Bağımsız üye yarışı!

Artık daha çok sayıda şirket, yönetim kurulunda bağımsız üye görmek istiyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Bağımsız üye yarışı!

Bu durum ise bu konuda önde olan isimlere olan talebi artırıyor. Bir kişi 9-10 ayrı şirkette bağımsız üye olabiliyor. Uzmanlar ise yeni Türk Ticaret Kanunu'na dikkat çekerek, "2012 milat olacak" diyor. Birkaç yıl içinde piyasaya yeni isimler girmesi şart. Aksi halde mevcut isimler talebe yetmeyecek. Şirketler henüz araştırma safhasında ama çok yakında beyin avcıları devreye girecek. Talep artışıyla birlikte hem ücretler artacak, hem iş dünyası yeni "bağımsızlar" kazanacak. Dünya devi General Electric'in (GE) 16 yönetim kurulu üyesinden 14'ü bağımsız. Wal-Mart'ın ise 15 yönetim kurulu üyesinden 10'u bağımsızlardan oluşuyor. Kurul üyeleri en az 2'şer şirkette daha bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapıyor. İçlerinde başka şirketlerde CEO olanlar da var. Sadece bu iki şirket değil, dünyanın en büyük 500 şirketinde hep aynı tablo dikkat çekiyor: Yönetim kurullarındaki bağımsız üye oranı yüzde 65 ila 96 arasında değişiyor. Neredeyse "tam bağımsız" kurullar... Zaten uzmanlara göre ABD'li şirketlerin rekabet üstünlüğü de bu bağımsızlıktan geliyor. Peki Türkiye'de durum nasıl? Aslında Türkiye, gerçek anlamıyla bağımsız üyelikle daha çok yeni tanıştı. My Executive'in araştırması, 100 şirketin 35'inde bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu gösteriyor. Ancak, uzmanlara göre gerçek anlamda bağımsız üyelik oranı bunun çok altında, yüzde 1-2'lerde. Ama bu manzara yakın zamanda değişecek. Çünkü, yeni Türk Ticaret Kanunu, piyasayı ciddi anlamda hareketlendirecek. Hatta hareketlilik şimdiden başlamış durumda. Bu durum bağımsız yönetim kurulu üyeliğinde tecrübeli isimlere olan talebi de artırıyor. Cem Kozlu, Bülent Çorapçı, Cengiz Solakoğlu gibi isimler en az 9 şirkette birden görev alıyor. Bağımsız üyelik piyasasındaki son trendleri ve gelecek öngörülerini hem yönetim uzmanlarına hem "bağımsızlara" sorduk.

ASIL CANLANMA 2012'DE

Yönetim uzmanlarına göre bağımsız üyelik piyasası özellikle 2012'den sonra iyice canlanacak. Bunu hem
yönetim uzmanları hem gelen tekliflerde artış hisseden "bağımsızlar" doğruluyor. My Executive Kurucu Ortağı Müge Yalçın, "Önümüzdeki dönemde bu konudan daha sık söz edeceğiz. Aile şirketlerinin pek çoğunun kurumsallaşma çabasında olduğunu biliyoruz. Bir süre sonra bu durum talebe dönüşecek" diyor. Odgers Berndtson Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Öztuna ise "Ciddi bir talep artışı yaşandığını gözlemliyoruz. Bu görev artık daha bilinir, talep edilir ve talip olunur bir hale geldi" şeklinde konuşuyor. Değer Yönetim Danışmanlığı'nın kurucusu İlhami Fındıkçı da benzer fikirleri paylaşıyor. Fındıkçı, "Bu alanda çalışanlar ve potansiyel çalışabilecekler açısından bir hareketlilik olacak. Bu kişilere ihtiyaç artacak" derken, Erdikler YMM Kurucu Ortağı Şaban Erdikler'in görüşleri şöyle: "Bu ihtiyaç ve çözüm arayışı 2012'de kendini daha çok hissettirecek. Bağımsız yönetim kurulu üyeliği, alelade bir 'iş alma-iş verme' ilişkisi değil, şirket için pusula görevini görmektir. Şirketin tüm paydaşlarının hak ve sorumluluklarının adil ve dengeli bir şekilde dağıtılmasını sağlar."
Kim, kaç şirkette üye? Görmek için görsele tıklayın

ŞİRKETLERE NE KATIYOR?
Uzmanlara göre bağımsız YK üyeliği şirketlere çok önemli somut katkılar sağlıyor. En önemlisi "büyük resme bakabilmek". Mgearch Yönetim Kurulu Başkanı Ali Midillili, bu katkıyı "Daha geniş bir vizyon, farklı tecrübe ve bilgi katıyor. Aynı zamanda kontrol ve yönlendirme fonksiyonunu da işleme sokuyor" sözleriyle açıklıyor. Şu an 3 Türk, 2 yabancı şirketin yönetim kurulunda bulunan Cem Duna da "büyük resim" konusuna vurgu yapıyor: "Bir dış göz her zaman daha objektif değerlendirme yapar. Kurumsallaşma ve denetim konularındaki faaliyetleri dışa dönük görünümlerinin aynası olur ve inandırıcılıkları artar." Tekfen Holding'in bağımsız yönetim kurulu üyesi Emre Gönensay, kendi deneyimlerini paylaşıyor: "Benim gibi insanların dünya görüşü, işe bakışı, bilgi ve deneyimleri kullanılıyor. İstikamet gösteriyorsunuz, eleştiriyorsunuz. Her türlü katkınıza açık oluyorlar." Şahin Tulga, katkıların finansal sonuçlara da yansıdığına dikkat çekiyor ve "Şirket kârlılıkları da ciddi şekilde artıyor. Bir şirkette göreve başladıktan 6 ay sonra yüzde 300 EBITDA artışını örnek olarak verebilirim" diyor. Erdoğan Alkin'e göre ise bağımsız üyelerin kuruluşlara en önemli katkısı, farklı deneyim ve bilgilerin diğer üyeler ve yöneticilerle paylaşılması.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz