Fırsat buldukça yatırım yapıyoruz

Opet YKB ve Regnum Carya Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Fikret Öztürk ve Regnum Carya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şafak Öztürk’le turizm yatırımlarını, sektörü ve gelecek hedeflerini konuştuk...

4.08.2021 13:10:000
Paylaş Tweet Paylaş
Fırsat buldukça yatırım yapıyoruz

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

Turizm sektörüne bugüne kadar 450 milyon dolarlık yatırım yapan Öztürk Ailesi, şimdi bu yatırımlara yenilerini eklemeye hazırlanıyor. Turizmi sevdiklerini ve sektörde iyi bir iş yaptıklarında karşılığını aldıklarını belirten Opet Yönetim Kurulu Başkanı FIKRET ÖZTÜRK, yeni yapacakları yatırımın da büyük bir konsept olacağını söylüyor. “Kendimize göre fırsat buldukça yatırım yapıyoruz” diyen Öztürk, şu anda ağırlıklı olarak ilgilendikleri konunun turizm olduğunun altını çiziyor. “Önce Türkiye’de büyümeyi sonra uluslararası marka olmayı planlıyoruz” diye konuşuyor.

Opet'in kurucusu Öztürk Ailesi 2014 yılında turizm sektörüne Regnum Carya oteliyle giriş yaptı. O günden bugüne sektörde 450 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Rus uçağının düşmesi, terör olayları, 15 Temmuz darbe girişimi ve son olarak pandemi bu süreçte sektörde keskin kayıplara neden olsa da aile sektöre giriş yapmış olmaktan memnun. Üst segmente hitap ettikleri için krizlerden nispeten daha az olumsuz etkilendiklerini belirten Regnum Carya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şafak Öztürk, “Geçtiğimiz yıl hedeflediğimiz kârlılığı yüzde 70 oranında tutturduk. Bu durum da bizim müşteri segmentimizden ve esnek uygulamalarımızdan kaynaklandı” diyor. Bu yıl da bütçeyi tutturacaklarına inandıklarını ifade eden Öztürk, turizm sektörünün geneli için de her halükarda geçen yıldan daha iyi bir yıl olacağına inanıyor. Öztürk Ailesi, turizmde daha çok büyümekte kararlı. Opet Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Öztürk, “Bizde yatırımlar durmaz. Önümüzdeki günlerde diğer otel yatırımımız olan Zeynep Oteli komple yeniden inşa etmeyi düşünüyoruz” diye konuşuyor. Grup, ilk etapta Türkiye’de büyümeyi sonra da uluslararası turizm markası olmayı planlıyor. Opet Yönetim Kurulu Başkanı ve Regnum Carya Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Fikret Öztürk ve Regnum Carya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şafak Öztürk’le turizm yatırımlarını, sektörü ve gelecek hedeflerini konuştuk: 

 2014 yılında turizm sektörüne giriş yaptınız. O günden bugüne sektörde geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 Fikret Öztürk: 2014 Nisan ayında Regnum Carya’yı açtık. O gün turizmde deneyimimiz yoktu. Aradan geçen sürede turizme bakış açımız gelişti, daha pozitif yönde değişti. Otel için sürekli yatırım yapmaya devam ettik. Oteli ilk günden bugüne daha üst bir seviyeye taşıyoruz. Burada işin başında da hep Şafak oldu. 

Şafak Öztürk: Bizim aile kültürümüzde işin içinde bizzat olmak ve ne yaparsan yap en iyisini yapmak vardır. Babam ve annem Opet’i bu şekilde dev bir şirket yaptı. Burası da bizim turizmdeki ilk yatırımımız olduğu için hep üstüne koyarak devam ettik. Hem kalitemiz hem fiyatlarımız hem de doluluk oranlarımız sürekli yükseldi. 

 Şu an turizmde yola çıkarken planladığınız noktada mısınız? 

 Ş.Ö: İlk başta otelle ilgili çok ciddi planlarımız yoktu. Hatta golf turizminde etkili olacağını düşündüğümüz için otelin ismini de Regnum Carya Golf ve Spa Resort koymuştuk. Ama zaman geçtikçe en yüksek gelir oranının yaz dönemi olduğunu gördük. İkinci yılımızda isim değişikliğine gittik, isimden golf ve SPA resort’u çıkardık. Misafirlerimize yıl boyunca en üst seviyede hizmet veren bir otel olarak otelimizi konumladık. 

Şu ana kadar sektöre ne kadarlık bir yatırım yaptınız? Bu yatırımın geri dönüşü yaşanan süreçlerden nasıl etkilendi? 

 F.Ö: 450 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştirdik. Belki bu yatırım 10 yılda geri dönmeyecek ama 15 yılda dönecek. Turizmi seviyoruz çünkü bu sektörde iyi bir şey yaptığınızda karşılığını alıyorsunuz. Ülkenin de burada kazancı var. Çünkü yapılan her satışın yaklaşık yüzde 85-90’ı döviz girdisi oluyor. Bugün turizm sektörüyle ihracat ağırlıklı çalışmayan şirketler döviz kredisi kullanamıyor. Kurlardaki artıştan dolayı da herhangi bir kaybımız yok. Dolayısıyla ülkedeki döviz hareketliliğinden etkilenmiyoruz. Etkilensek de pozitif yönde etkileniriz. Çünkü giderimizin yüzde 10’u belki döviz cinsinden ama gelirin yüzde 85’i dövizle. 

Geçtiğimiz yıl turizm sektörü yüzde 70 daraldı. Bu daralma sizi nasıl etkiledi? 

 Ş.Ö: Biz pandemi döneminde oteli kapatmadık. Esnek davrandık. 100 odayla butik otel sisteminde çalışmaya başladık. Üst gelir grubu misafirlere odaklandığımız için bu gelir grubunun hem seyahat hem yılda 3-4 konaklama yapma esnekliği oluyor. Biz de uygun paketler sununca otel doluluğumuz ciddi seviyelerde oldu. Bu nedenle geçtiğimiz yıl hedeflediğimiz kârlılığı yüzde 70 oranında tutturduk. Bu durum da bizim müşteri segmentimizden ve esnek uygulamalarımızdan kaynaklandı. 

 Bu yıla dair hedefleriniz neler? 

 Ş.Ö: İyi bir kış sezonu geçirdik. Esnek uygulamalarımızla yaşanabilecek kayıpları telafi etmiş olduk. Şu ana kadarki pandemi kaynaklı sıkıntılara rağmen bu sezon bütçeyi tutturabileceğimize inanıyoruz. Haziran ayında doluluğumuz yüzde 70’lerin üzerinde. Sezonun devamında da gelişmelere göre yükselen bir ivmeyle devam edeceğimizi düşünüyoruz. 

F.Ö: Zaten esas kazancı biz yaz aylarında yapıyoruz. Yıllık doluluk yüzdeniz fazla olabilir ama yaz aylarını pas geçiyorsanız kazanamazsınız. Dolayısıyla önemli olan doluluğun hangi aylarda, hangi fiyatlarla olduğu. Yaz fiyatıyla kış fiyatı arasında ortalama 2-3 katı fark var. 

Sektör bu yılı nasıl kapatır? Geçen yılı arayacağız diyenler var, siz ne düşünüyorsunuz? 

 F.Ö: Her halükarda geçen yıldan daha iyi bir yıl olur. Ama öte yandan Rusya pazarının geç açılması ve Avrupa kaynaklı olarak kayıplar olacak. Rusya ve Avrupa pazarındaki kayıplar bizim esnekliğimiz ve hedef kitlemizden dolayı bizi biraz daha az etkiler. Ancak genel turizme negatif etkisi çok daha büyük olur. 

Ş.Ö: Burada uçak ve tur operatörlerinin durumu önemli. Rusya pazarının açılması çok olumlu bir haber. Şimdi temmuz ayı geçen yıla kıyasla daha iyi geçecek görünüyor. Yaz sezonunun devamının canlı geçeceğine inanıyorum. 

 Geçtiğimiz yıl çok sayıda otel açılmamıştı. Bu yıl Antalya bölgesinde yine çok sayıda açılmayan otel olur mu? 

 F.Ö: Geçen yıla göre bu yıl daha az olur. Örneğin biz de geçtiğimiz yıl Regnum Carya’nın yanındaki Zeynep Otel’i açmadık. Bu yıl da önce açtık, Rusya’nın kapanmasından sonra kapattık. Şimdi 1 Temmuz itibarıyla tekrar açacağız. Aslında kriz 25-30 Euro’luk otelleri daha fazla etkiledi. Alt gelir seviyesindeki insanlar kendi geçim derdine düştüğü için tatile gitmiyor. Biz üst segment bir otel olduğumuz için müşterilerimiz de üst segment, bu nedenle krizler tatil kararlarını çok fazla etkilemiyor. Türkiye’de turizmin alacağı çok yol var derken daha kaliteli oteller yapmamız gerektiğini de belirtmek istiyorum. Bu şekilde gelirlerimizi bugünkünün 2-3 katına çıkarabiliriz. Dubai ile Türkiye’yi kıyaslamam ama Dubai buranın 2-3 katı fiyata satılıyor. Kaliteli oteller yapıldıkça kaliteli müşteri gelecek. Bugün Türkiye’de turist başına ortalama 600-700 dolarlık gelir elde ediyoruz. Bu rakamın en az 1.000-2.000 dolara çıkması durumunda ülke kazanacak. 

Ş.Ö: Antalya Türkiye turizminde ana destinasyon. Ancak burada arz tarafında çok ciddi yatırımlar olduğu ve bu tesisleri doldurmak gerektiği için turist sayısına odaklanılıyor. Oysa doğru kitleyi hedeflemek lazım. Şu ana kadar yapılan yatırımlar daha çok yatak kapasitesi ve belirli bir bütçeyi hedefleyen yatırımlar. Sayı değil, gelir önemli olmalı. 

F.Ö: Avrupa’nın her şehrinden Antalya’ya tarifeli direkt uçuşlar planlanmalı. Bu uçuşlarda business class koltuğu olmalı. Ancak bu şekilde kaliteli turist bu bölgeye gelir. Kaliteli turisti charter uçakla getiremezsiniz. Gelirse de zorunlu olduğu için gelir. 

 Yatırımlar anlamında nasıl bir dönem yaşıyorsunuz? 

 F.Ö: Biz yatırımcı bir aileyiz. Bizim yatırımlarımız durmaz. Kendimize göre fırsat buldukça yatırım yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde diğer otel yatırımımız olan Zeynep Oteli komple yeniden inşa etmeyi düşünüyoruz. 

 Bu yatırıma ne zaman başlayacaksınız? 

 F.Ö: Bakıyoruz, ruhsat alınacak. Ama öncelikle önümüzü görmemiz lazım. Finansal çevrelerin düzelmesi gerekiyor. Bir yıl önce TL faizleri yüzde 9-10’ları bulmuşken şimdi yüzde 22’lerde. Bu faizlerle yatırım olmaz. Onun için yatırım yapma zamanını kolluyoruz.

 Bu yatırımın bütçesi ne olacak? 

 F.Ö: Proje ilerledikçe bunu görebileceğiz. 

 Oteli yenileyecek misiniz yoksa farklı bir konsept mi olacak? 

Ş.Ö: Regnum Carya seviyesinde ya da buranın biraz üst konseptinde bir otel olacak. Bu oteli de Regnum Carya çatısı altına almayı planlıyoruz. 

F.Ö: Büyük bir konsept düşünüyoruz. Dubai’deki Atlantis gibi büyük bir otel olabilir. Regnum Carya’nın 553 odası bulunuyor, yeni yapacağımız otelin de bir o kadar odası olacak. 

 Farklı lokasyonlarda da otel yatırımlarınız olacak mı? 

 F.Ö: Yatırımlarda önceliği Antalya’ya vereceğiz. Daha sonra diğer lokasyonları düşünebiliriz. 

Ş.Ö: Antalya’daki temelimizi güçlendirelim, sonra farklı yerlerde yatırım ihtimali olduğunda ve kafamıza yattığında yatırım yapalım düşüncesindeyiz. Yatırımların geri dönüşünü almak konusunda ne kadar cesaretli olsak da yatırım konusunda biraz sabırlı olmak lazım. 

 Turizm gelirlerinde pandemi öncesine ne zaman dönülür? 

 F.Ö: Aslında bu yıl turizmin patlama yılıydı. Pandemi olmamış olsaydı her şey güzel gidecekti. Ama pandemiyle birlikte artık bu tür gelişmelere alışmamız lazım. Yarın başka bir şey çıkabilir. Her şeye hazırlıklı olmalıyız. 

Ş.Ö: Eğer 2022 yılında iç ve dış olumsuz etkenlerden arınabilirsek kesinlikle 2015 yılından ve geçtiğimiz yıllardan daha iyi bir yıl olacak. Bu beklentim Türkiye olarak pandemiyi bazı dönemlerde avantaja çevirmemizden kaynaklanıyor. Pandemi döneminde bizim daha esnek politikamız olmasından dolayı daha önce hiç Türkiye’ye gelmemiş kişiler ülkemize geldi. Özellikle yaz döneminde Avrupa ve başka ülkeler kapalıyken Türkiye’ye gelmeyi bir fırsat olarak gördüler. İyi hizmet ve uygun fiyatları görünce “Buraya yine gelirim” dediler. Öte yandan pandemi Avrupa’daki otelleri olumsuz etkiledi. Bu oteller kayıplarını telafi etmek için şimdi fiyatlarda ciddi artış planlıyor. Bu gelişme de bizi olumlu etkileyecek düşüncesindeyim. 

 Turizm işinizi orta vadede nereye taşımayı hedefliyorsunuz? 

 F.Ö: Şu anda bizim ağırlıklı olarak ilgilendiğimiz konu tamamen turizm. Önce Türkiye’de büyümeyi daha sonra da uluslararası marka olmayı planlıyoruz.


“FONLARIN EN ÇOK GİRMEK İSTEDİĞİ SEKTÖR

“PİŞMANLIĞIMIZ OLMADI” 
Opet Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Öztürk, turizm sektörüne girişleriyle ilgili hiçbir pişmanlıkları olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Her sektörde olduğu gibi turizmde de pas geçtiğiniz, para kazanmadığınız ya da az kazandığınız yıllar olacak. Tabii bizim şanssızlığımız Rus uçağının düşmesi, terör saldırılarının olması şimdi de pandemi oldu. Bu gelişmelerin olduğu yıllarda hedeflerimize yaklaşamadık ama sorun yaşanmadığı yıllarda da hedeflerimizin önünde gittik. Ben Türkiye’de turizmin geleceğine inanıyorum. Sektörün alacağı çok yol var.”

 “FARKLI PENCEREDEN BAKABİLİYORUZ” Regnum Carya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şafak Öztürk, farklı sektörlerle de uğraştıkları için işlerine farklı pencereden bakabildiklerini söylüyor ve ekliyor: “7 yılın 2-3 yılında ciddi dalgalanmalar oldu. Buna rağmen gelir kazanç olarak en verimli işlerimizden bir tanesi turizm işi oldu. Şu anda dış yatırımcıların ve fonların en çok girmek istediği sektör de turizm.”



FİKRET ÖZTÜRK / OPET YKB
“YAVAŞ YAVAŞ İŞLERİ DELEGE EDİYORUM”

“İŞKOLİK BİR AİLEYİZ” 
Yavaş yavaş işleri çocuklarıma delege ediyorum. Turizmle Şafak, akaryakıt ve elektronik parayla Ufuk ve Filiz ilgileniyor. Ben de hepsiyle yeri geldikçe ilgileniyorum. Biz işkolik bir aileyiz. Bir araya geldiğimizde de iş konuşuruz. Ama kendimize de zaman ayırırız. İşle yatıp kalkmamıza rağmen sporumuzu da yaparız tatilimizi de… Ailece birbirimizin fikrine saygı gösteririz.

“NURTEN HANIM FREN GÖREVİ GÖRÜR” Nurten Hanım hep çocukların yanında yer alır, fren görevi görür. Gerçekten kendisini işine, ülkesine adamış bir insan bu nedenle kendisine çok saygı duyuyoruz. İş konusunda idareyi ben yaparım diğer işler Nurten Hanım’da.

 “EMEKLİLİK PLANIM YOK” 
Emeklilik planım yok. Çünkü çalışmadan duramam. Benim felsefemde işin içinde olmayacaksan bir işe girmeyeceksin. İplerin kendi elinde olması lazım. İşte profesyonellere de ihtiyaç var ama her şeyi profesyoneller yapamaz. Önemli olan profesyonel yönetimle ailenin ideal yönetimi. Yaptığımız işlerde başarılı olmamızın nedeni kaldırılabilir riskler almamız. Hep ileriyi görerek işlerimizi yaptık. Hangi iş olursa olsun geleceği düşünerek adım atmak lazım.

“GOLF TEK BAŞINA PARA KAZANDIRMIYOR”

“2 SAHAMIZ VAR”
Biz turizme ilk olarak golf sahası yatırımıyla girdik. Sonrasında otel yatırımımızı gerçekleştirdik. Bugün Antalya’da 18 delikli ve 27 delikli olmak üzere 2 golf sahamız var. Golf sahaları çevresine de değer katıyor. Bodrum ve Ankara’ da bulunan sahalarımızın etrafına konut yatırımları yaptık. Bunun da sebebi golf sahalarının tek başına kazandırmıyor olması.

“PANDEMİDEN CİDDİ ETKİLENDİ” Golf turizmi açısından baktığımızda pandemiden çok ciddi etkilendiğini söyleyebiliriz. Yaz misafirlerinde daha çok golfte sıkıntı çektik. Golf oynayanlar ağırlıklı Avrupalı ve yaş grubu olarak da riskli olan üst yaş grubundan. Onların seyahatleri pandemiden daha olumsuz etkilenince golf turizmi de olumsuz etkilenmiş oldu.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz