En iyiler daha mı şanslı

Dünya hızla değişiyor. Kurallar yeniden yazılıyor, iş yapma biçimleri yeniden şekilleniyor...

1 OCAK, 20120
Paylaş Tweet Paylaş
En iyiler daha mı şanslı


ŞANS FAKTÖRÜ ÖNEMLİ Mİ?
Kazananların hep şanslı olduklarına dair genel bir kanı vardır. Biz de böyle düşünüyorduk. Gerçekten öyle olup olmadığını görmek için araştırmaya başladık. Şirketlerin başına gelen şans olaylarını inceledik.
Hem kazananların hem ortalama şirketlerinki-lerde şansın rolüne baktık. Bulduğumuz şey, her iki tip şirketin de başına hemen hemen aynı oranda iyi ve kötü şans geldiği oldu. Diğer bir deyişle, kazananlar, diğerlerine göre daha şanslı değildi. Onlar sadece şanstan daha iyi kazanç sağlamışlardı. İş, günün sonunda yatırımın geri dönüşüdür. Biz de burada şansın geri dönüşünden söz ediyoruz. Burada ana fikir, başınıza gelen şansla ne yaptığınız. İyi şans başınıza gelir, bunu anlar ve fayda sağlarsınız. Kötü şans da başınıza gelebilir. Bunun ne zaman geleceğini bilemezsiniz ama bir gün gelebileceğini bilirsiniz ve buna hazırlıklı olursunuz. Bütçenizi gereğinden fazla büyütmezsiniz, şirket satın almazsınız, çok borca girmezsiniz. Liderler farklı düşünmek ve şöyle demek zorunda: 'İyi şans da kötü şans da gelebilir, ben ikisini de yönetmeliyim.'Diğer yandan mükemmellik şans ya da şartların sonucu değildir. Bir lider olarak ne yapmayı tercih ettiğinizle ilgilidir, seçtiğiniz yolla ilgilidir ve görüyoruz ki kazananlar belli bir yolu seçmişler. Diğerleri seçmemişler. Aradaki fark işte bu.

HIZLI MI? YAVAŞ MI?
Dünya hızla değişirken siz de hızlı olmalısınız gibi geliyor. Ama bu doğru değil. Karar alırken, vizyon belirlerken hızınızı kontrol altında tutmanız gerekiyor. Bazen çok az zamanınız vardır ve hızlı hareket etmeniz gerebilir. Bazen de vaktiniz vardır, o zaman da yavaşlamalı ve zamanınızı daha iyi kullanmalısınız. Daha çok zaman, daha çok deneyim olanağı verir. Daha iyi karar almanızı sağlar. Bu zamanı kullanmak önemlidir. Bizim vardığımız sonuç şu: Hızlı olmanız gerektiğinde hızlı olun, yapabildiğinizde yavaş olun. Her zaman hızlı olmayın.

BILL GATES NASIL BAŞARDI?
Bill Gates kişisel bilgisayar çağına damgasını buran müthiş bir yazılıma imza attı. Peki bunu nasıl başardı? Bir açıdan baktığımızda evet şanslıydı. Orta sınıf bir Amerikan ailesinde doğmuştu. Ailesinin onu özel okula gönderecek parası vardı. Ailesi onu Seattle'da programlamayı öğrenebileceği çok özel bir okula gönderdi. Doğru zamanda doğmuştu. O yıllar kişisel bilgisayarı mümkün kılan mikroelektroniğin geliştiği yıllardı. 10 yıl önce ya da 5 yıl sonra doğsaydı trendi kaçırabilirdi. Arkadaşı Paul Allen Populer Electronic dergisinde bir makale gördü. Bu makale dünyanın ilk mikrobilgisayarı Altair ile ilgiliydi. Allen ve Gates BASIC programlama dilini Altair'de kullanılabilecek bir programa dönüştürmeye karar verdi. Gates Harvard'a gitti ve fikirlerini burada test etme olanağı buldu çünkü Harvard'da bilgisayar vardı. Diğer yandan Bill Gates, o dönemde orta sınıf bir ailede doğan tek çocuk değildi. 50'li yılların ortasında özel okula giden tek çocuk da değildi. Popular Electronic dergisini okuyan sadece Allen ile o değildi. BASIC programlama dilini de bir tek o bilmiyordu. Binlerce kişi aynı anda aynı şeyi yapabilirdi ama yapmadı. Gates daha fazlasını yaptı ve şansın geri dönüşü onun için çok ama çok daha yüksek oldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.