Global marka olmak istiyoruz

Tat’ın yeni CEO’su Evren Albaş, Capital’in sorularını şöyle yanıtladı...

14.06.2022 00:38:000
Paylaş Tweet Paylaş
Global marka olmak istiyoruz

Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

Tat, süt ve süt ürünleri sektöründen çıktıktan sonra odağını tamamen bitkisel bazlı ürünlere çevirdi. Son 2 yıldır devam eden bu strateji değişikliğinin sonuçlarını da almaya başlamış durumda. Şirket, 2021’i miktar bazında yüzde 25, ciroda yüzde 36 büyümeyle kapattı. Tat CEO’su EVREN ALBAŞ, 2021 yılındaki yatırımlarla domates işleme kapasitesinde dünyadaki en büyük 10’uncu, Avrupa’daki 5’inci üretim tesisine sahip olduklarını söylüyor. Yurt dışı pazarlarda büyümek istediklerini söylüyor ve “Tat’ı gıdada global bir marka haline getirmek en önemli hedefimiz” diye konuşuyor.

Tat, Türkiye gıda sektörünün en köklü şirketlerinden… 2021 yıl sonunda 1 milyar TL’lik ciro eşiğini geçen şirket, 55 yıllık deneyimin ardından global bir marka olma hedefiyle kolları sıvamış durumda. Şirketin CEO’luğuna son 4 yılını Güney Afrika Cumhuriyeti’nde Arçelik’in Sahra Altı Afrika Bölge Direktörü ve Defy’nin genel müdürü olarak görev yapan Evren Albaş’ın getirilmesi de bu stratejinin bir parçası olarak göze çarpıyor. Daha önce SEK ve Pastavilla’dan çıkan ve odağını bitkisel bazlı ürünler olarak belirleyen Tat, son 2 yıldır devam eden genel strateji değişkliğinin sonuçlarını da almaya başladı. 2021’i miktar bazında yüzde 25, ciroda yüzde 36 büyümeyle kapatan şirketin cirosunda ihracatın payı, 5 puanlık sıçramayla yüzde 31’e ulaştı. 2021’de birçok ürün kategorisindeki markalı satışlar içinde aldığı paylarla liderlik pozisyonunu güçlendiren Tat, 134 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Bu tutarın önemli kısmını domates ürünleri ve turşu kapasitesini artırmak için harcadı. Hazır yemek kategorisinde yeni ürünlere girişe odaklandı. Tat CEO’su Evren Albaş, 2021 yılında gerçekleştirdikleri yatırımlarla domates işleme kapasitesinde dünyadaki en büyük 10’uncu, Avrupa’daki 5’inci üretim tesisine sahip konuma geldiklerini söylüyor. Yurt dışı pazarlarda büyümek istediklerine de değinen Albaş, “Tat’ı gıdada global bir marka haline getirmek en önemli hedefimiz” diye konuşuyor. Tat’ın yeni CEO’su Evren Albaş, Capital’in sorularını şöyle yanıtladı: 

 Tat’ın CEO’su olmanızın üzerinden yaklaşık 8 ay geçti. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 

 Meslek hayatımın ilk 28 yılı Arçelik’te birçok farklı pozisyonda geçti. İlk 10 yıl Arçelik Ar-Ge bölümünde mühendislik rollerinde görev aldım. Ardından satınalma bölümünde yöneticiliğe geçiş yaptım. 2012 yılında Arçelik’te yeni kurulan temin ürün iş biriminin kurucu direktörü olarak üst yönetime katıldım. Şirket için yeni birçok ürün grubunun uluslararası pazarlara sunulma süreçlerinden sorumlu oldum. 2017 ila 2021 yılları arasında Arçelik’in Sahra Altı Afrika Bölge Direktörü ve Güney Afrika’nın lider beyaz eşya markası Defy’nin genel müdürü olarak Güney Afrika Cumhuriyeti’nde görev yaptım. Markamızı pazara sunma anlamında çok güzel yıllardı. 16 Ağustos 2021 itibarıyla da Tat Gıda Genel Müdürü olarak göreve başladım. 

Ajandanızın en önemli maddeleri neler?

 Ajandamızın stratejik başlıkları arasında sağlıklı gıda ürünleri üretmedeki uzmanlığımızı yurt dışı pazarlara taşımaya devam ederek ihracatımızı artırmak, Tat’ı gerçek bir global marka haline getirmek ilk sırada yer alıyor. En önemli konu, bu şirketi ihracat pazarlarında büyütmek. Türkiye’de çok ciddi pazar payımız var ve bunu daha da geliştiriyoruz. Tarımda, gıda üretiminde sürdürülebilirlik ve bu inisiyatifleri desteklemek için dijital tarımın, üretimde dijitalleşmenin öncüsü olmak bir diğer önemli gündem maddemiz. Şirketimizin güçlü kültürünü dijital dönüşümle destekleyerek Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda büyümemizi sürdürmeye kararlıyız. 

Pandemiyle değişen tüketici talebine nasıl yanıt veriyorsunuz?

 Son iki yılda değişen tüketici ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda farklı ürün gruplarında üretim hattı ve kapasite yatırımları gerçekleştirdik. Tüketicinin hız ve pratiklik arayışı doğrultusunda son dönemde ciddi şekilde büyüyen hazır yemek kategorisinde mevcut ürün ailemizi yeni formatta tüketim imkanı veren ürünlerimizle genişletiyoruz. Bitki bazlı beslenme trendine halihazırdaki birçok ürünümüzle karşılık veriyoruz. Gerek domates ürünleri gerekse fonksiyonel fayda da sunan turşu kategorisinde kapasite artışını destekleyecek yatırımlarımızı yaptık. Yerli üretimin korunması ve güçlendirilmesi ihtiyacı, sürdürülebilirlik gibi her biri son derece kritik başlıklar, bizim de ana gündem konularımız. Tüm süreçlerimizde dijital dönüşüm en temel başlıklarımızdan biri. 2021 yılını dönüşüm ve yenilenme adına fırsata çevirdiğimizi, büyümemizi başarıyla sürdürmeye devam ettiğimizi söyleyebilirim. 2022 yılı için de stratejilerimizi belirledik. 

 Gıdada büyük bir arz sıkıntısı bekleniyor mu? 

 Gıda arzı, bugün dünyanın geleceği açısından çok kritik bir konu. Artan nüfus ve iklim değişikliği bazı darboğazları beraberinde getiriyor. Günümüzde asıl problemin sağlıklı ve iyi gıda arayışı dolayısıyla belirli ürün kategorilerine olan yoğun talepten kaynaklandığını düşünüyorum. Bu noktada ortaya çıkan durumu bir fırsat olarak tanımlamaktan ziyade tüketicinin ihtiyacını karşılamak adına omuzlarımızda ciddi bir sorumluluk var. Kapasite yatırımlarıyla tüketicilerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İklim kriziyle başa çıkmak, gübre, su ve kimyasal kullanımı azaltırken karbon ayak izini sıfırlamak için tarımda sürdürülebilirliğe yatırım yapmak önemli. Çözümün bilime dayalı dijital tarımdan geçtiğini düşünüyorum. 

 2021 yılında ciroda 1 milyar TL’yi geçtiniz? Büyüme nereden geldi? 

 2021, Tat Gıda için yurt içinde markalı satışlarımızı büyüttüğümüz ve toplam satışlarımız içindeki ihracata dayalı gelirlerimizi önemli ölçüde artırdığımız bir yıl oldu. Elde edilen bu güçlü sonuçlarda üretim tesislerinde yapılan kapasite artışlarının getirdiği üretim miktarı büyümesinin önemli katkısı oldu. Geçtiğimiz yıl salça ve konserve ürünleri iş kolunda, otomasyon, yenileme, idame ve kapasite artırımı kapsamında toplam 134 milyon TL yatırım gerçekleştirdik. Bu rakam, 2020 yılı yatırımlarının yüzde 259 üzerinde. 2021 yılında odaklanarak büyümeye devam ettiğimiz tüm ürün gruplarımızdan elde ettiğimiz satışlar bir önceki yıla kıyasla yüzde 36 artarak toplam ciromuzu 1 milyar 92 milyon TL’ye taşıdı. Ayrıca üretim miktarımızda bir önceki yıla göre yüzde 25 büyüyerek toplam 132 bin tona ulaştık. Miktarsal büyüme yüzde 25, ciro büyümesi yüzde 36 oldu. 

Üretiminizin kategorilere göre dağılımı nasıl gerçekleşti?

 Üretimimizin yüzde 67,5’i salça ve domates ürünlerinden, yüzde 13,6’sı ketçap ve mayonezden yüzde 10’u turşudan, yüzde 8,9’u konserve, hazır yemek, reçel gibi diğer ürünlerden oluşuyor. Üretim ve ticari pazarlama kanallarındaki yatırımlarımız sayesinde yurt içinde istikrarlı büyümemizi sürdürdük. Birçok ürün kategorisindeki markalı satışlar içinden aldığımız paya göre liderlik pozisyonumuzu güçlendirdik. İhracat gelirlerimizin toplam satışlarımız içindeki payı bir önceki yıla göre 5 puan artarak yüzde 31’e ulaştı. 

Kârlılıkta nasıl sonuçlar aldınız?

 Brüt kârımız bir önceki yıla göre yüzde 26 büyüyerek 319 milyon TL’ye ulaştı. Faiz amortisman ve vergi öncesi kârımız ise yıllık bazda yüzde 13 artışla 2021 yılında 151 milyon TL oldu. Sürdürülen faaliyetlerden net dönem kârımızsa toplam 158 milyon TL olarak, bir önceki yılın yüzde 121 üzerinde gerçekleşti. 

 Tat, Pastavilla ve SEK’i sattı ve portföyü yeniden şekillendirdi. Nasıl bir değişim oldu? 

 Tat, son 2 yılda portföyünü yeniden şekillendirerek ana faaaliyet konusuna ve Tat markasına yaptığı yatırımları artırdı. Bitkisel bazlı gıdalara odaklandık. 2021’de 134 milyon TL’lik toplam yatırım gerçekleştirdik. Bu tutarın önemli kısmını domates ürünleri ve turşu kapasitesini artırmak için harcadık. Hazır yemek kategorisinde yeni ürünlere odaklandık. Geçtiğimiz yıl Bursa Mustafakemalpaşa ve Karacabey ile İzmir Torbalı’da bulunan fabrikalarımızda gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla toplam yıllık salça üretim kapasitemizi 71’den 85 bin tona, kornişon turşu üretim kapasitemiziyse 5’den 22 bin tona çıkardık. Turşu kapasite artışına yönelik yatırımla, otomasyon seviyesi ve üretim hızı yüksek ve baştan sona entegre bir turşu üretim altyapısına sahip olduk. Turşuda fason üretimden kendi üretimimize geçtik. Türkiye’de bulunan 3 işletmemizde 2021 yılında toplam 503 bin ton domates işledik. Ulaştığımız bu rekor seviyede üretimle bir önceki yıl 381 bin ton olan üretim miktarının yüzde 32 üzerine çıkmayı başardık. Bu artışlar sonucunda işlediğimiz domates miktarı Türkiye’nin toplam sanayi tipi domates üretiminin yüzde 23’üne ulaştı. Burada da payımızı 8 puan artırmış olduk. 2021 yılında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla domates işleme kapasitesinde dünyadaki en büyük 10’uncu, Avrupa’daki 5’inci üretim tesisine sahip konuma geldik. 

 Türkiye, küresel domates işlemede dünyada nasıl bir paya sahip? 

 Toplam küresel domates işleme miktarının üçte ikisi, Türkiye dahil ilk 5 ülkede gerçekleşiyor. Türkiye, 2021 yılında 2,2 milyon ton işlenmiş domates üretimiyle ABD, Çin, İtalya ve İspanya’nın ardından 5’inci sırada yer alıyor ve 39 milyon tonluk dünya üretiminin yüzde 6’sını temsil ediyor. 

 İç piyasada pazar paylarınız nasıl? Hacimde iç pazarda nasıl konumdasınız? 

 2021 yılında salça kategorisinda pazar büyüklüğü aynı kalırken biz Tat olarak büyüme gösterdik. Ketçap ve mayonez pazarındaysa sektörün çok üzerinde ciro büyümesi gösterdik. Nielsen verilerine göre domates ürünleri, domates salçası ve ketçapta markalı alanda lideriz. Private label ürünler hariç pazarda, Tat olarak ciro payımız domates salçasında yüzde 35, domates ürünlerinde yüzde 63 ve ketçapta yüzde 27. 

Enflasyon ve hammadde fiyat artışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 Birkaç parametre, gıdanın hem bulunabilirliğini hem fiyatlarını etkiliyor. Örneğin dünyadaki toprakların yüzde 9,6’sı tarım amaçlı kullanılıyor. Tarım alanında çalışan nüfusun toplama oranı dünyada yüzde 25,8. Kırsal kesimdeki nufüs oranı yıllar içinde ciddi düşüşte. Bu da tarımla ilgili bilgi ve deneyimin yeni nesillere aktarılmasını engelliyor. Diğer taraftan tarımdaki teknolojik gelişmelerle beraber bu alana gençlerin ilgisi artıyor. Dünyadaki kaynakların kullanımı ve karbon emisyonu açısından bakıldığında dünyada suyun yüzde 70’i tarımsal amaçlı kullanılıyor. Karbon salımının yüzde 23,7’lik kısmı tarımsal faaliyetlerden geliyor. Teknolojinin getirdiği dönüşümle tarım da dönüşecek. 

 Tarım ve teknoloji anlamında siz neler yapıyorsunuz? 

 Tarımda ve gıda üretiminde yeni teknolojilerin kullanılmasına öncülük ediyoruz. Girdi maliyetlerini iyileştirmek için tarımda verimlilik ve otomasyon şart. Üretim kapasitemizi artırarak önemli bir verimliliğe ulaştık. Endüstri 4.0 yatırımımızla enerji tüketimimiz düştü. Su tüketimimiz yüzde 30’a yakın azaldı. Her gün bu verimlilik rakamlarımız değişiyor, daha da iyileşiyor. Sürdürülebilirlik anlayışımız tarladan, üretime, ürünlerimizin içeriğinden, iş süreçlerimizdeki tüm adımlara kadar uçtan uca tüm faaliyetlerimizi kapsıyor. Sıfır atık ve karbon nötr operasyonlar çerçevesinde güçlü hedefler koyarak somut adımlar atmaya devam edeceğiz. 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefini ortaya koyan Koç Holding’in başlattığı Karbon Dönüşüm Programı’nda yer alıyoruz. 

Tarımda dijitalleşme size verimlilik anlamında nasıl bir dönüş sağlıyor?

 Veri toplamadan yorumlamaya, mekanizasyondan uydu üzerinden görüntü analizine, uzaktan takibe kadar farklı dijital çözümleri önce pilot projelerle, devamında yaygınlaştırma projeleriyle hayata geçiriyoruz. Bu dijital teknolojileri kullanarak tarla verileriyle ürün performansı arasında ilişki kurmaya yönelik teknolojik altyapı ve takip sistemleri kullanıyoruz. Bu sistemler sayesinde 2021 yılında kendi tarlalarımızdaki dijital tarım uygulamalarıyla dekar başına 11 tonluk domates verimi elde ettik. Akıllı tarım uygulamaları ve tarımdaki mekanizasyona yönelik yatırımlarımız, 2022 için planlı yatırımlarımızla beraber son 3 yılda 25 milyon TL’ye ulaşacak. Dijital toprak analiziyle dakikalar içinde sonuç alabiliyoruz, otomatik dümenli traktörlerle verimli tarla kullanımı ve yakıt tasarrufu sağlıyoruz. Sensörlerle nem kontrolü ve bu sayede su tasarrufu yapabiliyoruz. Dünyanın geleceği için özellikle su tüketimine yönelik yapılan çalışmalar ve dijital tarım uygulamalarıyla kendi tarlalarımızdaki su tüketimini yüzde 30 azalttık. 

 2022 yılı nasıl gidiyor? 

 2022 yılına güçlü bir giriş yaptık. Şu anda 200’den fazla farklı ürün çeşidiyle gıda pazarı içinde geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Ev dışı tüketim kanalı gibi profesyonel ihtiyaçlara yönelik farklı ürünleri de pazara sunuyoruz. Veri analitiğini kullanarak perakende kanallarında yaptığımız analizler, pazardaki değişimler hakkında önemli ipuçları veriyor. Tüketicilerin gittikçe artan pratik, hızlı ve sağlıklı gıda tüketimi ihtiyaçları paralelinde hazır yemek kategorisinin hızlı bir büyüme içinde olduğunu görüyoruz. Hazır yemek kategorisinde yeni ürünlerle rafa çıkmaya hazırlanıyoruz. 

 2022 yılı büyüme hedefleriniz neler? 

 Türkiye’deki lider konumumuzu geliştirirken yurt dışı satışlarımızdan elde ettiğimiz gelirleri artırmak istiyoruz. Geçen yıl ihracatta gösterdiğimiz başarıyı tekrarlamak amacındayız. Tüketici beklentileri doğrultusunda sağlıklı ve doğaya saygılı ürünler geliştirerek kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefliyoruz. Üretim teknolojisine ve kapasiteye yapacağımız yatırımlarla ana pazarlardaki faaliyetlerimizi güçlendirmeyi, yurt dışındaki pazarlardaki büyümemizi desteklemek içinse ürün portföyümüzü geliştirmeyi planlıyoruz. 

 Tat için uzun vadede hayaliniz nedir? 

 Herkesi iyi ve sağlıklı gıdaya ulaştıracak dönüşüme öncülük etmek için varız. Tat’ı gıdada global bir marka haline getirmek en önemli hedefimiz. Uluslararası pazarlarda büyümek ve şirketin gelirlerinin çoğunu ihracattan elde etmeyi hedefliyoruz.


TAT’IN DÖNÜŞÜM AJANDASI


  1. 2021 yılında ciroda yüzde 36, miktarsal bazda yüzde 25 büyüme elde ettik. Ciroda 1 milyar 92 milyon TL’ye ulaştık.
  2. Üretim hacmi 2021 yılında yüzde 25 artarak 132 bin tona ulaştı. Artış, domates ürünleri, domates salçası ve turşu kategorilerinde oldu. 
  3. Domates işleme kapasitemizi yüzde 32 artırarak 503 bin tonla rekor seviyeye ulaştık.
  4. İşlediğimiz domates miktarı Türkiye’nin toplam sanayi tipi domates üretiminin yüzde 15’inden yüzde 23’üne yükseldi. 
  5. Tat, domates işleme kapasitesinde dünyadaki en büyük 10’uncu, Avrupa’daki 5’inci üretim tesisine sahip konuma geldi. 
  6. Domates ürünleri, domates salçası ve ketçap kategorilerinde markalı liderliğimizi sürdürdük. 
  7. İhracat gelirlerimizin toplam satışlardaki payı bir önceki yıla göre 5 puan artarak yüzde 31’e ulaştı. 
  8. Sürdürülen faaliyetlerden net dönem kârımız toplam 158 milyon TL ile bir önceki yılın yüzde 121 üzerinde gerçekleşti. 
  9. Tarımda, gıda üretiminde sürdürülebilirlik ve dijital tarımın, üretimde dijitalleşmenin öncüsü olacağız.
  10.  Uluslararası pazarlarda büyümek ve şirketin gelirlerinin çoğunu ihracattan elde etmeyi hedefliyoruz.



TÜKETİCİ NASIL DEĞİŞTİ?

SAĞLIK VE GÜVEN 
Sağlıklı, kaynağı belli, kaliteli ve güvenilir gıdayla yaşamın hızına uyum sağlayan yenilikçi ürünlere duyulan ihtiyaç, tüketici talebinde ilk sıralara yerleşmiş durumda. Yapılan bir araştırmaya göre 10 kişiden 9’u sağlıklı ve iyi yaşam arayışı içinde olduğunu belirtirken, bunun da en temel göstergesi olarak yemek ön plana çıkıyor.

YÜZDE 73 EVDE YEMEK YAPIYOR Pandeminin özellikle ilk döneminde başlayan evde yemek yapma trendinin halen devam ettiğini görüyoruz. Nielsen’in geçtiğimiz yıl yaptığı araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 73’ü dışarıda yemek yerine evde yemek yapmayı tercih ediyor. İnsanların, yemek alışkanlıkları değiştiği gibi, yemekten beklentilerinde de keşif ve haz arayışı arttı.

HIZ VE PRATİKLİK TALEBİ Geleneksel tatları korumanın yanı sıra yeniliklere de açık bir hedef kitleyle karşı karşıyayız. Öte yandan hayat hızlanıyor, insanlar bu beklentilerini daha hızlı ve pratik şekilde karşılamak istiyor. Dolayısıyla bir yandan kaliteli ve güvenli gıdayı sağlarken diğer taraftan tüketiciye kolaylık sağlamak eskisinden de önemli hale geldi.



“YENİ PAZARLARA GİRMEYE KARARLIYIZ”

40 ÜLKEYE İHRACAT 
Tat Gıda olarak Japonya’dan ABD’ye kadar 40 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Odaklandığımız ihracat pazarlarına yaptığımız pazarlama yatırımlarıyla markalı satışlarımızı artırıyoruz.

GELİRDEKİ PAYI ARTTI 2021 yılında ihracat gelirlerimiz dolar bazında bir önceki yıla göre yüzde 27 büyüyerek önemli bir gelişme gösterdi. Tat’ın ihracatının toplam satışlar içindeki payı yüzde 31’e ulaştı. Mevcut ülkelere yaptığımız ihracatın yanında, yeni pazarlara girmek konusunda 2022 yılında da kararlı bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz.

HEDEF PAZARLAR Esas olan kendi markalarımızla büyümek. Bu anlamda beslenme alışkanlıkları bize benzeyen Avrupa, Rusya, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri. Buralara ihracatımız zaten var ama daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Amerika da sürekli radarımızda.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz