Efsaneler ne demişti?

Capital Dergisi bu yıl 25’inci yılını kutluyor. Bu süre zarfında ses getiren yatırımları, gündemi oluşturan aksiyonları, ekonomiye ve ülkeye kattığı değerlerle adından söz ettiren pek çok duayen...

25.12.2018 14:44:000
Paylaş Tweet Paylaş
Efsaneler ne demişti?

Nil Dumansızoğlu

ndumansizoglu@capital.com.tr

AYHAN ŞAHENK / DOĞUŞ HOLDİNG

“İnsanlar, iyi bildikleri ve sevdikleri işi yapar. Bir şeyi iyiye götürmek için 24 saat düşünmek lazım. Ben, cumartesi, pazar, bayram günlerinde çalışan bir insanım. Çünkü çalıştığım zaman dinleniyorum. 1 saat fazla uyusam sıkılırım.” (Haziran 1994) 

“Rahmetli babamın bana hatırlattığı bir söz vardır: ‘Herkes satarken sen al, herkes alırken sen sat.’ Biz de imkanlarımıza göre o yoldayız.” (Haziran 1994) “Hiçbir grup sıfır borçla çalışamaz. Açıktan borçlanmak ile sermaye edinmek arasında fark vardır. Çok borçlanmamanın yanında ihracata dönük olmak ve ekonomik çalışmak lazım.” (Haziran 1994)

ÖZDEMİR SABANCI / SABANCI HOLDİNG

“Karamsar olanları anlamadığım için neden karamsar olduklarını bilemeyeceğim. Ama hemen hemen her konuda yapılacak çok iş var. Türkiye, yeni bir ufuk.” (Ocak 1995) “Büyüklük ciroyla değil, kârla ölçülür.” (Ocak 1995) 

“Ben Sakıp Sabancı’dan daha fazla işkoliğim. Bundan zevkli bir şey yok. En büyük hobim, kendi işimle ilgili yeni projeler üzerine çalışmak.” (Ocak 1995)

SAKIP SABANCI / SABANCI HOLDİNG

“Benim bağrımı yakan kâr veya ciro düştü değil. Ben ufku ileriye vurmak istiyorum: Büyük Türkiye.” (Ocak 1999) 

“Moral bozmak yok. Çünkü bir şey elde edemezsiniz. Benim hayatım bunu gösteriyor. Yaklaşık 50 yıldır çalışıyorum, iyi günde, kötü günde hep yapmaya devam ettim. Şimdi de devam edeceğiz.” (Ocak 1999) 

“Bir ülkenin başarıya gidebilmesi için ilk önce insana önem verilmeli. Kapital önemli, know-how önemli, makine teçhizat önemli ama ayrı ayrı hepsini taçlandıracak en önemli şey insan. Eğer iyi insan varsa kapitali de iyi makineyi de bulurum. (Nisan 2003) 

“‘Ben düşündüm, ben akıllıyım’ demek yerine, ‘Ben değişime varım, biz değişime varız’, ‘Biz biliriz’ diyoruz. Artık ben yok, biz var.” (Nisan 2003)

MUSTAFA KOÇ / KOÇ HOLDİNG

“Şirketler, her ne kadar cirolarıyla övünse de burada mühim olan, verimliliği ve ekonomik kârlılığı sağlayabilecek bir noktaya gelmek. Hedefimiz, katma değer katarak büyümek.” (Mayıs 2003) 

“Yönetim tarzım katılımcı olacak. Yaşımdan dolayı belki böyle olacak. Kapının herkese açık olduğu olduğu, adil bir yönetim. Bir liderin adil olduğunu yanındaki çalışanların hissetmesi bence çok önemli. İkinci önemli özelliği ise şeffaf bir yönetim tarzı olacak.” (Mayıs 2003) 

“Gençlerin ayakları yere basmalı ve sabırlı olmalılar. Sizden daha vasıflı insanlarla çalışmaktan korkmayacaksınız. Muhakkak çok adil ve verici olacaksınız. Ne iş yaparsanız en iyisi olmaya çalışacaksınız.” (Nisan 2013)

ŞARIK TARA / ENKA

“Ben tecrübeye inanmam. Son 10 yılda olan değişiklikler, son 2 bin yılda olan değişikliklerden daha fazla. Şayet 30 yıllık bir mühendis ‘Benim tecrübelerim var’ derse ve eskide kalmışsa o aradaki tecrübe bir işe yaramaz.” (Şubat 2013) 

“Bugün en az bir yabancı lisanı çok iyi konuşacaksınız. Hatta iki lisan konuşursanız daha iyi ama İngilizceyi çok iyi konuşacaksınız. Ben onun sıkıntısını çektim, öğrenene kadar da canım çıktı. 40 yaşından sonra öğrendim. Hep toplantıya gidiyor ve kulaklıklarımı takıyordum. Ne konuşuluyorsa tekrar ede ede İngilizceyi öğrendim. Hiç ders almaya ihtiyaç duymadım.” (Şubat 2013)

İZZET ÖZİLHAN / ANADOLU GRUBU

“Yeni nesil öncelikle hak ve hukuk kuralları ne gerektiriyorsa onu yapmalı. İnsanların kesinlikle birbirini aldatmaması gerektiğine inanıyorum. Ortakların birbirlerinin haklarını gözetmeleri gerekiyor.” (Ekim 2001) 

“Grubumuzun geleceğe emin adımlarla ilerleyebilmesi için sadece kâr etmenin yeterli olmayacağına inandık. Marka değerimizin artması ve itibarımızın yükselmesi için ülke dışına açıldık, uluslararası şirketlerle iş birliklerimizi geliştirdik.” (Ağustos 2004) 

“Bizler için en kıymetli unsurun insan kaynağı olduğunu çok erken fark ettik. Profesyonel yöneticilerimizi dikkatle seçtik, sorumluluklarımızı delege ettik. Bilgi ve tecrübe satın almak için harcadığımız paraya acımadık. (Ağustos 2004)

FEYYAZ BERKER / TEKFEN HOLDİNG

Mutlu olmak için çok kazanmak, büyümek gerekmiyor. İnsan çevresindeki arkadaşları, ailesi ve yaptığı kalıcı eserlerle mutlu olabilir.” (Ağustos 1993) 

“Bizim güvendiğimiz şey, profesyonel yetişen arkadaşlarımız. Bizim felsefemizi, hedeflerimizi biliyorlar. Onların bu şirkete sahip çıkıp işi devam ettirebileceklerini düşünüyoruz.” (Mayıs 2005) 

“Biz iyimseriz, ileriye hep ümitle bakarız. Kötümser düşünmeye alışık değiliz. Hep iyiyi arayan, daha iyisini yapmaya çalışan bir kültüre sahibiz.” (Mayıs 2005)

ERTUĞRUL KURDOĞLU / ATA HOLDİNG

“Atatürk Barajı’nın inşaatından sonra “barajlar kralı” olarak anıldım. Büyüklüğün getirdiği dezavantajlar oldu. Bu kadar büyük işlere girdikten sonra daha küçük işlere inemiyorsunuz. Artık her iş bizi motive etmiyor.” (Kasım 1993) 

“Çocuklarıma çok büyük güvenim var. Finansman anlamında hiçbir zaman, hiçbir şeyi onlardan esirgemedim, ne gerekiyorsa yaptım.” (Mart 2013) 

“Borçla iş yapmayı sevmiyorum. Benim işe bakış tarzım değişiktir. Ben bir işin yapılmasında çok büyük kâr aramam. Yeterli kadar kazancınız olsa kafidir.” (Mart 2013)

ASIM KOCABIYIK / BORUSAN HOLDİNG

“Türkiye’nin gelişmesi ihtiyaçlar yaratıyordu. Bu ihtiyaçlara cevap verecek açıkgözlülükte bulunduk. Yani uyanıklıkta bulunduk. Türkiye’nin daha ihtiyaçları ortaya çıkmadan biz teşebbüsleri yaptık. Büyümemizin sebebi, marifetimizin altında yatan neden bu.” (Aralık 1998) 

“Boru işinde durmamızın nedeni, bu işin oldukça basit olmasıydı. Çünkü paramız, görgümüz, muhitimiz daha komplike bir işe girmemize müsaade etmiyordu.” (Aralık 1998)

NECATİ ASLAN / İÇDAŞ

“Biz İçdaş’ı 3 kardeş bugünlere getirdik. Kurulduğumuz günden itibaren tırnaklarımızla kazıyarak bugünlere geldik. Sanayicilik zaten böyle bir iş. Kazıyacaksın. Kazandığını gömeceksin. Gömmezsen ilerleyemezsin.” (Ağustos 2014) 

“Biz herkesin aynı kültürde yetişmesine önem veriyoruz. Gelecek yeni nesil de birinci kuşağın izinde. Şu anda yeni kuşağı izliyoruz, düşünüyoruz. Birkaç yıl daha geçsin bakacağız. Sağ olduğumuz müddetçe başlarından ayrılmayacağız.” (Ağustos 2014)

HALİS TOPRAK / TOPRAK HOLDİNG

“Rekabete çok önem veriyorum. Ürünlerimin kalitesine, maliyetine ve rekabet düzeyine çok dikkat ediyorum. Rekabetin olduğu yerde kalite, ucuzluk, bereket olur.”(Mayıs 1996)

NECMETTİN BİTLİS / POLİSAN HOLDİNG

“Şirkette asıl kararları icra kurulu alıyor. Beyin takımı onlar. Onlardan gelen kararlar yüzde 99 onaylanır. Son dönemde kurumsal bir yapıya dönmeye çalışıyoruz, çok iyi bir altyapı kurduk. Bu altyapı sayesinde kriz yönetimini başarıyla gerçekleştirdik.” (Şubat 2002)

NURULLAH GEZGİN / İSTANBUL SANAYİ ODASI

“Sanayide ticaretten çok daha farklı bir olay var. Uzun perspektifte ileriye bakmak lazım. Verimli çalışmayı ilke edinen, maliyetlerini mümkün mertebe azaltan, para akışını çok iyi programlayan sanayici kriz sonrası daha güçlü olarak yaşamını devam ettirecektir. (Ağustos 2002)

ERDOĞAN DEMİRÖREN / DEMİRÖREN HOLDİNG

“Zamanında çok hata yaptım. Hatasız kul olmaz. Verdiğim kararlarla bir çırpıda, o günün değeriyle 15-20 milyar zarar ettiğim işler oldu. Fakat bunların hepsi benim için bir kazançtır. Onun için hatalı yaptıklarımdan pişman değilim.” (Nisan 1994) 

“Yıldırım’ın (Demirören) en büyük şansızlığı benim gibi babası olması. Biz eski nesil her ne kadar karışmıyoruz desek de karışmak zorunda olduğumuzu düşünüp bazen onların moralini bozuyoruz. Dünyada en zor şey, babayla birlikte çalışmaktır.” (Nisan 1994)

“İyi ki bu kriz zamanında aile şirketi olarak kalmışız... Aile şirketleri hep ayakta kalacak. Aile şirketlerinde ideal olan şudur: Baba evlatlarının geleceği için çalışır. Ben öldükten sonra ne olacak? Aile şirketinin patronunun, yaşarken aileden gelecek kişiyi belirlemesi ve onu bu göreve hazırlaması lazım. Aile içinde de bu kişinin kabul görmesi şart, ailenin liderini iyi seçmesi gerekiyor.” (Ekim 2010)

FİRUZ KANATLI / ETİ ŞİRKETLER GRUBU

“İlk kez bu yıl kurumsallaşma sürecine girdik. Profesyonel anlayış yeniden yapılanmayla gerçekleşecek. Ama o mekanizmayı harekete geçirecek biri gerekli.” (Mayıs 2000) “Ruh veren birlik çok önemli. İş dönüp dolaşıp baştaki aşka, sahipliğe geliyor. 40 yıldır bu işin içindeyim, beni sevmeyen bile bana danışıyor.” (Mayıs 2000)

İBRAHİM BODUR / KALE GRUBU

“İstikrarlı bir şekilde ayakta kalmayı öncelikle ayağını yorganından fazla uzatmamaya borçluyuz. Hesapsız kitapsız borç almayacaksın. Borçla yatırım ve kalkınma olmaz.” (Temmuz 2002) 

“Dövizle olan borcunuzu TL ile ödemeye, faizle borç alarak iş yapmaya kalkarsanız bu iş yürümez.” (Temmuz 2002)

YAKUP TAHİNCİOĞLU / TAHİNCİOĞLU HOLDİNG

“Dünyaya uyum sağlarken diğer yandan şirketi kurumsallaştırdık. Bireylerin ekonomik hürriyetine kavuşmasını temin ettik. Çok büyük bir aile, gelişiyor, büyüyor, birden fazla çekirdek aileye dönüşüyor. Bunları ekonomik olarak şirkete bağımlı tutamazsınız. Tutarsanız şirkete de zarar ettirirsiniz. Bunun için 3’üncü neslin gelişen koşullara uygun olarak yetişmesini sağladık.” (Ağustos 2004)

NECATİ AKÇAĞLILAR / TEKFEN HOLDİNG

“Türkiye’deki şirketler artık kendi kabuklarında duramaz. İlerlemeleri, gelişmeleri, yeni teknolojiler geliştirmeleri gerek. Bazı sektörlerde ölçekler hala küçük. Bence Türk şirketlerinin her şeyden önce birleşmesi gerekiyor.” (Mayıs 2005)

ELİ ACIMAN / MAN AJANS

“Bugün önde gelen ajansların kurucusu olan arkadaşlarım beni bıraktığında gerçek acı duyardım. Öfkeden değil, hüzünden ağlardım bazen. Çünkü onlara çok bağlanır, onları çok severdim. Zamanla kendimle bu konuda sulh oldum.”(Ocak 1995) 

“Çok uluslu şirketler, reklama yatırdıkları parayı gerçek bir yatırım olarak görürler. Bizde bu konsept henüz yerleşmemiştir.” (Ocak 1995)

EROL ÜÇER / GAMA HOLDİNG

“Türk müteahhitlerin yurt dışında başarılı olmalarının nedeni, Batılılara göre daha fazla risk alabilmeleri. Türk insanı, rahata ermiş Batılılardan daha fazla koşabilecek güçte ve alışkanlıkta. Çünkü Türkiye’de herkes daha iyi yaşamak için birtakım yollar arıyor.” (Ocak 1995) 

“Bu şirket, 45 yıldır kendi içinde disiplinini devam ettirmiş, etik değerlere önem vermiş, kazançtan çok işin başarısını öne çıkarmıştır.” (Nisan 2006)



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz