“Mega Şirket Olacağız”

Geçen yıl Nisan'da Stellantis Türkiye’yi devralan Tofaş, bir yılda cirosunu 2’ye katlayarak 3,5 milyar dolardan 7 milyar doların üzerine taşıdı. Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, şirketin çok markalı yapıyla rekabet avantajı elde ettiğini söylüyor. -

19.02.2026 16:10:040
Paylaş Tweet Paylaş
“Mega Şirket Olacağız”

Geçen yıl, Tofaş için oldukça hareketli ve geleceğin yeniden inşa edildiği bir dönem oldu. Nisan ayında Stellantis Türkiye’nin devralınmasıyla Tofaş, Türkiye’de Fiat’ın yanı sıra Peugeot, Opel, Citroën markalarını da yönetmeye başladı. Toplam 9 markayla otomotivde iç pazarın en büyük oyuncusu haline geldiklerini söyleyen Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu’ya göre çok markalı yapı, şirketin risklerini azaltırken uzun vadeli rekabet avantajı sağladı.

Ayçe Tarcan / [email protected]
Fotoğraflar: Gökhan Çelebi
Capital Dergisi  / Ocak 2026

2024’te 3,5 milyar dolar olan cirolarının geçen yıl birleşme sonrası 7 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Eroldu, 2026’da ise 10 milyar dolar eşiğinin aşılacağını belirtiyor. “3 yılda 3’e katlayacağız” diyen Eroldu, pazar paylarının yüzde 27-30 bandına ulaştığını söylüyor.

Stellantis birleşmesi sonrası üretim ve ihracatta da sıçrama yapacaklarını vurgulayan Eroldu, K9 ve K0 projeleri için 500 milyon Euro’luk yeni yatırımı devreye alacaklarını ifade ediyor. Yeni projelerle üretim kapasitesini 140 binden 400 bin adede çıkarmak istediklerini söyleyen Eroldu, “Hayalim Tofaş’ı 500 bin adet üretim yapan, 300 bin ihracat yapan, iç piyasada 400 bin satan mega şirket haline getirmek” diyor.

Aynı zamanda OSD Başkanı olan Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu ile birleşme sonrası ulaştıkları büyüklüğü, yeni yatırım planlarını, elektrikli araç dönüşümü ve Çinli otomotiv üreticileriyle olan rekabeti konuştuk:

Geçen yıl nasıl geçti?

2025, Tofaş için adrenalini bol bir yıl oldu. Rekabet Kurulu’ndan Nisan ayında birleşme izni aldık ve Stellantis Türkiye şirketini devraldık. 400 milyon Euro’luk ciddi bir devralma oldu. Arkasından iki organizasyonun birleştirilmesini gerçekleştirdik. Çok hareketli ve bizim için kilometre taşı olan çok önemli bir yıl yaşadık. 2025’i Tofaş’ta yaşayanlar unutmayacaklardır.

Neden unutmayacaklar?

Çünkü bu satın almayla yeni bir Tofaş doğdu. Artık ölçek olarak çok daha büyük bir Tofaş’la karşı karşıyayız. Önünde büyük fırsatlar penceresi açıldı. Hem iç pazarda önemli bir oyuncu oldu hem üretici, hem ihracatçı hem Ar-Ge’ci kimlikleriyle Türkiye ekonomisine ve Türk sanayine öncülük eden şirket durumunu pekiştirdi.

Büyük fırsatlar neler?

Bir yandan satın almayla markaların birleşmesi sağlandı; aynı zamanda üretimde büyük avantaj yakaladık. Geçmişte Tofaş ağırlıklı Fiat markasıyla çalışıyordu şimdi tüm markalar için üretim yapabiliriz. Bu, Tofaş’ın önünü açan bir konu. Aynı zamanda riski de azaltıyor çünkü eskiden bir markanın performansına bağlıydık. Ancak şimdi öyle değiliz, nasıl pazar çeşitlendirmesi yapıyorsak marka çeşitlendirilmesi de yapabileceğiz. Bu çok önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Bir markanın işi iyi gitmeyebilir, bir pazar iyi gitmeyebilir. Ancak çoklu marka ve çoklu pazar çok büyük bir avantaj.

Kaç markayı yönetiyorsunuz?

Stellantis Grubu’nun Fiat, Opel, Citroën ve Peugeot olmak üzere 4 ana markası var. Bunların dışında premium segmentteki başta Maserati, Jeep, Alfa Romeo, DS ve Ferrari’yle birlikte toplam 9 markaya çıktık. Marka çeşitliliğimizle sektördeki en zengin portföye sahip şirketiz.

Birleşme sonrası uyum sorunu yaşandı mı?

Devir sonrası Stellantis Türkiye’deki tüm çalışma arkadaşlarımız eksiksiz bir şekilde çalışmaya devam etti. Aslında birleşmelerde nadiren görülen bir durum. Mutlaka kayıplar, fireler olur ancak biz böyle bir durum yaşamadık, sorunsuz bir birleşme gerçekleştirdik. Performansımız da birleşmeden önceki döneme göre aynı tempoda devam etti.

Stellantis’in devralması sonrası 2025’i nasıl kapattınız?

Aslında devralmanın tam etkisini 2026’da göreceğiz. Ancak rakamlarla konuşursak 2024 yılında Tofaş 3,5 milyar dolarlık bir şirketti. 2025 Mayıs ayından sonra Stellantis’in satışlarının kontrolünün bize geçmesine rağmen geçen yılı 7 milyar doların üzerinde kapattık. 2025’te ciroyu ikiye katladık, 2026’da ise 3’e katlayacağız.

2026 sonunda cironuz ne olur?

Hedefimiz 10 milyar doların üstüne çıkmak.

Tofaş’ın 9 markayla pazar payı ne oldu?

Grup olarak pazar payında lideriz. 2025’i pazar payında yüzde 27’nin üzerinde kapattık. Ancak pazarda her zaman inişler çıkışlar olabilir. Hedefimiz yüzde 25-30 arasında bir pazar payını yönetmek.

Yeni yapı yatırımları nasıl etkileyecek?

Devir işleminden sonra Eylül 2025’te K9 dediğimiz Doblo yatırım anlaşmasını imzaladık. Aynı zamanda K0’ın Avrupa pazarlarından sonra Kuzey Amerika pazarına ihracatına yönelik anlaşma yaptık. Bu yatırımlarla Tofaş’ın yatırım kanadının da önü açıldı. Şu anda fabrikada hummalı bir Doblo yatırım çalışması var. 2026’ın ikinci yarısında Doblo’yu tekrar 4 marka için Türkiye’de üretmeye başlayacağız.

Ne kadar yatırım yapacaksınız?

Toplam 500 milyon Euro’luk iki büyük ve stratejik yatırım. Türkiye, Avrupa’da uzun yıllar hafif ticari araçlarda birinciydi, son iki yıldır ikinciliğe düştü. Şimdi tekrar Doblo yatırımının devreye girmesiyle Türkiye otomotiv sanayini hafif ticari araçlarda Avrupa’da birinciliğe taşıyacağız.

Yeni Doblo’lar elektrikli mi olacak?

Şu an elektrikli yapmayacağız ancak hepsi elektrikliye çevrilebilir araçlar. Zaten bundan sonra yapacağımız her proje “multi enerji” olacak. Hem içten yanmalı hem hibrit hem elektrikli araç yapacağız.

Neden elektrikli araç yapmayacaksınız?

Çünkü ticari araçlarda elektrikli araç talebi yok. Bugün otomobilde elektrikli araçların payı yüzde 17-18, ancak ticari araçlarda bu oran yüzde 0,05.

Yeni yatırımlar Tofaş’ı nereye taşıyacak?

Tofaş’ı 10 milyar doların üzerinde bir şirket olarak görmek istiyoruz. Tofaş Ar-Ge merkeziyle önemli bir hafif ticari araç merkezi durumunda. Ticari araçta 25 yıllık bilgi birikimiz var ve bunu çok daha uzun süreler kullanmak istiyoruz.

Sadece hafif ticari araç üretimi mi yapacaksınız?

Tofaş, Türkiye’de aynı anda hem hafif ticari araç hem otomobil üreten tek işletme. Hala fabrikamızda Egea’nın üretimi devam ediyor. Yeni dönemde de hedefimiz ticari araçların yanına yeni otomobil projeleri koyarak fabrikayı daha da büyütmek. Bunu yapacak kapasitemiz var.

Şu anda kapasitenin ne kadarı kullanılıyor?

3’te 1’ini kullanıyoruz. Tofaş’ın 400 binin üzerinde kapasitesi var. İki yeni projenin toplamı 250 bin kapasite kullanımı getirecek. Dolayısıyla daha bir veya iki proje alacak yerimiz var.

Yeni yatırımlarla ihracatınız ne olacak?

Birçok ürünün üretimini bırakıp yeni yatırımlara başladığımız için şu anda ihracatımız oldukça düşük. Ancak 2026’da yeniden ihracatta yukarı çıkma trendindeyiz. 2024’te 500 milyon Euro’nun üzerinde ihracatımız vardı. 2025’i yaklaşık 800 milyon Euro’nun üzerinde ihracatla kapattık. 2026 sonunda ise ihracatımızı 1 milyar Euro’nun üzerine çıkaracağız.

İç pazarda geçen yıl hedefler tuttu mu?

2025’te çok iyi bir iç pazar oldu. Satışlar beklentimizin üzerinde gerçekleşti. 1 milyon 100 bin-1 milyon 200 bin arasında araç satışı bekliyorduk. 2025’i 1 milyon 350 bin seviyesinde kapattık. Kendi grubumuz Stellantis içinde Avrupa’da dördüncü büyük pazar olduk.

2026’da büyümenin ana motoru ne olacak?

İhracat olacak, ihracatla büyüyeceğiz. Ancak müşteri finansmanı, satış sonrası hizmetler, 2. el ve sigorta gibi konularda da büyümek istiyoruz. Önümüzdeki dönemde Spoticar markamızla ikinci el araç piyasasında daha kuvvetli yer almak istiyoruz. Eurorepar markamızla da bağımsız servislerin olduğu pazarda tüm markalara hizmet veren servis noktaları kuruyoruz. Bugüne kadar 300 servis açtık. Şimdi bunu hızlı şekilde binli rakamlara taşımak istiyoruz. Çözmemiz gereken en önemli sorun fabrikamızın kapasitesini artırmak. Tofaş’ın kurulu kapasitesini yüzde 100’e yakın kullanacağımız zaman yıllık üretimimiz 140 binden 400 binlere çıkacak. Büyüme esas buradan gerçekleşecek.

Bu hedef ne zaman gerçekleşir?

3 yıl içinde gerçekleşmesi lazım, hedefimiz bu.

2026 için öngörünüz nedir? 2025 yılını geçer mi?

2025 otomotivde hem üretim hem ihracat açısından artan bir yıl oldu. Türkiye’de sektör yılı 1 milyon 450 bin araç üretimiyle kapattı, ihracat ise 1 milyon 50 bine yükseldi. Türkiye bugün otomotivde Avrupa’daki en önemli üretim merkezlerinden biri. Bunu kesinlikle devam ettireceğiz. 2026’da otomotivde hem üretim hem ihracatın artacağını öngörüyoruz. Bu da tamamen Türkiye’deki şirketlerin yaptıkları yatırımların sonucu olacak. Faizlerin aşağı yönlü hareket etmesi, enflasyonun düşüyor olması otomotiv satışlarını destekleyecek.

10 yıl sonra geriye baktığınızda Tofaş’taki en büyük izinizin ne olmasını istersiniz?

Ekip olarak yaptığımız en değerli ürün Egea oldu. 2015’ten 2025’e Egea Ailesi her zaman en çok satan ürün oldu. 2016 -2017’de tek fabrikada 385 bin araç üretimiyle Türkiye’de 2 defa üretim rekoru kırdık ve bu rekor hala geçilmedi. Bunlar otomotiv sanayinde bir daha tekrarlanmayacak başarılar, bu nedenle çok gururluyuz.

Önümüzdeki dönemde yeni rekorlar gelebilir mi?

İnşallah gelir. Egea’nın başarısının arkasında Tofaş’ın Ar-Ge’si, Türk mühendisleri var. Çünkü Egea, Tofaş Ar-Ge’sinin ilk kez tek başına yönettiği bir proje oldu. İlk kez Türk müşterisinin isteklerine göre bir araç yapıldı. Tabii bunlar çok heyecan verici işler.

Bundan sonrası için hayaliniz ne?

Hayalim Tofaş’ı 500 bin adet üretim yapan, 300 bin ihracat yapan, iç piyasada 400 bin satan bir mega şirket haline getirmek.


“TÜKETİCİ ALTINDAN KAZANDIĞINI OTOMOBİLE YATIRDI”

YATIRIM ARACI

Türk tüketicisi otomobili yatırım aracı olarak görmeye devam ediyor. İnsanlar enflasyon karşısında çok antrenmanlı. Altının değer kazanmasının bile otomotive olumlu etkisi oldu. Altın bozdurup araç alanlar oldu. Türk insanı kazancı realize etmeyi seviyor. Elde ettiği faiz rantını harcamaya dönüştüren de çok büyük bir kesim var.

MÜŞTERİ TEŞVİKLERE DUYARLI

Elektrikli araçlara yönelik ciddi teşvik var. Bunun karşılığında elektrikli araçların pazar payı yüzde 17-18’e yükseldi. Bu, teşvik ve fiyatlara çok duyarlı bir elektrikli araç müşterisi olduğunu gösteriyor. Avrupa’da teşvikler kalktığı zaman elektrikli araç talebinin geriye gittiğini gördük.

YÜZDE 30’A GELECEK

Türkiye’de teşvikler bu seviyelerde kaldıkça elektrikli araç penetrasyonu büyüme trendi gösterecek. İyi şartlarda dünyada elektrikli araçların yüzde 30’lu bir penetrasyona gelmesi bekleniyor. Türkiye de bu yönde gidiyor.

TÜRKİYE AVRUPA’DAN İYİ

Elektrikli araç altyapısında Türkiye Avrupa’dan daha iyi. Avrupa’da 17 araca bir şarj noktası düşerken Türkiye’de 9 araca bir şarj noktası düşüyor. Bir yandan yatırımlar devam ediyor. Türkiye’de altyapı konusunda bir dert yok.


“ASIL AMAÇ KÂR ELDE ETMEK OLMAMALI”

2 ANA ÖNCELİK

Her zaman iki ana önceliğimiz var; müşteriye ve çalışanlarımıza değer yaratmak. Bunu her zaman bayi toplantılarında anlatıyorum. Şirketlerin asıl amacı kâr elde etmek değil değer yaratmak olmalı. Müşterinize değer yaratırsanız müşteri aracınızı, hizmetinizi alır siz de onun üzerinden para kazanırsınız. Amacı para kazanmak olarak koyduğunuz zaman doğru yere gidemiyorsunuz.

ÖLÇEK AVANTAJI

Önce finansal olmayan işlerimizi iyi yapmamız lazım ki finansal başarı arkadan gelsin. Bizim ana hedefimiz bu. Ölçeğimiz büyüdükçe müşteriye değer yaratma potansiyelimiz artıyor. Grup olarak 360° müşterilerimizin bütün ihtiyaçlarını en doğru şekilde sağlayabilecek yetkinliklere sahibiz. Kendi finansman şirketimiz var, kendi sigorta broker’ımız var.


OTOMOTİVDE 5 BÜYÜK RİSK

MADE IN EUROPE

Made in Europe Türk sanayicileri için çok büyük tehdit. Üretimde kullanılan parçaların yüzde 70 gibi oranda AB içinden satın alınması şartı getiriliyor. Türkiye, Avrupa’nın en önemli otobüs üreticisi. Made in Europe uygulaması geçerli olursa Türkiye’de üretilen otobüsler Avrupa’daki ihalelerin dışında bırakılacak. Bu, tamamen Gümrük Birliği’nin ruhuna aykırı, ciddi bir risk. Sadece otomotivi değil diğer sektörleri de etkileyecek.

EN KÖTÜ SENARYO

En kötü senaryo Çinli üreticilerin hiçbir şey yapmadan elini kolunu sallayarak gelip bu ülkede araç satmaları. Bariyerlerin konmasını destekliyoruz. Ortada adil olmayan bir rekabet var. Çinli otomotiv üreticilerinin çoğu devlet şirketi. Bunlar ordu gibi bir ülkeye gidip işgal ediyor.

YATIRIM

Çin’de üretilen araçları alan tüketicilerin korunması lazım. Yatırımı destekliyoruz. Çinli otomotiv üreticilerinin Türkiye’de yatırım yapması, Türk işçisini ve tedarikçisini kullanması lazım. Rekabet edilecekse rekabet ederiz ancak bunun adil bir rekabet olması lazım. Türkiye’de 50 senedir kurmaya çalıştığımız sanayiyi bırakamayız.

AR-GE MERKEZİ

Montaja değil Ar-Ge merkezlerine ihtiyacımız var. Bugün Tofaş’ın 1.000 kişilik Ar-Ge merkezi var. Gelsin birisi böyle bir merkez kursun biz de destek verelim. Türkiye ihracatının yüzde 17’sini otomotiv sanayi yapıyor. Kimse buna zarar gelsin istemez. Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz, doğal olarak ülkemizi koruyacağız.

YAN SANAYİ HAZIR DEĞİL

Elektrikli araçlarda kullanılan parçaların seri üretimi zor ve maliyetli. Yan sanayi elektrikli araç dönüşümüne hazır değil. Batarya üretimi bile çok zor. Bir batarya fabrikasının yatırım maliyeti 4-5 milyar dolar; kurulması 3 yıl sürüyor. Türkiye’de bu kadar büyük sermaye yok.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz