"İlk 3'ten 1'i biz oluruz"

Eroğlu Holding’in global vizyonunu, büyüme hedeflerini ve planlarını, Nurettin Eroğlu ile konuştuk...

20.07.2016 12:28:420
Paylaş Tweet Paylaş
"İlk 3'ten 1'i biz oluruz"
33 yıl önce kurulan Eroğlu Holding, bugün, 1,5 milyar dolara ulaşan cirosu, 700 mağazası ve iki markasıyla Türkiye’nin en güçlü hazır giyim perakendecilerinden biri. 1 yıl önce gerçekleşen Mexx satın alması ise grubun global yolculuğu için ciddi bir adım oldu. 1994’ten beri hem Loft hem Colin’s markalarıyla önemli bir dış pazar deneyimi olan şirket, üretici kimliğini de koruyor. “Sektörün en büyük gruplarından biriyiz. Hazır giyimde ilk 3 marka arasındayız” diyen Eroğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Eroğlu, geçen yılki Mexx operasyonundan son derece memnun. Konkordato ilan eden Hollandalı Mexx’in Avrupa operasyonlarını ve marka adını satın alan grup, temmuz itibarıyla mağazalaşma atağına geçecek. Türkiye’deki ilk Mexx mağazası da yine temmuzda açılacak. Grubun bu yıla dönük yurtdışı büyüme planı ise gayet agresif. 200 mağazayla çok güçlü oldukları Rusya’daki büyümenin süreceğini belirten Nurettin Eroğlu, “Mexx ile birlikte Avrupa pazarında daha rahat hareket edebilir olacağız. O anlamda Colin’s ile Mexx arasında önemli bir sinerji sağlanacak” diyor. Rotaya giren iki yeni pazar ise Hindistan ve Uzakdoğu. Özellikle 2017, bu iki pazar için atak yıl olacak. 2016’yı yüzde 20 büyümeyle kapatmayı planlayan Eroğlu Holding’in global vizyonunu, büyüme hedeflerini ve planlarını, holdingin yönetim kurulu başkanı Nurettin Eroğlu şöyle anlattı.
* Şu anda Eroğlu’nun büyüklüğü nedir?
 Eroğlu Grubu’nun 2015 sonu itibarıyla ciro büyüklüğü 1,5 milyar dolara ulaştı. Cironun 115 yüzde 70’i yurtdışı, yüzde 30’u Türkiye’den geliyor. Çalışan sayımız ise yurtiçi ve yurtdışında yaklaşık 14 bin 500 kişi. Yurtiçi ve yurtdışındaki toplam mağaza sayımız Mexx’ler hariç 700 adet.
* 2015 grubunuz açısından nasıl geçti? Ciro, büyüme ve kârlılık rakamlarınız ne oldu?
 Açıkçası 2015, zor bir yıldı. Kurların bu kadar arttığı, global dengelerin böylesine belirsiz olduğu, özellikle Rusya geriliminin başladığı bir yıldı. Bu açıdan bakınca çok parlak geçmedi, ancak normal geçti diyebiliriz. Ama bizim Eroğlu olarak şöyle bir avantajımız var: Biz, hazır giyim pazarında marka ve perakendeci olarak varız, ancak diğer yandan fason üretici olarak da önemli bir oyuncuyuz. Kumaşlarımız çok iyi. Marka tarafında ise cirolarımızda önemli kayıplar yok, ancak kurlardan dolayı kârlılıklarda belirli düzeyde kayıplar tabii ki oluyor.
* Sektördeki hikayeniz üretimle başladı. Daha sonra kendi markanıza ve perakendeciliğe odaklandınız. Bugün cironuzun ne kadarı üretimden, ne kadarı perakendeden geliyor?
 İşadamı olarak asıl kimliğim, üreticilikten geliyor. Takım elbise dikebilen bir insanım. Yani işin tam mutfağından geliyorum. Tekstil sektöründeki cironun yaklaşık yüzde 65’i perakendeden, yüzde 35’i ise üretimden geliyor. Geçmiş yıllara göre perakendenin cirodaki payı her yıl artıyor. Çünkü üretim tarafında bir noktadan sonra ister istemez büyümeniz duruyor. Fabrika sayınız değişmediği sürece… Ancak perakende tarafı öyle değil. Satış kanalı ve mağaza açtığınız sürece büyümeniz devam ediyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz