Garantili liderlik dersleri!

Öngör, “ Benden Sonra Devam” kitabında, Harvard Business School’da ders olarak okutulan dönüşümün hikayesini anlatıyor.

17.07.2015 20:48:260
Paylaş Tweet Paylaş
Garantili liderlik dersleri!

Capital: Peki neden basmadınız?
- Kitabı, 2009 ya da 2010’da basmak istedim. Bu kitabın adı “Benden Sonra Devam”, yani “Benden Sonra Tufan” değil. Genç yöneticiler için sürdürülebilir başarının ipuçlarını veriyor, gerçek bir sürdürülebilir başarı deneyimini anlatıyor. 2000 yılında genel müdürlük görevini bıraktığımda, başarının sürdürülebilirliğini görmek için 10 yıl beklemeye karar verdim ve bankayı izledim. Banka çok başarılı gelişti ve beni teyit etmiş oldu. Bu nedenle tam da bu tarihte, kitabı basıyorum.
Capital: Çok önemli bir değişim gerçekleştirdiniz. Kitabınıza konu olan bu projeyi kısaca bize anlatır mısınız?
- Garanti Bankası, Türkiye’de orta ölçekli bankalar arasında yer alıyordu. O dönemde teknolojisi köhnemiş, insan yapısı çok fedakar ama yetersiz, süreçler ve iş yapma biçimi çok gerilerde kalmış bir aşamadaydı. Benden önceki genel müdür İbrahim Betil, zamanında belirli değişimlere başlamıştı. Ben de genel müdür yardımcısı olarak o değişimlerin içindeydim. Fakat esas büyük dönüşümün o dönemde gerçekleşmediğini görüyoruz. Birtakım sebepleri vardı. Bankanın piyasa değeri 150 milyon dolardı. Banka çalışanlarının yaş ortalaması 50 civarındaydı. 6 bin kişi çalışıyordu, yabancı dili gerçekten iyi bilen kişi sayısı 50’yi geçmiyordu. Üniversite mezunu oranı yüzde 25-30 civarındaydı. Tamamen hiyerarşik, eski tarz bir çalışma kültürüne sahipti. Yetki kullanılmayan, yetki delege edilmeyen, bireysel çalışılan, bilginin sadece belli yerlerde toplandığı, paylaşılmadığı, motivasyonun çok düşük olduğu bir ortamdı. Tüm bu serüvenin sonunda 2000 yılında, Garanti Bankası’nın piyasa değeri 5 milyar dolara kadar çıktı. Yapılan kâr sermayeye ilave edildi. Bankanın yarattığı kârın dışında dışarıdan taze bir sermaye girmedi. Buna rağmen değeri 30 küsur misli arttı. Daha da önemlisi büyük bir kültür değişimi gerçekleşti. Dönüşüm dediğim bu. Çağdaş, örnek alınacak bir çalışma kültürü oluşturuldu. Bunun sonucu olarak yaş ortalaması 30,5 oldu. Üniversite mezunu oranı yüzde 75-78 seviyesine çıktı. Kadın-erkek sayısı yine eşit oldu, ama üst yönetimin de yüzde 40-44’ü kadın oldu. Bu Batı dünyasında bile olmayan bir orandır. Çalışan sayısı 6 bin civarındayken 8 bine çıktık. Bankanın yüzde 33’ü, çok iyi derecede yabancı dil biliyordu. Genç, dinamik, yabancı dil bilen, Türkiye ekonomisinin dış dünyayla entegre olma sürecinde bankacılık yapabilecek bir kadro oluştu. Teknolojide çok büyük bir dönüşüm sağladı ve en ileri derece teknolojiye ulaştı. İnternet bankacılığında Avrupa’nın en iyisi seçildi. Dünyanın en iyi bankası seçildi. Financial Times tarafından da Avrupa’nın en saygın 50 kuruluşundan biri seçildi. Birden bire böyle bir dönüşüm gerçekleşti. Bunların hepsi 9 yıl içinde oldu. Bu kitap, bunun nasıl ve ne yapılarak sağlandığını anlatıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz