Fazla mola sendromu

Türkiye’de resmi olarak haftalık çalışma süresi 45 saat. Günlük mola sayısı ise yine yasalara göre öğle yemeği hariç 15’er dakikalık iki ara olarak düzenleniyor...

18 ŞUBAT, 20190
Paylaş Tweet Paylaş
Fazla mola sendromu

ABD Çalışma Bakanlığı’na bağlı Bureau of Labor Statistics’in verilerine göre Amerikalı bir çalışanın mesaisi günde ortalama 8,8 saat. Ancak, aktif çalışılan süreye bakıldığında manzara çok daha farklı… Rakamlara göre 8,8 saatlik mesainin yaklaşık yarısı (4 saat 15 dakika) ofiste ama iş dışı aktivitelerle geçiriliyor. Çalışanların mesailerini bölen nedenler ise çeşitli… Uzmanların “zaman çalıcılar” olarak tanımladığı gerekçeler arasında ilk sırayı günde ortalama 1 saat 5 dakika zaman ayrılan “internet sitelerini okumak” alıyor. Yine BLS verilerine göre ABD’li çalışanlar mesailerinin 44 dakikasını “sosyal medyayı kontrol etmek”, 40 dakikasını “iş arkadaşlarıyla iş dışı sohbet”, 26 dakikasını “yeni iş aramak”, 23 dakikasını “sigara molası” ve 14 dakikasını “mesajlaşmak” için kullanıyor. Türkiye’de de durum çok farklı değil. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre Türkiyeli bir çalışan, mesai saatleri içinde 1 saat yemek ve 15’er dakikadan iki dinlenme arası hakkına sahip. Yani mola hakkı toplam 1,5 saat. Bu süreler dışında kalan zaman, “aktif çalışma süresi” olarak görülüyor. Ancak, kapalı mekanda sigara içme yasağı, teknolojik gelişmeler ve mobil internetin yaygınlaşması gibi nedenlerle bu süre gün içinde defalarca bölünüyor. Capital ile Yenibiriş’in iş birliğiyle düzenlenen “mesai saatleri ve molalar” konulu anket, iş dünyasının mola profilini ortaya koyuyor. 

GÜNDE KAÇ MOLA?

Yenibiriş’in desteğiyle hazırlanan ve 667 çalışanın katıldığı ankete göre katılımcıların yüzde 12’si “günde 5 saat ve daha az” çalıştığını belirtiyor. Yemek saati dışında günde 2 ve daha fazla sayıda mola verenlerin oranı ise yüzde 71. Molaların süresini belirleyen en önemli faktör işin içeriği. Örneğin, mavi yakalılarda molalar net biçimde belirlenirken beyaz yakalılarda biraz daha belirsiz... Management Centre Türkiye CEO’su Tanyer Sönmezer, “Beyaz yakalılarda çalışma süresi günde 8 saat olmalıyken çoğu şirkette 2-3 saatin üzerine çıkmıyor. Ancak, şirketlerin bunu izlemesini de doğru bulmuyorum. Bu süreci esnek çalışmayla yönetmek daha anlamlı” diyor. HRM Danışmanlık Yönetici Ortağı Ayşegül Davutoğlu da mesai süresiyle verimlilik arasında tezat olduğunu doğruluyor. “Türkiye, OECD’nin ‘Daha İyi Yaşam Endeksi’ne göre haftalık 50 saat ve üzeri çalışanların, toplam çalışanlara oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Ancak yapılan anketler gösteriyor ki özellikle uzun saat mesaisi olanlar sadece 3-5 saat arası aktif olarak çalışıyor” diyen Davutoğlu, e-posta, cep telefonu, sosyal medya gibi zaman çalıcıların artmasıyla aktif çalışma süresinin azaldığını belirtiyor. Unida Danışmanlık Kurucu Ortağı Saide Kuzeyli, “Hizmet sektöründe direkt müşterinin veya üretim sektöründe direkt makinenin karşısındaki ‘kart basan’ kesimler hariç çeşitli kademe çalışanlar mesaisinin yüzde 25-35’ini kendine harcıyor. Geçmişte internet, mobil telefon, sosyal medya gibi çekim alanları olmadığından boşa giden zaman daha azdı” diyor.

ÇAY-SİGARA İLK SIRADA 

Katılımcılarının yüzde 55’i için en önemli mola sebebi “kahve/çay/sigara”. Onu yüzde 22 ile “sohbet etmek” takip ediyor. “Kişisel internet kullanımı” yüzde 9, “sosyal medya kullanımı” ise yüzde 4 pay alıyor. Mola sebeplerinde 5 yıl öncesine göre anlamlı bir değişiklik yok. 2013 yılındaki anketin sonuçlarına göre de ilk sırayı yüzde 53 ile “kahve/çay/sigara” alıyordu. Şirketler cephesinden gelen görüşler de anket sonuçlarıyla paralellik gösteriyor. Doğuş Otomotiv İK ve Süreç Yönetimi Genel Müdürü Ela Kulunyar, “Çalışanların çalışma süresini bölen konulara, özel hayatlarına yönelik işler, kişisel mesajlaşma ve görüşmeler, çay-sigara molaları ve sosyal medya kullanımı örnek verilebilir” diyor ve ekliyor: “Ancak robotlardan değil de insanlardan bahsediyorsak insana dair ihtiyaçlardan kaynaklanan bu bölünmeleri günlük rutinin bir parçası olarak değerlendirmek gerekli” Doğtaş Kelebek İK Direktörü Ümit Demirhan da ilk sıraya çay-sigara molasını koyuyor ve ekliyor: “Genel merkez için çay sigara molaları, perakende mağazalarımız için sosyal medya kullanımı öne çıkıyor. Fabrikalar için ise çay ve sigara molaları ilk sırada.” İş dışı internet ve sosyal medya kullanımı da son dönemin öne çıkan mola gerekçeleri arasında. Fiba Group İK Direktörü Deniz Yüksekkaya, çalışanları en çok bölen unsurun alınan elektronik mesajlar olduğunu söylüyor. “Bunlar hem WhatsApp mesajları hem de SMS’ler veya e- postalar olabiliyor” diye konuşuyor. 

ŞİRKETLER YAKIN TAKİPTE

Anket sonuçlarına göre, şirketlerin yüzde 60’ında “mola süreleri” işverenler tarafından takip ediliyor. Ancak uzmanlar, takip için “bıçak sırtı” yorumunu yapıyor. My Executive Kurucu Ortağı Müge Yalçın, “Şirketlere, ‘çalışan polisi’ olmak yerine iyi bir performans yönetim sistemi kurmalarını ve uygulamalarını öneriyorum” diyor. Pegasus Havayolları İK Direktörü Dilara Oğur, iş takibinin kritik olduğunu söylüyor ve şu yorumu yapıyor: “Vardiyalı çalışan saha ekiplerimizin çalışma sürelerine uyumu ve devamlılığı, operasyonun verimi için büyük önem taşıyor. En önemli etken ise çalışanlara sorumluluk hissi vererek daha verimli olmalarını sağlamak.” Doğtaş Kelebek İK Direktörü Ümit Demirhan, “Çalışanlarımızın günlük çalışma sürelerini PDKS sistemiyle takip ediyoruz” diyor ve ekliyor: “Genel merkez için mola saatlerimizi sabit, öğleden önce bir, öğleden sonra bir olmak üzere günde 2 defa sigara-çay molamız bulunuyor. Fabrikalardaki molalar ise sabit olup zil sistemiyle takip ediliyor.” Doğuş Otomotiv İK ve Süreç Yönetimi Genel Müdürü Ela Kulunyar, asıl önemli olanın verimlilik olduğunu düşünüyor. Yorumları şöyle: “8-10 saat iş yerinde bulunarak bir tam günü hiçbir şey üretmeden de geçirebilirsiniz. O nedenle günlük çalışma süresini izlemektense çalışma süresinin verimli kullanılması daha değerli. Kritik olan konu, doğru iş sonuçlarını elde edebilmek ve maksimum performansı ortaya koymak.” Fiba Group İk Direktörü Deniz Yüksekkaya ise mola konusunun yapılan işin tanımına göre değiştiğini belirtiyor ve ekliyor: “Biz genel olarak kişileri takip etmiyoruz. Çalışanlarımıza güveniyoruz. Nitekim onlar da sorumluluklarını vaktinde yerine getirmeye özen gösteriyor.” 

İZLEMEYEN DE VAR

Beyaz yaka çalışanların yoğunlaştığı bilişim, teknoloji gibi daha yeni nesil sektörlerde ise çalışanın gün içindeki aktiviteleri katı biçimde izlenmiyor. Örneğin Gittigidiyor, İK stratejisini esnek çalışma esasına göre dizayn ediyor. eBay Gelişmekte Olan Avrupa Ülkeleri ve Gittigidiyor İK Direktörü Murat Yüksel, uygulamalarını şöyle anlatıyor: “Verimliliğin mesai saatlerinin denetlemesiyle artırılacağını düşünmüyoruz. Karşılıklı güven esasına dayalı bir anlayışla hareket ediyoruz. Molalarda herhangi bir kısıtlama, denetleme veya giriş-çıkış kontrolü gibi uygulamalarımız yok.” Yemeksepeti’ndeki stratejiyi şirketin İK Direktörü Ceran Dereobalı anlatıyor: “Vardiyalı sistemin olduğu operasyon birimi hariç günlük çalışma süresini izlemiyor ve mola kısıtlaması yapmıyoruz. Verimi output ile ölçmenin daha doğru olduğunu düşünüyoruz.” Hepsiburada İK Direktörü Burcu Çilingir, gün içinde çalışılan sürenin uzunluğundan ziyade ne kadar verimli çalışıldığına önem verdiklerini söylüyor. Çilingir’in değerlendirmesi şöyle: “Herkesin kendi işinin yöneticisi olduğu, sorumluluklarının bilincinde çalışanlardan oluşan çevik bir şirketiz. Çalışanlarımız hem şirketimizin hem bireysel hedeflerinin farkındalar ve bu hedeflere ulaşmak için neler yapılması gerektiğini biliyorlar. Dolayısıyla organizasyonumuzda günlük izleme yapılmasına ihtiyaç duymuyoruz.” Hürriyet Emlak İK Direktörü Gülben Gündüz de diğer yöneticilerle aynı fikirde olduğunu şu sözleriyle ortaya koyuyor: “Bizler çalışma süresini ölçmekten çok çalışanlarımızın mutlu, huzurlu ve yaşamdan tatmin duyan kişiler haline gelmesi için çaba gösteriyoruz. Günlük çalışma süresinin nasıl kullanıldığı, ekip yöneticileri tarafından birebir gözlemlerle ve iş sonuçlarıyla ölçülmesi daha doğru sonuçlar veriyor.Kurallar, yasaklar ve sınırlamalar uzun vadede çalışanların işten uzaklaşmasına sebep oluyor.” 

SIK MOLA, YÜKSEK VERİM 

Uzmanlara göre kısa süreli ve sık molaların verime etkisi anlamlı biçimde yüksek. Bunu hem İK uzmanları hem araştırma sonuçları doğruluyor. Şirketler de molaverimlilik arasındaki doğru orantıyı kavramış durumda. Pegasus Hava Yolları İK Direktörü Dilara Oğur, “Molaları günlük çalışmayı bölen değil motivasyonu artıran bir unsur olarak görüyoruz” diyor. Bu nedenle esnek çalışma saatlerine geçtiklerini belirten Oğur, şunları söylüyor: “Mesailerin daha verimli kullanılması, mola saatlerinin de verimli olmasından geçiyor. Çalışanların mola sonrası işe geri döndüklerinde daha iyi odaklandıklarına inanıyoruz.” Gittigidiyor İK Direktörü Murat Yüksel de mola süresini sıkı bir şekilde denetlemediklerini belirtiyor. Yüksel, “Aksine verimli bir çalışma düzeni için çeşitli uygulamalarla çalışan deneyimini mükemmelleştirmeye yoğunlaşıyoruz. Çalışanlarımızın molalarında değerlendirebilecekleri sosyal aktivite olanakları bulunuyor” diyor. Hiyerarşik yapıdan uzak şirketlerden biri de Yemeksepeti. Şirketin İK direktörü Ceran Dereobalı, şöyle konuşuyor: “Karşılıklı güven esasına dayalı bir sistemimiz var. İlklerimizden biri ‘uyku odaları.’ Gün içindeki kısa uyku molalarının daha fazla sabır, daha az stres, daha iyi reaksiyon süresi, daha fazla öğrenme kapasitesi ve daha fazla verimlilik sağladığı artık biliniyor. Biz de çalışanlarımızın performanslarının arttığını çok net gözlemliyoruz.” 

İDEALİ NE OLMALI?

Uzmanlara göre hem sayı hem süre olarak molalarda ideal bir denge olmalı. HRM Danışmanlık Yönetici Ortağı Ayşegül Davutoğlu, “İdeal sayı ve süreler, işin gerekleri ve niteliği, çalışanın biyolojik yapısı ve ihtiyaçları gibi unsurlar göz önünde tutularak belirlenmeli” diyor. İdeal mola sayısına dair şunları söylüyor: “Yetişkinlerde odaklanma süresi 20-30 dakika arası olmakla birlikte bu süre kişinin yaptığı işe duyduğu ilgiyle 45-50 dakikaya çıkabilir. Sabah saatlerinde bir kez, öğle yemeği sonrası ise en az 15’er dakikalık iki mola verilmesi ideal görünüyor.” Yenibiriş Ürün ve Teknoloji Koordinatörü Eren Çamlıkaya da molaların verim üzerindeki etkisini olumlu buluyor. Çamlıkaya, “Öğle molası hariç 3-4 kez 15 dakikalık molaların hem çalışan hem işveren için ideal olduğunu düşünüyorum” diyor. Management Centre Türkiye CEO’su Tanyer Sönmezer, önemli olanın çalışma süresi değil verimlilik olduğunu vurguluyor. Sönmezer, “Şu anda birçok şirkette 3. Sanayi Devrimi’nin yapısına göre insan sayısı var. Son derece ciddi bir verimsizlik olduğunu düşünüyorum” diyor ve ekliyor: “Dünyada bakacak olursak bizden çok daha az çalışan ülkelerin çok daha yüksek verimlilikte olduğunu görüyoruz. İsveç, Norveç, Danimarka, İngiltere ve Fransa’da yılda en az 6 hafta tatil yapan kurumlar, bizden çok daha verimli.”


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.