Savunmada büyük hareket

2021’de savunma sanayi milli projelerde yerlilik oranını daha da yukarıya taşıdı...

17.11.2021 13:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Savunmada büyük hareket

Nil Dumansızoğlu

ndumansizoglu@capital.com.tr

Bu yıl ihracatı 2 milyar dolara yaklaşan sektör, ilk 8 ayda 2020’nin aynı dönemine göre ihracatta yüzde 50 artış kaydetti. Türkiye İhracat Meclisi’nin tahminine göre 2035’te en yüksek ihracat artışı savunma ve havacılık sanayinde bekleniyor. Sektörde öngörülen artış değerinin yüzde 425’lere ulaşacağı tahmin ediliyor. TUSAŞ, Nurol Teknoloji, STM, Türksat, Samsun Yurt Savunma gibi sektörün her biri kendi alanında lider oyuncuları da bu hedefe katkı sağlamak için yenilikçi teknolojilere son sürat yatırım yapıyor.

PROF. DR. TEMEL KOTİL TÜRK HAVACILIK VE UZAY SANAYİ YKÜ VE GM

“Dünyada ilk 10 şirketten biri olacağız”

2021, ülkemizin havacılık ekosisteminin öncü şirketi Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TUSAŞ) için dinamik bir yıl olmaya devam ediyor. Özgün ürünlerimizin geliştirme, test ve sertifikasyon çalışmalarını sürdürürken hava yapısalları alanında önemli iş birliklerine imza atmayı da sürdürüyoruz. 3 bini aşkın Ar-Ge çalışanımız, 2021 yılının ilk yarısında 60 patent başvurusuyla 2020 yılının toplam patent başvuru sayısını yakalamış oldu. Yıl sonunda toplam 3 milyar TL Ar-Ge harcaması hedefiyle ülkemizin bağımsız havacılık ve savunma sanayine güç katmayı sürdüreceğiz. Devletimizin desteği, milletimizin inancıyla projelerimizi gerçekleştirmekte önemli aşamalar kat ediyoruz. TUSAŞ için ilklere imza attığımız önemli bir yıl içinde bulunuyoruz. ANKA İnsansız Hava Aracı’mızın ilk ihracatını Tunus’a gerçekleştirdik. Türkiye’nin ilk uydu ihracatını Arjantin’e gerçekleştirmek için imzalarımızı bu  yıl attık. Diğer taraftan geliştirmeye devam ettiğimiz HÜRJET Jet Eğitim Uçağı’nın parça üretimlerine bu yıl başladık. T929 Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri için motor anlaşmasına bu yıl imza attık. Türkiye’nin beka projesi Milli Muharip Uçak (MMU) için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. 18 Mart 2023 yılında hangardan çıkacak olan MMU’yla ülkemiz havacılık sektörü ve teknolojilerinde önemli bir konuma erişecek. Ülkemiz yeni nesil hava aracı üretiminde yeni kabiliyetler kazanmış olacak. Bu nedenle gençlerimize bir kez daha sesleniyorum: Mühendis olsunlar ve ülkemizin havacılık geleceğini birlikte inşa edelim. Yeni nesil teknolojileri ve dijitalleşmenin tüm kazanımlarını havacılık sektörüne entegre etmek için önemli çalışmalar yürütüyoruz. Havacılık alanında dünyada ilk 10 arasında yer almak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

ÖZGÜR GÜLERYÜZ STM GENEL MÜDÜRÜ

“Ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil ediyoruz”

STM olarak birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan birçok alanda faaliyet gösteren, bu faaliyet alanlarıyla da söz konusu çeşitliliği ülkemiz yararına başarıyla yöneten bir şirketiz. STM, Türkiye’nin en büyük askeri denizcilik şirketi. Deniz projelerinde MİLGEM’lerden sonra istif sınıfı olarak adlandırdığımız Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL’un (F-515) STM olarak ana yükleniciliğini yürütüyoruz. Yerlilik oranının en az yüzde 75 seviyesinde olacağı TCG İSTANBUL’u, ocak ayında denize indirdik ve 2023 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edeceğiz. Türkiye’nin ilk istihbarat gemisi olma özelliği taşıyan Test ve Eğitim Gemisi TCG Ufuk’un (A-591) da ana yükleniciliğini üstleniyoruz. Askeri denizcilik alanında gerçekleştirdiğimiz önemli projelerle ülkemizi yurt dışında da başarıyla temsil ediyoruz. Son olarak Ukrayna’ya korvet inşası için önemli bir sözleşmeye imza attık. Teknoloji transferi iş birliğini de içeren korvet inşasında korveti kızağa aldık. Pakistan’da da uzun süredir faaliyetlerimiz aralıksız devam ediyor. Pakistan Denizde İkmal Gemisi STM tarafından tasarlandı, Karaçi Tersanesi’nde inşa edildi ve 3 yıldır Pakistan donanması tarafından aktif olarak kullanılıyor. Ülkemizin denizaltı modernizasyonu konusundaki ilk ve tek ihracatı olan Pakistan’da, Agosta sınıfı denizaltıların modernizasyonu konusunda çalışmalarımız sürüyor. Bu kapsamda birinci gemiyi teslim ettik, ikinci geminin modernizasyon faaliyetlerine başladık, üçüncü gemi için de sözleşme imzaladık. Dünyada sayılı ülkelerin üretimini yapabildiği, denizaltı torpido kovanlarının yer aldığı baş kısım Section 50’yi, Yeni Tip Denizaltı Projesi (Reis Sınıfı Denizaltı) kapsamında, ilk kez Türkiye’de, STM mühendisliği ve koordinasyonunda üreterek Gölcük Tersane Komutanlığı’na teslim ettik. Bunun dışında taktik mini İHA sistemlerimizle de sektörümüzde öncü bir şirketiz. Bu alanda önemli bir başarıya imza atarak Türkiye’den başka bir ülkeye, askeri mini İHA ihraç eden ilk şirket olduk. Döner kanatlı vurucu İHA Sistemimiz KARGU’nun bu yıl ilk kez ihracatını gerçekleştirdik. Sabit kanatlı vurucu İHA Sistemimiz ALPAGU’da da test atışlarını geride bıraktık ve bu yıl sonuna kadar TSK’nın envanterine katmayı planlıyoruz.”

SELİM BAYBAŞ NUROL TEKNOLOJİ GENEL MÜDÜRÜ

“13 yılda 125 milyon dolar yatırım yaptık”

Yaklaşık 2 yıldır dünyamızı etkisi altına alan COVID-19 pandemisinden dolayı ciddi kısıtlamalar ve kapanmalar yaşadıktan sonra gerçekleşen IDEF’21 fuarına biz de 6’ncı kez katıldık. Tüm yerli ve yabancı paydaşlarımızla yaptığımız görüşmelerimizin, yeni tasarlayıp ürettiğimiz balistik koruyucu ürünlerimizin tanıtımları için çok faydalı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin balistik seramik üreticisi ve çözüm sağlayıcısı olarak bu fuarda, dünyada balistik seramikle çözüm üretmeye çalışan tüm şirketlerin hem tedarikçisi hem dostu hem destekçisi durumunda olduğumuzu ilgililere gösterdiğimizi düşünüyoruz. Şirketimiz, balistik koruyucu ürünler alanında 2021 yılında gelinen noktada öncelikle bor karbür olmak üzere silisyum karbür ve alümina seramiklerle üretilen ileri balistik zırh çözümleri üretebilen dünyada birkaç şirketten biri. İnsan hayatını koruyan bu ürünlerin öncelikle güvenlik güçlerimize teslim edilmesi sayesinde, güvenlik güçlerimizin en yüksek tehdide karşı korunmalarını ve düşmanlara karşı rekabet avantajı edinmelerini sağlıyoruz. Şirketimizi bu seviyeye getirebilmek için geçen 13 yılda yaklaşık 125 milyon dolardan fazla yatırım yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Gelecek yıllara ait hedeflerimizden en önemlileri; çalışma yaptığımız balistik koruyucu çözümler alanında daha da derinleşmek, daha hızlı ilerlemek, çoğalan bir çeşitlilikle yeni iş alanları yaratmak ve süreklilik sağlamak. Milli ve yerli balistik koruyucu çözümler üreticisi olarak bizler, istikrarlı bir büyümenin ve süreklilik sağlamanın ülkemizin savunma sanayi alanında dünya ile rekabet edebilmesi için önemli olduğunu ifade etmek istiyoruz.”

HASAN HÜSEYİN ERTOK TÜRKSAT GENEL MÜDÜRÜ

“Yer sistemlerine yatırımlarımız artıyor”

Yaklaşık 30 yıllık uydu işletme tecrübesiyle uydularımız üzerinden hizmet alan tüm paydaşlarımızın ihtiyaçlarını en yüksek kalitede ve en kısa sürede karşılama hedefiyle aralıksız çalışıyoruz. Yeni uydularımızın planlaması sırasında ülkemizin gelecekte ihtiyacı olabilecek hizmetlerin karşılanmasına öncelik veriyor ve yatırımlarımızı buna göre yapıyoruz. Nitekim bu yıl hizmete aldığımız 5A, yakın zamanda uzaya göndereceğimiz 5B ve Türkiye’nin en önemli projelerinden olan yerli haberleşme uydumuz Türksat 6A projesi bu motivasyonumuzun en önemli çıktıları. Ancak Türksat olarak sadece uydulara değil, uydu haberleşmesinin değişmez bileşeni olan yer sistemlerine de yatırımlarımızı artırıyoruz. Özgün olarak geliştirdiğimiz SOTM (SATCOM On TheMove / Hareket Halinde Uydu İletişimi) çözümüyle sabit uydu iletişimi çözümlerine mobilite kazandırıyoruz. Hem askeri hem sivil kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geliştirdiğimiz SOTM anteni uydu haberleşmesi hizmetini Türksat markalı antenler ile sunabilen bir şirket konumuna geldik. Uçtan uca hizmet anlayışını bir sonraki seviyeye taşımak için Ka Bant HUB sistemi ve modemlerin yerli ve milli imkanlarla geliştirilmesi için Aselsan’la proje başlattık. Bu projeyle dünyada birkaç üreticinin sunduğu Ka Bant uydu haberleşme HUB sistemini ülkemizde geliştirecek ve önümüzdeki yıllarda yerli ve milli yer sistemlerimiz ile her anlamda uçtan uca uydu haberleşme hizmeti sunacağız. Havacılık sektöründe ise hava araçlarına Ku ve Ka Bant üzerinden verdiğimiz uydu haberleşme hizmetinin kapasitesini artırıyoruz. Yakın geleceğin önemli başlıklarından olan nesnelerin interneti (IoT) teknolojisine uydu haberleşmesini dahil etmek için Ka Bant IoT anten geliştirme çalışmalarına da hız verdik. Türksat, uydu hizmetlerini uçtan uca ve anahtar teslimi ürün ve hizmetlerle sunmak için her geçen gün yatırımlarını artırıyor.”

C. UTKU ARAL SAMSUN YURT SAVUNMA (SYS) GENEL MÜDÜRÜ

“Üretimimizin yüzde 95’ini ihraç ediyoruz”

SYS, Samsun Organize Sanayi Bölgesi’ndeki toplam 40 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulu üç tesisinde 750 çalışanıyla üretimini sürdürüyor. Üretimimizin yüzde 95’ini 68 ülkeye ihraç eden şirketimizin yıllık ihracatı 120 milyon doları buluyor. 2010 yılından beri ABD’deki faaliyetlerimizi, Century Arms’la ortak olarak kurduğumuz CANIKUSA şirketi üzerinden yürütüyoruz. 2020 yılında dünyadan Amerika’ya en çok tabanca ihraç eden dördüncü şirketi olduk. Yıllık yaklaşık 450 bin adet tabanca üretiyoruz. Yaklaşık 1 dakikada 1 tabanca üretiliyor. Şirketimiz, dünyada alanında 7’nci büyük şirket. Türkiye tabanca ihracatının yüzde 75’ini tek başımıza gerçekleştiriyoruz. 2020 yılı verilerine göre ise SYS, kendi üretiminin yüzde 90’ını ihracat etti. Hafif silah alanında ürettiğimiz ürünler, hem kolluk kuvvetleri hem ordumuz tarafından kullanılıyor. 2017 yılından beri Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından Türkiye’nin milli tabancası kapsamında kabul ediliyoruz. 2012 yılından beri uçaksavar projemizi gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Türkiye’de özel sektöre yönelik kısıtlamalardan dolayı ancak 2018 yılında bu projeye başlayabildik. Türkiye’nin kara, hava ve deniz araçlarında uçaksavar ihtiyacı ciddi oranda bulunuyor. Dünyada bu silahı NATO standartlarında üreten kurumların sayısının sınırlı olması ve bunların ciddi kontrollere tabi olması nedeniyle Türkiye, projelerine istediği zamanda istediği miktarda silahı temin edememe durumunu yaşadı. Bu nedenle şirketimiz, CANiK M2 QCB 12.7 mm ağır makineli tüfek için ciddi bir vizyon ortaya koydu. M2’nin yerlileştirilmesine ve endüstriyelleştirilmesine ek olarak silahın Hürkuş gibi sabit kanatlı uçaklar, helikopterler, kara ve deniz araçlarında kullanılmasına yönelik projelerimizi sürdürüyoruz. Dayanıklılığı ve performansına bakıldığında dünyadaki en iyi 12.7 mm ağır makineli tüfeği geliştirdik. NATO ve T.O.P. standartlarında ve dünyadaki rakiplerimizden daha üstün özelliklere sahip olan uçaksavarımız için ön sipariş almaya başladık. Yerli uçaksavarı ilk etapta yıllık 1.500 adet üretmeyi ve bunun da yüzde 60’ını ihraç etmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki yıl ise ihracat oranımızı yüzde 80’e çıkarmayı hedefliyoruz. Özellikle Afrika ve Güney Doğu Asya ülkelerinde, bu silahın çok büyük bir pazarı bulunuyor. Bununla birlikte, dünyada bu silahı üretebilen sadece 4 şirket var. 5’incisi bir Türk şirketi olacağı için gururluyuz.”



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz