Üç-beş yılda 1 Kordsa daha yaratacağız

Kordsa CEO’su Ali Çalışkan’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle...

1 EYLÜL, 20190
Paylaş Tweet Paylaş
Üç-beş yılda 1 Kordsa daha yaratacağız

Özlem Aydın Ayvacı

[email protected]

Kordsa, Sabancı Holding’in en önemli şirketlerinden biri. Şirket son 2 yılda Amerika’da yaklaşık 300 milyon dolara 4 şirket satın aldı. Böylece havacılık ve uzay teknolojisi sektörlerine giriş yaptı. İki yıldır Kordsa CEO’luğunu yürüten ALI ÇALIŞKAN, “Beş yılda 1 milyar dolar ciroyu geçmeyi planlıyoruz. 2019’da da dolar bazında yüzde 10- 15 büyüme bekliyoruz. Avrupa’da yeni satın almalar planlıyoruz. İkinci Kordsa’yı yaratma stratejimizle her üç iş kolumuzda yeni teknolojiler geliştirmeyi, bulunduğumuz coğrafyalardaki liderliğimizi pekiştirmeyi sürdüreceğiz. Yeni fırsatlar havacılık ve uzay sanayisiyle otomotiv, raylı sistemler ve rüzgar enerjisinde” diyor.

Sabancı Holding’in en önemli şirketlerinden biri Kordsa. Holdingin yeni CEO’su Cenk Alper de uzun yıllar Kordsa CEO’luğunu yürütmüştü. Kordsa dünyada her 3 otomobil lastiğinden birini, her 3 uçak lastiğinden ikisini güçlendiriyor. Şirket son 2 yılda Amerika’da yaklaşık 300 milyon dolara 4 şirket satın aldı. İki yıldır Kordsa CEO’luğunu yürüten Ali Çalışkan, “Yaptığımız stratejik yatırımlar ve endüstriye yön veren teknolojilerimizle 2018 yılını, ciromuzu yüzde 59 artırarak ve yaklaşık 4 milyar TL’ye ulaştırarak kapattık. Yurt dışı şirketlerimizin bu ciroda payı yüzde 70 oldu. Bu yatırımlarımızla global ölçekte ileri malzeme teknolojileri üreten bir şirkete dönüşerek yıllık 150 milyon doları aşan bir iş kolu yarattık” diyor. 2019’da da yüzde 10-15 aralığında büyüme bekliyor. Beş yılda 1 milyar dolar ciroyu geçmeyi planladıklarını söyleyen Çalışkan, hedeflerinde Avrupa’da yeni satın almalar olduğunu açıklıyor. Çalışkan, “Önümüzdeki dönemde ikinci Kordsa’yı yaratma stratejimizle paralel olarak faaliyet gösterdiğimiz her üç iş kolunda da yeni teknolojiler geliştirmeyi, bulunduğumuz coğrafyalardaki liderliğimizi pekiştirmeyi ve etki alanımızı genişletmeyi sürdüreceğiz.” diyor. Kordsa CEO’su Ali Çalışkan’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle: 

 Kordsa, Türkiye’nin global şirketlerinden biri. Kordsa bu noktaya nasıl geldi? 

 Kordsa’nın 46 yıllık bir geçmişinin 34 yılına şahitlik ettim. Kordsa’nın hikayesi aslında yerel bir dönüştürücüden global sektör liderliğine dönüşümün hikayesidir. 70’li yılların başında lastik üreticileri kendi lastik güçlendirme malzemelerini üretiyordu. Sektördeki büyük oyuncularının bir kısmında bu yapı hala devam ediyor. Kordsa bu sektörün içine lastik üretmeden giren tek dönüştürücü. Ara mamul üretiyoruz. Hammaddeyi ürüne dönüştürüp lastik sektörüne veriyoruz. Kordsa’nın hikayesi de bu şekilde başlıyor.

 Kordsa, bugün dünyada nasıl bir konumda? 

 Kordsa bugün yaptığı satın almalarla da global büyümesini sürdürüyor. Şu an Naylon 66 iplikte dünya lideriyiz. Kord bezinde dünya lideri pozisyonuna gelmiş durumdayız. Kord bezinde iki tane çok yoğun kullanılan ana malzeme var. Biri Naylon 66, diğeriyse polyester iplik. Polyester iplikte kapasite olarak dünya 3’üncüsü pozisyonundayız. Yaratılan değer olarak baktığımızdaysa dünyada ikinci sıradayız. Naylon 66’da hacim olarak bir Çinli şirketle yarışıyoruz ancak yaratılan değerde lideriz. Sahip olduğumuz kord bezi teknolojisiyle ve yarattığımız değişimle beraber kord bezi ve lastik güçlendirme sektörünü dünyada yönlendiren, liderliğini yapan bir pozisyona gelmiş durumdayız. 

Son 2 yılda Amerika’da 300 milyon dolarlık 4 satın alma yaptınız. Global büyümede inorganik büyümeyle mi yol alıyorsunuz?

 Sektörde de böyle. Örneğin Goodyear, dünyanın en büyük lastik üreticisi olmasına karşın aynı zamanda en büyük kord bezi üreticisiydi. Yıllarca bunu sürdürdü. 2000’li yılların başında kord bezi işini satışa çıkardı. Rakibimiz olan Koreli bir şirket bu bölümü satın aldı. Lastik üreticileri çoğunlukla kord bezi üretiminden çıktı, ancak hala Michelin gibi bugün de kord bezi üretimini kendi bünyesinde tutan markalar var. Kordsa’nın dönüşüm hikayesinde organik büyümenin dolayısıyla Ar-Ge’nin payı da çok büyük. Kordsa, 90’lı yıllarda Ar-Ge çalışmalarına başlayan bir şirket. Şu anda Türkiye’de iki Ar-Ge merkezimiz var. İlki kord bezi ve inşaat güçlendirme malzemeleri üzerinde çalışmalarını yürüten merkezimiz İzmit fabrikamızın içinde yer alıyor. İkinci Ar-Ge merkezimiz ise ana idare merkezimizin de bulunduğu şu anda teknopark mükemmeliyet merkezimizin içinde kompozit teknolojileri üzerine çalışıyor. Açık inovasyon çalışmalarımızı bu iki merkezde yürütüyoruz. Teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarındaki 40 yıllık birikimimizle Kordsa da belli konularda know how birikimi çok güçlü hale geldi. 2010’lu yıllarda Kordsa’nın mevcut yetkinlikleriyle ve Ar-Ge gücüyle gelecekte hangi iş alanlarında olmamız gerektiği konusunda bir strateji çalışması yaptık. Bunun sonucunda yeni 2 iş alanı önümüze çıktı. Bunlardan biri kompozit diğeriyse inşaat güçlendirme iş alanımız oldu. 

Neden bu iş alanları seçildi?

 Kompozit aslında yeni bir malzeme değil hayatımızda uzun yıllardan beri var. Çünkü lastiğin kendisi de en önemli kompozit malzemelerden biri. Kompozit birden fazla malzemeyi farklı yapılarda bir araya getirip yeni bir malzeme olarak ortaya çıkıyor. Naylon 66 ve polyester iplik kord bezi üretiminde kullandığımız ana malzemelerimiz. Araba lastiklerinde her 3 lastikten birinde, uçak lastiklerindeyse her 3 lastiğin 2’sinde bizim malzememiz var. Çünkü uçak lastikleri sanayisi çok daha ileri bir teknoloji ve bununla ilgili onaylanmış tedarikçi sayısı çok sınırlı. Şu anda bunların en büyüğü Kordsa. Şu anda hem dünyadaki global oyunculara hem bölgesel ve yerel oyuncuların tamamına kord bezi veren bir şirketiz. Global oyuncu dediğimiz zaman 6 büyük müşterimiz var. Bunlar Michelin, Continental, Bridgestone, Goodyear, Pirelli ve Sumitomo. Lastik sektöründe stratejimiz “Müşterimiz neredeyse biz oradayız” felsefesi üzerine kurulu. Bu mantıkla büyüme stratejimizi uyguluyoruz. Kord bezi üretimimizin yüzde 65- 70’i bu 6 büyük oyuncuya gidiyor. Otomotiv sektöründe kompozit çok kullanılıyor. Kompozit aracı hafifletiyor, performansını artırıyor, karbon ayak izini iyileştiriyor. Havacılık sektöründe Boeing 787 dreamliner modelinde yeni dokuma malzemelerimiz kullanıldı. Amerika’da geçen yıl satın almasını yaptığımız iki şirketimizin tedarik zinciri içinde olduğu ana proje ve bu uçakların şu anda yüzde 52’si kompozit malzemeden yapılmış durumda. Airbus’ın A 350 modelinde de bu malzeme kullanıldı. Bu iki model uçak şu anda dünyada sivil havacılıkta var olan uçaklar içinde yüzde 50’nin üzerindeki kompozit madde kullanımıyla kompozit malzemenin en fazla kullanıldığı uçaklar. Kanatlarından ana taşıyıcılarına, zeminden iç düzenleyicilerine kadar uçakta pek çok yerde kullanılıyor. Kompozitin büyümesi yüzde 5-6. Havacılık gibi daha niş alanlara baktığınızda oradaki büyümeler çok daha fazla. Havacılık sektöründeki büyümeler yüzde 800-900’lerde. Kompozitteki büyüme fırsatları bizim için çok daha fazla. 

Satın almaların arkası gelecek mi?

 2012 ve 2016’da tekrar bir gözden geçirme yaptık. O çalışmamızın çıktısı içinde 1.000’in üzerinde potansiyel şirketle karşı karşıyayken son 4 yılda yaptığımız çalışmalarla bunları eleme sürecinden geçirerek en son 39’a düşürdük. 39 şirket içinden de 8’e düşürerek satın alma yaptık. Kordsa, kompozit iş alanında hem organik hem inorganik büyüme stratejisiyle hareket etmeye devam edecek. Kompozit tedarik zincirinde hedeflediğimiz bir alan var. Bu alanda odak noktamızı ilerletiyoruz. 

Gelecek 5 yılda hedefiniz nedir?

 İkinci Kordsa’yı yaratma vizyonuyla bu alanda büyümeye devam edeceğiz. 

 İkinci Kordsa kaç yılda yaratılacak? 

 Üç ya da 5 yılda olabilir ama bunu söylemek çok kolay değil. Bu yılın başında veya geçen yıl sorsaydınız cevabım daha net olurdu. Bugün dünyada 2020’de resesyon beklentisinin olduğu bir yapıda zor. Geçen yıl sorsaydınız ilk 5 yıl içinde diye çok net söylerdim. Global ekonominin gittiği yöne bakarak gecikebilir de daha erken de olabilir. Tamamen fırsatlara bağlı ama vizyon değişmedi. İkinci Kordsa’yı yaratma vizyonuyla hareket ediyoruz. 

 2018’de 4 milyar TL ciroya ulaştınız. Yüzde 59’luk ciro büyümesini nasıl sağladınız?

Geçen yıl temmuzun ortasında şirketlerimizi devraldık. Yüzde 4-5 civarında yeni aldığımız 3 şirketin etkisi oldu. TL büyümesini çok fazla dikkate almıyorum. 2018 ciromuz 827 milyon dolardı. Dolar olarak baktığınızda yüzde 13-14 büyümemiz var. Satın almalarla yüzde 4-5’lik büyüme var. Ana iş kolumuzdaki gerçek büyümemizse yüzde 10 civarında. Sektör büyümesinin yüzde 3-3,5 olduğunu düşünürseniz aslında Kordsa’nın büyümesi sektör ortalamasının üzerinde. Son 4 yıldır sürekli yükselen bir büyümemiz var. 

 Büyümede nasıl hedefleriniz var? 

 Ana iş kolumuzda da kompozit iş alanımızda da sektör büyümesinin üzerinde büyüme hedefiyle gidiyoruz. 2019’da da dolar olarak yüzde 10-15 büyüme hedefimiz var. Amacımız milyar doları aşmak. Konjonktür daha farklı olsaydı çok daha kısa sürede bu rakamlara ulaşıp unicorn şirketini yaratma pozisyonuna geleceğimizi düşünüyorum. Kordsa’nın şu andaki vizyonu ikinci bir Kordsa yaratma yolunda stratejik inisiyatiflerimizle ilerlemeye devam etmek. Kompozit, uzay ve ana iş kolumuz da dahil tamamında büyüme hedefliyoruz ve bunun yanında yeni bir iş alanı daha yaratıyoruz. 

Ciroda iş alanlarının dağılımı nasıl?

 2019’un ilk yarı finansal sonuçlarında kompozitin payı yüzde 13. Yüzde 84 ana iş kolumuz olan kord bezinde. Geriye kalan yüzde 3 de inşaat gibi yeni malzemelerde. Hedefimiz yeni iş kolumuz kompozitin cirodaki payını yüzde 50 seviyesine çıkarmak. Hedefimiz bunu 3-5 yıllık orta vadede gerçekleştirmek ancak bu hedef tamamen global ekonominin durumuna bağlı. Kordsa gelecekte Sabancı Grubu içinde bir malzeme şirketi olarak global oyuncu özelliğini daha da geliştirecek bir yapıya doğru gidiyor. 

Rakiplerinizden bir satın alma düşünüyor musunuz?

 Şu anda öyle bir oyun planı yok. Ama yeni iş kollarımız olan kompozit ve inşatta yeni satın almalarla inorganik büyümeye devam edeceğiz. Yeni iş alanlarına da giriyoruz. İzmit’teki Ar-Ge merkezimizde ince film ve esnek elektronikler üzerine yeni bir platform kurduk. Esnek elektronik bugün sağlık sektörü başta olmak üzere yaşamımızın her alanına girmiş durumda. Sensör teknolojileri bugün sağlıkta her alanda var. Kumaşın içine rahatlıkla dokunabilecek esnek sensörlerden bahsediyoruz. Esnek sensör teknolojisinin geliştirilmesi ve üretimi konusunda çalışıyoruz. Bunun yazılım tarafını da Sabancı Üniversitesi’yle birlikte çalışıyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.