Doğru stratejik kararlarla başardık

Hacı Boydak'la Boydak Holding'in dönüşüm ve gelişim öyküsünü konuştuk.

1.04.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Doğru stratejik kararlarla başardık


ÖNEMLİ BOŞLUĞU GÖRDÜK, ORAYA ODAKLANDIK

Biz babamızdan işi devraldığımızda 500 metrekare fabrikamız, 50 çalışanımız vardı. Şu anda 1 milyon 250 bin metrekare kapalı alanımız mevcut. 12 bin 480 çalışanımız var. Geçen yılki ciromuz 5,3 milyar TL. İhracat tutarımız ise 467 milyon dolar. Biz bunları hep doğduğumuz yerde, Anadolu'da Kayseri'de gerçekleştirdik. Genel merkezimiz halen orada. Ancak dünyanın her yeriyle iletişimimiz var. İstanbul'da depolarımız dağıtım yerlerimiz mevcut. Yaklaşık 1.200'e yakın İstikbal, 800'e yakın Bellona bayimiz var.

Yol ayrımı
1987 yılında tekrar bir yol ayrımına geldik. Yaylı kanepe üretimine başlayınca mobilyayı bırakmanın mantıklı olacağına karar verdik. Bu ürüne talep çok fazlaydı. Bu nedenle mobilyadan çıktık. Bu kararın ardından 5 bin metrekare olan fabrikamızı 10 bin metrekareye çıkardık. 1991 yılına kadar bu şekilde katlanarak büyümemizi sürdürdük. Büyümemizi de kendimiz finanse ediyorduk. Kazandığımız parayı işimize yatırıyorduk. Hiçbir lüks harcamamız yoktu. Bu arada Mustafa, Memduh ve Bekir Boydak'ı okuttuk. Bu da bizim açımızdan çok önemliydi.

Değişim kararı
İstanbul'da kanepelerimizin satıldığı yerleri geziyorduk. İstikbal logosunu görünce gururlanıyorduk açıkçası. Daha sonra gördük ki bizden 400 liraya çıkan kanepeyi 850 liraya satıyorlar. Perakendeye ulaşana kadar 2 aracıdan geçiyordu malımız. Bunlardan bir tanesini aradan çıkarmazsak rekabet şansımızın kalmayacağını anladık. İstanbul'da kendimize yer açmamız gerektiğini düşündük. Ailece bir karar aldık ve Memduh Bey'i İstanbul'u da iyi tanıdığı için buraya gönderdik.

"Tanıtıma meraklıydık"
Memduh Bey İstanbul'a taşındı. Bayrampaşa'da 150 metrekare bir dükkan tuttuk. İstanbul'daki operasyonda toplamda 5 kişi çalışıyordu. O zamanlar mobilyada markalaşma diye bir şey yoktu. Biz yine de reklama ve tanıtıma çok meraklıydık. Ürettiğimiz kanepeler için özel ambalaj yaptırmıştık. Logomuz ve sloganımız belliydi. İstanbul'da dükkanı açtıktan sonra sürekli aradım sordum durum nedir diye... "Ne gelen var, ne giden" diyorlar. Mem-duh Bey, gazeteye ilan vermemiz gerektiğini söyledi. 2 gazeteye kuşak reklam girdik. Adresimizi belirttik ve açıldığımızı yazdık, o kadar. İlanın ardından müşteriler akın akın gelmeye başladı.

"Marka yarattık"

1993 yılında Memduh ve Bekir Bey bizi İstanbul'a çağırdı. Memduh Bey, bizim televizyona reklam vermemizin yararlı olacağını söyledi. Biz reklam nedir bilmiyoruz o zamanlar. Bize anlattı, biz de olur dedik. O zaman Akademi Ajans vardı. Reklama da 500 milyon TL ayırdık. Sektörde rakibimiz de pek yoktu. 1,5 aylık reklam kampanyasının ardından ciromuz inanılmaz derecede arttı. O reklamlar çıktıktan sonra kimse önümüzde duramadı. Millet kapışıyordu mallarımızı. Bir stratejik kararın daha eşiğine geldik. Memduh Bey'i Kayseri'ye geri aldık. Organize Sanayi'ye adımımızı attık. 20 bin metrekarelik bir fabrika kurduk. Memduh Bey'i bu şirketin başına genel müdür yaptık.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz