuluyor. 

  • Çok yoğun bir temponuz olduğunu söyleyebilir miyiz?

 Evet, çok yoğun çalışıyorum. Birlikte çalıştığım arkadaşlarım çok başarılı, çünkü beni iyi çalıştırıyorlar. Ancak ben yorulmaktan şikayetçi değilim. Yorulmanız, emek ürettiğiniz anlamına gelir. Nerede bulunursam bulunayım, hangi işi yaparsam yapayım en önemli hedefim hep “değer yaratmak” oldu. Ben Elazığ’ın Keban ilçesinin Bayındır Köyü’nde doğdum ve 10 yılım orada geçti. 4’üncü sınıftayken İstanbul’a geldim. 1, 2 ve 3’üncü sınıflarda öğretmenimiz beni sınıf başkanı seçmişti. Sanırım ileri görüşlü bir öğretmendi, bendeki liderlik vasfını keşfettiğini düşünüyorum. 

  •  Peki, bu yoğun tempoda ailenize nasıl zaman ayırıyorsunuz? 

 Aslında bu benim en eksik yönüm diyebilirim. İş hayatımda en çok neyi yapamadınız diye soracak olursanız cevabım, aileme ve dostlarıma çok zaman ayıramamak olurdu. Başarı kolay elde edilen bir şey değil, bir bedel ödemek, bazı şeylerden fedakarlık etmek gerekiyor. Ailem de bunun farkında. Ben bu işe 1984 yılında başladığımda ne doğru düzgün param ne çevrem ne tecrübem vardı. Bir okyanusa atladım ve yüzmeyi öğrendim. Boğulup ölmediysem sebebi çok çalışmamdır. 1’inci kuşak olduğum için kendi dinamiklerimle doğruları buldum. 

  •  İş-yaşam dengenizi nasıl sağlıyorsunuz? Hayatınızda sizi ne motive ediyor? 

 Tek başıma kalmayı bazen çok seviyorum. Evde bir çalışma odam var ama okumayı daha çok salondaki koltuğumda yapıyordum. Orası evde bana ait bir köşe oldu. Zaten tüm seyahatlerimi çıkardığınız zaman evde yılda yaklaşık 180 gün geçiriyorum. Cumartesi günleri de rapor okuyorum ve haftayı toparlamak için çalışıyorum. Pazar günleri de işle ilgili hiçbir şey yapmıyorum. Öğlen 15:00’e kadar da elimi kaldırmıyorum. İş hayatında çok dinamiğim ama pazarları evde çok pasif oluyorum. Çünkü diğer türlü dinlenemiyorum. O saatte kadar da tabii boş durmuyorum, genelde dergi okuyorum. 

  • Sizi iş stresinden uzaklaştıran ilgi alanlarınızdan bahseder misiniz?

 En sevdiğim şeylerden biri kitap okumak. Seyahatlerde, tatillerde, birini beklerken… Her fırsatta okumaya çalışıyorum. Hem evimde hem ofisimde kütüphanem var. Son altı ayda 12 kitap okudum. Hatta okuduğum kitapların özetini çıkardım ve çalışanlarıma dağıttım. Bilginin, tecrübenin ve sevginin paylaştıkça çoğaldığına inanıyorum. Bunun dışında 4 yıldır özel hocamla çalışarak spor yapıyorum. Teknedeyken de günde en az iki saat yüzüyorum. Tabii benim asıl en önemli kaçış noktam, teknemdir. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.