"Zıplamaya hazır mısınız?"

Şirketler resesyondan çıkarken liderlerin sadece “mükemmel” bir strateji tasarlaması yeterli değildir.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Zıplamaya hazır mısınız?
Fortis'in Katkılarıyla...

Sorulması gereken 7 soru
Donald Sull

Resesyondan önce şirketlerin çoğu, kârlı bir büyüme çizgisinin ardındaki itici güçler olarak (düşük faiz oranları, kolay sermaye, tüketici güveni ve istekler gibi) canlılık günlerinin makroekonomik koşullarına bel bağlamıştı. Bunun sonucu olarak da organizasyonel refleksler yavaşlamış ve çabucak eyleme geçilmesini sağlayan kaslar körelmişti. Bugün ise firmalar, fevkalade çetin piyasa koşullarıyla ve kritik boyutlara yayılmış indirgenemez belirsizliklerle yüzleşiyor. Bunların arasında enflasyon veya deflasyon, döviz kurları ve hükümetlerin müdahale ettikleri ekonomi sektörlerinin sayısını her geçen gün artırmalarıyla birlikte gelen düzenlemeler bulunuyor. Elbette piyasalardaki türbülansların alışıldık kaynakları olan jeopolitik, teknolojik inovasyonlar, ve rekabetçi dinamizm de varlıklarını sürdürmeye devam ediyor. Şirketler yavaş yavaş resesyondan çıkarken liderlerin sadece “mükemmel” bir strateji tasarlaması, başlarını bile kaldırmadan sıkı çalışması ve piyasada işbirliği yapılmasını sağlayacak güven ortamını tesis etmeye çalışması yeterli değildir. Ayrıca geniş bir stratejik yön belirlemeleri ancak yollarında ortaya çıkabilecek beklenmedik fırsatlara açık olmayı da ihmal etmemelidirler. Volatil piyasalar, tüm risklerine rağmen gerçekten cazip fırsatlar da sunduklarından hiç hata yapmamaya da özen göstermeliler. Düzenlemelerde yapılan değişiklikler yüzünden ortaya hiç de beklenmedik fonlama yöntemleri çıkar; müşteri tercihlerinin değişmesi, yeni ürünlere ve hizmetlere yönelik yepyeni bir talep yaratır; başı dertteki rakipler ellerindeki varlıkları bedavaya yakın bir bedelle satmak için sıraya girerler. Beklenmedik fırsatları rakiplerden daima önce görüp onlardan sonuna kadar faydalanmak olarak özetlenebilecek çevikliğe, bugün şirketlerin hiç olmadığı kadar ihtiyaçları var. Peki yöneticiler, kendi organizasyonlarının bu yeni iş ortamına yeterince ayak uydurup uyduramadığına nasıl karar verebilir? Kendi organizasyonlarının etkin bir şekilde çalışmasının önündeki engelleri nasıl tanımlayabilir ve bu engelleri nasıl aşabilirler? Son on yıl boyunca Çin ve Brezilya gibi dünyanın en hızlı değişen bazı pazarlarında ve finansal hizmetler ile hızlı moda gibi değişken endüstrilerde mükemmel faaliyet gösteren firmaları araştırdım. Bu araştırma genelinde firmaların kararlaştırdığı stratejileri hayata geçirme ve beklenmedik fırsatlardan yararlanma yeteneklerinin altını oyan alışılageldik ve ortak engelleri tanımladım. Yöneticiler de kendilerine aşağıdaki 7 soruyu sorarak çabucak kendi şirketlerinin zıplamaya ne kadar hazır olduğunu değerlendirebilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz