Sanayide güçlenip zirveye çıkacağız

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, grubun son dönemde yaşadığı kritik gelişmeleri, büyüme rotasını ve gelecek yolculuğunu Capital’e şöyle anlattı...

3.09.2021 12:34:000
Paylaş Tweet Paylaş
Sanayide güçlenip zirveye çıkacağız

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

Tosyalı Holding son dönemin en dikkat çeken gruplarından biri. Hem yaptığı 2,5 milyar dolarlık yatırımla hem BMC alımıyla gözler bu grup üzerinde toplandı. Grubun kaptanı FUAT TOSYALI, salgında rakiplerin yarattığı boşlukları değerlendirerek büyüdüklerini söylüyor. Bu yıl ciroyu yüzde 50 artırma planıyla yola devam eden Tosyalı, demir çelikte 6 milyon ton olan üretimini 5 yılda 15 milyon tona çıkarmaya hazırlanıyor. Fuat Tosyalı, “Önümüzdeki 5-10 yılda sanayideki konumumuzu daha da güçlendirerek zirvede olacağız” diye konuşuyor.

Türkiye demir çelik sektörünün öne çıkan gruplarından Tosyalı Holding, 19 şirketiyle 3 kıtada 30’u aşan tesisiyle faaliyet gösteriyor. Son yıllarda gerçekleştirdiği milyar dolarlık yatırımlarla dikkat çeken grup, pandemiye de bu yatırım döneminde yakalandı. Ancak grubun lideri Fuat Tosyalı, tüm dünyanın teyakkuza geçtiği dönemde üretime de yatırıma da ara vermediklerini söylüyor. Aksine “Dalgalı denizde motor kapatılmaz” diyen Tosyalı, küresel rakiplerinin üretimlerini düşürdüğü bir dönemde, bütün fırsatları değerlendirdiklerini ve pandemiden güçlenerek çıktıklarını anlatıyor. “Hedeflerimizin üzerinde dolar bazında büyüme kaydederek 3,5 milyar dolarlık bir ciro elde ettik” diye de ekliyor. Bu yıl önemli bir satın almaya da imza atarak BMC’nin yüzde 51’ini alan grup, 2021’de rekor büyüme peşinde. Dolar bazında yüzde 50’nin üzerinde büyüyeceklerini açıklayan Fuat Tosyalı, orta vadede ulaşmak istediği noktayı da şöyle paylaşıyor: “Bugüne kadar hayal ettiklerimin ötesini elde ettim. Önümüzdeki 5-10 yılda, sanayideki konumumuzu daha da güçlendirerek zirvede olacağımızı öngörüyorum.” Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, grubun son dönemde yaşadığı kritik gelişmeleri, büyüme rotasını ve gelecek yolculuğunu Capital’e şöyle anlattı: 

Tosyalı Holding dediğimizde karşımızda nasıl bir yapı var?

 Büyük çoğunluğu demir çelik sektöründe olmak üzere 19 şirketimizle faaliyet gösteriyoruz. 3 kıtada, sayısı 30’u aşan tesis ve BMC’nin de katılmasıyla birlikte 15 bini aşan çalışanımız var. 150’den fazla ürün grubunda sunduğumuz binlerce ürünle otomotivden beyaz eşyaya, enerjiden inşaata kadar birçok sektörün ihtiyacını karşılıyoruz. Çelik sektöründe genelde şirketler belirli kalemlerde ürün üretir. Bizse çok geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Bu açıdan ‘sektörün hipermarketi’ gibiyiz. Yurt dışında Cezayir, Karadağ, Senegal ve Angola’da yatırımlarımız var. Cezayir’in en büyük sanayi tesislerinden biri olan Tosyalı Algerie, aynı zamanda Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük sınai yatırımı. Sadece demir çelik değil uluslararası liman işletmeciliğinden tutun madenciliğe kadar demir çelik eksenli bir yapımız bulunuyor. 

 Yurt dışında nasıl bir konumunuz var? 

 Tüm yurt içi şirketlerimizi konsolide değerlendirdiğimizde şu anda Türkiye’nin en büyük üç çelik üreticisinden biriyiz. Dünya Çelik Birliği’nin 2020 yılı ilk 100 ham çelik üreticisi listesinde Avrupa’nın en çok büyüyen 2’nci şirketi olarak 82’nci sıraya yükseldik. Fakat biz sürekli yatırım yapan bir şirketiz. Bu sıralama geçen yılki üretim hacmimiz. Devreye girmeyen, devam eden yatırımlarımız var. 

 Cezayir yatırımı gibi yurt dışında büyük ölçekli yatırımlar gerçekleştirdiniz. Yurt dışına yönelme kararını ne zaman aldınız? 

 Demir çelik çok kritik bir ürün, kalkınmanın dinamo motoru. Trump’ın ticaret savaşlarını başlatan ilk tweet’i de “Ülkede çelik üretimine hakim değilseniz tam bağımsızlığınızdan söz edemezsiniz” olmuştu. Zaten AB de ilk önce kömür çelik topluluğu olarak oluşmuş ardından Avrupa Birliği’ne dönüşmüş. 2005’te globalleşmenin bir noktada zorlanacağı ve ülkelerin özellikle stratejik endüstrilerde daha korumacı olacağı öngörüsüyle üretimimizi ve operasyon coğrafyalarımızı çeşitlendirme kararı aldık. O dönem, Türkiye’de işler çok iyi olmasına rağmen tüketimin güçlü olduğu ve gelecek vadeden coğrafyalarda üretime yönelik planlamalar yapmamız gerektiğini düşündük. O günkü konforumuzu bozduk. Ülke ülke dolaştık ve öncelikli olarak Cezayir’de ilk büyük yatırıma başladık. Ardından diğer ülkeler geldi. Risk alarak Afrika gibi potansiyeli yüksek pazarlara yatırım yaptık ve buna devam ediyoruz. 

Özellikle birkaç yıldır Afrika gözde bir pazar. Sizin bunda bir rolünüz oldu mu?

 Cezayir’ de yatırıma başladığımızda inşaat, müteahhitlik sektörü dışında yatırımcı yoktu. Bir ülkede üretime dönük bir iş yapmak büyük bir sorumluluk. Bu durumda o ülkeyle kader birliği yapıyorsunuz. Biz bugün Türkiye’nin yanı sıra Afrika’yı da üretim üslerinden biri olarak görüyor ve Cezayir’den sonra Senegal ve Angola’ya da çok önemli yatırımlar yapıyoruz. Bu yatırımlarımız o ülkelerin en büyük sanayi yatırımları arasında yer alıyor. Bu açıdan o ülkelerin kalkınma ve istihdamına da katkı sağlıyoruz. Şu anda Cezayir’de bizimle beraber oraya kümelenen irili ufaklı 1.000 Türk şirketi adeta destan yazıyor. Gıdadan yapı endüstrisine, her sektörden çok sayıda Türk şirketinin yatırımı devam ediyor. 

 Pandemiye nasıl bir dönemde yakalandınız?

Pandemi anons edildiği andan itibaren tüm önlemleri harfiyen uyguladık. Aynı zamanda bizler geminin kaptanı olarak dümeni hiçbir zaman terk etmedik. Üretimi hiç aksatmadık. Pandemiye rağmen üretimimizi ve satışlarımızı artırdık. 

Yıla ilişkin büyüme planınız neydi, gerçekleşen büyüme ne oldu?

 Hedeflerimizin üzerinde dolar bazında büyüme kaydederek 3,5 milyar dolarlık bir ciro elde ettik. Size büyümeyi getiren ne oldu? n Pandemi etkisiyle tüm dünyanın kapandığı günler oldu. Bunlar karamsar dönemlerdi. Böyle karamsar dönemlerde üretimi sürdürmek büyük bir güç ve irade gerektirir. Bizde o sağlam temel ve yapı vardı. Üretime devam ettik ve başardık. Birçok yerde sektörde tedarik zinciri kırılırken çok çalışarak boşluk olan alanlara odaklanarak fırsatları değerlendirdik. Tüm bunlar büyüme getirdi. 

 Pandemi koşullarında hiç endişelendiğiniz dönemler oldu mu? 

 Hayır, hiç endişelenmedik. Ülkemizin potansiyeline güvendik. Bizim mesleki bilgi birikimimiz, benim 50 yılı aşkın iş tecrübem var. Ben ne krizler gördüm. Dalgalı denizde motor kapatılmaz. Aksine tam güç yüklenilmesi gerekir. Pandemi her açıdan büyük riskler ve fırsatlar da barındırıyordu. Küresel pazarlarda rakiplerimiz üretimlerini düşürdü. Bundan dolayı pazarda alanlar açıldı. Bütün fırsatları sağlıklı bir şekilde değerlendirdik. Biz bu pandemiden çok güçlenerek çıktık. 

Bu yıla dair hedefleriniz neler?

 Bu yıl herkes kendine bir büyüme hedefi koydu. Böylelikle tüm sektörlerde muazzam bir talep oluştu. Bu talep kârlılığı artırdı, sipariş sıraları oluştu. Bunu biz öngördük. Özellikle Türkiye’de iç pazarı destekleyici yönde muazzam bir kapasite ayırdık. İç pazara ciddi miktarda çelik sevk ettik. Bu da içeride fiyatları dengeli tuttu. Mesela bütün dünyada çelik fiyatları Türkiye’nin çok üstündeyken, ülkemizde daha istikrarlı devam etti. Amerika’da yassı çeliğin tonu 1.700- 1.800 dolarlara ulaşmışken, Türkiye’de maksimum 1.100 dolara çıktı. İnşaat demiri Amerika’da 1.100, Avrupa’da 1.000 dolarken Türkiye’de 750 doları geçmedi. Bu, Türkiye’deki çelik üreticileri nin Türkiye pazarına verdikleri destekle oldu. Bu ortamda biz de ciddi bir büyüme hedefi koyduk. 2021 yılında dolar bazında yüzde 50’den fazla büyüme bekliyoruz. 

 Bu yıl devam eden yatırımlarla birlikte ne kadarlık bir yatırım bütçesi hayata geçecek? 

 Şu an en büyük yatırımımız, İskenderun’da devam eden 4 milyon ton/yıl yassı çelik kapasiteli İskenderun Sarıseki yatırımımız. Bu yatırıma 2,5 milyar dolar harcıyoruz. Bir kısmını bu yıl, bir kısmını önümüzdeki yılın sonunda üretime almayı planlıyoruz. Burası dünyada çelik sektörünün gelişmiş teknolojilerini kullandığımız ve Endüstri 4.0’a uyumlu, bizi küresel rekabette öne geçirecek bir tesis olacak. Bununla birlikte Cezayir’deki tesisimizdeki 4. etap yatırımlarımızı da aralıksız devam ettiriyoruz. Cezayir’de önümüzdeki dönemde son etapla birlikte 3,5-4 milyon tona yakın ham çelik yatırımımız olacak. Tosyalı Algerie, tüm etaplar tamamlandığında 7,5 milyon tonu entegre maden tesisinden olmak üzere, 8,5 milyon tona ulaşan yassı ve uzun mamul kapasiteli bir sanayi tesisine dönüşecek. Önümüzdeki dönemde Cezayir’de ve Sarıseki’de devam eden teknoloji odaklı yatırımları daha da hızlandırmayı ve bir an önce faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz. 

Sarıseki’deki yatırım devreye girdiğinde 4 milyar dolarlık ithalatı ikame edeceğiniz söyleniyor…

 Çelik fiyatlarına baktığınızda tonu 1.000 dolar desek 4 milyar dolarlık imalatı gerçekleştirdiğimizde 4 milyar dolarlık ithalatı ikame etmiş olacağız.

 Bu tür teknoloji yatırımlarıyla sektördeki tüm ithalatı ikame etmek mümkün mü? 

 Sektördeki diğer oyuncuların da yatırımlarıyla önümüzdeki yılın sonunda Türkiye’nin artık çelikte dışa bağımlı kalmayacağını düşünüyorum. Çünkü çelik endüstrisinde güçlü ve güzel yatırımlar yapıyoruz. 4 milyon tonunu biz tamamlıyoruz, meslektaşlarımızın da kapasite artırma yatırımları var. Bunların da tamamlandığını öngördüğümüzde Türkiye’nin önümüzdeki yıl yassı çelikte ithalat bağımlılığı tamamen ortadan kalkacak.

lYaptığınız üretimde katma değerli ürünlerin oranı nedir? 

 Bizim üretimimizin tamamı katma değerli ürün üretimi. Sektörde tamamen yüksek nitelikli çelik üretimine odaklanmış durumdayız. Yassı ve yüksek nitelikli ürün üretiyoruz. Örneğin Tosyalı Toyo’da Japonlarla yaptığımız ortak yatırımla dünyanın en ince çeliğini üreten 3 şirketten biriyiz. 0,10 mm kalınlığa kadar çeliği inceltiyoruz ve kalay kaplı olarak gıda endüstrisine ve birçok sektöre veriyoruz. 

 Gelirlerinizin yüzde kaçı yurt dışından? 

 Yarıya yakını yurt dışından... Bizim idealimiz de bunu yüzde 50-50 oranında dengelemek. 

Sırada yeni ülkeler var mı?

 Yok ama bizi yatırım için davet eden çok ülke var. Çünkü bunca yıldır yaptıklarımızla, kat ettiğimiz yolla rüştümüzü ispat ettik. Tosyalı çok kültürlü, kurumsal bir yapıya sahip. Bir yanda Japon ortağımızla muazzam bir yatırım yapıp yönetebilirken bir yandan Amerika kültürüyle büyümüş başka bir yatırımcıyla kurumsal bir yapıyı yönetebiliyoruz. Afrika’da da yatırımlarımız var. Şimdi BMC’de Katarlı ortağımızla iş yapıyoruz. Tüm bunları kurumsal kaidelere dayalı uluslararası kurallarla gerçekleştiriyoruz. Bu yapıyı bilen birçok ülkeden bize teklif geliyor. Fakat bir iş yapıp yönetmenin yanında sürdürülebilirliği de çok değerli. Bu açıdan elimizdeki insan kaynağı, iş gücü ve sermaye yapımıza baktığımızda 5-10 yıllık perspektifte yeni bir coğrafyada arayışımız yok. Gerek ülkemizde gerek iş yaptığımız coğrafyalarda bu gücümüze sinerji katacak iş birliklerini değerlendiriyoruz. 

 Önümüzdeki dönem için yeni sektörlere girmeyi düşünüyor musunuz? 

 Şu an öyle bir düşüncemiz, ihtiyacımız ve hevesimiz yok ama ilintili ve işimizde sürdürülebilirliği etkileyecek fırsatları değerlendirebiliriz. Liman yatırımlarımızı da iş kolumuza olan yakın ilişkisi ve bu konudaki deneyimlerimiz nedeniyle yaptık. Sanayi ve endüstri bölgeleri yönetimi ve işletmesinde uluslararası seviyede bilgi birikimine sahip bir grup olarak liman işletmeciliğine büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda İskenderun’da mevcut liman işletmemiz ve Erzin’de de yapımı planlanan liman yatırımımızın yanı sıra Cezayir’de de büyük bir liman yatırımımız bulunuyor. Cezayir’de fiili olarak 200 bin tonluk yük indirme kapasitesiyle ülkenin en büyük limanını işletiyoruz. Hatay’ın Erzin ilçesi sınırları içerisinde planlanan Doğu Akdeniz’in en büyük limanını da bu anlayışla hayata geçireceğiz. Liman aynı zamanda Orta Asya’dan Batı’ya ve Batı’dan Orta Asya’ya yapılacak tüm taşımalar için önemli bir kavşak noktası olacak. Liman ve endüstri bölgeleriyle ilgili bu ve bunun gibi yatırımlarımızı genişletebiliriz. 

 Önümüzdeki 5-10 yılda grubunuzu nereye taşımayı istiyorsunuz? 

 Bugüne kadar hayal ettiklerimin ötesini elde ettim. Bugün ileriye baktığımızda başlattığımız işlerin hepsinin öngördüğümüzden daha iyi sonuçlar elde edeceğini biliyoruz. Önümüzdeki 5-10 yılda, sanayideki konumumuzu daha da güçlendirerek zirvede olacağımızı öngörüyorum. Yine 5-10 yılda tüm paydaşlarının takdir ettiği bir şirket olmak bizim için tüm hedeflerin ötesinde en büyük gayemiz. 

 Dünya sıralamasındaki yerinizden bahsetmiştiniz. Burada bir hedef var mı? 

 Tosyalı olarak 6 milyon ton üretim gerçekleştiriyoruz. Yaptığımız yeni yatırımlarla birlikte önümüzdeki 5 yılda üretimimizi 15 milyon tona çıkarmayı planlıyoruz. Eğer hedeflediğimiz bu üretim rakamına ulaşırsak bugün 82’nci sıradaki konumumuzu çok daha yukarılara taşıyıp listede ilk 40-50 şirket arasında yer alabiliriz. Fakat önemli olan, iyi şirket olmak, sürdürülebilir yapıda olmak. Yoksa bir fırsat bulup birkaç satın alma yaparak en büyük olabilirsiniz ama bunu ne kadar sürdürülebilirsiniz? Önemli olan sağlıklı, köklü, çalışanlarımızın, bütün paydaşlarımızın kendini iyi hissettiği bir yapı. Bizim için daha değerli ve önemli olan bu.


TOSYALI’NIN YOL HARİTASI
 

  1. 2020’de dolar bazında büyüyerek 3,5 milyar dolarlık ciro elde ettik. 
  2. Küresel pazarlarda rakiplerimizin bıraktığı boşlukları değerlendirdik ve büyüdük. 
  3. 2021’de dolar bazında yüzde 50’den fazla büyüme bekliyoruz. 
  4. İskenderun’daki en büyük yatırımımıza 2,5 milyar dolar yatırdık. 
  5. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımları hızlandırmayı hedefliyoruz. 
  6. Liman ve endüstri bölgeleriyle ilgili yatırımlarımızı genişletebiliriz. 
  7. BMC’yi bu sektörde kalitesiyle, kurumsal yapısıyla hak ettiği yere oturtacağız. 
  8. BMC’nin potansiyeli, köklü geçmişi ve marka bilinirliği dikkatimizi çekti. 
  9. Demir çelikte 6 milyon ton olan üretimimizi 5 yılda 15 milyon tona çıkarmayı planlıyoruz. 
  10. Önümüzdeki 5-10 yılda sanayideki konumumuzu daha da güçlendirerek zirvede olacağız.



BMC PLANINDA NE VAR?

“NEDEN DİKKATİMİZİ ÇEKTİ?” 
Son 7-8 yıldır otonom sistemler ve taşıt endüstrisini inceliyorum. Bu sektörde Türkiye’de ve yurt dışında neler olabilir diye baktık. BMC’de bir alan gördük. Şirkette ortaklıktan çıkmak isteyenler vardı. BMC’nin potansiyeli, köklü geçmişi ve marka bilinirliği dikkatimizi çekti. Şimdi şirketin yüzde 51 hissesinin sahibiyiz. Satın alma uzun bir süreçti. Bu süreci sağlıklı bir şekilde geçtik. Şimdi önemli olan BMC’yi sektöre daha fazla katkı sunar hale getirmek.

FIRSATLAR YELPAZESİ Araç ekosistemi çok değişiyor. Bir yanda elektrikli araçlar, bir yanda hibrit, bir yanda da otonom araçlar var. Bütün bunlara baktığımızda cezbeden gizemli bir gelecek var. Artık tüketicinin tercihleri değişiyor. Gelişmiş toplumlarda hibrit ve otonom araçlar ihtiyaç olmaya başlarken daha az gelişmiş coğrafyalar temel ihtiyacı karşılayacak araçları talep ediyor. Böyle geniş açılı bir fırsat yelpazesi bulunuyor.

“HAK ETTİĞİ YERE OTURTACAĞIZ” Biz ilk önce kurumsal bir düzen oturtmaya odaklanıyoruz. Kurumsal yönetimimiz bu işi anlamaya çalışıyor. BMC’nin ticari bir bütünlüğü, binlerce çalışanı var. Öncelikli olarak bunun sürdürülebilirliğini sağlayacak, BMC’yi bu sektörde kalitesiyle, kurumsal yapısıyla hak ettiği yere oturtacağız. Türk ekonomisinin de ihtiyaçlarını sağlayan bir şirket olması için çalışacağız. Hedefimiz bu.



ÜRETKEN ORTAKLIKLARA AÇIĞIZ

“İŞ YAPIŞ ŞEKLİMİZ” Japon, Amerikalı, Afrikalı, şimdi de Katarlı ortaklarımız var. Bunlar yıllara dayanan başarılı iş birlikleri. Bu başarının temelindeyse işimize olan odağımız, dürüst iş yapış şeklimiz ve şeffaflık prensiplerimiz yatıyor. 

“TEKLİFLER ALIYORUZ” 
Biz iş birliklerimizin hakkını veren, iyi bir küresel sanayi şirketiyiz. Doğal olarak global büyük şirketlerden zaman zaman ortak yatırım yapma ve iş birliği teklifleri de alıyoruz.

“FIRSATLARI DEĞERLENDİRİYORUZ” Önümüzde ortak yatırım yapmak için somut bir görüşme yok ama halihazırda yürüttüğümüz iş birlikleri gibi verimli ve üretken ortaklıklara açığız. Yatırım ortaklığıyla ilgili fırsatlar olduğunda ciddi bir şekilde değerlendiriyoruz.



KENDİMİZİ SOSYAL ŞİRKET OLARAK TANIMLIYORUZ

YEŞİL TESİSLER 
Bünyemizdeki tüm şirketlerde, hammaddeden üretim süreçlerine satış ve pazarlamadan sevkiyata kadar tüm faaliyetlerimizi sürdürülebilirlik odaklı olarak gerçekleştiriyoruz. Sahip olduğumuz teknoloji ve inovasyonla dünyanın en yeşil ve çevreci çeliğini üreten tesislere sahibiz. Son 2-3 yılda sürdürülebilirlik odaklı 100’ün üzerinde Ar-Ge projesine imza attık ve tamamının fikri sınai hakları bize ait. Bu projelerle bir çelik fabrikasının karbon salımını yüzde 30 azaltabilir hale geldik.

ÇEVRECİ YATIRIMLAR Atıkların, hatta evsel atıkların bile olmadığı, tamamen geri dönüşüm üzerine kurulu tesislere sahibiz. Fosil yakıt kullanmıyoruz, güneş enerjisinden olabildiğince çok faydalanıyoruz. Bu konuda kendimize bir sınır koymuş değiliz. Bu yüzden bu konuda yapacaklarımız hiçbir zaman bitmeyecek, her zaman yenilikçi çözümlerle çevreye ve doğaya fayda sağlayacak yatırımlar yapmaya devam edeceğiz.

UCU AÇIK BÜTÇELER 
Dünyada da artık şirketler değerlendirilirken sadece elde ettiği kâra değil, tüm paydaşlar için ürettiği toplam değere bakılıyor. Tosyalı Holding olarak kendimizi sadece sanayici değil bir sosyal şirket olarak tanımlıyoruz. Sosyal alanda muazzam yatırımlarımız ve ucu açık bütçelerimiz var.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz