Made in Turkey'den Made in World'e mi?

Yeni dönemde hangi şirketler, nasıl bir küreselleşme stratejisi izliyor?

1.05.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Made in Turkey'den Made in World'e mi?

Eroğlu, "Yurtdışında üretim yapmak sadece maliyetlerde değil, yurtdışında bulunan mağazalarımıza diğer markalarla rekabet etme avantajı da sağlıyor. Ürünlerin yurtdışından alınması vergi ve maliyet avantajı yaratıyor" diye konuşuyor.

DIŞARIDA ÜRETİM NEDEN ARTIYOR?
SON 10 YILDA ARTTI

Raiffesen Investment Türkiye Genel Müdürü Gökçe Kabatepe, Türk şirketlerinin son 10 yılda yatırımlarını ciddi oranda artırdıklarını söylüyor ve ekliyor: "Bu alanda önde gelen şirketlerin başında Anadolu Grubu var. Tesis sayısı açısından bakarsak onu Şişecam Grubu, Orhan Holding, Eczacıbaşı, Yıldız Holding, Zorlu Grubu ve Sabancı Holding izliyor. Yurtdışı tesis yatırımlarında ülke ve lokasyon seçimi yapılırken bu ülkelerdeki iş gücü ve enerji maliyetleriyle teşvik ve vergi uygulamaları karar verme sürecinde çok önemli rol oynuyor. Ayrıca, hammaddeye veya kaynaklara yakınlıkla o ülke ve çevresindeki ülkelerdeki pazar büyüklüğü de önemli etkenlerden.

EVDE ÜRETİM AZALACAK MI?
PDF Kurumsal Finansman Kurucu Ortağı Levent Bosut, globalleşmeyle birlikte ev eşittir dünya denkleminin ortaya çıkacağını söylüyor. Arçelik veya Hyundai'ın bir sonraki ürününü hangi fabrikasında üreteceğini düşünürken, seçeneklerinin kendi ülkesiyle kısıtlı olmayacağını belirtiyor ve ekliyor: "Dolayısıyla bu durum yurtdışında üretimi artıracak. Yurtdışı üretim için etkenler taleple veya arzla alakalı olabilir. Bazı ülkeler, Rusya gibi büyük bir pazarın olması veya Avrupa Birliği'nde olmak gibi pazara ulaşmada kolaylık veya pazara yakınlık nedenleriyle seçilirken, bazı üretim merkezleri ise maliyetle ilgili olumlu koşullar nedeniyle tercih edilebiliyor. Özellikle emek yoğun ve enerji ihtiyacı yoğun sektörler bu fırsatları değerlendiriyor.


ZORLUKLARI DA VAR
Yurtdışında üretim süreci sadece avantaj değil, bazı dezavantajları da barındırıyor. Kastamonu Entegre Pazarlama Müdürü Naci Güngör, yurtdışında iş yaparken, öncelikle çalışılan ülkenin hukukunu çok iyi bilmek gerektiğini vurguluyor. Güngör, "Dil bilmek de çok önemli elbette. Biz yönetici pozisyonlarında Türk personelle, diğer tüm pozisyonlarda ve üretimde yerel personelle çalışmayı tercih ediyoruz" diyor. Zorlu Tekstil Grubu Başkanı Vedat Aydın ise şu noktalara vurgu yapıyor: "İstediğiniz ürünü düzenli biçimde alabilmek için uzun bir süreçten geçiyorsunuz. Bazen tüm emekler boşa gidiyor. Ve yeni bir fabrikada sıfırdan eğitim süreçlerine girişiliyor" diyor. Yeşim Tekstil CEO'su Şenol Şankaya, "En temel zorluk, o ülkenin siyasal ve toplumsal koşullarından etkilenmek. Bir de kültür farklılıkları zorlayıcı olabiliyor" diyor. Tema Mağazacılık Sourcing Genel Müdür Yardımcısı Edward David Southall, "Temel güçlükler arasında uzun termin süreleri, kontrol güçlüğü, dil engeli, ithalat vergisi belirsizliği ve döviz kuru riskleri yer alıyor" diye konuşuyor. Ülkeden ülkeye değişen sıkıntılar olabileceğini söyleyen Vestel Grubu CEO'su Ömer Yüngül'ün görüşleri ise şöyle: "Ülkelerle aramızdaki ticari anlaşmalardan tutun da o ülkenin yabancı yatırımcı için sunduğu teşviklere kadar birçok konu önemli rol oynuyor."

EN FAVORİ ÜLKELER

Türk şirketlerin yurtdışı üretim adresleri genelde benzer ülkeler. Özellikle Çin ve Rusya, başı çekiyor. Vestel Grubu CEO'su Ömer Yüngül, neden Rusya'da olduklarını şöyle anlatıyor: "Çok büyük bir coğrafya ve 150 milyonluk bir pazar. Bölgesindeki lider ve yönlendirici konumu, ülkenin ticari hacmi ve potansiyeli, cazibeyi gözler önüne seriyor. Vestel'in sahip olduğu geniş ufuklar, Rusya'nın büyüme ve gelişme potansiyeliyle birebir örtüşüyor."


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz