Yapısal dönüşüm kapıda

Kalkınma ve kamu sağlığı politikaları uzmanı Prof. Jeffrey D. Sachs ile salgının sonuçlarını ve global ekonomide oluşturacağı yeni dengeleri konuştuk...

6.07.2020 21:25:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yapısal dönüşüm kapıda

Korona, global bir sağlık krizinden son yüzyılın en büyük ekonomik felaketi olmaya doğru ilerliyor. Uzmanlara göre sınıfsal uçurumlar derinleşiyor, kurtarma paketleri salgının kalıcı hasarlarını adreslemekten uzak kalıyor. Dünyanın önde gelen ekonomistlerinden JEFFREY D. SACHS da aynı fikirde. Ona göre iş gücü piyasası ve bazı sektörlerin temelli küçüleceği büyük bir yapısal değişiklik dönemine giriyoruz. Bu süreçte tüm dünyada daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir sistem inşa edilmesi gerekiyor. Sachs, “inişe geçen” ABD’deki seçimlerin de dünyanın kaderini belirleyeceğini söylüyor. Trump seçilirse Doğu Asya hariç tüm dünyanın bir ekonomik bunalıma girmesini bekliyor ve “Şu anda ABD, dünya için çözüm kaynağı değil, bir tehlike” diye konuşuyor.

Aslı Sözbilir

asozbilir@capital.com.tr

Dünya bugünlerde Korona ikileminde... Bir yandan korona salgını diğer yandan salgın önlemleri nedeniyle ekonomilerin çöküşü gündemde. Hükümetler kamu sağlığı ve ekonomi arasında dengeli bir tercih yapmak için çırpınıyor. Ancak tüm bu karmaşanın gölgesinde kalsa da dünya piyasalarını bekleyen çok kritik başka gelişmeler de var. ABD seçimleri de bunlardan biri... Dünyanın önde gelen ekonomistlerinden ve son üç BM Genel Sekreterine (Kofi Annan, Ban Ki-moon, António Guterres) özel danışmanlık yapan, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Global Direktörü Prof. Dr. Jeffrey D. Sachs da ABD seçimlerinin önemine dikkat çekiyor. “Trump yönetimi altında serbest düşüşte” dediği ABD’nin ölüm oranlarının daha da yükseleceğini öngörüyor. İşsizlik oranının yüzde 20’yi aşacağını ve Trump tekrar seçilirse ABD demokrasisinin hayatta kalmak için savaşacağını belirtiyor. “Durum o kadar kötü” diyen Sachs, yeni dönemde dünyanın tek lideri olmayacağını, ancak dünya ekonomisinin merkezinin Doğu Asya’ya kayacağını söylüyor. Çin’in ve Yuan’ın global arenada rolünün artması karşısında Trump’ın “umutsuzca” ticaret savaşını sertleştireceğini öngörüyor. Sachs, “serbest düşüşüne” rağmen yine de global gidişatı ABD’nin belirleyeceği görüşünde: “Trump tekrar seçimi kazanırsa ABD katastrofik bir krize girebilir ve dünyayı da peşinden sürükleyebilir” diyor. Kalkınma ve kamu sağlığı politikaları uzmanı Prof. Jeffrey D. Sachs ile salgının sonuçlarını ve global ekonomide oluşturacağı yeni dengeleri konuştuk: 

Sıtma ve AIDS ile global mücadelede uzun bir geçmişiniz var. Önceki küresel salgınlarla karşılaştırdığınızda COVID-19 için nasıl bir değerlendirme yaparsınız? 

 COVID-19 daha kötü. AIDS de sıtma da önemli can kayıplarına yol açıyor ama ikisinin de tedavisi var. AIDS antiretroviral ilaçlarla kontrol altında tutulabiliyor ama tamamen tedavi edilemiyor. Sıtma ise tamamen tedavi edilebiliyor. Dahası COVID-19 çok bulaşıcı, kontrol altında olmayan salgınlarda sayı her gün iki katına çıkıyor. Böylece birkaç ay içinde tüm dünyayı etkileyen gerçek bir salgınla karşı karşıya kaldık. Ekonomiler hem bireylerin davranışları (mağazalardan, restoranlardan ve kamuya açık yerlerden uzak durmak gibi) hem de karantinalar yüzünden karışmış durumda. 

Daha önce “Felaketlerin de bir kast sistemi vardır. Hep yoksulları vurur.” demiştiniz. Korona özelinde de aynı düşüncede misiniz?

 Kalabalık ortamlarda yaşayan göçmen, yabancı işçi ve gecekondularda yaşayan kişiler çalışmak zorunda oldukları için korona virüsten daha fazla etkileniyor. Aynı zamanda tehlikeli durumlara giren kurye, tezgahtarlar ve ön saflarda yer alan sağlık çalışanları ve polisler de zor durumda. Tüm bu kesimler toplumumuzun işlevinin devam etmesini sağladıkları için kahraman sayılmalıyken zenginler korumalı izolasyonda yaşıyor. Sosyal uçurum çok derin. Örneğin ABD ve Brezilya gibi ülkelerin siyasi sistemleri fakirlere karşı çok acımasız... ABD siyaseti genellikle kötücül; beyaz ırkın üstünlüğünü savunanlar ve zengin oligarklar beyaz olmayan fakir insanlara temel sağlık, güvenlik ve gelir haklarını bile vermemeye uğraşıyor. 

Salgının en çok gelişmiş kapitalist ülkeleri vurduğu göz önüne alındığında, sizce COVID- 19 piyasa ekonomisinin hangi kusurlarını ifşa etti? Sistem bu zafiyetleri gidermek için ne yapacak? 

 Eğer aklımız varsa reform yaparız. ABD’de ilk öncelik kasımdaki seçimlerde Trump’ı yenmek. Tarihimizdeki sayısız berbat örneğe rağmen Trump hiç kuşku yok ki ABD tarihinin en kötü başkanı. Eğer Trump, onu bir tarikat şeyhi gibi takip eden destekçileri sayesinde, seçimi kazanırsa ABD daha derin ve potansiyel olarak katastrofik bir krize girebilir. 

Olası bir yeni krizi aşabilmek ve çoğunluğun refahını sağlayabilmek için kapitalizm yerine sizin önerdiğiniz sistem nedir? 

 Ben sürdürülebilir kalkınma sistemini savunuyorum. Bunun anlamı; servettense refahı hedefleyen ve sosyal kapsamaya, sürdürülebilir bir çevreye ve tüm toplumun iyiliği için kullanılan teknolojilere dayanan karma bir ekonomi. İyi yaşamlar, eşitlik, adalet ve hayatta kalmak için ihtiyacımız olan tek şey bu. 

Çeyrek asırdan fazla Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’da pek çok hükümet ve lidere ekonomik strateji danışmanlığı yaptınız. Kriz politikalarına baktığınızda sizce hangi ülkeler salgınla daha iyi baş ediyor?

Şu ana kadar en iyi performans gösteren Asya-Pasifik Bölgesi. Bu ülkeler 2003’teki SARS tecrübeleri sayesinde risklerin daha fazla farkındaydı. Göreceli olarak başarı hikayeleri Çin, Tayvan, Hong Kong, Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda ve Vietnam. Salgını bastırdılar ve ekonomilerini açmaya başladılar. Avrupa’da ise Doğu Avrupa Batı’dan daha başarılı oldu. ABD, Trump bir aptal olduğu için çok kötü bir sınav verdi. Güney Asya, Batı Asya, Afrika ve Güney Amerika da dâhil dünyanın büyük bölümüne yönelik bir şey söylemek için çok erken. Brezilya ve Meksika büyük salgınlarla boğuşacak gibi görünüyor. 

“Korona virüs kurtarma paketleri” sizce doğru adresleri hedefliyor mu?

 Eğer salgın tüm hızıyla devam ederse ekonomik kurtarma paketleri pek bir şeyi çözmez. Elbette işini kaybedenlere yardım etmek gerek ama salgın kontrol altına alınmadığı ve yeni işler yaratılmadığı sürece salgının ekonomiye etkisi çok yıkıcı olur. 

Hükümetler birbiri ardına COVID- 19 kısıtlamalarını gevşetiyor. Ancak bunun bir salgın dalgasını daha tetikleyeceğini düşünenler var. Bir ekonomi ve kamu sağlığı uzmanı olarak piyasaların hangi koşullarda açılması gerektiğini anlatabilir misiniz? 

Üç şart var. Birincisi tahmini virüs bulaştırma katsayısı ya da “R” 1.0’dan çok daha düşük olmalı. Artık bu sayı tüm gelişmiş ülkeler için günlük olarak tahmin ediliyor. İkinci olarak her milyon kişiye düşen yeni hasta sayısı göreceli olarak karantina sürecinde azaltılmış olmalı. Üçüncü olarak kamu sağlık sistemi karantina bittikten sonra bile salgını kontrol altında tutabilmek için her olası COVID-19 salgınını test edebilecek, karantinaya alabilecek ve olası bulaşıları takip edebilecek güçte olmalı. 

“ABD’nin dünyayı yönettiği günler çok geride kaldı, zihniyetimizi değiştirmek zorundayız” diyordunuz. Sizce bu son durum, bir zamanlar eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright’ın deyimiyle ‘vazgeçilmez ülke’ olan ABD’nin dünya sahnesindeki konumunu nasıl değiştirecek? 

Trump yönetimi altında ABD serbest düşüşte. ABD’nin ölüm oranı yüksek olacak ve ekonomisi daralacak, işsizlik oranı yüzde 20’yi aşacak. Eğer Trump tekrar seçilirse ki bu mümkün, ABD demokrasisi hayatta kalmak için savaşacak. Durum o kadar kötü. Şu anda ABD dünya için çözüm kaynağı değil, bir tehlike. Bu çok ama çok üzücü… 

Trump’ın COVID-19 karşısındaki tavrının seçimleri nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz? 

Trump icraatları sayesinde yeniden seçilemez, sadece bir nefret ve korku tarikatının başında olması sayesinde seçilebilir. Bu çok can sıkıcı… Bu nefret şu anda ABD’de kol geziyor. Trump bu nefretin ateşini canlandırdı. 

Korona’nın iş gücü piyasasının nasıl şekillendireceğini düşünüyorsunuz? Sizce kaybolan işler piyasalar düzelince geri dönecek mi?

Kaybolan milyonlarca iş kolayca geri gelmeyecek, aslında çoğu hiçbir zaman geri gelmeyecek. Birçok mağaza bir daha açılmayacak. Yerlerini e-ticaret alacak. Birçok ofis yeniden açılmayacak. Yerlerini evden çalışma alacak. Ticari gayrimenkul sektörü şu andaki ofis ve mağaza stoku fazlası yüzünden düşük kalacak. Konut inşaatları hanelerin alım gücü azaldığı içinaz olacak. Petrol, gaz ve kömür endüstrileri petrol ürünlerinin kullanımı düştüğü ve gelecekte küresel ısınma gündemde önem kazanacağı için kalıcı olarak küçülecek. Kısacası yeni bir dijital ekonomi, daha fazla yenilenebilir enerji, daha az taşıt sahipliği ve daha çok boş zamanın olacağı büyük bir yapısal değişiklik dönemine gireceğiz. Bu noktada kesin çözüm ekonominin getirilerini daha adaletli ve daha geniş kapsamlı şekilde paylaşmak. 

Çin, salgın sürecinde pek çok ülkeye yardım gönderen ilk ülke oldu. Sizce Çin, ABD’nin liderlik koltuğuna mı oturmaya hazırlanıyor? 

Tek bir dünya lideri olmayacak, ne Çin ne de tabii ki ABD… Ama dünya ekonomisinin merkezi Doğu Asya’ya kayacak. 

2020’de dünya ekonomisi için en büyük riskler ve tehditler neler? 

Dünya derin bir küçülme içinde ve bu ekonomik bir bunalıma evrilebilir. Eğer Trump seçilirse Doğu Asya hariç tüm dünyanın bir ekonomik bunalıma girmesini beklerim. 

Sizce dünyanın farklı bölgeleri pandemiyle hızlanan resesyondan nasıl etkilenecek? 

Coğrafyaya, liderlik kapasitesine ve ekonomilerin yapılarına bağlı olarak çok değişik tecrübeler yaşanacak. Asya ülkeleri Çin, Japonya, Kore, Avusturalya ve Okyanusya’ya yakın olmaları sayesinde daha iyi performans gösterecek. Güney Amerika ülkeleri özellikle Brezilya’daki felaket liderlik yüzünden krizde olacaklar. Hindistan kilit ülke. Eğer salgını kontrol altında tutabilirse bu hem Hindistan için bir zafer hem de ekonomik bir fırsat olacak. Eğer salgını kontrol altına alamazsa da trajedi ve felaket yaşanacak. 

Geçtiğimiz haftalarda IMF ve Dünya Bankası yoğun şekilde acil durum yardımı talebiyle karşı karşıya kaldı. Uzun vadede daha sürdürülebilir ekonomiler inşa etmek için bu kuruluşların varlığı yeterli mi, başka organizasyonlara ihtiyaç var mı? 

IMF burada önemli. Finansal gücünün katbekat artırılması gerekiyor. Bilançosu şu anda çok küçük. Başındaki lider ise birinci sınıf. 

Pandeminin küreselleşme karşıtı eğilimi hızlandıracağını düşünüyor musunuz? 

Evet, salgın başta ABD olmak üzere ekonomik korumacılığı artıracak. Ama küreselleşme kalıcı çünkü dünya ekonomisi değil tek bir ülke bölgesel olarak bile ikame edilemeyecek küresel bir iş bölümüne bağımlı. 

2020 ve sonrasında dünyanın ekonomik büyümesi hangi coğrafyadan kaynaklanacak? 

Açıkladığım gibi krizden çıkışa Asya- Pasifik’in liderlik etmesini bekliyorum. Renminbi’nin giderek daha uluslararası hale geleceğini ve Çin’in rolünün artacağını düşünüyorum. ABD bunu engellemeye çalışacak ama başarılı olacağını hiç sanmıyorum. 

2020’de gelişmekte olan ülkelerin ve özelde Türkiye’nin kaderini nasıl görüyorsunuz? 

Türkiye, salgını kamu sağlığı tedbirleriyle kesin olarak durdurmalı. Türkiye Avrupa’daki, Orta Doğu’daki ve Karadeniz çevresindeki komşularıyla beraber çalışarak sürdürülebilir bir krizden çıkış stratejisi oluşturmalı. Bir nevi Batı Asya’yı Avrupa’ya, Doğu ve Güneydoğu Asya’ya ve Afrika’ya bağlayan bir Batı Asya Yeşil Anlaşması (West Asia Green Deal) gibi... 

Dünyayı korona virüs kadar sert vuracak bir sonraki global kriz sizce ne olacak? 

Mega krizler teker teker gelsin lütfen! Yıllarca bu krizin sağlık, ekonomik, finansal, siyasi, jeopolitik ve sosyal etkileriyle boğuşacağız. Bu krizi atlatalım ve sistemi sürdürülebilir ve kapsayıcı bir şekilde tekrar inşa edelim.


SALGININ DÜNYA EKONOMİLERİNE ETKİSİ

GÜÇ DOĞU ASYA’YA KAYAR
Asya Pasifik COVID-19’dan ABD ve Avrupa’dan önce kurtulacak. Ve böylece Asya Pasifik güç dengesini Doğu Asya’ya doğru kaydıracak. ABD “ticaret savaşını” sertleştirerek ki bu savaş aslında Çin’in ekonomik başarısına karşı veriliyor, bunu engellemeye çalışacak.
“SOĞUK SAVAŞ” APTALLIĞI ABD’nin bunda başarılı olacağını sanmıyorum. ABD Çin’e karşı ekonomik ve teknolojik bir savaş veremeyecek kadar kendi iç krizine boğulmuş durumda. Trump yönetiminin Çin’e karşı yeni bir “Soğuk Savaş” yaratma fikrinin kibri ve aptallığı inanılır gibi değil.



11 BAŞLIKTA GLOBAL EKONOMİNİN GELECEĞİ 


1 ABD’de ilk öncelik seçimlerde Trump’ı yenmek. Trump kazanırsa ABD katastrofik bir krize girebilir.
2 Salgın hızla devam ederse ekonomik kurtarma paketleri pek bir şeyi çözmez. Salgın kontrol altına alınmazsa ekonomiye etkisi çok yıkıcı olur.
3 Trump yönetimi altında oldukça ABD’nin ekonomisi daralacak, işsizlik oranı yüzde 20’yi aşacak. Kaybolan milyonlarca işin çoğu hiçbir zaman geri gelmeyecek.
4 Ticari gayrimenkul sektörü stok fazlası yüzünden düşük kalacak. Petrol, gaz, kömür endüstrileri kalıcı olarak küçülecek. 5 Yeni bir dijital ekonomi, daha fazla yenilenebilir enerji, daha az taşıt sahipliği ve daha çok boş zamanın olacağı büyük bir yapısal değişiklik dönemine gireceğiz.
6 Tek bir dünya lideri olmayacak, ne Çin ne de tabii ki ABD… Ama dünya ekonomisinin merkezi Doğu Asya’ya kayacak.
7 Dünya derin bir küçülme içinde ve bu ekonomik bir bunalıma evrilebilir.
8 Resesyon sürecinde Asya ülkeleri daha iyi performans gösterecek. Güney Amerika ülkeleri özellikle Brezilya’daki felaket liderlik yüzünden krizde olacaklar.
9 Hindistan kilit ülke. Eğer salgını kontrol altında tutabilirse bu hem Hindistan için bir zafer hem de ekonomik bir fırsat olacak.
10 Krizden çıkışa Asya-Pasifik’in liderlik etmesini, Renminbi’nin giderek daha uluslararası hale gelmesini ve Çin’in rolünün artmasını bekliyorum.
11 Trump, Çin’in başarısını engellemek için ticaret savaşını sertleştirecek ama iç krizinin yoğunlaşması nedeniyle başarılı olamayacak.



TÜRK EKONOMİSİNE KRİZDEN ÇIKIŞ ÖNERİLERİ

SALGINI DURDURUN 
En önemlisi salgını durdurun! Kamu sağlığı kapasitenizi artırın. Ülkenin ileri gelen kamu sağlığı uzmanlarının tüm ülkede salgın kontrol sistemleri kurmasını sağlayın. Türkiye’nin bir turizm ve taşımacılık merkezi olduğuna yönelik güveni tekrar sağlayın.
5G’YE YATIRIM YAPIN Avrupa Birliği, Çin ve komşu ülkelerinizle beraber sürdürülebilirliğe; özellikle yenilenebilir enerjiye, 5G’ye, dijital ekonomiye ve sürdürülebilir tarıma yatırım yapın. Makroekonomik dengeyi koruyun ve ülkeyi ve paranızı rekabetçi tutun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz