Durgunluğa aldırmayan şirketler.

İş dünyasının uzun yıllardır yanıtını aradığı sorunu cevabını,İnovasyon konusunda uzman olan THOMAS MEYER yanıtlıyor.

1.07.2010 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Durgunluğa aldırmayan şirketler.


Capital:
 Bu ele aldığınız örnekler, sıkıntılı dönemlerde hiç sorun yaşamamışlar mı peki? 
- Evet yaşamışlar. Ancak ilginçtir, örneklerin pek çoğu ekonomik nedenlerden dolayı sıkıntı yaşamamış. Kimi zaman fikirleri bulup görmekle ilgili kendi içlerinde kimi zaman insanları inovasyon yapmak için doğru zaman olduğu konusunda ikna etmeye çalışırken sorun yaşamışlar. Pek çok denemenin ardından başarıyı yakalayanlar da var.

Capital:
En fazla etkilendiğiniz şirketler hangileri? 
-  GE ve Thomas Edison, kitapta verdiğim ve tüm dünyanın da bildiği gibi pek çok resesyonu ve savaşı başarıyla atlatmayı başarmış bir örnek. Şirket 1873-1879 yıllarında yaşanan “uzun depresyon” sırasında kuruldu. Başarısının arkasında ise sebat ve sabırlı bir tavır takınması ve tabii ki inovasyonlarına ara vermeden devam etmesi var.  Tüm bu saydığım özellikler ise Edison’un yapısıyla alakalı. Edison, küçüklüğünden itibaren sürekli sorular soran, meraklı mizaca sahip bir kişilik. Rekabet, Edison’u bugüne taşıyan en önemli unsurlardan biri. O dönemde en büyük rakibi Alexander Graham Bell idi.  1874 yılında ilk laboratuarını açtığında ikisinin arasnıda oldukça keskin bir rekabet söz konusuydu. İkisine bugünün Bill Gates ve Steve Jobs’u denilebilir. Hatta Edison’un karbon verici üzerinde yaptığı çalışma Bell’in ilk eklemeli telefonu oluşturmasına yardımcı oldu.
Sonuçta Edison’un başarısını 4 başlıkta özetleyebiliriz: Çok meraklı ve çok okuyan bir kişiydi. Sadece klasikleri değil her türlü bilimsel yayını da yakından takip ederdi. Çok iyi bir tamirciydi. Her şeyin içini açıp incelerdi. Pek çok proje üstünde aynı anda çalışırdı. En önemlisi, bu projeleri bir şekilde birbirine bağlardı. Delege etmeyi de çok iyi bilirdi. Genelde Edison’un küçük bir ofiste kendi başına oturup çalıştığını hayal ederiz, ancak doğru kişileri işe almasaydı ve işini iyi delege etmeseydi başarılı inovasyolara imza atamazdı. 

Capital:
 P&G’den de bahsediyorsunuz. P&G’nin bilmediğimiz hangi yönleri var? 
-  Kitapta en sevdiğim örneklerden biri de P&G şirketi. Şirketin kurucuları olan William Procter ve James Gamble, aslında bacanaklar. 1837’de başlayan ve 1843’te sona eren bunalımlı dönem içinde kayınpederlerinin isteği doğrultusunda birlikte çalışmaya başlamışlar. Zor bir dönem olmasına rağmen biri mum diğeri sabun işinde usta olan bacanaklar, başarıyı yakaladı. Sabun ve mumun hammaddesinin aynı olması onları birleştiren en önemli noktaydı. Her sabah Gamble,  evleri, otelleri ve vapurları gezerek sabun karşılığında tahta kalıntısı, hayvan yağı ve et topluyordu. Bu, 1837 yılında ABD’de yapılan ilk geri dönüşüm işiydi diyebiliriz.
Mum ise o zamanın ABD’sinde, Edison öncesi dönem için oldukça önemli bir üründü. Bu ürünün hammaddesini oldukça başarılı ve farklı bir şekilde toplamayı başardıkları için Gamble ve Procter kısa sürede mum üreticileri arasından sıyrılmayı başardı. Procter&Gamble’ın daha sonra devam eden başarısının altındaki temel özelliği ise tek bir başlıkta toplamak mümkün. İki başarılı kişinin kayınpederleri tarafından harmoni ve rekabet içinde birlikte çalışmasının yarattığı sinerji diyebiliriz bu başarıya… P&G, hala çalışanları arasında sinerji yaratan bu stratejiyi izliyor. 

Capital:
 İncelediğiniz tüm bu şirketlerin başarısının arkasında yatan ortak özellikler var mı? 
-  Bence şirketlerin her birinin ortak özelliklerini şöyle özetlemek mümkün: İleri görüşlü ve araştırmacı olmaları, ısrarcı davranmaları, çalışan sadakatine ve sinerjisine sahip olmaları ve problemleri basite indirgemeyi başarmaları.  Pek çok girişimci ve inovasyon sahibi kişi, aslında kötü zamanları bir engel olarak görmez. Sonuçta kötü zamanlar, dünyanın inovasyonun sihrini görmesinde daha da yardımcı olur. Ayrıca girişimcilik de böyle zamanlarda daha fazla takdir toplar. Çünkü, bu zamanlarda insanlar, her türlü fikre daha fazla açıktır. Sonuçta başka zamanlarda delice gözüken her türlü fikir, bu dönemlerde daha çabuk kabul görebilir. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz