BİM COO'su Aykaç: Sürpriz bir model ortaya koyabiliriz

BİM İcra Kurulu Üyesi ve COO’su Galip Aykaç, son dönem şirkette yaşanan gelişmeleri ve gelecek hedeflerini Capital’e şöyle anlattı...

7.12.2020 13:06:000
Paylaş Tweet Paylaş
BİM COO'su Aykaç: Sürpriz bir model ortaya koyabiliriz

Pandemi yılı olan 2020’nin ilk 6 ayında yüzde 34 büyüyen BİM, yılı beklentinin üzerinde büyümeyle kapatmaya hazırlanıyor. Ciro, mağaza, yatırım ve istihdamda tam gaz yola devam eden şirket, yeni dönemde, yeni pazar, yeni kanal, yeni formatların yanı sıra inorganik büyümeye de yeşil ışık yakıyor. BİM İcra Kurulu Üyesi ve COO’su GALİP AYKAÇ, “Kendimize ülkemizin sektörde neye ihtiyacı var diye soruyoruz. Bir sürpriz model daha ortaya koyabiliriz” diyor.

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

Capital Kasım sayısından 

BİM, Türkiye’de gıda perakendeciliğinin açık ara en büyük oyuncusu. Deloitte tarafından hazırlanan “Perakendenin Küresel Gücü 2020” raporuna göre, 2013-2018 arasında yüzde 22,2’lik büyümeyle dünyadaki ilk 250 perakende şirketi içerisinde 157’nci sırada yer alıyor. Zor geçen 2019’da yüzde 24 büyüyen şirketin cirosu 40 milyar TL’yi aşarken mağaza sayısı 8 bin 348’e, yarattığı istihdam da 51 bin 765 kişiye ulaştı. Pandemi döneminden olumlu etkilenen BİM, ilk yarıda hedeflerinin üzerinde yüzde 34 büyüdü. Önümüzdeki dönemde de hızını sürdürmeye kararlı olan şirket için hedeflerin yükseldiği, yeniliklerin hızlandığı bir döneme girildiğini söylemek mümkün. BİM İcra Kurulu Üyesi ve COO’su Galip Aykaç’ın da bu konuda yoğun bir ajandası var. Bu yıl içinde BİM mağazalarının görsel formatını değiştirdiklerini ve bu dönüşümün kısa sürede tamamlanacağını belirten Aykaç, bir taraftan da online kanalı incelediklerini ifade ediyor. “Kayda değer bir şey çıkarsa gireriz ve bu işi en iyi biz yaparız” diyor. Yurt dışında da kişi başı geliri yüksek ülkeleri yakın markajına alan BİM, bundan sonra da yurt dışı büyümesini gelişmiş ülkeler üzerinden gerçekleştirmek istiyor. Her zaman yenilik peşinde koştuklarının altını çizen yönetici, 5 yıl önce hayata geçirdikleri File’den sonra yeni formatlara da sıcak bakıyor. “Bir sürpriz model daha ortaya koyabiliriz” diye konuşuyor. BİM İcra Kurulu Üyesi ve COO’su Galip Aykaç, son dönem şirkette yaşanan gelişmeleri ve gelecek hedeflerini Capital’e şöyle anlattı: 

Öncelikle BİM için 2019, nasıl bir yıldı? Hedeflerinizi gerçekleştirebildiniz mi? 

2019, Ağustos 2018’de başlayan kur kaynaklı krizin etkilerinin hissedildiği zor bir yıldı. Ancak biz güçlü bir performans ortaya koyarak yılı kapattık. Hedeflerimizin bir tık üzerine çıkarak yüzde 24 büyüdük. Ciromuzu 40 milyar TL’nin üzerine çıkardık. Geçen yılın sonunda Türkiye ve yurt dışında toplam mağaza sayımız 8 bin 348’e ulaştı. Bunların 93’ü farklı bir iş modeliyle Türkiye’de faaliyet gösteren File mağazalarımızdan oluşuyor. Yurt içinde BİM olarak 870 yeni mağaza açtık. 2019’da Fas’ta 55, Mısır’da 20 yeni mağaza açılışı gerçekleştirdik. Bu açılışlardan sonra Fas yılı 497, Mısır 320 mağazayla kapattı. 2019’da 3 bin 785 kişiye yeni istihdam sağladık. Toplam istihdamımızı 51 bin 765 kişiye çıkardık. Yıl içinde 885 milyon TL’lik yatırım yaptık. 2019’da operasyonel verimliliği ön planda tuttuk. Yurt içinde vergi ve sosyal güvenlik ödemeleri olarak kamuya 2 milyar TL civarında bir katkı sağladık. 

2020 yılına nasıl bir büyüme planıyla girmiştiniz? 

Zorlu yılı geride bırakınca 2020’yi daha farklı planlamaya çalıştık, ama bu yıl da birçok sorun yaşandı. 2020 için yüzde 23-25 aralığında bir büyüme ve 1 milyar TL’lik yatırım hedefledik. Ciroda hedeflerimizin üzerindeyiz. Halka açık şirket olduğumuz için üçüncü çeyrek sonuçlarını henüz açıklayamıyorum. İlk yarıda yüzde 34’e yakın bir büyüme var. Yılı hedefimizin üzerinde kapatacağız gibi görünüyor. 

Bu yıl kaç yeni mağaza açmış olacaksınız? 

Geçen yıl 870 mağaza açmıştık. Bu yıl onun biraz daha üzerinde açma planımız vardı; şu ana kadar bu alandaki büyümemiz planlandığı gibi gidiyor. 

Perakende sektöründe pandemi nedeniyle bu yıl ciroda yüzde 50’ye yakın erime bekleniyor. Mağazaların da yüzde 10-20’sinin kapanacağından söz ediliyor. Sizin içinde bulunduğunuz kategori için durum nedir?

Gıda perakendesi, savaş, deprem, salgın ve ekonomik kriz gibi gelişmelerden olumlu etkilenir; çünkü her şartta insanlar karnını doyurma ihtiyacı duyar. Ama gıda dışında bir küçülme bekleniyor. Gıda Perakendecileri Derneği’nin başkanı olarak onların sorunlarını birebir görüyorum. Orada da bir toparlanma başladı ama yeterli değil. İş hacminin yüzde 50’lerin çok üzerine çıkması lazım. 

Siz pandemiye hazırlıklı mıydınız? İlk dönem ne tür aksiyonlar aldınız? 

Virüsün yayılışını dikkatle izliyorduk. Ülkemize gelme ihtimali nedeniyle içe ve dışa dönük hazırlıklara başlamıştık. Bu süreci yönetmek için ekipler kurduk. Yaşlıları ve kronik hastalığı olanları evlerine yolladık. İnsan yoğunluğu olan çalışma alanlarında vardiyalı sisteme geçerek risklere karşı önlem aldık. Ofis çalışanlarımızın evden işleri yönetebilmeleri için hazırlıklarımızı yaptık. Tedarikte sorun yaşamamak için tedarikçilerimizle sıkı bir iletişim kurduk. Talebi artabilecek ürünleri tahmin edip ilave üretimlerini yaptırdık. Yetmeme ihtimali olanlar için ikame ürünler listeledik. Örneğin private label’ın yanına benzer kalitedeki markaları listeledik. Pandeminin 2 hafta öncesinden başlayarak mağazalarımızda stokları yükseltmeye başladık. Sürece en hazırlıklı şirket olduk. Birçok perakendecide kısa ve uzun süreli yoklar oldu ama BİM’de hiçbir zaman yok olmadı, kısa aralıklı boşluklar oldu, hemen takviye yapılabildi. 

Pandemi sürecinde müşteri profilinizde değişim oldu mu? 

Pandeminin başında panik alışverişi oldu. Bu panik alışverişinde anlık çok fazla ürün evlere stoklandı. Bu süreçte yakınlığımız sayesinde gelir grubu A, A Plus bize gelip alışveriş yaptı. Ama sürecin tamamına baktığımızda müşteri sayısında bir miktar düşüş olduğunu, sepet hacminin çok ciddi şekilde arttığını gördük. Müşteri sayımız yavaş yavaş artmaya başladı. Yine de içinde bulunduğumuz dönemde insanlar sık alışveriş yapmaktansa toplu alışverişe yönelmiş durumda. 

BİM’de teknoloji, ev tekstili, zücaciye ve hazır giyimde dikkat çekici indirimlerle de tüketiciye ulaşıyorsunuz. Burada nasıl bir stratejiyle hareket ediyorsunuz?

Biz bu ürünleri ürettirip satıyoruz ya da üretilmesine vesile olacak şekilde planlamalar yapıyoruz. Mesela haftanın indirimli ürünleri en az 6 ay öncesinden planlanıyor, üretim detayları çalışılıyor. Bu işimiz daha da büyüyecek, çok daha güzel ürünler getireceğiz. 

Bu ürünlerin ciroya katkısı nedir? 

Müşteri trafiğine önemli katkısı var. Ciroya olan katkısı şimdilik yüzde 8’ler civarında. Burada tüketicilerin daha uygun şartlarda bu ürünlere erişmesini sağlıyoruz. Özellikle Anadolu’da teknolojiye erişim kolay olmuyor, oraya hizmet götürüyoruz. 

Toplam kaç tedarikçiyle çalışıyorsunuz ve son dönemde o ayakta bir değişim yaşandı mı? 

Yaklaşık 750 tedarikçimiz var. Bu tedarikçilerimizin sayısı artabilir. Private label ağırlıklı çalıştığımız için ürünlerde bazen bir tedarikçinin kapasitesi yetmeyebiliyor. Bir de herhangi bir olumsuzluğa karşı yumurtaları aynı sepette bulundurmanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Onun için alternatif tedarikçiler de oluşturuyoruz. Tek hedefimiz orada bizim belirlediğimiz kurallar içinde bu ürünlerin üretilmesi. Bundan 7-8 yıl önce 250 civarında tedarikçimiz vardı. 

Nasıl bir ekosisteminiz var?

Bu yıl 6 bin civarında istihdam sağlayacağız. Böylelikle 57 binlere doğru giden çok güçlü bir çalışan ordumuz olacak. Bunun yanına iş ortaklarımızın çalışanlarını da kattığımızda 400450 bin civarında ailenin geçimini sağlayan devasa bir orduya dönüşüyor. 

Private label’ın toplam satışlarınızdaki payı nedir? 

Bu oran zaman içinde neleri alıp sattığımızla ilgili olarak değişiyor. Şu anda yüzde 62- 63’ler seviyesinde. 

Orada gidecek yol var mı? Mesela yüzde 80’lere, 90’lara çıkar mı? 

Hedefimiz öyle. Her geçen gün de bunu geliştiriyoruz. Her yıl kaç private label yaptık, bunların performansı nasıl diye değerlendirerek gidiyoruz. Çok güçlü private label’larımız var. Pandemi döneminde ne kadar güçlü olduklarını tekrar gördük. Özellikle belli private label ürünler var ki onların yanına alternatif olarak koyduğumuz ürünleri tüketiciler istemedi. Daha sonra onları nasıl satarız diye onlarla ilgili başka formüller bulmaya çalıştık. Zaten bugün kime sorsanız Dost markasını bilmeyen yoktur. 

BİM’in yanında ikinci markanız File nasıl bir tempoda büyüyor. Orada 2015’ten bugüne geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de bir tane daha perakende modeli yapmamız gerekiyordu. BİM’in dışındaki modellerde gördüğümüz eksiklikleri hem tamamlamak istedik hem orada bir fırsat gördük. File’de temel stratejimiz mağazaya gittiğinizde bir mahalle çarşısına gitmiş gibi hissetmeniz. Orada fırından, sebze meyveye, taze ete ve kişisel bakıma bir mahalle esnafında bulabileceğiniz her türlü ürünü görebilirsiniz. Eylül sonunda 116 File mağazamız oldu. 2020 sonunda bu sayıyı 130’a çıkmayı hedefliyoruz. 4 bin 500 civarında ürünle operasyonu yürütüyoruz. Bu ürünlerin yüzde 33’ü private label. Orada da değişik uygulamalar yapıyoruz. Mesela akıllı telefonlara indirilen bir uygulamayla hesabınıza bankadan bir kod yüklüyorsunuz. Böylelikle yanınızda cüzdan, para, kredi kartı olmadan telefonunuzla temassız alışveriş yapıyorsunuz. Oradaki gidişattan memnunuz, orayı daha da büyüteceğiz. 

File toplam cironuza ve kârınıza nasıl bir katkıda bulunuyor? 

Bu yıl itibariyle artık kâr edebilir duruma geldi. Ciroya katkısı henüz küçük ama büyüyor. 

File’yi nereye taşımak istiyorsunuz? 

Önümüzdeki 3-5 yılı birkaç nedenden dolayı çok paylaşmak istemiyoruz. Mesela neredeyse her yıl ülkede enteresan bir olay çıkıyor; bu hedeflerimizi yeniden gözden geçirmemize sebep olabiliyor. Bir de Türkiye’de gerçekten kıyasıya bir rekabet var. O rekabette de sektörün liderine ne yapıyor diye bakıyor, biz de o yoldan gidelim diyorlar. Bu nedenlerden dolaylı biz hedeflerimizi çok paylaşmak istemiyoruz. 

Yurt dışında iki ülkede varsınız. Neden sadece iki ülke ve neden bu ülkeler?

Buraları bir başlangıç noktası olarak aldık. Fas’ta işlerimiz gayet iyi gidiyor. Ama Mısır için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim, orada çok çeşitli sebepler var. Biz belki biraz daha gelir seviyesi yüksek olan ülkelere doğru da gitmeliyiz. Bu format biraz yanlış da değerlendiriliyor, belki biz de o hatayı bir yerde yaptık. Bu aslında sadece gelir seviyesi düşük olan insanlara hitap eden bir format değil. Kaliteli ürünlerin uygun fiyata satıldığı bir formatımız var. Yüksek gelir grubunu da hedefliyoruz. Dolayısıyla yanlış algı yavaş yavaş kırılıyor. Her geçen gün daha çok sayıda gelir seviyesi yüksek insanların BİM’e geldiğine şahitlik ediyoruz. Şu anda yurt dışında kişi başı geliri yüksek olan, kanunları kuralları oturmuş ülkeleri inceliyoruz. Gelecekte yurt dışında bu tür pazarlara açılmayı planlıyoruz. Bu marka bunu hak ediyor. 

2021, sizce nasıl bir yıl olacak? 2021 için hedeflerinizi belirlediniz mi? 

2021’de de pandeminin bitmeyeceğiyle ilgili kuvvetli ihtimaller var, aşı bulunamadı. Ben 2021’in de her zamankinden biraz daha zorlu geçeceği kanaatindeyim. Döviz kurlarıyla ilgili sıkıntılar var. Bu durum maliyetleri etkiliyor. Bir miktar enflasyon olacak. Bunun olmaması için hep beraber çaba harcıyoruz. Biz yıla dair planlarımızı her yıl aralık ayının son haftasında yaparız, çünkü maksimum seviyede yılı görmek isteriz. Bu yıl da yine öyle yapacağız. Ancak hangi şart olursa olsun ülkemizde ciddi genç bir nüfus var, dinamikleri çok güçlü bir ülkeyiz. Bu dinamikler doğru yönlendirildiğinde başaramayacağımız hiçbir şey yok. Mesela eşit rekabet için kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almak lazım. Bunlarla ilgili atılan adımları görüyoruz ama yeterli değil. Bugün ülke olarak tağşişte dünya üçüncüsüyüz. Bunlar da rekabeti bozuyor. İnanın takip ederken çok üzülüyoruz; bir ürünü alıyoruz laboratuvara götürdüğümüzde üzerinde yazılanların içerikte yer almadığını görüyoruz. Bu durumun önüne geçmeli, yaptırımları artırmalıyız.

Önümüzdeki dönemde yeni mağaza açarken kriterleriniz değişecek mi? 

Kriterlerimizde bir değişiklik yok. Türkiye’de her ilde ve birçok ilçede varız. Ancak mağazaların kapasitesini aşan ciroların olduğu bölgeler var. Onların yakınlarına ikinci mağazalar açmamız lazım. Büyükşehirler de büyüyor. Yeni potansiyelleri sürekli değerlendiriyoruz. 

Yeni yılda şirketinizi yönetirken en önemli öncelikleriniz neler olacak? 

Odağımızda tüketici var. Tüketici için ne yapabiliriz sorusunun cevaplarını arayarak gidiyoruz. Onlar için yeni şeylere ihtiyaç varsa o yeni şeyleri nasıl yapmalıyız diye çalışıyoruz. Tüketici ihtiyaçları durmuyor. Bu yıl mağazalarımızın görsel formatını değiştirdik. Önümüzdeki üç beş yıl içinde dönüşüm tamamlanmış olacak. Koyu renklerin hakim olduğu, ürünlerin çok güzel sergilendiği bir modele geçiyoruz. Tabelamızdan, mağazamızın içi ve dış dizaynına kadar yeni bir model. Bu dönüşümü maliyete bir etkisi olmayacak şekilde tasarladık. Eski mağazalarla yeni mağazaların maliyetleri birbirine çok yakın. Dolayısıyla bunların fiyatlarımızı yükseltmesine izin vermedik. Bu yılın mart ayından itibaren yeni modelimizi kullanmaya başladık. 600’ü aşkın mağazamız bu tasarımla açıldı. Önümüzdeki yıl açacaklarımızın tamamı ve yenileme ihtiyacı olacaklar da dönüştürülerek bu hale gelecek. 

Önümüzdeki dönemde File gibi yeni bir konsept gündeme gelir mi? 

Biz hep kendimize ülkemizin bizim sektörde neye ihtiyacı var diye soruyoruz. Bu konuda sürprizlerimiz olabilir. Belki önümüzdeki yıl olmaz ama daha sonra bir sürpriz model daha ortaya koyabiliriz.


“TARIMDA ÜRETİME GİREBİLİRİZ”

“BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Mağaza, ciro ve istihdam olarak büyümeye devam edeceğiz. Ülkemize üretim anlamında da katkı sunmak istiyoruz. Geleceğimiz gıdada, gıdanın temeli tarım. Tarımda fena bir yerde değiliz ama daha çok gideceğimiz yol var. Tarımla ilgileniyoruz.
“SORUNLU ALANLAR VAR” Üretiminden sofraya sorunlu alanlar var. Bunlar devletin tek başına yapacağı iş değil, hep beraber taşın altına koyarsak ellerimiz çok acımaz. Bizlerin de yapacağı şeyler var. Üretimin bir bacağından tutabilir miyiz diye bakıyoruz. Temel ürünlerin verimli şekilde üretimi, pazarlanması, depolanmasını konu konu ele alıyoruz. Tarımda üretime girebiliriz.



“FIRSAT ÇIKARSA KAÇIRMAYIZ”

GİDİLECEK YOL
Hala Türkiye’de gıda perakende sektörünün yüzde 65’i geleneksel, yani, bakkallar yerel bazı marketler, pazarlar ve büfelerden oluşuyor. Modern perakendenin payı yüzde 35. Sektörün gelişmiş olduğu Avrupa ve Amerika’da bir elin parmakları kadar perakendeci ülke perakendesinin yüzde 90’ını oluşturuyor. Bizim de oraya doğru gitmemiz gerekiyor. Kayıtlı ekonomiye geçmek için buna ihtiyaç var.
“KONSOLİDASYON OLACAK” Yüzde 35’in tamamen kayıt altında olduğunu yüzde 65’inin de en azından bir bölümünün kayıt dışı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Gelecekte bu oranlar önce yüzde 50’lere gelmeli sonra daha yukarılara çıkmalı. Bu arada verimsiz yapının verimliliğe doğru gitmesi gerekiyor, o yüzden önümüzdeki dönemde sektörde konsolidasyonlar olacak. Bizim de ilgimizi çeken bir şey olursa kapılarımız tamamen kapalı değil. Ama organik büyümeyi tercih ediyoruz. Önümüze böyle bir fırsat çıkarsa kaçırmayız değerlendiririz.



BİM’İN GELECEK AJANDASI


1 Teknoloji gibi indirimli ürünlerin ciroya katkısı yüzde 8, burası daha da büyüyecek.
2 Yaklaşık 750 tedarikçimiz var. Bu tedarikçilerimizin sayısı artabilir.
3 Private label’ın satışlardaki oranı yüzde 62- 63. Burada hedef yüzde 80-90’a gitmek.
4 Büyükşehirler büyüyor. Mağazalar için yeni potansiyelleri sürekli değerlendiriyoruz.
5 Mağazada görsel formatı değiştiriyoruz. Üçbeş yıl içinde dönüşüm tamamlanmış olacak.
6 File bu yıl kâr edebilir duruma geldi. Ciroya katkısı henüz küçük ama büyüyor.
7 Kendimize sektörde neye ihtiyaç var diye soruyoruz. Bir sürpriz model daha ortaya koyabiliriz.
8 Online’ı inceliyoruz. Kayda değer bir şey çıkarsa gireriz ve bu işi en iyi biz yaparız.
9 Konsolidasyonda önümüze bir fırsat çıkarsa kaçırmayız değerlendiririz.



“ONLINE’A GEÇERSEK EN İYİ BİZ YAPARIZ”

“NEDEN DAHA ÖNCE GİRMEDİK?” 
Hem dünyada hem Türkiye’de gıda perakendesinde yönetimi zor olduğu için online kanal küçük. Hala bu işi yapanlar var, bildiğim kadarıyla çok mutlu değiller. Burada özellikle taze ürünleri şartlarına göre belli ısılarda taşımak için altyapı gerekiyor. Bu da pahalı bir altyapı. Dolayısıyla şu anda gördüğümüz kadarıyla kârlı durmuyor. Konuyu hiçbir zaman gündemimizin dışında tutmuyoruz.
“İNCELEME KARARI ALDIK” Hatta bugünlerde biraz daha detaylı inceleme kararı aldık, incelememiz devam ediyor. Zannediyorum bir iki ay içinde nasıl olacağıyla ilgili bir fikrimiz oluşacak. İlla online kanala gireceğiz demiyorum ama bunun ne getirip ne götüreceğine bakacağız. Kayda değer bir şey çıkarsa tabii ki gireriz, girersek de bu işi en iyi biz yaparız. Çünkü tüketicinin yanındayız ve yanında olmaya devam ediyoruz. Evden çıkan birisi, iki yüz üç yüz metre yürüdüğünde mutlaka bir BİM mağazasına denk gelebilir. Hem tüketicilerimiz hem biz özellikle pandemi sürecinde bu yakınlığın çok faydasını gördük.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz