Golfte herkes kendisiyle yarışır

İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Neşe Gök ile golf tutkusunu konuştuk...

30.01.2019 14:50:000
Paylaş Tweet Paylaş
Golfte herkes kendisiyle yarışır

Bundan 7 yıl önce golf oynamaya başlayan İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Neşe Gök’ü ilk başta motive eden unsurlar arasında oğlu ve eşiyle daha fazla vakit geçirmek de vardı. Uzun yıllar onlarla birlikte ders alarak hobisini geliştiren Gök, bugün oldukça aktif bir golf oyuncusu. Bulduğu her fırsatı değerlendiriyor. Golfün ailesiyle eğlenceli bir paylaşım yapmasına olanak vermenin yanında birçok yönüyle kendisine iyi geldiğini söylüyor. “Bence çok sakin bir spor. Oynamaya başladığınızda en az 5 saat sürüyor. Toplantılara veya zirvelere katıldığınızda golf oynuyorsanız hemen sıcak muhabbete girebiliyorsunuz. Güvene ve dostluğa dayalı bir spor” diyor. İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Neşe Gök ile golf tutkusunu konuştuk:

Golf oynamaya ne zaman başladınız? 

 6-7 yıl önce golf oynamaya başladık. Oğlum 7-8 yaşına geldiğinde bir spora başlayalım, hep beraber olsun ve birlikte zaman geçirmekten hoşlanacağımız bir aktivite olsun istedik. Biz kışın kayağa gitmiyoruz. Kış tatillerimiz çok keyifli olmuyordu. Ne yapalım diye düşünürken, golfü denemek istedik. Bu şekilde başladık. Birlikte ders aldık. Eşim, oğlum ve ben beraber öğrendik. Dolayısıyla aynı seviyede olduk, birlikte oynuyoruz. Böyle keyifli bir aile sporu oldu bizim için. 

 Sürekli ders almak gerekiyor mu? 

 Biz hala ders alıyoruz. Antalya’ya 3-4 ayda bir gidilebiliyor. Her gittiğimizde mutlaka ders alıyoruz. Daha sonra daha az ders aldık ama sahaya daha çok çıkmaya başladık. Şimdi de her gittiğimizde bir ders alıyoruz ve 3-4 gün kendimiz sahaya çıkıp golf oynuyoruz. 

 Size yakın bir golf sahası var mı? Nerelerde golf oynuyorsunuz? 

 Kuşadası’nda golf sahası var, oraya gidebilirsek oynuyoruz. İstanbul’a geldiğimizde de oynamaya çalışıyorum. Kemer Country’de de birkaç kere oynadım. Antalya bu anlamda nefis bir yer. Yurt dışından insanlar golf oynayabilmek için Antalya’ya geliyor. Özellikle 29 Ekim, yılbaşı ve şubat tatillerinde Antalya Belek’e gitmeye çalışıyoruz. 

Golf oynarken kendinizle bağdaştırdığınız neler oluyor?

 Bence çok sakin bir spor. Oynamaya başladığınızda en az 5 saat sürüyor. Kuşadası’na gittiğim zaman tüm günümü alan bir aktivite. İkincisi aileyle vakit geçirmek için hele de ergen bir çocuğunuz varsa ekrandan uzak tutmak istiyorsanız en azından 5 saat elinizde akıllı telefon ve tablet olmadan geçirilen bir zaman olarak görüyorum. Bunun haricinde de tüm dünyada çok geçerli. Türkiye’de spor deyince akla futbol gelir. Çünkü herkes birbiriyle futbol muhabbeti yapabilir. Ama bir Japon ile futbol muhabbeti yapamazsınız. Japon ve Amerikalı ile golf muhabbeti yapabilirsiniz. Japon ortaklarımızla o nedenle ortak hobimiz olmuş oldu. Toplantılara, zirvelere katıldığınızda golf oynuyorsanız hemen sıcak muhabbete girebiliyorsunuz. İş dünyasında uzun yıllar var olan insanların belli bir etik anlayışı, iş disiplini, prensipleri vardır. Ve bu golfte de çok geçerli. Çok güvene ve dostluğa dayalı bir spor. En önemlisi golfte herkes kendisiyle yarışır. Ben çok iyi oynayabilirim, siz yeni başlamış olabilirsiniz ve beni yenebilirsiniz. Çünkü siz kendinizin en iyisini, yapmaya çalışıyorsunuz. Her çıktığınızda kendinizden daha iyisini yapmanız lazım ki kazanın. 

 Çalışanlarınızı bu anlamda destekliyor musunuz? 

 Çok fırsat olmadı. Yöneticilerden birtakım arkadaşlar golfe yönelen kişiler var. Hatta whatsapp grubu oluşturduk “Golfçü İnciler” diye. Japon olup İzmir’de yaşayan yöneticiler de var. Onlarla da ara sıra oynuyoruz. l Yurt dışında golf oynamaya en çok gitmek istediğiniz yer var mı? n Golf için İskoçya’da St. Andrews golf sahasına gitmek isterim. Orası ilk golf sahası. Mutlaka önümüzdeki yıllarda organize ederiz diye düşünüyorum. 

 Uğurunuz var mı? 

 Bazen bir topta en atılmayacak yerde atıyorsunuz. O top uğurlu oluyor ama eninde sonunda tabii ki kayboluyor. Bazen de 18 delik hiç top kaybetmeden bittiğinde “Bu benim uğurlu topum” diyorum ama bir sonraki seferde o da gidiyor. 

 Tekniğiniz var mı? 

 Çok uzun vuramıyorum. Erkek ve kadın arasında da golfte o anlamda fark var. Bu nedenle zaten kadınlar daha önden başlıyor. Aslında güçten ziyade teknik gerekiyor. Uzun boy önemli. Omuz genişliği de çok etkiliyor. Bazen sahaya çıkıyoruz, yaşlı teyzeler oluyor, bir vuruş yapıyor inanamazsınız. O yüzden yaşlılıkta da çok iyi bir spor golf. 

 Daha çok insana hitap etmesi açısından golfle ilgili ne yapılabilir? Algıda pahalı bir spor... 

 Burası Ataşehir ve yeni açıldı. Böyle yerlerin olması gerekiyor. Çok yaygınlaşabilir. Burada oynamak için üye olmanız gerekmiyor. Bir sepet top atmak burada 10 TL. Ama golf tatillerine gideyim derseniz, golf otelleri pahalı. Burada oturan birisi için hiç pahalı değil. 

 Başka hobileriniz var mı? 

 Kışın özellikle el işi yapmayı çok severim. Şöminenin karşısında oturup örgü, kanaviçe yapmak hoşuma gider. Seyahat etmeyi seviyorum. Araba kiralayıp gezmeyi, köy köy dolaşmayı ailece çok seviyoruz. 

 Hobi sahibi olmanın sizde sunduğu avantajlar nedir? 

 Bence hayat ne kadar hobi edinirseniz o kadar çoğalan bir şey. Hayatı zenginleştiren şeyler hobiler. Dolayısıyla iş-ev ya da çocuk-evokulun dışında kendimi gösterebildiğim, kendimi hissedebildiğim şeyler hobiler. Hobilerim de genelde aslında insanlarla birlikte olmak için de bir fırsat. Sadece iş odaklı çevreler değil, hobi odaklı çevre de benim için değerli. Daha 360 derece insan olmanın bir parçası.

BİRİNİ İYİ TANIMAK İÇİN GOLF OYNAYIN

“İLGİ ÇEKİYOR” 
Otomotiv sektöründeyiz. İkinci kuşaktayım ve kadın yönetici olmam zaten iş dünyasında ilgi çekiyor. Golf de aslında çok erkek dünyasına yönelik bir spor. Sahaya çıktığınızda yüzde 90’ı erkek. Ama nasıl otomotiv dünyasında kadın olarak dikkat çekiyorsak başarılı oluyorsak golfte de çok ilgi çekiyor. Japon ortaklarımız arasında da enteresan oluyor. Japon kültüründe çok kolay hemen samimi olmuyor insanlar. Anlayabileceğiniz yüz ifadeleri de yok.
“İLİŞKİLERİ KUVVETLENDİRİYOR” Tüm gün oturan adam, golf sahasına bir çıkıyorsunuz oldukça esprili yönünü gösteriyor. Golf onları daha yakından tanımayı sağlıyor. İlişkileri kuvvetlendiriyor. Çünkü golfçüler arasında bir laf vardır; “Birini iyi tanımak istiyorsanız onunla golf oynayın.”



OĞLUM KÜP ÇÖZMEDE TÜRKİYE ŞAMPİYONu

KÜP ÇÖZÜYOR
Oğlum Acar’ı spora çok yönlendirmeye çalıştım ama başarılı olduğum söylenemez. Dolayısıyla siz ne yaparsanız yapın çocuk kendi hobisini seçiyor. Bize de o hobiyi desteklemek düşüyor. Mesela oğlumun en büyük hobisi küpleri hızlı çözmek. Şu anda Türkiye rekortmeni. Biz dünyada yarışıyoruz. Bu hafta sonu Münih’e gideceğiz. Çok ders çalış diyen bir anne değilim. Genellikle performansa odaklanırım.
MUTFAKLA İLİŞKİ Ne yedin, sağlıklı beslendin mi, ne kadar hareket ettin, kaç kalori yakmışız diye bakıyoruz. Geçen gün bir yerlerde okumuştum, dünya tarihinde ilk defa bir neslin hayattan yaşam ömrü beklentisi çok daha kısa. Çünkü o kadar sağlıksız bir nesil yetişiyor ki... Yani en büyük problem orada olacak. Bu nedenle evde sağlıklı yeme-içme konusuna çok dikkat ediyoruz. Çünkü dışarıda çok yiyoruz ve orada o kadar dikkatli olamıyoruz. Eşim de oğlum da mutfağa girmeyi çok seviyor. Onlar mutfağa girdiler mi süper vakit geçiriyoruz.
“GÜNLERCE EVDE OLMAYABİLİYORUM” Başkanlıktan önce uzun yıllar haftada bir geceden fazla akşam çıkmamaya çalışıyordum. İş yemekleri çok oluyordu. Başkanlıkla beraber maalesef bu biraz sekteye uğradı. Bazen günlerce evde olamayabiliyorum. Ama hem oğlumun hobilerine hem birlikte beraber bir şeyler yapmaya özellikle vakit harcamaya çalışıyorum. Dolayısıyla seyahatlerimizi hep birlikte yaparız.
“GECE MAIL GELİRSE BAKARIM” 
Sporumuzu birlikte yapmış oluyoruz. İş-yaşam dengesini bu şekilde sağlayabiliyoruz. Biz aile şirketiyiz. Aile şirketi demek aile ve işin iç içe olması demek. Benim oğlum da burada doğmuş bir çocuk. Aile ve işin ne kadar birbirine girdiğini biliyor. Ben profesyonel değilim saat 6’da çıkayım işten ve bitsin olmuyor. Profesyonel arkadaşlardan da gece 11’de e-posta attım neden cevap vermedin gibi bir beklentim de yok. Ama bana gelirse e-posta, bakarım cevap da veririm.


DENGE YAKLAŞIMIM

“GÜNLERCE EVDE OLMAYABİLİYORUM”
Başkanlıktan önce uzun yıllar haftada bir geceden fazla akşam çıkmamaya çalışıyordum. İş yemekleri çok oluyordu. Başkanlıkla beraber maalesef bu biraz sekteye uğradı. Bazen günlerce evde olamayabiliyorum. Ama hem oğlumun hobilerine hem birlikte beraber bir şeyler yapmaya özellikle vakit harcamaya çalışıyorum. Dolayısıyla seyahatlerimizi hep birlikte yaparız.
“GECE MAIL GELİRSE BAKARIM” Sporumuzu birlikte yapmış oluyoruz. İş-yaşam dengesini bu şekilde sağlayabiliyoruz. Biz aile şirketiyiz. Aile şirketi demek aile ve işin iç içe olması demek. Benim oğlum da burada doğmuş bir çocuk. Aile ve işin ne kadar birbirine girdiğini biliyor. Ben profesyonel değilim saat 6’da çıkayım işten ve bitsin olmuyor. Profesyonel arkadaşlardan da gece 11’de e-posta attım neden cevap vermedin gibi bir beklentim de yok. Ama bana gelirse e-posta, bakarım cevap da veririm.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz