"Yapmaktan vazgeçilecek listenizi hazırladınız mı?"

İyiden Mükemmel Şirkete–Kalıcı Başarıya Ulaşmanın Yolları kitabının yazarı, ünlü yönetim danışmanı Collins, şirketlerini mükemmelle taşıyan yöneticilerin en az “yapılacaklar listesi” kadar, “yapılm...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yapmaktan vazgeçilecek listenizi hazırladınız mı?

İyiden Mükemmel Şirkete–Kalıcı Başarıya Ulaşmanın Yolları kitabının yazarı, ünlü yönetim danışmanı Collins, şirketlerini mükemmelle taşıyan yöneticilerin en az “yapılacaklar listesi” kadar, “yapılmaktan vazgeçilecekler” listesi oluşturduğunu söylüyor. Collins, “Hep bir şeyler yaparak değil, bazen bazı şeyleri yapmayarak kazanırız” diyor. Türk yöneticilerin de artık, bir “vazgeçilecekler” listesi var.  Verimsiz toplantı yapmaktan vazgeçmek ya da iyi yapamadığınız işlerden çekilmek gibi bu liste uzayıp gidiyor…

"YAPMAKTAN VAZGEÇİLEN” LİSTENİZİ HAZIRLADINIZ MI?"

hed“Yapılacak şeyler” listeniz vardır. Peki “Yapmaktan vazgeçilecekler” listeniz var mı? Bu soruyu Jim Collins soruyor. “İyiden Mükemmel Şirkete–Kalıcı Başarıya Ulaşmanın Yolları” kitabının yazarı, ünlü yönetim danışmanı Collins, şirketlerini mükemmelle taşıyan yöneticilerin en az “yapılacaklar listesi” kadar, “yapılmaktan vazgeçilecekler” listesi oluşturduğunu söylüyor. Yöneticiler bu sayede de ilgisiz birçok ıvır zıvırı hayatlarından atıyor.

ABD’li şirket Kimberly-Clark bu konunun en iyi örneklerinden birini oluşturuyor. Darwin Smith, şirketin başına geçtiğinde “yapılmaktan vazgeçilecekler” listesinden faydalandı. Smith, bürokratikleşmeyi ve unvanları kaldırdı. Her yıl yapılan kâr tahmininden vazgeçti. Kimberly-Clark’ı bir kağıt şirketi değil, tüketim ürünleri şirketi yapmak için kağıtla ilgili tüm sanayi ve ticaret odalarından çekildi.

Şirketini mükemmelleştirmek isteyen Türk yöneticiler de artık bu trendi takip ediyor. Pek çok yöneticinin ajandasında, “yapılacaklar listesi”nin yanında bir de “yapılmayacaklar” listesi bulunuyor.

11 maddelik liste
Axa Oyak Genel Müdürü Cemal Ererdi’nin vazgeçilenler listesi 11 maddelik. Cirosu yüksek, ancak karsız acente ve müşterilerle çalışmaktan vazgeçtiklerini söyleyen Ererdi, son 3 yıldaki zararlar sonucunda verdikleri bu kararla, yaklaşık 340 acenteyle çalışmama kararı aldıklarını söylüyor.

Verimsiz ve yeniliğe ayak uyduramayan çalışanlar, vazgeçilen diğer bir unsur. Bunun sonucunda, işgücünde yüzde 35’lik azaltmaya gidildi. Geniş ürün yelpazesi azaltılıp, 333 civarındaki ürün sayısı 90’a indirildi. Kalın, karmaşık ve detaylı yönetmeliklerden vazgeçildi. Karmaşık iş prosesleri bırakıldı. Yerine sistem üzerinden iş akışı takibine geçildi. Sonunda bir yaptırım veya aksiyon alınmayan  kontroller, kapalı kapılar, “ulaşılamaz ve ben büyüğüm tavrı”, rapor hazırlama alışkanlığı terk edilen iş ve davranışlar arasında. Vazgeçilen bir diğer iş de prosedürle ilgili. Bin 360 acentenin her birinin ayrı ayrı belediyelere yazdığı yangın sigorta vergisi beyannamesi ve ödemeleri kaldırıldı. Bu işlem şirket merkezi tarafından tek bir faaliyet olarak yapılmaya başlandı. Böylece her bir acente için ayda en az yarım gün işgücünden tasarruf edildi.

“Amaçsız toplantılar yok”
Adecco Türkiye Genel Müdürü Pembe Candaner de vazgeçtikleri en önemli konu olarak bürokrasi ve prosedürleri gösteriyor. İşe yerleştirme süreçlerinde, olması gereken, ancak işleri yavaşlatan bazı işlemleri zamana yaydıklarını söylüyor. Örneğin, bir işe yerleştirilen kişiden daha başlangıçta istenen bazı belgeler süreci yavaşlattığı için ilerleyen zamanda isteniyor. Uzun süren ve amaçsız toplantıları da kaldırdıklarını söyleyen Candaner, “Önceden her cuma toplantı yapıyorduk. Artık iki haftada bir yapıyoruz. Müdürlerle yapılması gereken görüşmeler de iş dışı saatlerde, yemekte yapılıyor” diyor.

Uzun telefon görüşmeleri de terk edilenler arasında. Daha az telefon ve e-posta yeni düzenin kuralları. Karmaşık prosedürler, işte duygusallık, kapalı kapılar terk edilen yöntem ve davranışlar.

Erbak Uludağ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erbak da çok şirketten ve kalabalık kadrodan vazgeçtiklerini söylüyor. Bu kararı krizden sonra aldıklarını belirtiyor. Aile içinde kavga, kapıyı kapatmak, egoist olmak da şirketin en önemli yasakları.

Dedeman odaklanmayı seçti
Dedeman Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Dedeman’ın yapılmayacaklar listesinde ise farklı sektörlerde bulunmak yer alıyor. Dedeman, “Geçmiş dönemde ana faaliyet alanlarımız olan madencilik ve otelcilik dışında başka alanlarda da yatırımlarımız vardı. Ama yeni stratejimiz doğrultusunda belli alanlara odaklanmayı seçtik. Bu çerçevede uzman olmadığımız alanlardan çıkmayı uygun gördük. İlk adım olarak Detur ve Dekon’daki aktif faaliyetlerimizi sona erdirdik” diye konuşuyor. Bir diğer vazgeçilen de yönetim ve icra faaliyetlerinin birliği. 2003 yılından bu yana kurumsal yönetim ilkelerini benimseyen holdingde yönetim ve icra birbirinden ayrıldı. Kurulda bağımsız üyeler göreve getirildi.

Tiffany ise yurtdışı mağazalarından vazgeçti. Genel Müdür Cem Mergen, Dubai,  Kazakistan, Ürdün, Türkmenistan, Azerbaycan ve Bulgaristan’daki mağazalarını markayı iç pazarda güçlendirmek için kapattıklarını söylüyor. Mergen, “İnanıyorum ki önümüzdeki 10 sene içinde Türkiye ekonomisi 2 katına çıkacak. Buna  paralel olarak iç pazardaki tüketim de artacak.  Biz markaya yaptığımız yatırımda içeride güçlenmeliyiz” diyor.

İş akış planları değişti
Yeni yapılanmayla birlikte iş akış süreçlerini değiştirenler de var. Yurtiçi Tibbett & Britten Logistics (YTB) Genel Müdürü Dilek Ogan, kurdukları uluslararası ortaklıkla birlikte iş akış planlarını uluslararası niteliğe dönüştürdüklerini belirtiyor. Şirket yapılanmasını uluslararası standartlara uygun olarak yeniden organize ettiklerini, teknolojik altyapıda değişikliklere gittiklerini dile getiriyor.

Marsa Kraft Foods Genel Müdürü Alp Pıdik de konuyla ilgili şu değerlendirmeleri yapıyor:

“Piyasanın rekabetçi koşulları ve hızlı teknolojik değişimler göz önüne alındığında; yapılması ve/veya yapılmaması gereken işlerle ilgili öncelikli olarak esnek olunması gerekiyor. Yanılma payı ve değişim koşulları düşünülerek, anlık alınacak hızlı kararlar hata payını yükseltebilir. Dolayısıyla da söz konusu edilen yapılması ve/veya yapılmaması gereken işler faaliyet gösterilen sektör ve bu sektörün ihtiyaçlarına rekabetçi firma ve tüketici açısından karşılık veremeyebilir.”

Marsa’da vazgeçilenler ise sisteme katma değer yaratmayan her türlü proses. Bu tip prosesleri sistem dışına çıkardıklarını kaydeden Pıdik, üretimlerin bazılarını onlara göre daha rekabetçi olan firmalara, kendi markaları altında yaptırdıklarını vurguluyor.

Bir diğer terk edilen ise şirket içi yönetim kademeleri. Pıdik, bu kademeleri azalttıklarını dile getiriyor.

Honda Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ümit Karaarslan da Türkiye’de böyle kararların zor alındığına dikkat çekiyor.

“Bazen yapmayalım diyoruz. Ama sonra öyle bir gelişme oluyor ki yeniden yapmaya başlıyoruz. Mesela çok fazla toplantı yapmamaya karar verdik. Ancak şimdi döviz artışı, vergideki gelişmeler derken yeniden sürekli toplantı yapmaya başladık” diye konuşan Karaarslan, yine de bazı “yapmama kararları” aldıklarını dile getiriyor. Bunlardan biri de her işi kendi yapma alışkanlığı. Şirkette artık delegasyona önem verdiklerini, bazı işleri delege ettiğini belirtiyor. Bir diğer vazgeçilen de bayilerle aralarındaki kağıt transferi. Yazışmalar artık elektronik ortamda yapılıyor.

Agresif ciro hedefi yok
Sybase Türkiye Genel Müdürü Levent Şensezgin de artık gider bütçesinin delinmeyeceğini vurguluyor. Agresif ciro ve kurumsal büyüme hedefleri saptamak da şirketin yeni yapılmayacakları arasında. Şensezgin, “Kurumsal büyümenin ciro ve iş hacmi büyümesine paralel tutulması çok zorlaştı. Ani bir kriz halinde küçülmenin maliyeti çok yükseldi” diyerek benzer sektörde benzer iş yapan firmaları da sadece “rakip” olarak görmekten vazgeçtiklerini kaydediyor. Şensezgin, “Bu şirketler heterojen çözümlerin çok yaygınlaştığı günümüzde, potansiyel iş ortağı olarak da değerlendirilebilir. Dolayısıyla, yıkıcı rekabet yapılmayacak. Şartlar ne olursa olsun, iç eğitim ve kişisel gelişim programlarından vazgeçilmeyecek. Krizlerin ne zaman çıkacağı kadar ne zaman geride kalacağını da kestirmek çok güçleşti. Her zaman hazır olmak gerek” diye konuşuyor.

Çilek, stok yapmaktan vazgeçti
Genç mobilyasında önemli bir marka haline gelen Çilek Genç Odası’nın Genel müdürü Muzaffer Çilek, stoklu çalışmaktan vazgeçtiklerini söylüyor. Yeni, enflasyonsuz ekonomik ortamda bunun zorunluluğuna dikkat çeken Çilek, yılbaşı itibariyle sipariş üzerine üretim yaptıklarını dile getiriyor. Fiyatlandırmayı aceleye getirmek de Çilek’in artık yapmayacakları arasında. Önceden gerekli maliyetleri hesaplamadan fiyat verdiklerini belirten Çilek, bunun rekabetçi piyasa açısından önemli olduğunu vurguluyor. Son 2 yıldır yeni yatırım yapmama ve işçi almama kararı almış olduklarını ancak bundan vazgeçtiklerini de söylüyor. Artık her ikisi de yapılacak. Genel müdürün vazgeçtiği iş ise her işle uğraşmak. Çilek, artık görevleri delege ettiğine işaret ediyor. Artık her toplantıya katılıp, her raporu okumuyor. Deneme yanılma yöntemiyle yapılan işler de artık gündemde yok. İyi düşünülmüş, garantili işlere giriliyor. Zayıf giden alt markalar ve cirosu az bayiler de yine vazgeçilenlerden bazıları.

EMRE SAYIN/KODAK TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

KODAK FİLM VE KAĞIDA ODAKLANACAK

YENİ ÜRÜNLER Kodak, bir yandan büyük ve kârlı film işine yönelik seçici bir büyüme ve yatırım politikası izlerken, diğer yandan, dijital görüntülemedeki varlığını hızla artırmak istiyor. Bu süreçte, Ar-Ge’ye yaptığı yatırımlar sonucunda ortaya çıkan yeni ürünler, bazı ürün grupları ile değiştirilebiliyor ya da birleştirilebiliyor. Tüketicilere yönelik fotoğraf işi, dijital ya da geleneksel olsun, şirketin temelini oluşturan üç öğeden biri. Diğer ikisi, sağlık ve ticari görüntüleme. Kodak, gelecekte, toplam Ar-Ge bütçesinin önemli bir bölümünü film ve kağıt işine ayıracak. Son derece geniş kapsamlı olan film ve kağıt işi, şirket için önem taşıyor ve bu özelliğini önümüzdeki dönemde de sürdürecek.

APS’DEN ÇEKİLİYOR Kodak, APS fotoğraf makinesi pazarındaki varlığını yavaş yavaş sona erdirmeyi uygun görmüş bulunuyor. APS film ve banyo (fotofiniş) işine bağlılığını ise sürdürüyor ve gerek yenilik, gerekse pazarlama desteği bazında yatırım yapmaya devam edecek. Bunun dışında, yine pazardaki rekabet gereği ve teknolojinin gelişmesinin bir sonucu olarak özellikle film piyasasında fiyatların düşmesi ve bunun maliyetlere olan baskısı, Kodak’ın Batıdaki bazı film üretim fabrikalarından vazgeçerek Çin’e kaydırmasına neden oldu.

JIM COLLINS/YÖNETİM DANIŞMANI

“MÜKEMMEL ŞİRKET VAZGEÇİLEREK YARATILIYOR”

MEŞGUL AMA DİSİPLİNSİZ Hepimiz meşgul ama disiplinsiz bir ömür süreriz. Her zaman giderek uzayan bir yapılacaklar listemiz vardır. Hep bir şeyler yaparak, yaparak, yaparak hayatımıza anlam kazandırmaya çalışırız. Ama bu pek işe yaramaz. Şirketleri mükemmele taşıyanların yapılacaklar kadar yapılmayacak şeyler listesi de vardır.

MÜKEMMEL ÖRNEKLER Mükemmel şirketlere bakarsanız kaynaklarını  bir ya da birkaç alana yönlendirme konusunda hatırı sayılır bir cesaret sergilediklerini görürsünüz. A&P eski dükkanlarının güvenliğine yapışıp kalmışken Kroger’ın süpermarket fikrini hayata geçirmek için tüm sistemini altüst ettiğini hatırlayalım. FARK YARATANLAR Upjohn, dünyanın en iyisi olma şansı bulunmadığı halde esas faaliyet alanı olan ilaç üretimine takılıp kalmışken Abbott’un teşhis aygıtları ve hastane bakım ürünlerinde bir numara olmak için kaynaklarının büyük kısmını koyduğunu hatırlayalım. Wallgreens’in kârlı gıda servis işinden çıkıp bütün konsantrasyonunu en iyi bakkallara verdiğini unutmayalım. Gillette’i ve Sensor’u, Nucor’u ve küçük fabrikaları, Kimberly-Clark’ı ve bütün kaynaklarını tüketim ürünlerine yatırmak için fabrikaları satmasını hatırlayalım.

KIMBERLY-CLARK Kimberly-Clark’ın yaptığı şey sadece fonları kağıt işinden alıp tüketim ürünlerine tahsis etmek değildi. Kağıt işini tamamen tasfiye etti. Fabrikaları sattı ve tüm parasını gelişmekte olan tüketim ürünlerine yatırdı. Bir kağıt şirketinin yöneticileriyle ilginç bir konuşma yapmıştım. Kimberly, tüketim ürünlerine geçmeden önce onun rakibiydi. Kimberly hakkında ne düşündüklerini sordum.

“ADİL DEĞİL” Soruma karşılık “Kimberly’nin yaptığı adil değildi. Fabrikalarını satıp tüketim ürünlerine geçen biz olsaydık. Biz de mükemmel bir şirket olurduk. Ama biz kağıt işine çok para yatırmıştık, bırakamazdık” dediler.

YASEMİN BALABAN
ybalaban@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz