Türkiye'yi üretim üssü yaptık

Ülker Bisküvi CEO’su Mete Buyurgan ile şirketin yeni dönem planlarını konuştuk...

6.05.2021 11:30:000
Paylaş Tweet Paylaş
Türkiye'yi üretim üssü yaptık

Aslı Sözbilir

Gıda devi Ülker Bisküvi, son 5 yıldır çift haneli büyümeyi başaran ender şirketlerden biri. 2020 sonu itibarıyla yüzde 20’lik bir büyümeyle 9,4 milyar TL’lik net satışa ulaşan şirket, çikolata ve bisküvide açık ara pazar lideri. Rotasını uzun yıllar önce yurt dışına da çeviren şirket, faaliyet gösterdiği ana pazarların hepsinde ya lider ya da ilk 3’te yer alıyor. Markanın yeni dönem hedefinde ise Afrika pazarında derinleşmek var. Ülker Bisküvi CEO’su METE BUYURGAN, Türkiye’nin öneminin devam ettiğini vurguluyor ve “Türkiye’yi bir üretim üssü haline getirdik. Bu sayede toplam kârlılığımızın yüzde 50’si ihracattan geliyor” diye konuşuyor.

Ülker, Türkiye’de 77 yılını doldurmuş bir gıda devi. Bugün Türkiye’de toplam atıştırmalık kategorisinde yüzde 37 pazar payıyla açık ara lider konumda ve farklı coğrafyalarda da hâkimiyetini ilan etmiş durumda. Bisküvide Suudi Arabistan ve Mısır’da pazar lideri olan marka, Kazakistan’da çikolatada ve bisküvide pazar üçüncüsü. Şirket, önümüzdeki dönemde Orta Asya ve Balkanlar’da pazar payını artırmayı hedeflerken Kuzey Afrika’daki mevcut varlığını kıta geneline yayma niyetinde. Ülker Bisküvi’nin yeni hedef pazarlarını sorduğumuz CEO Mete Buyurgan, “Afrika ülkelerini şu anda ön planda tutuyoruz, oralarla ilgili araştırmalar yapıyoruz” diyor. Son 5 yıldır ortalama yüzde 20 büyüyen şirket, pandemiye rağmen 2020’de de aynı oranda büyüdü ve önümüzdeki dönemde bu büyüme hızını koruyacak. Şirketin büyüme odağında sakız ve şekerleme kategorileri var. Buyurgan, “İki kategoride de hedefimiz pazar liderliğini almak. Önümüzdeki 3-4 yıl içinde bu kategorilere özellikle ilgili gösteriyoruz. Kuvvetli planlarımız var” diyor. Ülker Bisküvi CEO’su Mete Buyurgan ile şirketin yeni dönem planlarını konuştuk: 

 Ülker Bisküvi rotasını yurt dışına çevirmiş bir marka. Yurt dışına yönelik operasyonunuz ve yapınız nasıl şekillenmiş durumda? 

 Ana merkezimiz İstanbul-Türkiye ve işimizin büyük kısmı Türkiye’den gerçekleşiyor. Türkiye’de 6 fabrikamız var. Suudi Arabistan’da 2, Kazakistan’da 1, Mısır’da 1 olmak üzere toplam 10 fabrikamızda üretim yapıyoruz. Bu fabrikalarda 9 binin üzerinde çalışanımız mevcut. Bu 9 bin çalışanın yaklaşık 6 bin 600’ü Türkiye’de, kalanı diğer ülkelerde istihdam ediliyor. Türkiye’de 190 bin noktaya, köydeki en ücra köşedeki bakkala bile hala haftalık hizmet götürmeye devam ediyoruz. Bu modelimizi Suudi Arabistan, Kazakistan ve Mısır’da da aynı şekilde uyarladık. Başarımızın bir sırrı da oradan geliyor. 

2020 sonu yılı itibarıyla ne kadarlık bir üretimden ve cirosal hacimden bahsedebiliriz?

Kapasitemiz 1 milyon ton, yaklaşık 700 bin ton civarında bir üretim yapıyoruz. 2020 sonu itibarıyla yüzde 20’lik bir büyümeyle 9,4 milyar TL’lik net satışa ulaştık. Çikolatada çok kuvvetli pazar lideriyiz. Bisküvide, aynı şekilde pazar lideriyiz. Türkiye’den sonra ikinci büyük pazarımız olan Suudi Arabistan’da yine bisküvi kategorisinde pazar lideriyiz. Mısır’da da pazar lideriyiz. Kazakistan’da çikolatalı ürünlerde üçüncü sıradayız. Yani tüm pazarlarımızda pazar payı almaya devam ediyoruz. 

Yıldız Holding grup gelirlerinde Ülker Bisküvi’nin payı nedir? 

Yıldız Holding bildiğiniz üzere son üç yıldır iki temel işe odaklanıyor. Bunlardan bir tanesi atıştırmalık işimiz bir tanesi de perakende... Tam olarak şirket içindeki payımızı bilemiyorum ama sonuçta Yıldız Holding’in iki ana işinden bir tanesiyiz. Ülker Bisküvi pladis ile birlikte atıştırmalık alanındaki en büyük şirket. 

 Son 5 yıldır nasıl bir büyüme temposuyla yol alıyorsunuz?

Oldukça kuvvetli ve hızlı bir büyüme tempomuz var. Son 5 yılda yüzde 20’lik bir ortalamayla büyüdük. Geçen yıl da artış yüzde 20,5’ti. Yani pandemiye rağmen büyüme tempomuzu koruduk. Geçen yıl çok agresif büyüme planlarımız vardı ve pandemiye rağmen bu planlardan geriye düşmedik. 

 Pandemi nedeniyle 2020 başındaki planlarınızda ne gibi değişiklikler yaptınız? 

 Yatırımlarımızı ertelemedik. Bazı ürün lansmanlarımızı, bazı önceliklerimizi değiştirdik. Pandemi bir anda başımıza gelince, bütün şirketlerde olduğu gibi biz de yeniden bir kriz senaryosu hazırladık ve bazı önceliklerimizi ön sıralara bazılarını daha arka sıralara aldık ama hepsini gerçekleştirdik. İstediğimiz, bütçelediğimiz büyümeyi de gerçekleştirmeyi başardık. Pazar payımızı da gerçekleştirdik. 

 Peki pandemi olmasaydı 2020’de sizce yüzde kaç daha fazla büyürdünüz? 

 Pandemi koşulları olmasaydı geçen yıl yüzde 30’ları yakalayabilirdik. 

2020’nin sizin için öne çıkan diğer önemli başlıkları neydi?

 İnovasyon kasımız çok güçlendi. Geçen yıl inovasyona bağlı olarak, yeni ürünlerin toplam yurt içi satışımızın içindeki payı yüzde 13,6’ya kadar yükseldi, bu bir rekor oldu. Bir de geçen yılın önemli konularından biri kredi yenileme sürecimiz. Pandemi koşullarında tüm dünyadaki parasal sıkışıklığa rağmen geçen nisan ayında 455 milyon dolarlık krediyi yeniledik. Sonrasında da ekimde Eurobond-tahvil ihracı girişimimiz oldu. Bizim genel olarak kuvvetli bir finansal bilançomuz var. Ama bu Eurobond ile beraber bilançomuzu iyice güçlendirdik. Ülker’in ilk tahvil ihracını başarıyla gerçekleştirdik. Bu tahvil ihracından 350-400 milyon Euro civarında bir beklentimiz vardı ama daha sonra hedef 650 milyon dolara geldi. 650 milyon dolar aldık ama o zor koşullarda 1,8 milyar dolarlık rekor bir talep oldu. Geçen yıl bizim için önemli başarılardan bir tanesi de buydu. Bunun haricinde diğer başarımız da pazar payımızdı. Bütün kategorilerimizde pazar paylarımızı artırmayı başardık. 

 Ürün kategorilerinizin pazar paylarını detaylandırabilir misiniz? 

 Türkiye’de toplam atıştırmalık kategorisinde yüzde 37 pazar payıyla açık ara lider konumundayız. Bisküvide Suudi Arabistan ve Mısır’da pazar lideriyiz. Kazakistan’da çikolatada ve bisküvide pazar üçüncüsüyüz. Yani faaliyet gösterdiğimiz ana pazarlarımızın hepsinde ya lider ya da bazı kategorilerde 2’nci veya 3’üncü durumundayız. Türkiye’de de bisküvi, çikolata, çikolata kaplama ürünlerinde açık ara pazar liderliğimiz devam ediyor. Sakız kategorisinde Oneo markamızda yüzde 10 pazar payına yaklaştık. Her yıl payımızı artırarak gidiyoruz. Şekerlemede de öyle. Bu iki kategori önümüzdeki 3 yılda önemli hedef kategorilerimiz arasında. 

 Pazarda ilk üçte olmadığınız kategori var mı? Burada hedefiniz ne? 

 Sakızda ilk 3’teyiz ama şekerlemede ilk 3’te değiliz. İki kategoride de hedefimiz pazar liderliğini almak. Yani önce kuvvetli ikinci olup, sonra pazar liderliğini almak… Önümüzdeki 3-4 yıl içinde bu kategorilere özellikle ilgili gösteriyoruz. Kuvvetli planlarımız var. 

2020’de pazar payı anlamında nasıl bir artış yaşadınız? 

 Genelde toplam atıştırmalık pazarında 1 puan civarında bir artış yaşadık. 

 Pandemide talepte nasıl değişiklikler oldu? 

 Bizim sektörümüzde özellikle tatlı bisküviler, çikolatalarda çok ciddi bir büyüme oldu ama buna mukabil sakız, şekerleme ve kek gibi kategorilerde de talepte bir daralma yaşandı. İnsanlar eve kapanınca herkes evde bir şeyler pişirmeye başladı. Kek de bunların başında geliyor. Bizim en büyük avantajımız çeşitli ürün kategorilerimizin olması, böylece farklı alanlarda düşen tarafları dengelemiş oluyoruz. 

 Pandemide değişen tüketici alışkanlıklarına nasıl adapte oldunuz? 

 Tüketilen ürünlerde temel anlamda çok büyük bir değişiklik yok ama tüketiciler özellikle evde kaldıkları için aileler paylaşımlık ürünlere çok daha fazla teveccüh göstermeye başladı. Mesela geçtiğimiz yıl Ülker mini serisi lansmanı yaptık; bunlara tüketicinin teveccühü çok oldu. Dolayısıyla tekli ürünlerden biraz paylaşımlık ürünlere doğru kayma oldu. Pazar payımızı artırmamızda da bunların önemli bir katkısı oldu. 

Bu yıla hangi hedeflerle girdiniz?

 Önceki yıllarda olduğu gibi sürdürebilir büyümemizi devam ettireceğiz. Türkiye’deki büyümemiz genellikle yeni kategorilerden ve bazı yatırım yaptığımız kategorilerden gelecek. Kazakistan’da, Orta Asya’da ciddi büyüme trendine sahibiz. Özellikle son üç yıldır rekor büyümeler gerçekleştiriyoruz. Mısır ve Suudi Arabistan pazarları da üretim yaptığımız pazarlar ama çevresindeki ülkeler de bizim için önemli. Bu pazarlarda yine hızlı büyüme trendimizi devam ettireceğiz gibi gözüküyor. İlk üç aydaki rakamlar bize onu işaret ediyor. 

Peki buralarda en çok hangi ürünler talep görüyor? 

 Kazakistan ve Orta Asya’da çikolata pazarı yani çikolatalı ürünlerimiz, şekerli ürünler, daha çok talep görüyor. Türkiye’deki birçok markalarımız orada lider veya ikinci durumda. Albeni, Biskrem, McVitie’s gibi markalarımız orada çok ciddi bir başarı elde etmiş durumda. Suudi Arabistan ve Mısır’da da tatlı bisküvilerimiz Ülker pötibör, Biskrem, Halley gibi ürünlerimiz çok talep görürken yine McVitie’s markamız da bu bölgelerde önemli bir büyüme trendi içinde. 

Toplamda kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?

 Toplam 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz ve ihracat yaptığımız ülkelerde dağıtım teşkilatımızı da kuruyoruz, markalarımıza yatırım yapmayı önemsiyoruz. Orada nasıl pazara gireceğiz? Nasıl oradaki lider markalarla rekabet edebiliriz? Bütün bu planları yapıyoruz. Bu sayede ihracatımızı yapan İstanbul Gıda Şirketi son dört yıldır sektörümüzde ihracat şampiyonu. TİM rakamlarına göre dört yıldır da bu konuda ödül alıyoruz. İhracat bizim çok önemsediğimiz bir alan, farklı ülkelerde yatırımlarımız var ama Türkiye bizim için en önemli üretim üssü. Türkiye’deki fabrikalarımız bizim endüstrimizde dünyadaki en verimli ilk 4-5 fabrika arasında. Bu sayede Türkiye’yi bir üretim üssü haline getirdik. Bu sayede ciddi bir ihracat yapıyoruz. 

 Dış pazarlarınızda hedefleriniz ne? 

 Yeni bir pazara girdiğimiz zaman 3-4 yıl içinde mutlaka en kötü ihtimalle ilk üçte olmamız gerekir. İhracat pazarları açısından bizim en önemli pazarlarımız Orta Asya’da; Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan. Bunlar bizim için stratejik pazarlar. Balkanlar’da; Bulgaristan, Romanya, Bosna Hersek, Arnavutluk çok önemli pazarlar. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya baktığımız zaman özellikle Cezayir önemli bir pazar bizim için. Afrika’da Samsara ve Senegal gibi önemli pazarlarımız var. Orta Doğu’da da BAE, Lübnan, Ürdün, Suudi Arabistan, Irak bunlar bizim çok önemli ihracat pazarlarımız.

 Önümüzdeki dönemde girmeyi planladığınız yeni hedef pazarlar hangileri? 

 Birçok ülkeye var ama şu an mevcut ülkelere daha çok odaklanıyoruz. Bir yandan Afrika’daki ülkeleri biraz daha şu anda ön planda tutuyoruz, oralarla ilgili araştırmalar yapıyoruz. 

 Ülker Bisküvi’nin gelirlerinin yüzde kaçı yurt dışından geliyor?

2020 yılı itibarıyla toplam gelirlerimizin yüzde 60’ı Türkiye’den, yüzde 40’ı yurt dışındaki operasyonlarımızdan ve ihracattan geliyor. Ama operasyonel kârlılık olarak baktığımızda yüzde 50’ye yüzde 50 oldu yani kârlılık olarak gelirlerimizin yüzde 50’si yurt dışı ve ihracat operasyonlarımızdan geliyor. 

 Son bir yılda lansman hızınız nasıl değişti? 

 Geçen yıl 70’in üzerinde rekor ürün lansmanı yaptık. Sakız-şeker ile birlikte 3 Ar-Ge merkezimiz, 130’a yakın Ar-Ge personelimiz var. Bu arkadaşlarımız yılda 700-800 projenin üzerinde çalışıyor. Yeni ürün çıkarma, bizim şu anda Ülker olarak en kuvvetli kasımız, en önemli gücümüz… Burada gerçekten çok hızlıyız. 

 Son dönemde pazar payı kazanmada en iyi performansı sergilediğiniz ürünler neler? 

 Çikolatalı mamuller zaten kuvvetli olduğumuz alanlar ama burada özellikle pazara birçok oyuncu girmesine rağmen payımızı artırmaya devam ediyoruz. Çikolata ve bisküvi de en büyük gücümüz dikey entegrasyonumuzdan geliyor. Kakao çekirdeğinden, bitmiş ürüne kadar bütün süreci kendimiz üretiyoruz. Bisküvide keza yine çok büyük un işleme tesisimiz var. Kısaca çikolatada pazar payımızı korurken son yıllarda en çok pazar payımızı arttırdığımız kategori sakız ve bisküvi oldu. 

 2020’de Ülker Bisküvi ne kadarlık bir yatırım yaptı? Bu yatırımın adresi ne oldu?

 Geçen yıl üretim hatlarına ve tedarik zincirine yaptığımız yatırımlar 183 milyon TL. Özellikle Türkiye’de bisküvi ve çikolata kategorisinde kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarımız geçen sene bu rakamın içinde oldu. Bunun haricinde geçen yıl sadece markalara 160 milyon TL civarında yatırım yapmışız. Markalarımızın iletişim yatırımını da topladığımızda pandemi koşullarına rağmen geçen yıl yaklaşık 345 milyon TL civarında bir yatırımı gerçekleştirmişiz. 

Bu yıl nasıl bir yatırım ajandanız var? 

 Hem modernizasyon, kapasite artışları hem de marka yatırımları kapsamında geçen yıla benzer bir yatırım planımız var. Özellikle bisküvi tarafında kapasite artışı planımız mevcut. 

 Ülker Bisküvi’yi önümüzdeki birkaç yılda hangi noktaya taşımak istiyorsunuz? 

 Şirketin CEO’su olarak geçtiğimiz beş yıldaki büyüme hızını mutlaka devam ettirmeyi planlıyorum. Türkiye pazarında tartışmasız bir liderliğimiz var ve birçok ülkede pazar payımızı daha da güçlenerek devam ettirmeyi istiyorum.


2021VE SONRASINDA HEDEFLERİNİZ NELER?

GENÇ MARKALAR 
Markalarımızı genç, dinamik tutmaya ve büyütmeye devam etmek bizim için çok önemli bir hedef. Ayrıca dijitalleşme alanına son 3 yılda çok yatırım yaptık, bunu daha da artırmaya devam ediyoruz.
DİJİTALLEŞME IoT yani makinelerin birbiriyle konuşması alanında iki fabrikamızda pilot çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Buradan en üst düzeyde verimlilik elde edip, süreçlerimizin daha sadeleşmesini ve hızlanmasını sağlamaya çalışıyoruz.
KEK, SAKIZ VE ŞEKERLEME Önümüzdeki 3 yılda en büyük hedeflerimizden biri pazar payımızı artırmaya devam etmek. Kek, sakız ve şekerlemede çok daha fazla bir pazar artışı bekliyoruz. Bunlar önümüzdeki 3 yılda daha çok odaklandığımız üç alan olacak.
OMNICHANNEL 2021’de üzerinde durduğumuz bir diğer konu omnichannel (çoklu kanal). E-ticaret bir taraftan büyürken geleneksel kanallar da gücünü koruyor; dolayısıyla tüm çoklu kanallarda doğru portföyde, doğru ürün gramajıyla olmak çok önemli.
BÜYÜME MOTORLARI Sürdürülebilirlik ve inovasyon son 3 yılda büyümemizin en önemli motorları. Dolayısıyla biz bu iki alanda yatırım yapmaya devam ediyoruz, çünkü önümüzdeki 4-5 yıl büyümemiz yine bu alanlarda yaptığımız girişimlerle ortaya çıkacak.



ÜLKER'İN BÜYÜME ROTASI


  1. Türkiye’de toplam atıştırmalık kategorisinde yüzde 37 pazar payıyla açık ara lider konumundayız. 
  2. Bisküvide Suudi Arabistan ve Mısır’da pazar lideriyiz. Kazakistan’da çikolatada ve bisküvide pazar üçüncüsüyüz.
  3.  2020’de pandemiye rağmen sadece Türkiye’de 70’in üzerinde ürünü piyasaya sunduk. 
  4. Sakızda ilk 3’teyiz ama şekerlemede ilk 3’te değiliz. İki kategoride de hedefimiz pazar liderliğini almak. 
  5. Hedef pazar olarak Afrika’da bazı potansiyel belirlediğimiz ülkelerle ilgili çalışmalara devam ediyoruz. 
  6. Son 5 yılda yüzde 20’lik bir ortalamayla büyüdük. Geçen yıl da artış yüzde 20,5’ti. 
  7. 2020 Nisan ayında 455 milyon dolarlık krediyi yeniledik. Ekimde Ülker’in ilk tahvil ihracını başarıyla gerçekleştirdik.
  8.  Pandemi koşullarına rağmen 2020’de yaklaşık 345 milyon TL yatırım gerçekleştirdik. Bu yıl da benzer bir yatırım planı öngörüyoruz.



ALİAĞA BUĞDAYI İTHALAT BAĞIMLILIĞIMIZI BİTİRECEK

“PATENTİ ALDIK” 
Bizim 13 yıldır sürdürdüğümüz bir buğday tohumu geliştirme projemiz vardı. Patentini almıştık. Bu buğdaya biz “Aliağa Buğdayı” adını verdik.
“EKİMİ YAPTIK” Özellikle İç Anadolu Bölgesi gibi kurak bölgelerde buğday verimliliği oldukça düşük. Bisküvilik buğdayı ithal etmek durumunda kalıyoruz. Geçen yıl geliştirdiğimiz buğday tohumunun ilk ekimleri yapıldı.
2024 HEDEFİ Gördük ki geliştirdiğimiz buğday türü kurak alanlarda yüzde 40 daha fazla verim veriyor. Böylelikle ithalat bağlılığını ortadan kaldıracağız. Hedef 2024 itibarıyla ihtiyacımızın en az yüzde 60’nı bu buğdaydan karşılamak.



DÖNÜŞÜMLÜ SİSTEMDE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

YALIN YAPI
3 yıl önce daha yalın, daha esnek, daha hızlı karar alabilen bir yapıya bürünmüştük. Yanı sıra çapraz takımlar (cross-team) oluşturduk. Otonom ama birbirileriyle senkronizasyonu kaybetmeyen proje bazlı ekiplerden oluşan bir takım yapısı kurduk.
NÖBETLEŞE Şu anda beyaz yaka çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 20’si belirli günlerde ofise geliyor. Diğerleri uzaktan çalışıyor ama nöbetleşe bir sistemle geliyorlar. Pandemi sonrasında da bu dönüşümlü sisteme devam edeceğimizi öngörüyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz