"Hüznü Özyeğin: Ekonominin ekseni doğuya kayıyor"

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, ekonominin ekseninin sürekli doğuya doğru kaydığını belirtti.

30 EKİM, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Hüznü Özyeğin: Ekonominin ekseni doğuya kayıyor
Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Sözcü Gazetesi'nden Demet Cengiz'e konuştu.

Ekonomik ve siyasi sıkıntılar, üst üste kötü haberler, mültecilerin dramı… Zor günler! Ve insanlar çok umutsuz. Neler söylemek istersiniz?

Umutsuzluğu kabul etmiyorum. Umudu da kaybedince elde başka bir şey kalmıyor. Zor günlerde ben ne yapıyorum onu söyleyeyim. Üzücü bir şeyler varsa, bununla ilgili ben ne yapabilirim diye düşünmeli. Edirne’deki çocukların halini görünce üzüldüm ve hemen bir TIR yardım malzemesi gönderdim. Çocuklara bot, kaban, bebek ve kadın bezi gibi çok gerekli şeyleri onlara ulaştırdık. Uzaktan bir dokunayım istedim. Herkes elinden geleni yapmalı. Ben ne yapabilirim? İstediğim, hayal ettiğim Türkiye’ye ulaşmak için üniversitede her yıl bin tane çağdaş insan yetiştirebilirim. Eğitilmiş, yetişmiş insanları işe alabilirim, işimi büyüyüp ülkeme katkı sağlayabilirim. Bana düşeni yapmam lazım. Bana “Bankanı sattın neden hâlâ çalışıyorsun” diyenler oldu. Vehbi Koç 95 yaşında Antalya’da Migros’u teftiş edip öğle uykusu için otele gitti. Orada hakka vacip oldu. Allah aynı şeyi bana nasip etsin.

BASİT ÇÖZÜMLER ÜLKEYİ KALKINDIRIR

İnsanlara karamsar olmayın, umudu elden bırakmayın ama üzerinize düşeni de yapın diyorsunuz.

Türkiye’de inanılmaz girişimci var. Simitle ilgili pek çok zincir olması dikkatimi çekiyor. Yerli kahve zincirlerimiz var. Türkiye’de insanlar kafasını bir şeye şartlandırırsa bunu yapabiliyor. Yapma fırsatları var. Ancak inanılmaz bölgesel farklılıklar da var. Biz de 10 yıl evvel vakıf olarak çözüm sürecini başlattık. Bütün okullarımızı Doğu ve Güneydoğu’ya yaptık. Çünkü en çok o bölgede ihtiyaç vardı. Araştırma yaptık ve orada köylerde, kasabalarda ilkokulu bitiren kızların sadece yüzde 5’inin eğitime devam ettiğini gördük. Büyük ilçelerde ve illerde liselerin yanına kız yurtları yaptık. Çevre köy ve kasabalardan gelecek kızlar kalacak diye de şart koyduk. Yurtlarda kalan kızlarımızın yüzde 52’si üniversiteye devam etti. Hayatları değişiyor. Küçük yaşta evleneceklerine iş sahibi oluyorlar. O kadar basit ki… Ülkenin gelişmesi bu basit konuların çözülmesiyle olacak. Kadın istihdamı sorununu da aile içi şiddeti de kız çocuklarının okunmasıyla çözeceğiz; başka yolu yok. Umut eğitimde. Her şey eğitimde. Umut kendi kendine oluşmuyor. Umut edip çalışacağız.

Ekonomiyle ilgili de iyi haberler alamaz olduk.

Türkiye orta gelire geldi ama dört-beş senedir de oradan yukarıya doğru hamle yapamıyor. Bizim Asya’da yapılanları yakinen izleyip model almamız lazım. Asya çok iyi bir model. Kore, Vietnam örnek alınmalı.

EĞİTİM EĞİTİM EĞİTİM

Asya’nın sihirli sözcüğü ‘eğitim’ oldu. Kore’yle aramızdaki farkı da hep bununla açıklarlar.

Avrupa’da, ABD’de olanları değil Asya’dakileri örnek almalı. Amerika’yı yeniden keşfedeceğimize, o modelleri Türkiye’ye adapte etmeliyiz. Bu da dediğin gibi eğitim, eğitim, eğitim ile olur. Sadece üniversite eğitimi değil, meslek okulları da… Orta gelir tuzağı ancak böyle aşılır.

Türkiye’de beş milyonun üzerinde okuma-yazma bilmeyen var! Çoğu kadın!

Herkes söylüyor araştırma yapılması lazım, inovasyon yapılması lazım ama önce eğitim konusunu, okuma-yazma bilmeyenleri çözeceğiz. Aşağısını yukarı itip, yukarıyı daha da yukarı iterek büyüyebiliriz. Hareket aşağıdan yukarıya doğru olmalı.

Siz dünyayı da çok yakından izliyorsunuz. Ekonomik açıdan bakınca neler görüyorsunuz?

Ekonominin ekseni sürekli doğuya doğru kayıyor. Aslında baktığımızda herkes Avrupa’da ekonomi durdu, Amerika iyi gidiyor diyor ama hayır, Amerika’da da çok sorun var. Üniversite mezunlarının yüzde 25’i iş bulamıyor. Üniversite mezunlarının 1 trilyon dolar borcu var. Üniversiteler pahalandı, aileler karşılayamıyor. Refah düşüyor. 60 yaşında süpermarkette poşet doldurma işi yapan insanlar görüyorsunuz.

Peki kendinizi nasıl besliyorsunuz?

Ben kendimi gençlerle besliyorum. Üniversitedeki öğrencilerle haşır neşirim. Aramızda iki nesil fark var ve Nixon’ın dediği gibi artık nesiller arası farklar daha büyük. Ben onlar gibi davranmaya çalışıyorum. Basketbol oynuyoruz. Onlara döner kesiyorum. Onlar için ulaşılabilirim. Öğrencilerimin mutluluğu her şeyin üzerinde. Mutlu olurlarsa daha iyi sonuçlar elde eder, daha iyi araştırmalar yaparlar.

HOBİ

Sinemayı çok severim ve yakından takip ederim. Mutlaka sinema salonuna gideriz. Televizyon, DVD, vs. aynı tadı vermiyor. En son hanımla Stajyer filmini izledik.
Müzikal, konser, tiyatro severim. Ama hafif filmler olacak ve tiyatroda da Ali Poyrazoğlu gibi eğlendirecek.
Klasik ve çağdaş resimlerden oluşan bir koleksiyonum da var. Hatta şimdi üniversiteyi bir açıkhava müzesine dönüştürmek üzere çalışmalara başladık.

İŞ HAYAT DENGESİ

Bu çok önemli bir konu. Bu dengeyi kuramazsan hayatta da işte de başarı çok zor. İş insanı sosyal olmalı. Sosyal çevre ve bağlantılar çok kıymetlidir. Ben ilk iş kurduğum yıllarda bunu sermayeyle değil sahip olduğum network (ağ), çevrem ile yaptım.

Şahsi yaşamıma yeterince zaman ayırdığımı söyleyemem ama bulduğum her ‘slot’u iyi kullanmaya çalışıyorum.

PİŞMANLIK

İş hayatındaki pişmanlıktan ders çıkarıyorsan bu bir kârdır. Son pişmanlık fayda etmez, derler ama ders çıkarmışsanız bu faydadır.

Murat Vargı, Turkcell projesini ilk bana getirdi. Ben de onu o zamanki patronum Karamehmet’e yönlendirdim. O projede hissedar olabilirdi. Murat benim asker arkadaşımdı ve ilk kredisini ona ben verdim.

BAŞARININ SIRRI

Başarının peşinde koşmalı. Başarı kendi kendine gelmez! Her şey hayal kurmakla başlıyor. Ama hayaller ulaşılabilir olmalı. Yoksa hüsran olur.

Bir hayal kurup sonra bunu geliştirmek ve sürdürülebilir kılmak gerekir. Bunların hiçbiri de çalışmadan olmaz!

KULAĞA KÜPE

Mentor kullanmak önemli. Anne ve babalar sizi severler ama iyi mentor değillerdir. Çünkü size objektif bakamazlar. Bana ailem doktor ol diyordu. Ben mühendis oldum.
Yeteneklerinize uygun işler yapın, hayalini kurun ve peşinden koşun. Aşkla bağlanacağınız uzmanlığı seçin. Yoksa karşılıksız aşk gibi olur ve mutlu olamazsınız.

SOSYAL SORUMLULUK

Özyeğin Üniversitesi benim bırakacağım en önemli mirastır. Daha önce hiçbir şeye ismimi vermemiştim. Vakfın bile adı başkaydı sonradan değiştirdik. Üniversiteden söz ederken gözlerimin parladığını söylüyorlar.
Hüsnü M. Özyeğin Vakfı üzerinden sosyal sorumluluk projelerimizi kurumsal olarak yürütüyoruz. ‘Kırsalda Umut Var’ önemli bir projemiz.

YETENEK AVI

Güvendiğime sonuna kadar güvenirim. İnandığım insanların kapasitelerini aşmaları için destek veririm. Genç yaşta çok kimseye çok sorumluluklar verdim. Ben 32 yaşında banka genel müdürü oldum. Gençlere inanırım.
Bir yetenek engellendiğini düşünüyorsa ve kendine de güveniyorsa hemen başka bir kuruma geçmeli.

ŞANS

Çok çok önemli. Ama şansı kullanmak daha da önemli!
Finansbank’ın değeri defterdekinin 3.6 misline çıkardım. Duygusal bağım var deyip satmazsan, şansı kullanamamış olursun. Ben orada şansı kullandım. Ama aynı dönemde Romanya’yı satmadım. Defter değerinin 5 misline satılıyordu. Oradaki şansı kullanmayıp, hata ettim. Basiretim bağlandı.

SOSYAL MEDYA

Ben sadece Twitter’da rumuz bir hesapla gelişmeleri takip ediyorum. Öğrencilerimin günlük hayatı ile ülke ve dünyadaki gelişmeleri izliyorum. Sadece alıcıyım.
Sosyal medyaya biraz mesafeliyim. Mahremiyet konusu önemli.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz