Kalıcı liderliğe 6 koldan birden ulaşacağız

Hakan Binbaşgil, geçen 9 ayda yaptıklarını, bankanın yeni rotasını ve gelecek hedeflerini Capital’le paylaştı.

1.10.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kalıcı liderliğe 6 koldan birden ulaşacağız


AKBANK YURTDIŞINDA NASIL İLERLEYECEK?
AVRUPA’DA NASIL BÜYÜYECEĞİZ?

Akbank’ın çok güçlü bil sermayesi var. Bu sermaye banka almaya da yeterli olacak bir sermaye. Ancak bankacılıkta bu tür konularda doğru karar vermek, dikkatli olmak lazım. Bizim yurtdışında Almanya’da Akbank AG adı altında bir bankamız var. Bu banka daha çok kurumsal bankacılık ve dış ticaret konularına odaklanıyor. Bu bankamızı mevcut faaliyet alanları etrafında büyütmek istiyoruz ve özellikle Avrupa’daki gelişimimizi bu banka üzerinden yapmayı planlıyoruz.
KÖRFEZ BÖLGESİ İLE YAKIN İLİŞKİ
Ayrıca Dubai’de de bir temsilciğimiz var. Türkiye’nin Ortadoğu’da hem ekonomik hem politik olarak gücü artıyor. Akbank bu değişimi önceden gördü ve Aralık 2009’da Dubai’de krizin çıktığı hafta temsilcilik açtı. Şimdi iyi ki bu temsilciliği açtık diyoruz. Bu temsilciliğimizle Türkiye ile Bahreyn, Endonezya, Malezya, Suudi Arabistan’dan tüm Körfez ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyaya hizmet veriyoruz. Daha çok kurumsal bankacılık ve dış ticaret üzerine yoğunlaşıyoruz. Şimdilik yurtdışına bu iki noktadan, Avrupa ve Körfez bölgesinden açılıyoruz. Tabii zaman içinde bu tür modelleri yurtdışında başka ülkelere de adapte etmek mümkün.
İŞBİRLİKLERİ DE GÜNDEMDE
Bunun yanında yurtdışındaki bankalarla önemli işbirliklerine de imza atıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Japonya’nın en büyük bankalarından Mizuho Corporate Bank ile önemli bir anlaşma imzaladık. Japonya ile Türkiye arasında ticari köprüyü birlikte kuracağız. Daha önce de China Development Bank ile 2010 yılında anlaşmaya gitmiştik, Çin ile Türkiye arasında da köprü vazifesi görüyoruz. Dolayısıyla değişik ülkelerde değişik modellerle Türk şirketlerinin işlerine destek olmaya çalışıyoruz. Bu stratejimiz devam edecek.

"16 BİN KİŞİ TEK BİR HEDEFE ODAKLANDIK"
ŞANSLI BİR GENEL MÜDÜRÜM

Aslında ben şanslı bir genel müdürüm. Çünkü Akbank’ta çok iyi bir kadro, güçlü bir sermaye ve marka değeri var. Genel müdür yardımcılarımız, iştiraklerimizin genel müdürleri, onların ekipleri, bölge ve şubelerdeki insan kalitesi çok iyi. Ben kalıcı liderliğe ulaşma yolunda kendimi yalnız görmüyorum. 16 bin kişi ile tek yürek olduğumuzu hissediyorum. Tabii burada Akbank Yönetim Kurulu’nu da unutmamak gerekir. Deneyimli, vizyoner, destekçi bir yönetim kurulu her genel müdürün sahip olmak isteyeceği bir yapı... Bu konuda da oldukça şanslı olduğumu söyleyebilirim.
GEÇİŞİM OLDUKÇA RAHAT OLDU
Bankaya ilk geldiğimde yeniden yapılandırma projesi “Yeni Ufuklar”ın sorumluluğunu almıştım. Bu projenin kapsamı çok genişti. Bankanın tüm organizasyonunu ilgilendiren, Akbank’ı daha müşteri odaklı, daha çağdaş bir banka yapma yolunda önemli adımlar attığımız bir projeydi. Bu projeyle bankanın hemen hemen her konusuna eğildik ve bankada önemli değişiklikler yaptık. Bu proje bankayı bir bütün halinde tanımama çok faydalı oldu. Genel müdürlüğü, bölgeleri, şubeleri tanıyordum, müşterilerimizi ve beklentilerini biliyordum. Kuvvetli olan ya da iyileştirilmesi gereken alanlarımızı biliyordum. Dolayısıyla benim genel müdürlük görevine geçişim nispeten yumuşak ve rahat oldu. Bankayı, çalışanları, operasyonları, müşterileri tanımam bana avantaj olarak geri döndü. Arkadaşlarımdan aldığım pozitif enerji ve yakınlık bu geçişi kolaylaştırdı. “Yeni ufuklar” Harvard Üniversitesi’nde vaka çalışması oldu. İki yıldır okutuluyor. Umarım yeni vaka çalışmaları yaratırız. İyi gidiyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz