Madene inen inene

Sektöre dönük yatırımcı ilgisi, önümüzdeki süreçte artarak devam edecek.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Madene inen inene
Aslında potansiyel uzun yıllardır konuşuluyor. Ancak işin maliyeti ve kârsızlığı, bu potansiyelin yatırıma dönüşmesini engelliyordu. Teknolojinin gelişmesiyle maliyetlerin düşmesi ve yeni teşvikler sektöre ilgiyi patlattı. Dev gruplar birbiri ardına bu alana giriş yapıyor. Ülker, Kiler, Demirören, Doğan Holding, Yıldız Holding ve Altınbaş son yıllarda sektöre giren yeni oyuncular. Ayrıca yabancı devler de Türkiye’yi radarına aldı. Dünya devi Avustralyalı BHP Billiton gibi küresel devler Türkiye’yi yakından izliyor. Çin, Avustralya, Kanada gibi ülkelerden devlerin yatırım yapması bekleniyor. Uzmanlara göre sektördeki bu hareketlilik, önümüzdeki dönemde de artarak sürecek. Ciner, Polat, Koza ve Dedeman... Türkiye’nin öne çıkan bu grupları, madencilik alanındaki faaliyetleriyle, yatırımlarıyla ilgi topluyor. Son yıllarda bu grupların arasına Ülker, Kiler, Demirören, Doğan Holding gibi yeni oyuncular da eklendi. Bu sektördeki dengelerin hızla değişmesi bekleniyor, Çünkü pazardaki oyuncu sayısı giderek artıyor, Sadece yerli değil, yabancı yatırımcıların da artan bir ilgisi söz konusu, Yeni teşvik paketinde “stratejik” sektörler arasında yerini alan madenciliğe olan ilgi son yıllarda hızlı arttı. Rakamlar da bunu doğruluyor. Enerji Bakanlığı verilerine göre, hem ruhsat başvurularında hem alınan ruhsat sayısında özellikle 2007 sonrasında adeta patlama yaşandı. Örneğin 1995-2004 arasında yapılan ruhsat müracaatı, yıllık ortalama 5 bin adetken, bu sayı son 5 yılda üç katına çıkarak 15 binler düzeyine ulaştı. Uzmanlar da yatırımcı iştahındaki yükselişe dikkat çekiyor. Hatta onlara göre bu sadece bir başlangıç. Sektöre dönük yatırımcı ilgisi, önümüzdeki süreçte artarak devam edecek. Özellikle sermayesi güçlü yerli oyuncuların pazara girişinde ve yerli-yabancı ortaklıkların sayısında artış bekleniyor.
CEZBEDEN POTANSİYEL
Aslında Türkiye, maden rezervleri açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. 132 ülke içinde toplam maden üretim değeri itibarıyla 28’inci sırada bulunan Türkiye, çeşitlilikte ise 10’uncu durumda. Uzmanlar, dünyada yaklaşık 90 çeşit maden üretildiğini belirtiyor. Bunun 60’a yakını ise Türkiye’de bulunuyor. Ancak sadece bor, mermer ve trona (soda külü) yatakları açısından dünya çapında önemli rezervlere sahibiz. Pazarın büyüklüğüne dair verilere gelirsek. Sektörün milli gelirden aldığı pay yüzde 1,5-2 arasında değişiyor. Bu oran 2000 yılında 0,99 düzeyindeydi. Ancak uzmanlara göre aslında gerçek büyüklük, bunun çok üzerinde. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, asıl büyüklüğün 25-30 milyar dolar olduğunu söylüyor ve ekliyor: “GSMH hesaplamasında madencilik ürünleri olan cam, seramik, çimento, demir çelik, alüminyum; elektrik üretimi, sanayi ve kimya kapsamında değerlendirildiğinden sektörün gerçek ekonomik boyutu TÜİK rakamlarına yansımıyor.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz