Garantili liderlik dersleri!

Öngör, “ Benden Sonra Devam” kitabında, Harvard Business School’da ders olarak okutulan dönüşümün hikayesini anlatıyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Garantili liderlik dersleri!

Capital: Tüm mali, finans, banka altyapısının yanı sıra bankada bir kültür oluşturdunuz. Bunu nasıl gerçekleştirdiniz?
- İletişime önem veren bir insanım. İletişim dersleri aldım, kendimi geliştirdim. Bu niteliklere sahip olabilecek insanları ekibe aldım. Birim müdürleri, bölge müdürlerini eğittik, onları geliştirdik. Bir Harvard öğretim görevlisini 28 kere özel uçakla Türkiye’ye getirdik. Tüm orta ve üst yönetimimize değişim yönetimi eğitimi aldırdık. Doğan Cüceloğlu’nu buldum. Bankaya iletişim eğitimi aldırdık. Boston Consulting Group’u getirdik, değişim terminolojisi üzerinde mutabık kaldık. Üst yönetimi Harvard MBA’de Advanced Management Programına 3,5 ay eğitime gönderdik. Her birine 40 bin dolar ödedik. O kararı kimseye sormadan aldım. Şimdiki genel müdürü bu eğitimden çok başarılı çıkan bir genel müdür. Bunun gibi 8 kişi gitti. Bunlar çok önemli. Kredi notumuz 1991’de C’ydi. Kendimizi geliştirdik ve iletişimimiz, bilançomuz derken deliler gibi çalıştık ve 2,5-3 yıl sonra kredi notumuz A oldu. A olunca ertesi sabah tüm bankada çalışan binlerce kişinin masasına, iki kapaklı üstünde A yazan bir not gitti. Orada, “Değerli çalışma arkadaşım, biz bu A’yı şöyle böyle aldık” diyor ve sonunda da “Bu sizin karneniz, A aldınız. Eve gidin, gösterin. Sizinle övünsünler” diye devam ediyor. Ertesi gün ağlayarak geri dönenler oldu. Çünkü başarıyı paylaştık. İnsanları motive etmek çok önemli. Bu gibi bir değişim her zaman yapılabilir. Stratejiler farklıdır. Ama Garanti Bankası’nın gerçekleştirdiği bu dönüşümü, çok kurum daha yapamadı. Son 20 yılda Garanti Bankası’nın bilançolarının rakiplerine göre kıyaslamasını yapın. Göreceksiniz.
Capital: Uygulamalarınızı hayata geçirirken benchmark aldığınız bir kurum var mıydı?
- Önümde bizim yaptığımızı yapmış bir banka yoktu. Biz bir zorunluluktan da harekete geçmedik. Banka batmıyordu. Türkiye krizde değildi. O zaman bankanın sahibi ve yönetim kurulu başkanı Ayhan Şahenk, bana, “Seni genel müdür yapmayı düşünüyorum. Seni genel müdür yaparsam ne yapacağını bana elinle yaz” dedi. Elimle yazdım, yazdıklarım daha önce önerdiğim şeylerdi. 5 yıldır genel müdür yardımcısıydım. O zaman başka nedenlerden dolayı bunları gerçekleştirememiştik. Çünkü personel değişimi olacaktı, sistemler değişecekti. Her şey çalkalanacaktı. Dönüşüm çok sancılı bir iştir. Özetle şunları anlattım: Bu bankayı 300 küsur şubeden 151 şubeye indiririz. Bunların büyük bir kısmı doğru yerlerde değil. İnsan yapısı yeterli değil. Halbuki Türkiye ekonomisi, dünya ekonomisi ile bütünleşiyor, dışa açılıyor. Ona uyumlu bankacılık hizmetini yapacak bankalar yeterli değil. Biz bunu yaparız, liderlik yaparız. Orta ölçekli bir bankadan çok, baba bir banka oluruz. Bunu anlatan 4 sayfalık bir yazı yazdım. Bu büyük bir dönüşüm projesinin ipuçlarıydı. Ayhan Bey, “İnceleyeceğim” dedi. 15 gün sonra beni kahvaltıya davet etti ve “Kabul ediyorum” dedi. Biz yürüdükçe bizi izledi, denetledi, kontrol etti. Ayhan Şahenk, müthiş bir işadamıydı. Çok ayrıntılı bir bankacı değil, ama çok iyi bir işadamıydı. Çok büyük sancılardan geçtik. Çok büyük gerilimler, büyük hadiseler yaşadık. Destekledi ve biz de bunu uyguladık. Onun bankası, birden bire muazzam bir değere ulaştı. Yani biz dönüşümü kendi vizyonumuzla gerçekleştirdik.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.