Genç başkanın hedefi büyük

CENK ÇİMEN, dünya otomotiv pazarında büyümenin Asya’dan ve gelişmekte olan ülkelerden geleceğini öngörüyor.

1.09.2009 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Genç başkanın hedefi büyük
Ardından Koç Grubu ve Ford hisselerini eşitleme kararı alınca Otosan Pazarlama ve Otosan şirketleri birleşti ve ismi “Ford Otosan” olarak değişti. Bu yapılanma, satış ve pazarlama şirketlerinin birleştirilmesinin ilk örneklerinden biriydi. Birleşme doğal olarak fabrika çatısı altında gerçekleşti. O dönemde pazarlama şirketinden gelenler olarak epey zorluk çektiğimizi hatırlıyorum. Yapılan iş ve zamanlama çok doğruydu.
Capital:  Kariyerinizde yükselirken en önemli dönüm noktası ne oldu?
Benim için iki önemli dönüm noktası var. Birincisi, Ford Otosan’da filo satış müdürü olarak çalışırken Ankara Otokoç’un genel müdürlüğüne talip olmamdı. Ali İhsan Bey, o dönem hem başkan hem Ford Otosan’ın genel müdürüydü. Kendisi daha tecrübeli birisini göndermekten yanaydı. Kendi açısından son derece de haklıydı.
31 yaşında, 7 yıllık tecrübesi olan bir çalışanı genel müdürlüğe atamak oldukça riskliydi. Göndermek istediği kişi, ailevi nedenlerden dolayı işi kabul etmeyince, Ali İhsan Bey’i ikna etmeye çok uğraştım ve beni genel müdür yaptı.  
Ankara’da ekibimizle çok başarılı olduk. Yaklaşık 3 yıl kadar Ankara Otokoç’un genel müdürlüğünü yaptıktan sonra Koç Holding, 2001 yılında 7 Ford bayi şirketini Otokoç, 9 Fiat bayi şirketini ise Birmot çatısı altında birleştirme kararı aldı. Ben 2001 yılında birleşen bu şirketlerden Otokoç’un genel müdürü oldum. Şirketi yeniden kurmuştuk, sermayemiz bir önceki şirketlerden devir edilen stoklardı ve hemen ardından 2001 krizine yakalanmıştık. Şirketi düzlüğe çıkarmak için çok acı kararlar aldık.
2003’ten itibaren ise sürekli ve kârlı olarak büyüdük. 2005’te Tofaş bayi şirketlerinin genel müdürlüğünü de bana bağladılar. Ardından Avis ve Budget araç kiralama işlerini de dahil ederek tüm bu işleri Otokoç çatısı altında topladık. İkinci önemli dönüm noktası ise otomotiv grubu başkanı olarak atanmam olmuştur.  
Capital:  Otomotiv grubu başkanlığı görevini bekliyor muydunuz? Size teklif kimden ve nasıl geldi?
Koç Holding’de oldukça gelişmiş bir insan kaynakları sistemi uygulanır. Her yönetim kademesinde bir üst yönetim kademesine potansiyel olabilecek adaylar belirlenir ve bu adayların geliştirilmesi gereken yönlerine yatırım yapılır. Genel müdürler için de bu geçerlidir. CEO’muz Dr. Bülent Bulgurlu, benimle görüşüp daha fazla sorumluluk alabileceğimi düşündüklerini söylemişti. Dolayısıyla ileride görev alanımın genişleyebileceğini biliyordum.
Capital:  Başkan olarak atanmanızın üzerinden 3 ay geçti. 2009’un ilk yarısı, sizce sektörünüz açısından nasıl geçti?
-  Türk otomotiv sektörü, ihracat ağırlıklı bir yapıya sahip. Geçen yıl üretimin yüzde 79’u ihraç edildi. Bu yıl, ilk 6 aylık rakamlara göre 400 bin adet üretimin ise yüzde 70’i ihraç edildi. İç pazarda, ocak ve şubat aylarında toplam 20 binler seviyesinde gerçekleşen aylık pazar, hükümetimizin mart ayında açıkladığı, ÖTV teşvikiyle aylık 55-60 bin adetli seviyelere yükseldi. Teşvikin etkisiyle otomobil ve hafif ticari vasıtalara olan talepte önemli artış oldu, stoklar azaldı, şirketlerin üzerindeki finansman yükü hafifledi. Fakat teşvik programının sadece otomobil ve hafif ticari vasıtaya yönelik yapılması, orta ticari vasıta ve ağır ticari vasıtada olmaması, bu iki segmentin sırasıyla yüzde 39 ve yüzde 53 oranında daralmasıyla neticelendi. Dolayısıyla bu düzenlemeden en çok faydalananlar, otomobil ve hafif ticari vasıta satışları yüksek olan şirketler oldu.
Capital:  Koç Topluluğu otomotiv şirketleri yılı nasıl geçiriyor?
-  Tofaş, bu ortamdan en fazla faydayı sağlayan otomotiv üreticisi oldu. Çok hızlı hareket etti, risk aldı, karşılığını da gördü.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz