Hedef Avrupa'da büyümek

Titanic Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün ile grubun büyüme planlarını ve turizm sektörünü konuştuk...

28.07.2021 12:36:000
Paylaş Tweet Paylaş
Hedef Avrupa'da büyümek

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

Titanic, Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında varlık gösteren bir turizm markası. Türkiye’de 8, yurt dışında 3 otelle faaliyetlerini sürdüren grup, büyümede rotayı Avrupa’ya çevirmiş durumda. Halihazırda Almanya’da 3 otelin inşasını sürdürdüklerini belirten Titanic Grubu Yönetim Kurulu Başkanı MEHMET AYGÜN, bundan sonra Hollanda, Avusturya ve İtalya başta olmak üzere 13 Avrupa ülkesinde büyüyeceklerini söylüyor. “Orada paranın maliyeti düşük olduğu için daha iyi hareket edebiliyoruz. Bu nedenle hedefimiz Avrupa’da büyümek” diyor. 

Altı çocuklu bir aileden gelen Mehmet Aygün, gençlik yıllarında gittiği Almanya’da ticarete atıldı. Hasır restoranlar zinciriyle yeme içme sektöründe büyüyen Aygün, 2003 yılında Titanic markasıyla Türkiye’de ilk otelini hayata geçirdi. Sonraki yıllarda da hem resort hem şehir otelciliğinde büyüdü. Bugün Titanic Grubu, İstanbul, Antalya, Bodrum ve Berlin’de toplam 12 oteliyle 8 bin 917 yatak kapasitesiyle hizmet veriyor. 5 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan grup, 2019 yılında 175 milyon Euro’luk ciro yarattıktan sonra pandemi yılı 2020’de gelirde yüzde 63 kayba uğradı. Pandemiye yatırım döneminde yakalanan grup, birçok projesini de askıya aldı. Halihazırda yurt dışında Berlin ve Hamburg’da 3 otel, Antalya Belek’te de 80 milyon Euro bütçeli beş yıldızlı bir oteli tamamlamaya çalıştıklarını belirten Titanic Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün, önümüzdeki dönemde yatırımlar için asıl yönlerini çevirdikleri yerin Avrupa olduğunu söylüyor. Aygün, pandemi sonrası yabancı ortaklık ve birleşmelerin de gündemlerine geleceğini, orta ve uzun vadede ise Titanic markasını tüm dünyaya yaymayı hedeflediklerini açıklıyor. Titanic Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün ile grubun büyüme planlarını ve turizm sektörünü konuştuk: 

Bugün Titanic Grup dediğimizde karşımızda nasıl bir yapı var? Kaç ülkede faaliyet gösteriyorsunuz?

 Bugün, İstanbul’da 5, Antalya’da 3, Bodrum’da 1, Berlin’de 3 olmak üzere toplam 12 otelimiz ve yine Antalya Belek’te golf kulübümüz bulunuyor. Toplam 8 bin 917 yatak kapasitesiyle hizmet veriyoruz. Türkiye’de doğan ve dünya çapında önemli bir marka haline gelen Titanic Hotels Grubu olarak 5 bini aşkın çalışanımızla Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya ve işletmelerimizle önemli bir istihdam yaratmaya devam ediyoruz. 

Geçtiğimiz yıl grubunuz için nasıl geçti?

 2020 yılı için hem sektör hem grubumuz adına beklentimiz oldukça yüksekti. Ülke olarak dünya ortalamasının çok üzerinde büyüme hedeflemiştik. Gerek yurt içinde gerek yurt dışında yeni yatırım planlarımızı oluşturmuştuk. Hedefimiz yurt dışında daha fazla noktada yer almak ve yeni yatırımlarımızla yurt içinde istihdam artışı sağlamaktı. Ancak pandemiyle birlikte turizm sektörü adına bugüne kadar yaşanan en büyük krizi yaşadık. 2019’da 51,7 milyon turistle 34,5 milyar dolar turizm geliri elde eden Türkiye turizm sektörü, 2020’de 60 milyon turist ve 40 milyar dolar turizm geliri hedeflemişti. Pandemide Antalya’daki tesislerin yüzde 40’ı, İstanbul’dakilerin ise sadece yüzde 15’i açıldı. Sektör 2020’yi turist sayısı bakımından yüzde 70, gelir bakımından yüzde 68 daralmayla kapattı. Biz de geçtiğimiz yıl nisan, mayıs ve haziran aylarında misafir kabul edemediğimiz için bu dönemi kayıp olarak değerlendiriyoruz. Ancak yılın devamında önemli bir toparlanma yaşadık. Titanic Deluxe Bodrum otelimiz haziran ayı sonunda misafirlerini ağırlamaya başladı ve çok iyi bir ivme yakaladı. Hemen ardından Titanic Deluxe Golf Belek ve Titanic Beach Lara hizmet vermeye başladı. Aynı şekilde yüksek doluluk oranlarına ulaştık. Ana pazarlarımız olan Almanya, Rusya, İngiltere ve Hollanda pazarlarının hareketlenmesiyle sezon sonu kapalı olduğumuz aylar dışında yaz sezonunda yüzde 80 gibi yüksek doluluk düzeyine ulaşmayı başardık. 

 Gelirler anlamında geçtiğimiz yıl ne kadarlık bir kayıp yaşadınız? 

 2019 yılında 175 milyon Euro’luk bir ciromuz vardı. 2020 yılında bu rakamın çok daha üstünde büyüme planı yapmıştık. Ancak pandemi nedeniyle ciromuz 2019’un yüzde 63 altında kaldı. 

 Bu yıla hangi hedeflerle girdiniz? Hem sektör hem grup olarak bu yılı nasıl geçireceğinizi düşünüyorsunuz? 

 Bu yıl belirsizlik sürüyor. Ama umudumuzu kaybetmeyerek hem ülke hem grup olarak alınan tedbirler sayesinde yüksek doluluk hedefliyoruz. Ülke olarak 25 milyon turistle 20 milyar dolarlık gelir hedefi var. Rusya ve İngiltere gibi ana pazarlarımızdan da en kısa sürede misafir ağırlamaya başlayacağımızı umuyoruz. Senaryonun gidişatını ana pazarların durumu değiştirecek. 

 Şu ana kadar gidişat nasıl? Yılın ilk 5 ayını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 Bizim sektörümüzde sezonun nasıl geçeceği normal yıllarda bir yıl öncesinden aldığınız erken rezervasyonlarla ortaya çıkar. Bu yıl hepsi son dakika satışları olacak. Grup olarak ilk 5 ayda ülkemizden ve farklı ülkelerden önde gelen futbol takımlarını ve toplantı gruplarını ağırladık. Şimdi sezona odaklanıyor, pazarlardaki durumu takip ediyoruz. 

 Rusya ile ilgili belirsizlik sürüyor. Sizce Rus turistler haziranda gelir mi? 

 Turizm bakanı ve heyet, görüşmeler yapmak için Rusya’ya gitti. Şimdi Rusya’dan heyet gelecek. Çözülecek düşüncesindeyim. Rusya ve Avrupa bizim için olmazsa olmaz pazarlar. Hepsi olduğu zaman Türk turizminde işler yolunda gider. 

 Bu yıl yurt dışından beklenen oranda turist gelmezse tesisleri yerli turistle doldurmak mümkün olur mu? 

 Geçtiğimiz yıl otellerde yerli turist oranı yüzde 50’ye ulaştı. Ancak yurt dışından turist geleceği konusunda umutluyuz. Öte yandan iç pazar bizim için her dönem çok önemli. Türkiye’de bu tesisleri sadece iç pazardaki turistlerle büyütmek mümkün olmaz. 

 Grup olarak nasıl bir büyüme stratejiniz gelmezse tesisleri yerli turistle doldurmak mümkün olur mu? 

 Geçtiğimiz yıl otellerde yerli turist oranı yüzde 50’ye ulaştı. Ancak yurt dışından turist geleceği konusunda umutluyuz. Öte yandan iç pazar bizim için her dönem çok önemli. Türkiye’de bu tesisleri sadece iç pazardaki turistlerle büyütmek mümkün olmaz. 

Grup olarak nasıl bir büyüme stratejiniz var? En son pandemi öncesinde Titanic Mardan Palace’ı portföyünüze kattınız. Bu yatırım, büyümenize nasıl katkıda bulundu?

 Biz temkinli, ayağını yere sağlam basarak büyümeyi hedefleyen bir grubuz. Aile şirketiyiz. 6 kardeş işin içindeyiz. Herkesin kendine özgü görevleri ve sınırları var. Herkes üzerine düşeni yapınca şirket büyüyor. Örneğin Almanya’da ayrı Türkiye’de ayrı bir yönetim yapılanması var. Resort ve şehir otelleri için de ayrı yönetim kurullarımız bulunuyor. Onların üzerinde de yine yüksek bir yönetim kuruluyla grubu yönetiyoruz. Her ay toplanıyor, kararlar alıyoruz. Aile şirketi olmamıza rağmen profesyonel bir yönetim anlayışına sahibiz. Yabancı profesyonel yöneticilerimiz var. Aile anayasamızı yazan danışmanlarla birlikte çalışıyoruz. Aldığımız her kararda çok sağlam hareket etmeye çalışıyoruz. 1,4 milyar Euro’ya mal olan Titanic Mardan Palace’ı kiralayarak grubumuza kattık. Hem bizim için hem ülkemiz için çok değerli bir tesis. Bölgede saray konsepti olan tek otel. 

 Halihazırda süren yatırımınız var mı? 

 Pandemi öncesinde başlayan yatırımlarımız var. Başlamamış birçok projemiz de vardı. Onları pandemi nedeniyle öteledik. 

Devam eden yatırımlarınız neler?

 Yurt dışında Berlin ve Hamburg’da da otel inşaatlarımız devam ediyor. Antalya Belek’te golf kulübümüzün olduğu alanda 90 dönümlük bir arazide deniz kıyısında inşaatı devam eden bir otel projemiz var. 600 odalı exclusive segmentte, farklı mimari özellikleriyle öne çıkacak bir proje. 80 milyon Euro yatırım bütçesi var. Bu otelimizi 2022 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. 

 Önümüzdeki dönemde ağırlıklı Türkiye’de mi yurt dışında mı büyüyeceksiniz? 

 Bizim asıl yönümüzü çevirdiğimiz yer Avrupa. Yatırımlarımız Avrupa’da devam edecek. Birçok projemiz var ama her şeyden önce finans lazım. Bazı projelerimizi askıya aldık. Hedefimiz dünyaya Titanic markasını yaymak. Titanic’i ister franchise ister kiralama ister mülk olarak her tarafa yaymak istiyoruz. 

 Turizmde sizin gibi zincirlerin Orta Doğu gibi farklı coğrafyalara da yayıldığını görüyoruz. Orta Doğu ya da yakın bölgeler radarınızda yok mu? 

 Güvenli ülkelerde büyümek istiyoruz. Fizibiliteye önem veriyoruz. Güvenli ve fizibıl olursa dünyanın her yerinde otel açarız. 

 Titanic Grubu yüzde 100 aile şirketi. Ortaklıklara ya da uluslararası iş birliklerine nasıl bakıyorsunuz? 

 Ortaklık ve iş birlikleri düşünüyoruz. Teklifler de geliyor. Aslında pandemi olmasaydı bizim için bu konuda önemli bir yıl olacaktı. Ancak pandemi nedeniyle iş birliklerini erteledik. Pandemi bittikten sonra yabancı ortaklık ve birleşmeler gündemimize gelecek. 

 Hayaliniz nedir? Grubunuzu nereye taşımak istiyorsunuz? 

 Dünyanın her yerine yayılmak konusunda kendimize bir sayı sınırı koymuyoruz. Sağlıklı, ayakları yere basan, değerli işletmeler kurmaktan yanayız. Bundan sonra da bu anlayışla büyümeye devam edeceğiz.


“DAHA ÇABUK FİNANS BULUYORUZ”

“AVRUPA KÖKENLİYİZ”
Zaten Avrupa kökenliyiz. İşe 50 yıl önce ilk olarak Almanya’da başladık. Bundan sonra da Hollanda, Avusturya ve İtalya başta olmak üzere 13 Avrupa ülkesinde büyümek istiyoruz. Avrupa’nın kanunlarını çok iyi biliyoruz. Aile olarak ikinci ve üçüncü nesil de Avrupa’da büyüdü. Ülkeleri biliyoruz.

“PARANIN MALİYETİ DÜŞÜK” Oralarda yatırım yapmak kolay geliyor. Daha çabuk mesafe kaydedebiliyor, daha çabuk finans buluyoruz. 30-40 yıllık vadelerde yüzde 1 faizlerle alınan kredilerle yola çıkabiliyoruz. Paranın maliyeti düşük olduğu için daha iyi hareket edebiliyoruz. Bu nedenle hedefimiz Avrupa’da büyümek.



“ÖNÜMÜZDEKİ YIL HİÇBİR PROBLEM KALMAZ”

EN ÇOK ETKİLENEN 
Pandeminin otellere etkisi dönemsel olarak değişkenlik gösterdi. Şehir otelciliği konaklama dışında düğün, toplantı, fitness, restoran ve kafe gibi yan ürünlerden de besleniyor. Bu mekanların ve etkinliklerin doğrudan iptal edilmesi şehir otelciliğini daha keskin bir şekilde etkiledi. Resort otellerin de konaklama kapasitesi ve dolayısıyla bütçeleri çok daha fazla. Bu kapasiteyi de tam anlamıyla kullanamayınca gelir olumsuz etkilendi.

ESKİYE DÖNÜŞ NE ZAMAN? Türkiye’nin kapıları herkese açıldığı ve dünyanın her tarafından insanlar buraya geldiği zaman eskiye dönüş başlayacak. Bu yıla dair umudum var. 15 Haziran-15 Eylül’e kadar bu sezonu en güzel dolulukla atlatırsak turizmcinin yüzü güler. Yoksa kışın zaten misafir yok. Gideri yüksek bu tesisleri yürütmek mümkün olmaz. Bu nedenle yüksek sezonu resortta kaçırmamamız lazım. Sorunların çözülmesini dört gözle bekliyoruz. Ama önümüzdeki yıl hiçbir problemimiz kalmaz diye düşünüyoruz.

“KREDİLERİ YENİLİYORUZ” Pandemiden en çok turizm sektörü etkilendi. Sektörün Almanya’da ayağa kalkması için destek verildi. Ödediğiniz vergi ve yaptığınız ciroya bakarak yardım gerçekleşiyor. Kendi çabalarımızla, çalıştığımız bankalarla beraber kredilerimizi yeniliyor, ileri tarihe öteliyoruz.



“RESORT OTELCİLİĞİ DAHA KÂRLI”

ÜLKE VE LOKASYON ETKİSİ
Resort otelciliği daha kârlı. Ancak şehir otelleri de bulunduğu ülke ve lokasyona göre kârlı olabiliyor. Kârlılık biraz konuma ve işletmeye bağlı. Örneğin Berlin’de şehir otelimiz buradaki resort’tan daha iyi kazanıyor. Oda sayısı, konaklama, konum hepsini topladığınız zaman kârlılık değişiyor.

HANGİSİ DAHA MALİYETLİ? 
Her iki konseptin maliyetleri de çok farklı. Burada ağırlıktan bahsederken bir resort otelin maliyeti birkaç şehir oteline bedel olabiliyor. O yüzden nicelik olarak şehir otelciliğinde daha hızlı bir artış yapsak da kârlılık farkı dolayısıyla resort otelciliği ana ürün olacak.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz