"En kritik dirençler"

Hem şirketler hem çalışanlar her alanda birbirinden farklı bariyerlerle karşılaşıyor...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
En kritik dirençler
İş dünyası adeta engelli koşu gibi... Hem şirketler hem çalışanlar her alanda birbirinden farklı bariyerlerle karşılaşıyor. Örneğin yurtdışına yayılmak isteyen bir marka için ilk direnç, genişleyeceği ülke sayısında karşısına çıkıyor. 10 ülkeye kadar iyi giden işler, bu sınıra gelince zorlaşmaya başlıyor. Aynı durum mağaza sayısında da geçerli. 100 mağazadan sonra operasyon giderek zorlaşıyor. Benzer bariyerler İK yönetiminde de var, yeni ürün sunumlarında da... Şirketlere düşen ise bu dirençleri önceden fark edip oyun planlarını ona göre değiştirmek.
Mağazalaşırken asıl zorluk ülke sayısında. Bir süre sonra gittiğin ülke sayısında bir direnç noktası oluşuyor. 10 ülkeyi geçtikten sonra, problemler başlıyor. Başarılı olmak için öncelikle 5 ülkeyi geçmemek lazım. Eğer alanında rekabetçi olamayacağını düşünüyorsan, yeni bir pazara hiç girme. Girdiysen hemen çık ve rekabet edebileceğin başka bir ülke seç.” Bu sözler 66 ülkede, toplam 444 satış noktasına sahip Çilek Mobilya’nın genel müdürü Muzaffer Çilek’e ait. Aslında şirketlerin karşısına çıkan dirençler, sadece Muzaffer Çilek’in altını çizdiği ülke sayısıyla sınırlı değil. Büyüyen şirketleri markalaşmadan mağazalaşmaya, yeni ürün sunma hızından çalışan artışına kadar çok sayıda “kritik bariyer” bekliyor. Örneğin perakendeciler için 100 mağazadan sonrası kritik bir direnç. Uzmanlara göre mağaza sayısı 100’ü geçtikten sonra operasyon süreçleri zorlaşmaya başlıyor. İK yönetiminde çalışan sayısı 50’yi aşınca, üretimde ise tesis sayısı 6-7’yi geçince zorluklar kendini göstermeye başlıyor. Tüm bu direnç noktaları, şirketlerin hedeflerini, stratejilerini ve oyun planlarını yeniden gözden geçirdikleri kritik dönemeçleri oluşturuyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın
SINIR ÖTESİ DİRENÇLER

Birleşmiş Markalar Derneği’nin verilerine göre, 80 Türk markasının yurtdışında mağazası var. 85 ülkeye yayılan Türk hazır giyim sektörünü, 48 ülkeye yayılan mobilyacılar izliyor. Ama bu genişleme hiç de kolay olmuyor. Genelde 10 ülkeden sonrası operasyonel anlamda zorlamaya başlıyor. Uzmanlara göre bu direnci aşmak için merkeze 3-4 saatlik bir uzaklığı çember almak en sağlıklı formül. Mavi Jeans Genel Müdürü Cüneyt Yavuz, “Bir hat şeklinde belirlersek Berlin, Dubai, Moskova ve Fas üzerinden daire çizebiliriz. Kuzey Amerika, Avustralya gibi ülkelerde uzak mesafeden doğan operasyonel zorluklar yaşanabiliyor” diyor. Alfemo Mobilya Pazarlama Müdürü Süleyman Zoral ise ülke gruplarına odaklanmanın çözüm olabileceğini düşünüyor: “Birden fazla coğrafi bölge hedef alındığında ürün tasarlamak ve reklam vermek zorlaşır. Tek bir ülke grubunu hedef almak ulaşım maliyetlerinde de avantaj sağlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz