2 haftada eski ciroyu yakaladık

DeFacto CEO’su İhsan Ateş’le sektörü, büyüme planlarını ve pandemi sürecinde mağazacılığın ve alışverişin yeni normallerini konuştuk...

9.07.2020 20:46:000
Paylaş Tweet Paylaş
2 haftada eski ciroyu yakaladık

Hazır giyim perakendeciliğinde mağazalar kapatılınca işler durma noktasına geldi. Ancak sektörden iyi haberler de geliyor. DeFacto CEO’su , “Neredeyse 2 hafta içinde geçen yılki ciroları yakaladık” diyor. “Normalleşme iyi başladı” diyen CEO, salgın sürecinde tedarikçilerine 900 milyon TL, mağaza hazırlıklarına da 10 milyon TL yatırım yaptıklarını söylüyor. En önemli hedeflerinin globalleşmek olduğunu söyleyen yönetici, “Sırada Avrupa var” diye konuşuyor.

Özlem Aydın Ayvacı

[email protected]

Haziran 2020 tarihli sayıdan

DeFacto, 30 ülkede 500’den fazla mağazasıyla Türk hazır giyim sektörünün önemli oyuncularından biri. Şirketin CEO’su İhsan Ateş, son 10 yıldır her yıl ortalama yüzde 35 büyüdüklerini söylüyor. 2019’da 4,6 milyar TL ciroya ulaşan şirket, 2020’ye de benzer hedeflerle girdi. Ancak salgın sürecinden etkilendi. Ateş, 2020’yi nasıl kapatacaklarına ilişkin öngörüde bulanamasa da mağazaların açıldığı son 15 günde geçen yılın aynı dönemindeki ciroları yakaladıklarını söylüyor. Pandemi döneminde tedarikçilere 900 milyon TL kaynak sağladıklarını ifade ediyor, mağazalarda normalleşme için de 10 milyon TL yatırım yaptıklarını açıklıyor. Ateş, 2020’de hem Türkiye’de hem yurt dışında organik ve inorganik yollarla büyüyeceklerini söylerken önümüzdeki dönemde Avrupa pazarına yoğunlaşacaklarını belirtiyor. Gündeminin en önemli konusunun fijital olmak olduğuna dikkat çeken Ateş, “İlk fijital mağazamız yeni geliştirdiğimiz bir format olan ‘akıllı mağaza’. Offline ile online mağazacılığı tek bir platformda topladık. Önümüzdeki dönemlerde bu yeni kanalımızla genişleme faaliyetlerine devam edeceğiz” diyor. Pandemi sürecinde online’daki büyümeye de dikkat çeken DeFacto CEO’su İhsan Ateş, “Hedefimiz 2023’te ciromuzun yüzde 50’sini dijitalden elde etmek” diyor. DeFacto CEO’su İhsan Ateş’le sektörü, büyüme planlarını ve pandemi sürecinde mağazacılığın ve alışverişin yeni normallerini konuştuk: 

2019’u nasıl geçirdiniz? Ciro ve ihracatta nasıl rakamlara ulaştınız?

2019 yılını başarıyla tamamladık. Operasyonumuzun olduğu pazarlarda derinleşirken farklı ülkelerde operasyonumuzu yaygınlaştırapazar sayımızı artırdık. Türkiye dışında Kazakistan, Mısır, Gürcistan, Tacikistan, Fas, Kuzey Irak, Rusya ve Sırbistan gibi ülkelerde pazarda derinleştik. Geçmiş verilere baktığımızda sadece 2019’da değil son 10 yılda her yıl ortalama yüzde 35 büyüdük. EBITDA’da yüzde 45 büyüme yakaladık. 2019’da ciroda 4,6 milyar TL’ye ulaştık. 

2020’ye nasıl hedeflerle girdiniz? 

2020, için de benzer bir büyüme öngörümüz vardı ve hatta ilk çeyrekte de benzer performans sergiliyorduk. Ancak pandemi önlemleri dolayısıyla 2 ay mağazalarımız kapalı kalınca hedeflerimiz negatif etkilendi. 

Nasıl bir büyüme planınız var?

2020’de Türkiye’de ve yurt dışında büyüme planlıyoruz. Bu büyüme hedeflerimizi organik ve inorganik yollarla gerçekleştirebiliriz. Yeri geldiğinde inorganik büyüme fırsatlarını ve tekliflerini de değerlendiriyoruz. Genç bir markayız ve daha çok büyüme potansiyelimizin olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar yatırım yaptığımız bölgeler, genel olarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Bağımsız Devletler Topluluğu, Balkanlar ve Malezya oldu. Önümüzdeki dönemde Avrupa pazarına yoğunlaşmak istiyoruz. Tüm pazarlara artık sadece offline mağazalar olarak değil fiziksel ve dijital olarak yani fijital olarak bakıyoruz. Bu paralelde ilk fijital mağazamız yeni geliştirdiğimiz bir format olan ‘akıllı mağaza’. Offline ile online mağazacılığı tek bir platformda topladık. Müşteriler fiziksel mağaza deneyimi yaşarken dijital olarak alışveriş yapıyor. Önümüzdeki dönemlerde bu yeni kanalımızla da genişleme faaliyetlerine devam edeceğiz. Bugün ciromuzun yüzde 40’ını yurt dışından elde ediyoruz. Fiziksel mağazalarımızın olduğu 30 ülkenin yanında Avrupa, Amerika ve Latin Amerika pazarlarını kapsayan 20 ülkede ise saeritebilidece online satış yapıyoruz. Hedefimiz, 2023’te ciromuzun yüzde 50’sini dijitalden elde etmek. 

Ajandanızın en önemli maddeleri neler? 

Yeni dünyada başarılı olabilmek için odaklanacağımız alanlar globalleşme, e-ticaret ve fijital mağazalarla büyümek. Müşterilerimizi markamıza aşık etmek istiyoruz. Daha da hızlanmaya ve tedarikçilerimizle stratejik iş birlikleri geliştirmeye odaklandık. Bizi gelecekteki hedeflerimize taşıyacak organizasyonu ve kültürü oluşturuyoruz. 

Salgınla birlikte nasıl bir süreç yaşamaya başladınız? Kaç mağazanızı kapattınız?

Salgın nedeniyle 19 Mart’ta mağazalarımızın tümünü kapattık. Merkez ofis, fabrika ve depolarımızda görevli çalışanlarımız için üst düzey önlemler aldık. Özellikle merkez ofis çalışanlarımız için evden çalışmaya geçtik. Online tarafta lojistikteki çalışma alanlarımızı düzenli olarak dezenfekte ediyoruz. 4 Mayıs’ta tüm cadde mağazalarımızı, 11 Mayıs itibarıyla da hizmete başlayan AVM’lerdeki mağazalarımızı açtık. Mayısın ortası itibarıyla yurt dışı dahil 300 mağazamızla hizmet veriyoruz. 

Tedarikçilerle nasıl sorunlar yaşadınız? 

Global markaların yaptığı sipariş iptallerinden sonra tedarik sistemi işlememe tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Tedarikçiyle perakendeci etle tırnak gibidir. Kaderleri ayrı düşünülemez. Tedarikçilerimizin yaşadığı bu soruna çare olmaya çalıştık. Can suyu projemizin felsefesinde de bu ayrılmaz yapımız yatıyor. 

Bu süreçte nakit akışı olmadığı için nasıl çözümler ürettiniz?

Mağazalarımızın kapalı olduğu dönemi baz alarak sınırlı da olsa gelir artırmaya yönelik aksiyon almaya çalıştık. Bozulan gelir-gider dengemizde odağımıza gider yönetimini aldık. Gider yönetimini her zamankinden daha iyi yapmaya çalışıyoruz. En iyi, en kötü ya da orta halli olmak üzere 4-5 farklı senaryo çalıştık. Tüm senaryolarımızda tedarikçilerimizden aldığımız ürünleri yıl içinde ve önümüzdeki dönemlerde eritebiliyoruz. Ayrıca 5 yıldır tedarikçi finans sistemini kullanıyoruz. 

Sizin normale dönüş planınız nasıl işliyor? 

Mağazalarımızı kapattığımız 19 Mart’tan itibaren bugünlere hazırlandık. Mağazalarımızda, insanların güven içinde hizmet alabileceği düzenlemeleri hayata geçirdik. Şu anda Türkiye’de 250 mağazamız, yurt dışında ise Mısır, Irak, Arnavutluk ve Belarus gibi ülkelerde 50 mağazamız hizmetine devam ediyor. Normalleşme adımlarını yakından takip ediyoruz. 

Bu süreçte e-ticaretiniz nasıl gelişti? 

Online tarafta ciro artışı var. Avrupa, Amerika ve Latin Amerika’yı kapsayan 20 ülkede sadece online satış yapıyoruz. Şu an online kanallarımızın açık, oradaki talebin yüksek ve lojistik tarafındaki hazırlığımızın buna karşılık verebiliyor olması şirketimize bir girdi sağlıyor. İnternet satışlarımızda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 250 fazla ciro yapıyoruz. Ayrıca 2023’te ciromuzun yüzde 50’sini online mecralardan sağlamak üzere stratejik planımızı hazırlamıştık. Bu salgın süreci tüketicilerin alışkanlıklarını değiştiriyor. Dolayısıyla bu hedefimize daha önce ulaşabileceğimizi öngörüyoruz. 

2020’de 2019’la aynı satış rakamlarına ulaşılabilecek aylar hangileri olur?

Bunu şimdiden öngörmek zor, ancak birçok ülkeye göre bizde daha hızlı bir toparlanma olacağı kanaatindeyim. Özellikle haziran ayıyla birlikte normalleşme sürecinin hızlanacağını düşünüyorum. Çünkü AVM’ler tüketicilerin özlediği eski normallerini hatırlatan önemli semboller. Tabii artık yeni normallerimiz çerçevesinde bu buluşma gerçekleşecek. AVM’lerin tamamının kapılarını açması, satış rakamlarını biraz daha yukarı çekecektir. Mağaza içi alışverişe yönelik indirim kampanyaları veya mağazaya özel ürünler tekrar bu noktaları birer çekim noktasına dönüştürme adına faydalı olacaktır. 

Salgının psikolojisi giyim tercihlerine nasıl yansıdı? 

‘Evde Kal’ döneminde tüketicilerin giyim tercihleri daha rahat ürünlere kaydı. Bu dönemde tüketiciler daha çok ev giyim, iç giyim ve rahat ürünler tercih etti. Şimdi ise normalleşme sürecinin ilk evresindeyiz, ancak unutmayalım ki birlikte yeni normali oluşturuyoruz. İnsanlar yeniden gündelik rutinlerine dönmeye başlayacak. Beraberinde yeni alışkanlıklar edinecek. 

Mağaza kapatma planınız var mı? 

Kapatma gibi bir planımız yok, hatta yeni mağazalar açacağız. 

Sektörün gelişimi nasıl olur?

Türkiye hazır giyim sektörü son yıllarda küresel ölçekte önemli bir büyüme hikayesi yazdı. Hazır giyim sektörünün özellikle ihracat başarısı, ülkemizin kaliteli ve rekabetçi ürünler üretebildiğini gösteriyor. Dolayısıyla işin negatif tarafına bakmayı doğru bulmuyorum. Ayrıca salgın öncesinde dünyada Çin’e doğru yönelmiş, neredeyse tek merkezli bir tedarik ortamı oluşmuştu. Salgının Çin’den dünyaya yayılması birçok pazarın bu ülkeye karşı mesafeli durmasına neden oldu. Bu nedenle birçok küresel marka yeni tedarikçiler bulmaya bakacak. Belki de ihracatta çalışma ortamındaki virüs önlemleri de bir kriter olacak. Belki dünya bu konuda bir sertifikasyona doğru gidecek. Bütün bu faktörleri Türkiye için olumlu değerlendirebiliriz. Ekonomide en belirleyici unsur taleptir. İç ve dış talepte hareketlenme işaretleriyle birlikte tamamen durmuş olan işletmeler de ufak ufak üretime başladı. Bu motivasyonla bu havayı en kısa sürede olumlu yöne çevireceğimizi düşünüyorum. 

Geleceğe dair DeFacto olarak en önemli planlarınız neler? 

Globalleşme, fijitalleşme ve e-ticaret, müşteriyi aşık etmek, hızlanmak, tedarikçilerimizle stratejik iş birliği geliştirmek, yeni dünyada odaklandığımız alanlar. Bizi gelecekteki hedeflerimize taşıyacak organizasyonu kuruyoruz. En önemli hedefimiz, globalleşmek. Tüm pazarlara artık sadece offline mağazalar olarak değil hem fiziksel hem dijital olarak yani fijital olarak bakıyoruz. Bununla beraber yeni geliştirdiğimiz bir format olan ‘akıllı mağaza’ var. Akıllı mağazamızda moda, tarz ve kalıp konularında ekstra kişiselleştirilmiş bir hizmet veriyoruz. Türkiye’de geliştirdiğimiz DeFacto Akıllı Mağaza konseptiyle dünya genelinde mağazalar açmak istiyoruz. Böylece hem mağazalarımızın dijital dönüşümünü sağlamış olacağız hem yeni teknolojileri test etme imkanı bulacağız. Bu sayede büyük bir dijital ekosistem oluşturmuş olacağız. Hem Türkiye’de hem dünyada perakende mağazacılığı alanında dijital dönüşüme liderlik etmek istiyoruz. Önümüzdeki dönemlerde bu yeni kanalımızla da genişleme faaliyetlerimize devam edeceğiz. Hedefimiz 2023 yılında ciromuzun yüzde 50’sini dijital kanallardan yapmak.


“NORMALLEŞME İYİ BAŞLADI”

BAŞLANGIÇ NASIL? 
Cadde mağazalarımızda geçen yıl aynı dönemde yaptığımız ciroyu yakaladık. AVM mağazalarımızdaysa cironun sadece yüzde 5 altında kaldık. Yani neredeyse 2 hafta içinde geçen yılki ciroları yakaladık. Çin’de ilk normale dönme başladığında ve mağazalarını ilk açtıklarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75 daha az ciro yaptılar. Aradan 1,5 ay geçti ve eski cirolarının yüzde 25 altındalar.  
“SEPET BÜYÜDÜ” Trafik yüzde 50 düştü ama sepetteki ürün sayısı arttı. Misafirlerimiz ihtiyacını almaya geliyor. Hatta önceden müşteri başına 3 parça ürün alınıyorsa şimdi 4-5 parça alınıyor. Sonuçlardan memnunum. Perakendeciler açısından iyi bir başlangıç oldu. Güvenli alışveriş için şu ana dek 10 milyon TL’lik yatırım yaptık. Yılın sonuna kadar yapılan harcamaların 15 milyon TL’yi geçeceğini tahmin ediyoruz.



ÜRÜNSÜZ MAĞAZALAR AÇACAĞIZ

TEKNOLOJİ 
DeFacto’yu sektörümüz, iş ortaklarımız ve müşterilerimiz sadece bir moda perakendecisi olarak biliyor. Oysaki DeFacto’yu kurduktan 3-4 yıl sonra DeFacto Teknoloji’yi kurduk. DeFacto Teknoloji’de çalışan 125 Ar-Ge mühendisimiz şirketimizin kullandığı teknoloji ve uygulamaları geliştiriyor. Kullandığımız yazılımların yaklaşık yüzde 80’i kendimize ait.
AKILLI DEPO Türkiye’de bir ilk olarak dijital akıllı depo projemizi hayata geçirdik. Çerkezköy’de tam otomatik akıllı bir depo yaptık. Orada yaklaşık yılda 350 milyon ürün döndürüyoruz. Bu depoyu tamamen robotlarla ve kendi mühendislerimizin yaptığı yazılımlarla yönetiyoruz.
KONSEPTLER Gelecekte artırılmış gerçeklik ve yapay zeka teknolojileri hayatımızın tamamında olacak. Hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz. Çok yakında hiçbir ürünün olmadığı ve sadece deneyim alanlarının bulunduğu, kıyafetleri anında üzerimizde görebildiğimiz, beden önerebilen ekranların kullanıldığı mağaza konseptleri açacağız.



“900 MİLYON TL FİNANSMAN SAĞLADIK”

İPTALLER 
Kamu ve özel sektörde salgını önlemek amacıyla alınan önlemlerin ardından sürecin doğasından dolayı ekonomi yavaşladı. Hatta bazı global şirketler Türkiye’de imalatı ya da kesimi tamamlanmış ürünlerin siparişini bile iptal etti. Bu durum da özellikle tedarik sektörünün başını çektiği tekstilde önemli sorunlar yaşanmasına neden oldu.
ÖDEME Normalleşme sürecini başarıyla yönetebilmek için tedarikçilerimizin ayakta kalması gerekiyor. Bu nedenle tedarikçilerimize yaz sezonu için ürettirdiğimiz yaklaşık 19 milyon parça ürünün bedeli olan 400 milyon lirayı bir ay içinde ödeyeceğimizi açıkladık. Bunun önemli bölümünün ödemesini yaptık. Ayrıca 2020-2021 kış sezonu için de 500 milyon liralık sipariş vermeye başladık. Böylece toplamda 900 milyon lirayla sektöre can suyu oluyoruz.
DAYANIŞMA Yaşanan bu soruna çare olmak için taşın altına elimizi koymaktan çekinmedik. Milyonlarca kişiye istihdam sağlayan sektöre dayanışma ruhu içinde destek olmak adına Can Suyu projemizi devreye soktuk. Böylece sektörün güvende olmasını sağladık. Tedarikçilerimize destek olmak, ayakta kalabilmelerini sağlamak için yaklaşık 900 milyon TL’lik finansman kaynağı oluşturduk.



BÜYÜME NEREDEN GELECEK? 


1 2020 yılında Türkiye’de ve yurt dışında büyüme planlıyoruz.
2 İnorganik büyüme fırsatlarını ve tekliflerini değerlendiriyoruz.
3 Önümüzdeki dönemde Avrupa pazarına yoğunlaşmak istiyoruz.
 4 Türkiye’de ve dünyada perakende mağazacılığında dijital dönüşüme liderlik etmek istiyoruz.
5 Hedefimiz 2023’te ciromuzun yüzde 50’sini dijital kanallardan yapmak.
6 DeFacto Akıllı Mağaza konseptiyle dünya genelinde mağazalar açmak istiyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz