"Anadolu Yüzde 50 Daha Az Kazanacak"

Türkiye’deki ücret araştırmaları, daha çok büyük illeri kapsar.  İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa dışına pek çıkılmaz. Zaten Anadolu’daki şirketler de ücretlerini, kendi yöntemlerine göre beli...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Anadolu Yüzde 50 Daha Az Kazanacak

Türkiye’deki ücret araştırmaları, daha çok büyük illeri kapsar.  İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa dışına pek çıkılmaz. Zaten Anadolu’daki şirketler de ücretlerini, kendi yöntemlerine göre belirler, düzeylerini büyük illerin altında oluşturur. Son araştırmalar, Gaziantep’ten Trabzon’a, Anadolu’daki yönetici ücretlerinin hala büyük şehirlerin yüzde 50 altında olduğunu gösteriyor. Üstelik, 2005 yılında da bu alanda ciddi bir değişim beklenmiyor.

“Ücret yönetimi”, son yıllarda şirketlerin iyi insanları elinde tutabilmesi, çalışanlarının motivasyonunu ve verimliliğini yüksek düzeyde tutabilmesi için çok kritik bir araç haline geldi. Enflasyondaki düşüş ve iş dünyasındaki yeni koşullarda “ücret yönetimi” önem kazanmasında etkili oldu. Bu durum sadece büyük şirketler ile de sınırlı değil. Anadolu şirketleri de “ücret yönetimi”ne özel önem veriyor. Adil, gerçekçi ve makul ücretler saptamaya çalışıyorlar.

Türkiye’de büyük şirketler ücret konusunda zam dönemlerinde ciddi araştırmalara başvuruyor, hata yapmamaya ve hassas dengeleri korumaya çalışıyorlar. Bir yandan çalışanlarının motivasyonlarını düşürmeyecek bir zam oranı tespit etmek öte yandan maliyetlerini kontrol altında tutmak için çaba gösteriyorlar. Rakiplerinin ücret seviyesi ile kendi şirketlerini kıyaslamaya çalışıyorlar. Aslında Anadolu şirketleri de aynı endişeleri taşıyor ama onların başvurabilecekleri uzman şirketler tarafından hazırlanmış “ücret araştırmaları” piyasada yok.

hed

Büyük şirketlerin incelediği bu araştırmalar arasında, sektör kıyaslaması ile danışmanlık şirketlerinin çalışmaları etkili oluyor. Bir de Capital Dergisi’nin her yılın ocak ve temmuz aylarında gerçekleştirdiği araştırmalar önemli bir referans kaynağı oluyor. Ücret zammı konusunda politika belirleyecek şirketlere ışık tutmayı amaçlayan bu çalışma, yıllardır ilgiyle izleniyor. Ancak, işin doğrusu, bu araştırmalar, başta İstanbul olmak üzere birkaç büyük ile sınırlı kalıyor, Anadolu’yu tam olarak yansıtmıyor. Çünkü, İstanbul’dan dışarı çıktığınızda, Bursa, Ankara ve İzmir gibi illerde bile yönetici ücretlerinin çok farklı bir düzeyde olduğu görülüyor.

Ücreti belirleyen faktörler

Ege Bölgesi’nin incisi denilen “İzmir”, liman kenti olduğu için önemli bir ticaret merkezi. İzmir’de büyük sanayi tesisleri de bulunuyor. Ancak, bu ildeki ücret politikaları, yöneticilerin yıllık kazançları, İstanbul’a göre oldukça düşük. İstanbul’daki  benzer sanayi kuruluşlarında görev yapan meslektaşlarının neredeyse yarısı düzeyinde.

Human Resources Management’ın Ege Bölgesi Yöneticisi Pınar Unaran Gelin, Ege Bölgesi’ndeki illerde orta düzey pozisyonlar için ödenen ücretlerin, İstanbul’a göre yüzde 30 ile yüzde 50 arasında daha düşük olduğunu söylüyor. Üst düzey pozisyonlarda farkın daha da açıldığına dikkat çekiyor ve ekliyor:

“Son dönem bu farkın düşmekte olduğunu gözlemliyorum. Farkın önemli bir nedeni temel harcama kalemlerinin İstanbul'da yüksek oluşu. Ayrıca, İstanbul'da rekabet Anadolu'ya göre çok daha fazla. Dolayısıyla, İstanbul’da şirketler rakiplerine eleman kaptırmamak için yüksek ücretler ödeyebiliyor.

İstanbul’da nitelikli işgücü sayısı da daha fazla olduğu için, belirledikleri ücreti hak edebilecek, istenen deneyim ve yetkinliklere sahip elemanı da bulma ihtimalleri daha yüksek oluyor.”

Transferlerde ise durum biraz daha farklı. Ege Bölgesi’nde nitelikli işgücü sayısı az olduğu için, üst düzey yönetici transferlerinde anlaşma ücreti, ilk belirlenen ücretin ortalama yüzde 50 üzerine çıkabiliyor. İstanbul’dan transferlerde ise bu pazarlık daha da esnek tutuluyor ve yüzde 100 artabiliyor. Ancak, orta düzey pozisyonlarda esneklik daha az.

Anadolu’da neden düşük?

Ege Bölgesi’nde İstanbul’a göre yönetici ücretleri yarı yarıya düşük. Ancak, Bu fark diğer illerde daha dramatik boyutlara ulaşabiliyor. İnsan kaynakları danışmanları, Anadolu’da yönetici ücretlerinin düşük olmasını, “Anadolu illerinde hayat da ucuzdur. Ev kiraları İstanbul’dan daha aşağılarda, ulaşım kolay, beslenme daha ucuz” diyerek açıklıyorlar. Ve aradaki ücret farkını “satın alma gücü paritesi”nin farklı olmasıyla açıklıyorlar.

Ayrıca, illerdeki sanayi tesislerinin gücü ve şirketlerin büyüklüğü de, ücret düzeylerini belirlemede rol oynuyor. Ancak, yaptığımız çalışma, Anadolu’daki yöneticilerin, ortalama olarak İstanbul’dakilere göre yüzde 50’ye varan oranlarda daha düşük ücret aldığını ortaya koyuyor.

Araştırmada dikkat çeken başka bir nokta ise ailelerin şirket yönetimindeki egemenliği. Bu gerçek, kendisini, şirketi yöneten aile bireylerinde gösteriyor. Şirketlerin büyük bir bölümünde genel müdürler aileden seçilmiş durumda. Bazılarında ise muhasebe ve finansman gibi bölümlerin yönetimini de aile bireyleri üstlenmiş durumda. Bu tablo, Anadolu’da profesyonel yöneticilerin önünü tıkıyor. Bir anlamda onlara gereken önemin ve değerin verilmesini engelliyor.

Ücreti patron saptıyor

Anadolu’daki illerde kurumsal olmayan firmaların patronları, çevresindeki diğer patron tanıdıklarına danışıp fikir almayı daha güvenilir kabul ediyor. Genellikle adayla pazarlık yöntemi geçerli, anlaşabildiği en düşük ücret, patron için doğru düzey oluyor. Adaya birkaç pozisyonun işini birden yüklemeyi ve ücreti bu doğrultuda belirlemeyi de tercih ediyorlar.

Human Resources Management’ın Ege Bölgesi Yöneticisi Pınar Unaran Gelin, “Yani, adama göre ücret politikası hala birçok patron şirketinde maalesef yaygın olan bir politika. Ancak,  rekabette insan kaynağının önemini patronlar kavradıkça, bu yanlış eğilimler gittikçe azalıyor” diyor.

Alanyalı&Alanyalı Yönetici Ortağı Mehtap Alanyalı ise Anadolu’daki şirketlerde ücretlendirmeyle ilgili belli yapıların oluştuğu görüşünde. Ona göre, artık şirketler daha adil ve verimli bir sisteme kavuştular. Alanyalı, ücretin yanı sıra yan menfaatlerinde önem kazandığını belirterek şunları söylüyor:

“Özellikle Ankara, İzmir gibi büyük illerde çalışanları cezp etmek için lojman, kira yardımı gibi yan menfaatlere daha sık rastlanır oldu. Aynı zamanda özellikle üst düzey yöneticilerde kâr odaklı prim ödeme sistemi de sık olarak gözleniyor.”

Büyük şehirlerden transferler

Anadolu’da son dönemlerde aile şirketi yapısından çıkıp, kurumsallaşmayı hedefleyen firmaların sayısı çoğalıyor. Şirketler daha profesyonel bir yapıya kavuşmak için insan kaynaklarını güçlendirmeye çalışıyorlar. Bu da özellikle büyük şehirlerden yönetici transferi eğilimini artırıyor. 

Adecco’nun Genel Müdürü Pembe Candaner, firmaların rekabet ortamında var olmak için daha fazla kurumsallaşma peşinde olduklarını belirterek şöyle devam ediyor:

“Büyük şehirlerde yaşayan profesyonelleri orada aldıklarından daha fazla ücretler ve yan imkanlarla Anadolu'ya transfer etmeye çalışıp firmaya katma değer sağlamaya çalışıyorlar. Özelliklerini çok beğendikleri adayın ücret beklentisini karşılamaya çalışıyorlar.”

Kaliteli kadroları Anadolu’nun farklı şehirlerinde istihdam edebilmek için motive edici bir unsur olarak kira-lojman yardımının önem kazandığını söylüyor ve ekliyor:

“Ev kirası, geldikleri şehre aylık uçak biletleri, çocukların okul ücretleri gibi yan ödemeler olabiliyor. Kira-lojman desteği göze çarpan bir yan hak. Anadolu'da genelde ücretler düşük, ama kişiye göre ücretlendirme hakim olduğu için ücret aralıkları inanılmaz geniş olabiliyor. Bu nedenle bir yüzde vermek güç.”

Kayseri’de durum ne?

Kayseri’de faaliyet gösteren İstikbal Mobilya’nın Pazarlama Müdürü Bilal Uyanık, Anadolu ile İstanbul arasında yüzde 50 düzeyine varan fiyat farklılıkları olduğuna dikkat çekiyor. Kayseri’de ücretler son 5 yıl da görece olarak yükselmiş durumda. Bilal Uyanık, “Anadolu’da nitelikli eleman eksiği baş gösterdi. Bu nedenle işe alımlarda tecrübe önemli bir kriter haline geldi. Daha önceleri yeni mezun insanlar da istihdam edilirken, şimdilerde tecrübe aranan şartların başında geliyor. İşe alınacak kişinin nitelikleri tabi ki ücrette farklılık yaratıyor” diyerek bu yükselişin sebebini açıklıyor.

Uyanık, patronların ücret belirlemesi yaparken, tecrübeye ve sürekliliğe dikkat ettiklerini vurguluyor.  Kayseri’de konut yardımı, dönem sonu primleri gibi yan hakların orta düzey yöneticilerden çok genel müdür, koordinatörler için gündeme geliyor. Uyanık, “Büyük şehirlerden transfer edilen yöneticilerin buradaki mevcut yöneticilerin iki katına ulaşan ücret anlaşmaları yaptıkları da olabiliyor” değerlendirmesini yapıyor.

Bursa, İstanbul’a yaklaşıyor

Bursa’daki yöneticiler İstanbul ile aralarındaki farkı adım adım kapatıyorlar. Farkın kapanmasında otomotiv sektöründeki yüksek ücretler ve tekstil sektöründeki nitelikli yönetici ihtiyacı etkili oluyor.

Yeşim Tekstil İnsan Kaynakları Müdürü Özlem Pınar Ayabakan, Bursa’daki şirketlerin  İstanbul'a göre yüzde 20 daha düşük maaş ortalamasıyla çalıştıklarını söylüyor. Ona göre, farkın en büyük nedeni yaşam standartlarının ve hayat şartlarının İstanbul’da daha pahalı olması. Ayabakan, Bursa’da yönetici ücretleri konusunda yaşanan değişimi şöyle anlattı:

Anadolu’daki şirketlerin İstanbul'daki yetişmiş işgücünü alabilmek için onların seviyesinde ücretler vermeye başladı.

Ucuz işgücü çalıştırmak yerine, daha kalifiye elemanlar ile çalışılma uygulamasına gidilmeye başlandı.

Artık sadece kendi sektöründeki ücretler değil, global ücret artışları da dikkate alınıyor. Her sektör diğer sektörün oranlarını, çalışmalarını, personeline verdiği ücret ve yan ödemelerini kontrol ediyor.

İlin gelişmişliğinin ücreti etkiliyor.Bulunan ilin özellikleri ve o ildeki sanayinin gelişip gelişmemesi çok önemli. Örneğin Bursa'da otomobil ve yan sanayisinin oldukça gelişmiş olması nedeniyle ücretler paketleri bu sektörde çok daha farklı ve yüksek olabiliyor.

2005’TE ANADOLU’DA ÜCRET PAKETLERİ NASIL BELİRLENECEK?

Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasına giren Anadolu şirketlerinde bile üst düzey yönetici, satış ve pazarlama pozisyonlarına İstanbul’a oranla daha düşük ücret ödeniyor. Data Expert Genel Müdürü Hasan Altunkaya, 2005 yılında, Anadolu’daki yönetici ücretleri konusunda yaşanacak gelişmeler hakkındaki sorularımızı yanıtladı:

ÜCRET ARTIŞI NE KADAR OLACAK? 2004 'ün ilk yarısındaki seviyelere göre 2005’te ücretlerde ortalama yüzde 25’in üzerinde bir artış beklenebilir. Ancak, yine de ücretlerde aslan payını ekonominin merkezi İstanbul alacak.

FARK NE DÜZEYDE SEYREDECEK? Anadolu’daki ücretlerle, İstanbul’daki ücretler arasındaki fark yüzde 30-40 civarında. Bunun nedenlerini şöyle özetlenebilir; ilk olarak Anadolu’da aile şirketleri çok fazla bu tip şirketlerde üst düzey yönetimde çoğunlukla aile bireyleri görev alıyor. Ayrıca, Anadolu’da hayat şartları İstanbul’a göre belirgin bir şekilde daha ucuz.

HANGİ FAKTÖRLERE GÖRE BELİRLENECEK? Anadolu’da ücret belirlemede bölgedeki diğer şirketlerinde etkili oluyor. Ücret artışları, enflasyon, şirketin mali yapısı, kişinin performansı ve bölge içinde sektördeki diğer şirketlerin yönetici ücretleri göz önüne alarak belirleniyor.

YAN HAKLARDA DURUM DEĞİŞECEK Mİ? Anadolu ve çevresinde üst düzey yöneticilere sağlanan olanaklar yöneticilere araba, cep telefonu ve özel sağlık sigortası sağlanması dışında fazla bir yan hak yok. Ancak, yabancı şirketlerin yöneticileri ekstra olanaklara sahip olabiliyor.

ANTALYA’DA YAŞAMAK İÇİN DÜŞÜK ÜCRETE RAZI OLUNUYOR

Antalya ve İstanbul’daki ücretler arasında minimum yüzde 35 oranında bir fark var. Ancak, Antalya’nın kolay yaşanılır bir kent olması ve son yıllarda İstanbul’da yaşanan deprem korkusu ücret farkını göz ardı eden yöneticilerin sayısını artırıyor.

Human Resources Management Akdeniz Bölgesi Yöneticisi Fatma Ümit Tuncer’in Antalya’daki yönetici ücretlerine ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

İstanbul’dan Antalya’ya gelen çok sayıda yönetici var.

Büyük şehirlerden yapılan yönetici transferlerinde ücretin yüzde 25 ile 35 arasında değişen bir oranda düşük olması normal kabul ediliyor.

Son 5 yılda yaşanan krizler sonucunda reel maaşlarda düşüş oldu. Özellikle turizm sektöründeki pek çok işletmede maaşların döviz yerine, TL baz alınarak ödenmesi gündeme geldi.

Eskiden pek vurgulanmayan ‘üniversite mezunu’ ve ‘yabancı dil bilen’ yönetici isteği artık çok belirgin. Ücret belirlemede kişinin firmaya olası katma değeri göz önüne alınıyor.

Ancak, asıl belirleyici olan bir önceki işinde aldığı ücret oluyor. Bir önceki işyeri iyi tanınan ve güçlü bir şirketse adayın pazarlık gücü artıyor.

Yöneticilere sağlık sigortası, araç, cep telefonu ve  konaklama gibi yan haklar sunuluyor.

2001 KRİZİ  PROFESYONEL YÖNETİCİLERİ ANADOLU’YA YÖNLENDİRDİ

ÜCRET YAPISI DEĞİŞTİ Kriz sonrası yapılan transferlerle Anadolu şirketlerinin ücret yapıları da değişime uğradı. Yönetsel pozisyonlarda daha önce hiç telaffuz edilmeyen ücretler ve yan imkanların gündeme gelmeye başladı.

PATRONLAR YÜKSEK ÜCRETE ALIŞTI Bu yöneticilerin pek azı bir yıldan uzun bir süre bu şirketlerde çalışmaya devam etti. Ancak, yine de çalıştıkları süreç içerisinde şirketlere sağladıkları vizyon ve profesyonellik açısından iz bırakan işler yaptılar. Dolayısıyla, Anadolu'daki patronlar ödedikleri göreceli olarak yüksek ücretlerin karşılığını aldıklarını düşünüyorlar. Bu nedenle daha önce çok maliyetli buldukları danışmanlık hizmetlerine ya da proje bazlı çalışacak yöneticilerden destek hizmeti almaya, artık çok sıcak bakıyorlar.

PERFORMANSA GÖRE ÜCRET GÜNDEMDE Bütün bu gelişmeler Anadolu’daki şirketlerde performansa dayalı ücret sisteminin eskiye oranla daha fazla gündeme gelmesini sağladı. Daha önce düşük ücret vererek, yetkinliği yetersiz olan bir akrabasını ya da tanıdığını işe alıp, sosyal itibarına yatırım yapan patronlar, artık daha global pazarın gereklerine göre hareket etmeye çalışıyor.

FADİME ÇOBAN
fcoban@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz