En büyük şansım

Türkiye’nin önde gelen iş insanlarının hayatlarını değiştiren büyük şanslarını araştırdık.

1.06.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
En büyük şansım


Karamehmet de Hüsnü Özyeğin’in en büyük şansı oldu. Hüsnü Özyeğin, Yapı Kredi’de yöneticilik yaptığı dönemde patronu olan Karamehmet’in kendisine hisse vermemesine sinirlenerek kendi bankasını kurdu. Özyeğin, bu olayın hayatının en büyük şansı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Karamehmet’ten yüzde 1 hisse istedim, onu da bana vermediği için her akşam kendisine dua ediyorum beddua değil. Ne kadar doğru bir şey yaptı vermemekle ki ben kendi bankamı kurabildim.” Limak’ın patronu Nihat Özdemir’den Migros’un başkanı Bülend Özaydınlı’ya kadar Türkiye’nin önde gelen iş insanlarının hayatlarındaki en büyük şanslarını araştırdık.

YARIM BIRAKILAN DOKTORA
Nihat Özdemir, 4,7 milyar dolar aktif büyüklüğe ulaşan Limak Holding’in patronu. Son 10 yılda Limak’ı baş döndürücü bir hızla büyüttü. En son 3’üncü havalimanı ihalesine ortaklarıyla birlikte 22 milyar doların üzerinde bir tutar ödeyerek dikkatleri üzerine çeken Özdemir’in iş hayatındaki en önemli şansı ise terör nedeniyle doktora eğitimini yarıda bırakması oldu. Ortağı Sezai Bacaksız'la terör olayları yüzünden ODTÜ'de doktorayı yarıda bırakıp kendi şirketinikuran Özdemir, “hayatımdaki en büyük şansım oldu” dediği olayı şöyle anlatıyor:

“Ortağım Sezai Bacaksız ile ODTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden sınıf arkadaşıyız. Daha sonrasında endüstri mühendisliği bölümünde birlikte yüksek lisans yaptık. Üniversiteye dönüp beraber öğretim görevlisi olduk. 6-7 yıl kadar akademik çalışmalara devam ettik. Doktora çalışmaları yaptık. Ancak, o yıllarda terör büyük sıkıntıydı, üniversite hayatı zordu.

Terör olaylarından dolayı özel sektöre atılarak şirket kurmaya karar verdik. İyi ki de kendi şirketimizi kurmuşuz, terör olayları bizim kendi işimizi kurmamızı sağladı. 1976 yılında proje yaparak işe başladık. Tesisat projeleri, makine fizibiliteleri yaptıktan sonra fabrika montajlarına geçtik. Sonrasında inşaat işleri almaya başladık. İlk günden ana hedefimiz, her işi yapan bir firma olmaktı. Yalnız konut, liman değil, tüm müteahhitlik hizmetlerini verme hedefindeydik. Bu ortaklığa başlarken sadece proje yapmayacağız, her türlü hizmeti veren bir müteahhitlik şirketi olacağız, daha sonra da sadece müteahhitlik ile sınırlı kalmayıp başka sektörlere de gireceğiz gibi bir hayalimiz vardı. Şimdi Limak Şirketler topluluğu olarak inşaat ve çimentonun yanında turizm, enerji, havalimanı işletmeciliği ve gıda alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Geçmişe dönüp baktığımızda en büyük şansımızın terör olaylarından dolayı üniversitedeki kariyerimizi bitirip kendi işimizi kurmamız olduğunu söyleyebilirim.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz